Tutuklu Vekiler Sorunu – II

Makale

TBMM tarafından 2 Temmuz 2012 tarinde kabul edilen ve “3. Yargı Paketi” olarak bilinen 6352 Numaralı Kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı. Şimdi soru, ilgili kanunun adli kontrole ilişkin getirdiği yeniliğin tutuklu vekiller sorununu çözüp çözemeyeceği......

TBMM tarafından 2 Temmuz 2012 tarinde kabul edilen ve “3. Yargı Paketi” olarak bilinen 6352 Numaralı Kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı. Şimdi soru, ilgili kanunun adli kontrole ilişkin getirdiği yeniliğin tutuklu vekiller sorununu çözüp çözemeyeceği...

                                                                 ***

Adli kontrol aslında 2004 Tarihli Yeni Türk Ceza Kanunu ile hukukumuza girmiş nispeten yeni bir koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesi üzerine 48 saatlik gözaltı süresinin sonunda şüpheli, sulh ceza mahkemesi hakiminin karşısına çıkarılır. Şüphelinin sorgusunu yapan hakimin önünde iki seçenek vadır: tutuklama ya da tutuksuz yargılama. Bu iki karar birbirine yüzseksen derece zıttır. Oysa maddi gerçek çoğu zaman siyah ya da beyaz gibi zıtlıklarda değil daha çok gri alanlardadır. Ne var ki hakimin elinde birbirine taban tabana zıt iki seçeneğin olması psikolojik açıdan hakimi baskı altına alır ve çoğu zaman hakim tutuklama noktasında iradesini ortaya koyar.

İşte bu noktada “adli kontrol” tutuklamaya alternatif olması için ceza muhakemesi hukukuna girmiş bir koruma tedbiridir. Bundan böyle hakimin elinde bir seçenek daha vardır: adli kontrol. Burada amaç, hakimi olabildiğince tutuklama kararı vermekten alıkoymaktır. Gerçekten de hakim somut olayda tutuklamayı eğer ağır bir tedbir olarak görürse “yurt dışına çıkmama”, “belirli yerlere başvuru (imza verme)”, “taşıt kullanılmasını yasaklama”, “güvence (kefalet) miktarı yatırma”, “alkol ya da uyuşturucu tedavisine tabi tutulma” vb.  tedbirlere başvurabilir.

Ne var ki son değişikliğe kadar Ceza Muhakemesi Kanunu sadece üç yıla kadar olan davalarda adli kontrol tedbirine başvurulabileceğini belirtmekteydi. Ergenekon, Balyoz vb. davalarda ise sanıklar için istenen ceza üç yıldan çok çok fazla idi. Bu durumda tutuklu vekiller başta olmak üzere bu davalardan sanıklananların adli kontrol tedbiri ile serbest kalmaları mümkün olamazdı.

Gelgelelim aynı kanun, bir kaç paragraf sonrasında hakimin  “yurtdışına çıkış yasağı” ve “güvence (kefalet) miktarı yatırma” gibi bir adli kontrol tedbrine başvurmak istemesi halinde üç yıllık ceza kaydını şart koşmuyordu. Yani örneğin Balyoz davasına bakan mahkemenin hakimleri, müebbet hapis cezası talebi ile yargılanan bir sanık için dahi isterler ise “yurt dışına çıkış yasağı” getirmek kaydıyla tahliye kararı verebilirdi. Ama somut olayda hakimler bu kararı vermeyip tutuklu yargılamaların devamında karar kıldılar.

Şimdi yürürlüğe giren yeni kanun, az yukarda belirtilen üç yıllık ceza kaydını kaldırmıştır. Bunun anlamı, bir suç sebebiyle yürütülen her soruşturma ve kovuşturmada, şüpheli ya da sanığın tuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

Söylemeye gerek yok ki bu değişiklik tutuklu vekillerin tutuksuz yargılanacakları anlamına gelmez. Sonuçta tutuklama ya da adli kontrol seçeneklerinden birinde karar kılacak olan gene mahkemedir. Kaldı ki gene az yukarda belirtildiği gibi ilgili davaların hakimleri isterlerse her zaman için “yurtdışına çıkış yasağı” ya da “güvence miktarı yatırma”  kaydıyla adli kontrol kararı verebilirler.

 

Yanılmayı ummakla birlikte kanaatimiz, ilgili mahkemelerin tutuklu yargılama kararlarında ısrarcı olacakları yönünde. Bu noktada sorunu aşmanın bir yolu şu olabilir: Mahkemeler her otuz günde bir tutuklama kararlarını yinelemektedir ve bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Örneğin 12 Numaralı özel görevli ağır ceza mahkemesi, tutkluluk halinin devamına karar verdiğinde 7 gün içerisinde bu karara karşı itirazda bulunmak mümkün. Mahkemenin itirazı haklı görmemesi durumunda ise itirazı inceleyecek olan merci yüksek görevli mahkemedir. (Ağır ceza mahkemelerinde yüksek görevli mahkeme, numara olarak izleyen ağır ceza mahkemesidir. Yani 12 No’lu mahkemenin kararına karşı yapılan itirazı inceleyecek olan 13 no’lu mahkemedir. Yani Türkiye’de yana yana numaralanmış iki mahkemeye sahip olursanız herkesi yargılarsınız.) Bu noktada yasal bir düzenleme ile belirli bir süredir tutuklu yargılanan kişilere ilgili itiraz sürecinin devamında Yargıtay’a ya da farklı bir isimle yargı çevresinde kurulacak bir Kurul’a başvuru hakkı getirilebilir.

                                                                 ***

“3. Yargı paketi”, çok tartışılan “özel görevli ağır ceza mahkemeleri”ni kaldırarak yerlerine “bölge ihtisas mahkemeleri” kuruyor.  Söz konusu değişiklik sadece bir isim değişikliği... zira yeni kurulacak mahkemelerin usul kuralları eskisi ile aynı. Bu durumda yeni kurulan mahkemelere “ihtisas” mahkemesi demek belki yanlış olacak. Zira bu mahkemeler olağan mahkemelerle aynı usul kuralları çerçevesinde belirli spesifik davalara bakan mahkemeler olsa idi belki “ihtisas” kelimesi uygun düşerdi. Oysa usul kuralları diğer mahkemelerden farklı. Şu halde söz konusu olan şey basitçe bir isim değişikliği.

Peki devam eden davalar ne olacak? Düzenleme açık bir hükümle devam eden davaların kesin hüküm verilinceye kadar özel görevli ağır ceza mahkemelerinde görülmeye devam edileceğinin altını çiziyor.

Kanaatimizce bu son durum Anayasa’nın “kanuni hakim güvencesi” bağlamında “eşitlik” ilkesine aykırılık teşkil ediyor.

 

Tutuklu Vekiller  Sorunu | İçin Lütfen Tıklayınız.

 

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2554 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 992
Avrupa 13 613
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1277 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1912 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1912

Son Eklenenler