Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada Türkiye'nin en zayıf olduğu alanlardan birinin kamu diplomasisi olduğuna dikkat çekerek; "Siyasi liderler ne kararlar alırsa alsınlar, diplomatlar bunları ne kadar başarılı uygulamaya geçirirlerse geçirsinler, eğer sağlıklı bir kamu diplomasisi gerçekleşmediyse bu kararların toplum katında itibar görmesi, hayata geçirilmesi mümkün değildir" dedi. Davutoğlu, devletlerin aldığı kararların toplumlara anlatılmasında en etkili araç olarak da medyaya işaret etti.
Bir devlet yetkilisinin çok stratejik bir öneme sahip kamu diplomasisi konusunda eksikliklerimizi görmesi ve medyanın kamu diplomasisi etkinliğindeki rolüne vurgu yapması umut verici ve sevindirici. Konunun önemi anlaşıldığına göre, bundan sonra artık bu konuda çok daha ciddi, kalıcı ve stratejik değeri olan uygulamaların yapılmasını beklemeliyiz diye düşünüyorum.
Kamu diplomasisinin esası, ülkelerin "yumuşak güçlerini" kullanmalarıdır. Medya, kültür, sanat, bilim, spor, eğitim gibi konular yumuşak gücün araçlarıdır. (Mesela, TRT'nin Ortadoğu ülkelerine yönelik olarak başlattığı Arapça televizyon yayını önemli bir kamu diplomasisi aracıdır...)
Özellikle medya gelişen iletişim teknolojilerine paralel olarak kamu diplomasisi araçları arasında öne çıkmaktadır. Çünkü ancak televizyon, radyo, internet, gazete/dergi yayıncılığı ile yüz milyonlarca insana ulaşmak, onları bilgilendirmek, yönlendirmek, etkilemek mümkün olabilmektedir. Aynı zamanda medya yayınları ile toplumlar arasında ortak amaç birliği oluşturmak da mümkündür. Medya aracılığıyla toplumların birbirini daha yakından tanımaları, etkileşim içinde bulunmaları aynı zamanda ekonomik, siyasi, sosyal alanlarda işbirliği yapmalarının da önünü açacaktır.
Medyanın kamu diplomasisi aracı olarak kullanılmasında en kritik nokta medya yayın içerikleridir. Bu o kadar önemlidir ki, toplumları birbirine yakınlaştıracak olan bu içeriklerdir. (TRT Arapça kanalının yayın içeriği ne yazık ki arzu edilen yeterlilikte değildir.) Bu nedenle yayın içerikleri mutlaka uzmanlar tarafından hazırlanmalı, ortak paydaların altını çizecek, farklılıkları öne çıkarmaktan kaçınacak stratejik vizyona sahip bir yayın politikası izlenmelidir...