SADDAM’ın İdamı:1; Uluslararası İlişkiler Ve Avrupa Birliği

Yorum

Ulusal ve uluslarası ajanslar Irak devrik devlet başkanı Saddam Hüseyin’in idam edildiği haberini sabahın ilk saatlerinde Türkiye ve bütün dünyaya duyurdular. İdam kelime anlamı ile bir insanın, devletin yargı organlarının yetkilerini ve anayasanın verdiği gücü kullanılarak hayatının sonlandırılması anlamına geliyor....

Ulusal ve uluslarası ajanslar Irak devrik devlet başkanı Saddam Hüseyin’in idam edildiği haberini sabahın ilk saatlerinde Türkiye ve bütün dünyaya duyurdular. İdam kelime anlamı ile bir insanın, devletin yargı organlarının yetkilerini ve anayasanın verdiği gücü kullanılarak hayatının sonlandırılması anlamına geliyor.
Bu yazıda ele alacağımız ana tema, Saddam Hüseyin’in idamı uluslararası konjektür açısından neleri ifade ediyor sorusuna yaklaşımlar üretmek. Irak’ta çökmek üzere olan yada diğer bir ifadeyle büyük kayıplar vererek kendi kamuoylarında büyük imaj kaybına uğrayan koalisyon güçleri, Irak’tan çekilme senaryolarının konuşulduğu şu günlerde Saddam Hüseyin’i idam ederek neleri amaçlamış olabilirler?
Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere’nin siyasal ve ekonomik menfaatleri doğrultusunda gerçekleşen ikinci Irak harekatı kamuoyundaki tabiriyle “felaket“ olarak nitelendiriliyordu. Tam da bu sırada idam edilme kararı açıklandıktan sonra, belki de tarih sahnesindeki en hızlı uygulama ile idam edilen Saddam Hüseyin, yaklaşık otuz yıllık iktidarı boyunca doğrudan yada dolaylı olarak Birleşik Devletler’in çıkarlarına alet olduysa, idam sehpasına giden yolda da gene aynı menfaatlere hizmet etme özelliği olan bir devlet adamı niteliği ile anılacak.
Dünya’nın enerji konusunda en önemli bölgesi olan Ortadoğu’da, eski bir devlet adamının idamı ile zaten doruk noktada olan kaos ortamını daha da tetikleyerek nasıl bir çıkar amaçlanmaktadır? Özellikle son bir asırlık sürede Ortadoğu’daki kaos ortamı kapitalist güçlerin işlerini kolaylaştıran bir durum sergilemektedir. Düz bir mantıkla bu olaya uluşlararası ilişkiler perspektifinden bakacak olursak, iç savaş ya da kamuoyunda dile getirildiği şekilde mezhep çatışmaları tarzında iç savaşı destekliyi bir karar almak, -ki Saddam Hüseyin’in idamı böyle bir olayın habercisi olabilecek en güçlü sinyal olabilir- Birleşik Devletler’in bölgedeki menfaatlerini elde etmesini kolaylaştıracak bir unsur olarak göze çarpmaktadır. Elbette ki burada ABD’nin en büyük müttefiki olan İngiltere’nin bölgede son iki yüzyıldır kaos çıkarmaya zemin oluşturan unsurları yaratmadaki tecrübeleride gözardı edilmemelidir!

“Ekonomik Dev, Politik Cüce“
İdam kararına bir de kendisine hukukun üstünlüğünü ve demokratik değerleri hem uluslararası ilişkiler stratejisi hem de sosyal kalkınma için öncelik olarak kabul eden Avrupa Birliği açısından ele almak gerekir. AB, kendisine yapılan eleştirileri doğrular nitelikte, popüler bir deyimle “Ekonomik dev, Politik cüce“ terimini bir kez daha haklı çıkardı. Bilindiği üzere, Avrupa’da Birlik bünyesinde “Ortak Dış ve Güvenli Politikası“ oluşturulmuş ve sözcülüğüne de Javier Solana getirilmiştir.
AB üyelerinin, İngiltere’yi ayrı tutacak olursak, Saddam Hüseyin’in idam edilme sürecinde ne denli etkisiz ve amacından uzak kaldığını görmekteyiz. AB, bu denli önemli ve uluslararası ilişkileri derinlemesine etkileyecek bir olay karşısında bile kendi değerlerini unutarak sessiz kalma yada kendisini pasifize etme yoluna gitmiştir. Kendisi için hayati derecede önem arz eden bir bölgedeki gelişmeye seyirci kalmak ve herhangi bir diplomatik girişiminde bulunmayan AB’nin ne kadar etkisiz bir siyasal güç olduğu bir kez daha kanıtlamıştır.
Burada, AB açısından irdelenmesi gereken iki sorun var. İlki, AB’nin çıkarları söz konusu olduğunda bile ortak siyasal hareket mekanizmasının işleyişsiz kalması, ikincisi ise demokratik ve hukuk değerleri birincil ilkeler olarak benimseyen uluslararası bir kuruluşun bu denli bir kararda bile etkisiz kalması olarak açıklanabilir. Önemle dikkat çekilmesi gereken ise, Avrupa Birliği’nin uluslararası vizyon eksikliği ve Amerikan politikaları karşısında anti-tez üretme yeteneğine sahip olamamasıdır. Eğer ki, kendisine 2010 yılında en etkili küresel güç olma hedefini amaç edinmiş olan bir kuruluş, böyle pasif ve üretkenlik göstermeyen politikalar izlerse, küresel alanda ne kadar etkili bir konuma gelebilir? Gerçi AB üyeleri “politik cüce“ oldukarını yakın tarihte hem Bosna’da hem de Kosova’da göstermişlerdi! Avrupa’nın bahçesi olarak adlandırılan Balkanlar da ortaya çıkan etnik savaşlara ABD operasyonları sayesinde bir çözüm bulunmuştu.
Beklentiler AB’nin idam sürecinde hem kendi çıkarları hem de demokratik değerler açısından etkin bir rol oynayacağıydı. En kötü ihtimalle bu idam kararının belli bir süre geciktirilmesi AB’nin süreçte etkin bir rol oynadığını göstermek açısından önemliydi. Fakat AB bu süreçte birlik bazında, Javier Solana’nın ağzından çıkacak, idam kararını kınayıcı bir açıklama yapma cesaretini gösterme kararlılığını sergileyemedi.
Sonuç olarak, Saddam’ın idamı Ortadoğuda yeni bir dönem ve yeni bir kaosun habercisi olarak algılanabilir. AB açısından ise, zaten tartışmalı bir zeminde yürüyen ortak hareket etme mekanizmasının, özellikle uluslararası alandaki hassas konular gündeme geldiğinde, sadece söylemsel bir olgudan ibaret olduğudur.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Arktik, yaptırımlar, enerji güvenliği, deniz lojistiği ve büyük güç rekabetinin kesiştiği yeni bir jeopolitik laboratuvara dönüşmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri, Çin ile Rusya arasında gelişen Arktik LNG ilişkisidir. Batı yaptırımları, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesini finansman, teknoloji,...;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...