Türkiye'deki “Kore Rüzgârı” ve Kore Kültürünün Kabul Görüş Safhasına Dair Araştırma -Türkiye’nin Belli Başlı Günlük Gazetelerinde “Kore Rüzgârı” Hakkında Çıkmış Haberler Merkezli Olarak

Makale

Korelilerin Türkiye’de Türk insanından en başta ve de en sık olarak duyduğu söz nedir? ...

1. Giriş - Kore Savaşı ve Güney Kore

Korelilerin Türkiye’de Türk insanından en başta ve de en sık olarak duyduğu söz nedir?

Her ne kadar araştırma ve verilerle tarafsız bir şekilde teyit etmiş olmasam da bu sözün ‘aynı kanı paylaştığımız kardeş ülke’, ‘kanla bağlı olduğumuz kardeş ülke’ anlamına gelen “Kan Kardeş“ sözü olduğunu düşünüyorum. Büyük ihtimalle bu durumun sebebi 1950 yılında Türk ordusunun Kore Savaşına katılıp fedakarlıkta bulunmuş olması. Türk insanına Koreli olduğunuzdan bahsederseniz hemen ardından Güney Kore’den mi yoksa Kuzey Kore’den mi olduğunuzu soracaklardır. Bu yüzden Kore Dili ve Edebiyatı öğrencilerinin bir kısmının mezun olduktan sonraki dileği, Kore Savaşının Kore’sini değil, günümüz Kore’sini Türk insanına tam anlamıyla öğretebilme mevzusu olmuş durumda.

Daha henüz Türkiye’ye gelmişken “Kayseri ve Civarı Kore Gazileri ve Aileleri Onuruna Yemek“ etkinliğine katılma fırsatı bulmuştum. Beni orada ilk kez gören gazilerin bana sıcak kanlılıkla sarılıp elimi sıkmaları ve o sevecen bakışları sayesinde “Kan Kardeş“ sözünün öylesine söylenen bir söz değil, gerçek anlamda içtenlikle söylenen bir ifade olduğunu algıladım. Bu söz Korelilere gösterilen içtenlik ile kuvvetli halklar arası birliktelik duygusunun temelini oluşturuyordu. Hiç yoktansa ben onlara göre bir ‘yabancı’ değildim. Bu güzel anılar uzun yıllar boyu aklımdan çıkmayacak.

Türkiye ve Kore, Avrasya’nın bir ucundan öbür ucuna çok uzak iki ülke olmasına rağmen, son zamanlardaki Kore Rüzgârının oluşmasından çok önceleri dahi Türkiye’nin Kore insanına dair olan farkındalığı (diğer ülkelere göre) nispeten daha fazlaydı ve Türkiye bilhassa Korelilere mahsus sevgi ile dostaneliğin olağandışı biçimde güçlü olduğu bir ülkeydi.[1] Korelilerin Kore dışında, dünyada baş tacı olarak ağırlandığı tek ülkenin Türkiye olduğunu zannediyorum. Son zamanlarda Türkiye’de Kore Rüzgârı[2] fiilen giderek yayılmakta, ayrıca Kore ve Koreliye dair ilgi ve sevgi de giderek yükselmekte. Türkiye’de şu ana kadar Kore Kültürü kadar Türklerin ilgisini çekmiş olan başka bir yabancı ülke kültürünün daha bulunmaması da takdire şayan.[3] Daha da ilginci ise Türkiye’de şu ana kadar hiç “Kore Rüzgârı Nefreti“ ya da “Kore Rüzgârı Karşıtlığı“ belirtisi ve olgusunun hiç ortaya çıkmamış olması.

Acaba bu olumlu ve dostane tutum ile yakınlık hissiyatı nereden kaynaklanıyor ve nasıl hâlâ sürüp gidiyor? Türkiye’nin Kore Savaşında, Amerika’dan sonra en fazla asker sevkiyatı gerçekleştirmiş ülke olması (15.000’den fazla asker göndermiş ve bu askerlerin 3000’den fazlası yaralanmış ya da hayatını kaybetmiştir) ve Kore Savaşında Türk Askerinin göstermiş olduğu fedakarlık ile bulunmuş olduğu yardımlar (Türk Askerinin savaştaki katkısı ve görevi), aynı zamanda 2002 yılındaki Japonya – Kore Dünya Kupası Etkinliğinde 3.’lük müsabakasında Korelilerin Türk Milli Takımına yapmış olduğu ateşli tezahürat ve göstermiş olduğu kardeşlik duygusu ile son zamanlarda Türkiye’de yayılmakta olan günümüz Kore Kültürünün de içine dahil olduğu Kore Rüzgârı akımı, bilhassa ülkenin tamamında TRT aracılığıyla yayınlanmış Kore dizilerine gösterilen büyük ilgi, Türkiye pazarına girip başarılı olan Kore ürünlerine karşı Türk insanının olumlu algısı ile merakı ve daha niceleri… Kore ile ilgili olumlu bir kanı oluşturmuş, Korelilere olan ilgi ve merakın yükselmesine katkıda bulunmuştur.[4]
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

NATO ile ilişkimiz daha NATO kurulmadan başlıyor. 1952den beri de bizim ısrarımız ile saflarına kabul edildik. 54 yıldır evliyiz. Bu tarihimizdeki en uzun ittifak. Yarın (7 Haziran) Ankara’da NATO zirvesi başlamadan önce bu beraberliğin serencamını hatırlatmak istedim. ;

Her uluslararası aktörün öncelikle güvenlik ihtiyacı olduğu ve bunu sağlamak adına politikalar üretmesi gerektiği ve güvenlik kavramı tam olarak ortaya konulmadan uluslararası alanda gerçekleşen olayların açıklamasını yapmanın zor olduğu bilinen bir gerçektir.;

Öteden beri görmek isterdim, fotoğraflarından, hakkında yazılıp çizilenlerden bildiğim Divriği Ulu Camii’ni. Konakları, günlük yaşamı, insanı dünyada en tabii hali ile görebileceğimiz tek mekan olduğunu düşündüğüm arastası, sakin ve huzurlu sokakları ile Divriği’yi.;

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi yeni bir beyaz kitap yayımladı. "Daha Adil ve Hakkaniyetli Küresel Yönetişim: Çin'in İlkeleri, Önerileri ve Eylemleri" başlıklı belge, Şi Cinping'in 2025'te ortaya attığı Küresel Yönetişim Girişimi'ni (GGI) ayrıntılı biçimde detaylandırıyor.;

Buradaki yazılarımda "küresel fetret devri" kavramını sıkça kullandım. Eskinin öldüğü, yeninin doğamadığı bir geçiş anı. Gramsci'nin meşhur tabiriyle: “interregnum.” Yani yoğun bir belirsizlik çağı… Bu devrin en somut tezahürünü Pekin zirvesinde görmüştük. Hatta bunua ‘yorgun hegemon’ demiştim. Dı...;

Yapay zeka çağının fiziksel altyapısı üzerindeki küresel rekabet, son aylarda Tayvan ve Güney Kore eksenine üçüncü bir aktörü daha somut biçimde eklemiştir: Japonya. Tokyo, otuz yıllık bir gerilemenin ardından yarıiletken sanayisini yeniden inşa etmek üzere hem doğrudan endüstriyel politika hem de...;

Thomas Hobbes, modern siyaset felsefesinin kurucu metinlerinden Leviathan'da insanları barışa yönelten ilk tutkunun ölüm korkusu olduğunu söyler. Korku, yüzyıllar boyunca insanoğlunun toplumsal anlamda varoluşunu şekillendiren kadim kuvvetlerden birisi olmuştur. Bu devletler için de böyledir. Jap...;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.