Uluslararası Medya Tekelleri Ve Türk Medyasında Yabancı Sermaye

Makale

Küreselleşme sürecinde en hızlı değişim ve dönüşüm gerçekleştiren sektörlerin başında medya gelmektedir. Medya endüstrisinin son yarım asırlık gelişme seyrine bakıldığında 1960’lı yıllardaki eğilim; “medyanın ticarileşmesi, medya/ kültür emperyalizmi” kavramlarıyla açıklanırken, 1970’lerde medya endüstrisine “konsolidasyon, çeşitlendirme ve uluslararasılaştırma” kavramları damgasını vurmuştur....

Küreselleşme sürecinde en hızlı değişim ve dönüşüm gerçekleştiren sektörlerin başında medya gelmektedir. Medya endüstrisinin son yarım asırlık gelişme seyrine bakıldığında 1960’lı yıllardaki eğilim; “medyanın ticarileşmesi, medya/ kültür emperyalizmi“ kavramlarıyla açıklanırken, 1970’lerde medya endüstrisine “konsolidasyon, çeşitlendirme ve uluslararasılaştırma“ kavramları damgasını vurmuştur.

1990’lardan başlayıp günümüze kadar uzanan süreçte ise iletişim endüstrisinde “dijitalleşme, yoğunlaşma, kuralsızlık ve küreselleşme“ eğilimleri ön plana çıkmaktadır.

Özellikle küreselleşme sürecinin yol açtığı dijitalleşme tüm hızıyla sürerken, aynı zamanda medya endüstrisindeki yoğunlaşmanın da artması dikkat çekmektedir.

Medya endüstrisinde denetim ve kontrol giderek çok az sayıda büyük şirketin eline geçmekte, önemli medya kartelleri oluşmakta, kamuoyunun yönlendirilmesinde bu medya kartelleri aktif rol oynamaktadır.

Medya endüstrisinde yoğunlaşma özetle şu üç şekilde ortaya çıkmaktadır:

1.Yatay ve Dikey bütünleşme: Şirketler, belirli bir alt sektörde birden fazla ürünle/kuruluşla o sektördeki farklı hedef kitleleri ve dolayısıyla piyasayı kontrol etmeye çalışıyorlar. Genel izleyiciye hitap eden bir televizyon kanalının yanı sıra, ayrıca bir de haber kanalı kurmak veya farklı hedef kitlelere seslenen gazete ve dergiler çıkartmak yatay bütünleşme biçimlerine örnek oluşturmaktadır.
Dikey bütünleşme ise, hammadde kaynağının ya da temel üretim girdilerinin temininden, nihai malın tüketiciye ulaştırılmasına kadar süren üretim zincirinin bütün halkalarını kontrol etme biçimindeki yoğunlaşmanın adıdır. Üretim sürecinin tamamı tek bir merkezden kontrol edilmeye başlandığında ise tekelleşme olgusu ortaya çıkmaktadır.

2. Çeşitlenme: Çapraz mülkiyet olarak da ifade edilen bu yoğunlaşma şeklinde, belirli bir araç üzerindeki kontrollerini birleşme ve satın almalarla güçlendiren büyük şirketlerin farklı sektörlere el atarak kontrol alanlarını genişletmeleri söz konusudur. Televizyon sektöründe söz sahibi bir medya grubunun aynı zamanda müzik sektöründe de faaliyet göstermesi çapraz bütünleşmeye örnektir. Böylelikle tek bir sektöre bağımlı kalmanın riskleri azaltılmak istenmekte, faaliyet alanları çeşitlendirilerek konjonktürel gelişmelere karşı koruma sağlanmaktadır.

3. Uluslararasılaşma: Medya endüstrilerinde ürünler artık sadece ulusal pazarlar için değil, uluslar arası pazarlar da göz önünde bulundurularak üretilmektedir. Medya endüstrisinde faaliyet gösteren şirketlerin yüksek kar hedeflemeleri de uluslararasılaşmanın önünü açmıştır. Uluslararasılaşmayla birlikte şirket satın almalar, birleşmeler, işbirliği anlaşmaları da yoğunlaşmaktadır. Özellikle ABD’de medya endüstrisi, sayısı 10’u geçmeyen dev bütçeye sahip çokuluslu şirketler tarafından yönlendirilmektedir. ABD’de film stüdyolarının, televizyon şebekelerinin ve küresel müzik pazarının yüzde 85’ini bu çok uluslu şirketler kontrol etmektedir.

Medya endüstrisinde yoğunlaşma yukarıda ifade etmeye çalıştığımız üç şekilde de tüm hızıyla sürmekte, medya tekellerinin kontrolü giderek daha da güç hale gelmektedir.

Uluslar arası medya tekellerinin son aylarda Türkiye’ye yatırım yapmaya başlamaları da dikkat çekicidir. Bazı radyo kanalları ile birlikte TGRT televizyonunun uluslar arası medya şirketlerinin eline geçmesi, ardından da Doğan Grubu medyasının yüzde 25’ine Alman yayıncılık şirketinin ortak olması, bu tür yatırımların önümüzdeki dönemde de sürebileceğinin işaretleri olarak yorumlanabilir.

Türk medyasında yabancı sermaye payının artması; yayıncılığın teknik kalitesinin yükselmesi bakımından olumlu karşılansa da, kamuoyunu yönlendirme ve güvenilir yayıncılık yapma konularında ciddi endişeleri de beraberinde getirmektedir.

Kitle iletişim araçları kamuoyunun oluşumunda artık birincil öncelik taşımakta ve medya, kamuoyunu kolaylıkla yönlendirebilme gücünü elinde tutmaktadır. Uluslar arası medya tekellerinin Türk medyası içinde ağırlığının artması, kamuoyunu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirebilecekleri kaygılarını da beraberinde getirmektedir. Ayrıca Türkiye’nin tarihi birikimine, kültürel değerlerine ve inanç yapısına aykırı yayın yapabilme ihtimallerinin her zaman yüksek olması da bir başka kaygı verici unsur olarak değerlendirilmektedir. Bir TV kanalının yabancı sermayeye satılmadan önceki muhafazakar kimliğinin, satıldıktan sonra birden bire değişmesi ve Türkiye’yi ziyaret eden Papa’nın Sultanahmet Camii’nde dua etmesini eleştirmesi, bu tür kaygılara verilebilecek en iyi örneklerden birisidir.

Endüstrileşen medya sektörü sürekli büyüyor; faaliyet alanını genişletiyor, çeşitlendiriyor ve dünya üzerinde yayıldıkça yayılıyor. Bu medya kartellerinin sürekli büyümesine, küreselleşme sürecinin aktörlüğünü yapan ülkeler de destek veriyor. Çünkü endüstrileşen medya sektörü, aynı zamanda kültürel taşıyıcılık rolünü de yerine getiriyor. Sinemadan televizyon filmlerine, dergilerden müzik ürünlerine kadar pek alanda medya üzerinden kültür emperyalizminin bayraktarlığı yapılıyor.

Medyanın endüstrileşme süreci iyi takip edilmeli; doğru analiz edilip sağlıklı sonuçlar çıkartılmalı… Medya sektöründe yabancı sermayenin yoğunlaşmasının tehlikeleri göz ardı edilmemeli, hatta ilerde karşımıza ulusal güvenlik sorunu olarak bile çıkabileceği unutulmamalıdır.

Hiçbir ülkenin medya tekellerinin taşıdığı kültürel emperyalizme karşı yeterli korunma kalkanı yok ama yine de çaresiz değiliz; Kendi değerlerimize sahip çıkma bilincimizi geliştirerek ve bu bilincin medyada söz sahibi olmasını sağlayarak kültürel emperyalizmin yol açabileceği zararları azaltabiliriz. Türk medyasının, ancak Türk halkının aynası olduğu ve değerleriyle barıştığı sürece dış etkenlere karşı bir koruma kalkanı oluşturabilme gücüne sahip olacağı bilinmelidir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

Temmuz 2026 başı itibarıyla küresel AI sektörü, sermaye yatırımı düzeyinde birbirini besleyen iki cephede aynı anda büyümektedir. Bir yanda ABD'nin dört büyük hyperscaler'ı (Google, Microsoft, Amazon, Meta) tarihte görülmemiş ölçekte yatırım harcaması gerçekleştirirken, diğer yanda Çin merkezli A...;

NATO ile ilişkimiz daha NATO kurulmadan başlıyor. 1952den beri de bizim ısrarımız ile saflarına kabul edildik. 54 yıldır evliyiz. Bu tarihimizdeki en uzun ittifak. Yarın (7 Haziran) Ankara’da NATO zirvesi başlamadan önce bu beraberliğin serencamını hatırlatmak istedim. ;

Dijitalleşmenin ivme kazandığı günümüzde savunma ve güvenlik alanları, klasik yaklaşımlardan uzaklaşıp teknoloji / dijital odaklı yeni bir yapıya evrilmektedir. Geleneksel güvenlik paradigması, artık sadece kara, deniz, hava ve uzay unsurlarını değil; siber alanı da stratejik bir harekât ortamı olar...;

Modern makroekonomik sistemlerin ve ulusal kalkınma modellerinin karşı karşıya kaldığı en akut yapısal hastalıklardan (patolojilerden) biri, reel sektör bünyesinde üretilen katma değerin ve artı değerin (surplus), spekülatif finansal enstrümanlar (türev piyasalar, gölge bankacılık ve rantiye mekaniz...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.