Sosyal Politikalar ve Sivil Toplum 2023

Haber

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde TASAM tarafından yürütülen Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi, Stratejik Lokomotif Sektörler "Sosyal Güvenlik ve Sivil Toplum 2023" Hazırlık Çalıştayı 14 Mart 2012 Çarşamba günü Ankara’da yapıldı....

Bilimsel Katılımlı Atölye Çalıştayı 1 | Toplantı Notları

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde TASAM tarafından yürütülen Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi, Stratejik Lokomotif Sektörler "Sosyal Güvenlik ve Sivil Toplum 2023" Hazırlık Çalıştayı 14 Mart 2012 Çarşamba günü Ankara’da yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen Çalıştay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında 09.30 - 12.00 saatleri arasında icra edildi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hatice KARA Başkanlığında, Sosyal Yardımlar Genel Müdürü Aziz YILDIRIM, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı İbrahim TAŞKESTİ, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Nazife Yüceldi AKTAŞ, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı İsmet Yıldız POLAT, Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Avni ÖZKAYA, YBS Performans ve Kalite Ölçütleri Dairesi Başkanı Nuray KÜSMENOĞLU ile katıldı.

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) İse Çalıştay'a; TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY, Başkan Yardımcısı Büyükelçi (E) Murat BİLHAN, Proje Akil Kişiler Kurulu Üyesi Büyükelçi (E) Ömür ORHUN, Yıldız Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Nurşin ATEŞOĞLU GÜNEY, Prof. Dr. Erdal KARAGÖL (SETA), Sakarya Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Çağlar ÖZDEMİR, Dr. Can ÜNVER, SGK Başmüfettişi Ercüment ÖZTÜRK, TASAM Proje Eş Koordinatörü Diler ULUKAYA, TASAM Uzman Yardımcıları Özgecan ŞAHİN, Ekin DEMİR, Hazar VURAL, Reyyan DOĞAN , TÜKD (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği) Ankara Şube Başkanı Şebnur GÜNDÜZ, ve Ankara Şube Başkan Yardımcısı Saadet YAZICIOĞLU’nun dahil olduğu 15 kişilik bir heyetle katıldı.

Toplantı’nın açılışında yaptığı konuşmasında TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY, kurumu hakkında genel bilgiler verdi. TASAM’ın dış politika ağırlıklı çalışan bir düşünce kuruluşu olup, dokuz dış politika alanında inisiyatif sahibi olduğunu söyledi. Bu alanlarda güçlü şekilde kurumsallaşmaya çalıştıklarını dile getirdi. Kurumsallaşması sırasıyla Afrika, Asya, Avrupa, Latin Amerika ve Karayipler ve Kuzey Amerika’nın yanı sıra bölgesel düzeyde Balkanlar ve Ortadoğu çalışmalarının bulunduğunu, Karadeniz ve Kafkas hazırlıklarının ise sürdüğünü, diğer iki sahanın da kimlik alanları Türk ve İslam dünyasına yönelik olduğunu söyledi. “Her biri için yıllık kongreler, yayınlar, forumlar, kitaplar, platformlar, enstitüler ve çok sayıda kurumsal araçla bunların içerisini doldurmaya çalışıyoruz“ diyen TASAM Başkanı şöyle sözlerini şöyle sürdürdü: “Yürüttüğümüz çalışmalardan edindiğimiz dünya tecrübesi bu projenin yani Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi’nin de temeli oldu. Dünyada parametrelerin, değişimlerin, olayların nereye gittiği noktasındaki bizatihi yaşanan tecrübeler bu projeyi çok daha önemli ve anlamlı hale getirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın uzun bir inceleme süreci ve bilgilerden sonra Proje’yi çok yararlı gördüler ve resmî himayelerine aldılar. Özellikle 2008 ile hız kazanan son 4 yılda altı ana temada; Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Güvenlik, İç Siyaset, Ekonomi, Eğitim, Bilim ve Teknoloji ile Kültür başlıklarıyla Projenin makro çalışmaları gerçekleştirildi. Söz konusu başlıklar daha çok millet ve devlet olmanın temel parametreleriydi. İki defa bu anlamda makro belge yayımlandı. Üçüncüsü ile ilgili de çalışmalar sürüyor.“

TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY’un açılış konuşmasında öne çıkan satır başları şöyledir:

- Mevcut Dünya Paradigması: Burada “çok kutupluluk“ kavramından söz edilmiştir. Özellikle değişen dünya konjonktüründe bu kavram 11 Eylül’den sonra bizatihi şekillenmiştir.

- Entegrasyon: En belirgin örneklerini Avrupa Birliği, Afrika Birliği, ve Asya İşbirliği Teşkilatında görmek mümkündür.

- Mikro-Milliyetçilik: Türkiye yansımalarına bakıldığında “Kürt Sorunu“, bu kavramın en iyi açıklamasıdır. Burada ‘ulus inşası’ kavramına odaklanılarak Birleşmiş Milletler yapılanmasında olduğu gibi devlet içinde yeni devletlerin eklenmesi ve eklemlenmesi üzerinde ayrıntılı durulmuştur.

- Simetrik Etkilerin Yerini ‘Asimetrik Etkiler’in Alması: Masum gibi görünen birtakım ideaların, tehlike oluşturabileceği fikrinin var olma durumu açıklanmıştır. Burada suya atılan taşın bütüncül anlamda dalgalı ve dolaylı etkilere yol açabileceği fikri de üzerinde durulan bir yaklaşım olmuştur.

- Tahmin Edilebilirlik Çağına Geçiş: NATO’nun yeni güvenlik konsepti yapılanmasında örnek olarak görülen bu durum dünya siyasetinde sürekli teyakkuz halinde olmayı gerektirmiştir, Artık öngörülebilir durumların yerini ‘tahmin edilebilirlik’ hali almıştır ve bu dönüşümü fark etmemek imkânsız bir hal almıştır.

- Sürekli Kriz Yönetimi: Stabil olmayan koşullar karşısında tedbirli ve sağlam bir duruş sergileme halidir.

- Mevcut Tüketim Kalıplarının Değişimi ve Dönüşümü: Kapitalist ekonomik sistemin katmanlı ve değişen ortak sorunu üzerinde durularak, ‘medeniyet değerlerinin güçlü temsili’ noktasına değinilmiştir.

- İnsan Kaynağının Kalitesi:İ Bu toplantının en önemli noktası, medeniyet inşasının sac ayağı olduğu belirtilmiştir ki burada toplantının ana teması olan ‘Sosyal Güvenlik ve Sivil Toplum’un devreye girişi ve yaşam standartlarındaki değişimin temel noktası olduğuna varılan görüş ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

- Toplumsal Katılımcılık ve Kamu Diplomasisi: Devletin, denetleyici ve politika belirleyici vasfını güçlendirerek diğer rolleri sivil topluma kanalize etmesi gerektiği düşüncesi üzerinde durulmuş, sivil-resmî tarafların iş birliğinin başarılı yansımaları üstünde kısaca durulmuştur.

Açılış konuşmasından sonra söz alan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hatice KARA Türk toplumunun temel yapısının aile olduğuna ve en iyi yatırımı aile inşasına yapmak gerektiğine değindi. Sosyal Yardımlar Genel Müdürü Aziz YILDIRIM ise sosyal yardımların kaynağına ve önemine vurgu yaparak Türk geleneksel sosyal yapısında var olan ‘zekât, sadaka ve imece’ usullerinden bahsetti. Vicdanlara hizmet eden yardım mekanizmaları arasındaki bağlantıyı dile getirerek her ne kadar tüketim kalıplarının yapısı değişiyor olsa da var olan sosyal duyarlılık projelerindeki artışa dikkat çekti.

TASAM Başkanı, kamu diplomasisi ve süreç yönetiminde kurumsal iletişimin önemine bir kez daha vurgu yaparak Amerika, Singapur örneklerinde çarpıcı bir şekilde görülen “işbirliği“ ve “like-minded coalition (hemfikir ittifakı)“ kavramlarına olan vurgusu ile devam etmiştir.

TASAM Başkan Yardımcısı Büyükelçi (E) Murat Bilhan, İnsani Kalkınma Endeksi sonuçlarına göre, Türkiye ekonomisinin yaşadığı değişim ile halka yansımasının önemi üzerinde durmuştur. TASAM Stratejik Öngörü Dergisi Bilim Kurulu Üyesi Büyükelçi (E) Ömür Orhun’un “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Temel İşlevi ve Sorumlulukları Nedir?“ sorusunu Müsteşar Yardımcısı Hatice KARA; “Korunmaya muhtaç kadın, çocuk, yaşlı ve engelli vatandaşların ihtiyacı olan bakım ve onarım çalışmalarının yapılması, toplum temelli bakım anlayışının desteklenmesi ve modernizasyonudur.“ ifadeleri ile yanıtlamıştır.

Çalıştay; Prof. Dr. Nurşin ATEŞOĞLU GÜNEY’in “Güvenlik devlet merkezli olup, kimin için yapıldığını iyi kavramak gerekir. NATO’nunkiler gibi bölgesel müdahalelerde baz alınan ‘kim için güvenlik?’ sorusuna verilen yanıt önemlidir.“ sözleri ile devam etmiştir. Sosyal Yardımlar Genel Müdürü Aziz YILDIRIM, Bakanlık tarafından yürütülen “sosyal işler“ kavramı kapsamında mağdur kadınlara, çocuklara ve engelli vatandaşlara yönelik birtakım yapıcı uygulamaları kapsayan projeleri anlatmıştır.

Kuzey ülkelerinde sosyal destek anlamında vatandaşlara yeterli yardımın yapıldığına değinen Büyükelçi (E) Ömür Orhun’un; “Çalışan - çalışmayan insanların bu yardımlar sayesinde neredeyse eşit maaşlar aldığından ve bu durumun çalışan kesimde çalışmama isteği yarattığından bahsetmek mümkündür. Bu durumun önüne geçmek için nasıl bir mekanizma oluşturmak gerekir?’ sorusunu Sosyal Yardımlar Genel Müdürü Aziz YILDIRIM; “Asgari gelir desteği, sosyal yardım niteliği taşıyan kesimlere verilmelidir. Bu durum için de sosyal güvenlik farkındalığı yaratmak çok önemlidir.’ şeklinde yanıtladı. Ardından söz alarak sosyal güvenlikte entegrasyon kavramının önemine değinen Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi Ercüment ÖZTÜRK’ün “İnsan yaşamına dokunan tek yer olan sosyal güvenlik mekanizmasında gerçekleşecek reform faaliyetlerinin ayrı bir öneme sahip olduğunu unutmamak gerekir.“ İfadesine karşılık TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY; “Sağlam temelleri olmayan refah fikrinin alt yapısı da sağlam olamaz! Değerler inşası meydana getirmeyen refah, sağlıklı bir zeminde hayat bulamaz.“ diyerek fikir beyanında bulundu.

Sakarya Üniversitesi Öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Çağlar ÖZTÜRK sosyal politika ve refah seviyesi arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekerek, “kapasite inşası“ kavramına vurgu yaptı. Her şeyin kümülatif bir şekilde ve spiral misali birbirine bağlı olduğunu belirterek, bu yörünge çerçevesinde adımlar atmak gerektiğini belirtti.

Toplantı’nın sonunda; Bakanlıkça hazırlanacak öncelik önerilerine göre konsept belgenin revize edilmesi, akabinde eylem planının netleştirilmesi, ilgili farklı toplantılar yapılması ve gelecekte Bakanlık ile paylaşım/işbirliği içerisinde olunması konusunda fikir birliğine varıldı.

Detaylı Bilgi ve Resim Albümü için Tıklayınız

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

Dünyada hava kuvvetleri, isimlerine ya uzay kelimesini ekliyor ya da uzaya özel ayrı bir kuvvet kuruyor. Türkiye için bu ayrımı konuşmak için henüz zaman var. Gezegenler arası seyahatin konuşulduğu bu günlerin uzay gündeminde, Türkiye oldukça yeni bir aktör sayılır. ;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.