Madrid’te Öfke ve Kararlılık, Katalonya’da Düş Kırıklığı ve İsyan

Yorum

Madrid’te Öfke ve Kararlılık, Katalonya’da Düş Kırıklığı ve İsyan...

İspanya, tasarımını 1978 anayasasından alan ve kendi yönetim erkine sahip, özerk 15 bölge ile yönetilmekte. Bu bölgelere ilaveten bir de Balear ve Kanarya adaları var. Bu özerk bölgelerden sadece iki tanesi, Bask ve Katalonya, keskin etnik farklılık taşıyor. Ama hani Aragon ve Endülüs’ün hepimize çağrıştırdığı bir derin tarih, La Mancha’nın anımsattığı bir Don Quixote mirası ve Asturias’ın (Isaac Albeniz’in Asturias Efsaneleri adlı İspanyol Suit’i) çağrıştırdığı bir lirik efsane var.


Fakirler ve Zenginler

Ama acaba kaçımız Extremadura’nın bir zamanlar çok fakir bir bölge olduğunu ve İspanya’nın, o zamanki adı ile Avrupa Topluluğu’na katıldığı 1986 yılında, bu bölgenin soğan ve patatesi para yerine değiş tokuşta kullanan bir takas ekonomisi örneği oluşturduğunu hatırlar? Bölgeler arası eşitsizlikleri, zaman içinde AB fonları ile en aza indirmeyi başaran İspanya, Extremadura’nın yarasına merhem olmasına oldu. Ama ülkeyi demir yumrukla yöneten Franco’nun 1975 sonbaharındaki ölümünün ardından, görece olarak daha şanslı olan bölgeleri, zenginliklerini paylaşmak istemediklerini açık açık ifade etmeye ve bu uğurda binlerce masum insanın canını burnundan getirmeye başladı. Oysa onca acıyı birlikte paylaşmış, bir iç savaş ve Nazi işgalinden onurlu bir şekilde çıkmışlardı. Aralarında bir duygu ve düşünce oydaşması olması lazım değil mi? Heyhat!


La Guernica’dan Sonra

La Guernica, Endülüs’ün Malaga kasabasında dünyaya gelen Pablo Picasso’nun, Bask bölgesinde bir kasaba olan Guernica’nın Nazi’lerden çektiğini betimleyen en önemli başyapıtı. Malagalı çocuk, ailesinin o 14 yaşındayken taşındığı Barcelona’da yani Katalonya’da sanat tozu yutmuş, La Mancha’nın bir şehri olan Madrid’de kabul görmüş, Paris’te rüştünü ispat etmiştir. 1934’den sonra doğduğu topraklara hiç dönmemiş olsa bile onun efsunu da efkârı da İspanya’da kalmış olsa gerek ki, 1930’lu yılların İspanya’yı etkileyen gelişmelerini yakından izlemiş, küçük Bask kasabası, Guernica’nın 1937 yılında bombalanarak yok edilmesi, onun duygulu ama isyankâr ruhunda derin bir iz bırakmıştır. Evet, bir Malagalı çocuk, Katalonya’da büyüyüp de, Bask ülkesinin acısını yüreğinde hissetmiş ve dünyaya hissettirmişse, İspanya’nın bölünmez bir bütün, İspanyol halkının da tüm etnik dokusu ile et ve tırnak olması lâzım değil mi? Heyhat!


“Endülüs’te Raks“, Katalonya’da Ateşle Dans

Zengin ile fakir arasındaki farkı yok etmeyi ve idari etkinliği özerk bölgelerle sağlamayı başaran İspanya, zengin etnik ve kültürel mozaiğini, ülkenin refah yıllarında daha iyi korumayı başardı. Başardı da, zorluklar baş gösterince aşk bacadan kaçmaya başladı. Extremadura hâlinden şikâyetçi gözükmüyor. Bask’lar biraz fazla bastırınca bir de mali özerklik aldı ve sesini kıstı sayılır. Ama Katalonya ayrılıp daha özgür olabileceği günleri düşleyerek gittiği referandumdan sonra, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma noktasına geldi. Ateşle oynadığını bilemedi mi? Yoksa yel değirmenlerine bile savaş açabilen Manchalı adam Madrid’i, bağımsızlık ilânına boyun eğer mi sandı?


“İmkânsız Rüya’yı Düşlemek“(Dream the Impossible Dream)[1]

Madrid bastırıyor. Manchalı adam Sancho Panza olarak, Dulcinea gibi gördüğü “Katalonia“yı, Katalonya’ya bile yâr etmek istemiyor. Oysa başından beri imkânsız rüyâyı düşleyen hep Katalonya Başkanı Carles Puigdemont oldu.

2016 yılında bölgenin 130. lideri olarak ilân edildiğinde, bağımsızlık hevesini, “imkânsız sadece bir düşüncedir“(Impossible is just an opinion) diyerek açıkladığını hatırlıyorum. Şimdi aynı Puigdemont’un İspanya anayasasını ihlâl ve isyana teşebbüsten başına ne gelecek diye bakıyorum. Madrid kararlı, Brüksel seyrediyor. Fransa ve Portekiz işe hiç karışmıyor. Anlaşılan böyle bir iş AB üyesinin başına gelince bile her koyun kendi bacağından asılıyor. Ama öyle “kendi egemenliğini belirleme hakkı“ falan da denmiyor. Dikkatleri istirham ederim.

[1] Manchalı Adam’ın tematik şarkısı

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2650 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1041
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2006 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2006

Dünyanın en uzun (ülke çapında yaygın olmayan) iç savaşına sahne olan kapalı kutu Myanmar dünyada olduğu gibi ülkemizde de genellikle pek fazla bilinmeyen bir ülke. ;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl yedincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04-05 Kasım 2021 tarihinde DoubleTree by Hilton İstanb...;

İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki, yasa dışı yerleşim, yıkım, zorla yerinden etme, müsadere, tahliye politikalarında bir değişiklik yok. 1967’den beri devam eden bu durum, hiç kuşkusuz sistematik bir devlet politikası ve bu politikaları uygularken kendi hukuk sistemini de sonuna kadar kullanm...;

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

Dünya zorlu zamanlardan geçiyor. İtalyan düşünür, siyasetçi ve sosyalist kuramcı Antonio Gramsci’nin deyimiyle “hegemonsuz bir devir” (interregnum) kaotik bir uluslararası sistem yaratmış durumda. ;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

10. Balkan İletişim Ağı Konferansı

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

9. Uluslararası Balkan Forumu

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Uzun yıllar boyunca Liberya meselesi, dünya gündemini meşgul eden bir konu olmuştur. Yaşanan İç Savaş boyunca sıklıkla çatışmalar ve ölümlerle anılan ülkenin günümüzde yeniden dirilme mücadelesi vermesi, diğer aktörler tarafından dikkatle izlenmektedir.

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...