“Daha Yaşanabilir Bir Dünya”yı Arayan Adam; Bob Geldof

Makale

“Kaybetmekten korkmayın; bazen başarısızlığı kucaklamanız gerekir. Çünkü denemeden bilemezsiniz…” İstanbul Çırağan Sarayı’ndaki “Marka 2006” konferansında dinleme imkanı bulduğumuz ünlü müzisyen Bob Geldof, kaybetmekten korkmamayı daha çok küçük yaşlarında öğreniyor....

Kaybetmekten korkmayın; bazen başarısızlığı kucaklamanız gerekir. Çünkü denemeden bilemezsiniz…
İstanbul Çırağan Sarayı’ndaki “Marka 2006“ konferansında dinleme imkanı bulduğumuz ünlü müzisyen Bob Geldof, kaybetmekten korkmamayı daha çok küçük yaşlarında öğreniyor.
6 yaşındayken annesini kaybediyor. Babası kapı kapı dolaşıp havlu satarken, o bütün işini kendisi yapmak zorunda kalıyor. Okuluna gidiyor, yemeğini pişiriyor, tek başına ayakta durmak için çırpınıyor.
15 yaşına geldiğinde “başkaları için de bir şeyler yapması gerektiğini“ düşünüyor; akşamları lokantaların kalan yemeklerini topluyor, bunları evsizlere dağıtıyor, üşümemeleri için ateş yakıyor.

Bob Geldof, 19 yaşında Kanada’ya gidiyor, kepçe operatörlüğü yapıyor, daha sonra gazeteciliğe bulaşıp yerel bir gazeteye müzik sayfaları hazırlıyor, hayatında mezbaha işçiliğinden tuvalet temizlemeye kadar pek çok iş yaptığını gururla anlatıyor.

Kanada’da kaçak işçi olarak çalışırken polis tarafından sınırdışı edilip kaybettiğinde yılmıyor, yeniden deniyor, başka bir alanda başarı şansı arıyor; Rock grubu “Boom Town Rats“ı kurarak müzik hayatına atılıyor.

Bob Geldof, sadece şarkı söylemekle yetinmiyor, dünya sorunlarına da müdahil oluyor. Özellikle insan hakları ihlalleri, yoksulluk ve açlık konularındaki hassasiyetini ortaya koyuyor; “Afrika’da insanlar açlıktan ölürken ben seyredemem, bu suça ortak olamam“ diyebilme yürekliliğini gösteriyor.

Sadece bunu söylemekle de yetinmiyor; Afrika kıtasının içine düştüğü açlık ateşinin biraz olsun söndürülebilmesi için konserler veriyor, büyük yardım organizasyonlarına katılıyor, dünyanın dört bir yanında pek çok kimseyle görüşüyor, Afrika kıtasının acil sorunlarına dikkatleri çekmeye çalışıyor.

Bob Geldof, konuşmasında bu yaptıklarının büyük ölçüde başarıya ulaştığını söyledi; G-8 zirvesinin gündemine Afrika kıtasının sorunlarının gelmesini ve 70 milyar doları bulan Afrika ülkelerinin borçlarının silinmesini bu başarıya örnek olarak gösterdi.

Dışardan bakıldığında şu soruyu sormak mümkün: “İrlandalı bir müzisyen olan Bob Geldof’un Afrika kıtası ile ne işi var? Neden müziğini söyleyip parasını kazanmıyor, neden zamanını şöhretini daha da artırıp kişisel kariyerini pekiştirmek için harcamıyor?"

Geldof, pekala bunu yapabilirdi, kimse de bir şey diyemezdi.

Ama o daha farklı bir yol seçmiş hayatta; “Afrika’da aç insanlar olduğunu öğrendiğimde kendimi huzursuz hissettim, bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm ve yola çıktım“ diyor.

Afrika’daki açlar başkalarının sorunu, benim değil“ diye düşünmüyor; müziğin evrensel gücün kullanarak adeta dünyayı ayağa kaldırıyor. İnsanlığın dikkatini aç ve yoksul kitlelere çekiyor, bunu da şarkılarıyla başarıyor. “Live Aid“ yardım kampanyasıyla milyonlarca dolar para topluyor, toplanan bu paralar Afrika’da çocuk ölümlerini azaltıyor, hastalıkların azalmasına yardımcı oluyor, eğitim imkanları oluşturuyor.

Bob Geldof, kendi kişiliğinde aslında tüm insanlığa önemli mesajlar veriyor; “Bu dünya için herkesin yapabileceği mutlaka önemli bir şey vardır. Sadece tüketerek bir yere varamayız; bencil, adalet duygusundan yoksun ve vurdumduymaz tavırlarımızı da artık terk etmeliyiz. Adalet duygumuzu, paylaşma, bölüşme, yardımlaşma duygularımızı yeniden kuşanmalıyız; mahallemizde, şehrimizde, ülkemizde, bölgemizde ve dünyamızdaki tüm gelişmelere duyarlı olmalıyız, düşenin elinden tutmalı, yoksulun karnını doyurmalı, barış ve huzur içinde yaşayabileceğimiz ortamlar oluşturmak için çaba harcamalıyız…“

Bob Geldof gibilerin çoğalması, sanatçıların, aydınların, bilim adamlarının ve kanaat önderlerinin kendilerini topluma adamaları, toplumla sağlıklı ilişkiler kurmaları, inanın dünyamızı daha yaşanabilir bir yer haline getirecektir.

Bob Geldof’u dinlerken şu soruyu kendi kendime soramadan edemedim: “Niçin acaba bizim ülkemizden de bir Bob Geldof çıkmıyor, Afrika’da çocuklar açlıktan ölürken ben tok yaşayamam diyemiyor?

Oysa ki bizler “komşusu açken, kendisi tok yatan bizden değildir“ diyen bir peygamberin takipçileri değil miyiz?

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir. ;

19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devleti, sadece askeri ve mali cephelerde değil, aynı zamanda entelektüel, idari ve kurumsal sahalarda da çok boyutlu bir beka mücadelesine girişmiştir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Modern sanayi stratejileri ve bölgesel kalkınma literatürünün karşı karşıya kaldığı en müzmin patolojilerden biri, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) küresel oligopolistik piyasa yapıları ve hissedar odaklı büyük ölçekli entegre holdingler karşısında yaşadığı "ölçek sefaleti" ve buna bağlı ge...;

Modern sosyal bilimlerin ve yükseköğretim yapılarının kurumsal mimarisi incelendiğinde, hiçbir akademik merkezin 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk çeyreği arasında Berlin Üniversitesi kadar derin, dönüştürücü ve küresel bir iz bıraktığı görülmez.;

Modern makroekonomik sistemlerin ve ulusal kalkınma modellerinin karşı karşıya kaldığı en akut yapısal hastalıklardan (patolojilerden) biri, reel sektör bünyesinde üretilen katma değerin ve artı değerin (surplus), spekülatif finansal enstrümanlar (türev piyasalar, gölge bankacılık ve rantiye mekaniz...;

Her uluslararası aktörün öncelikle güvenlik ihtiyacı olduğu ve bunu sağlamak adına politikalar üretmesi gerektiği ve güvenlik kavramı tam olarak ortaya konulmadan uluslararası alanda gerçekleşen olayların açıklamasını yapmanın zor olduğu bilinen bir gerçektir.;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.