TASAM Başkan Yardımcısı Büyükelçi (E) Murat Bilhan'ın Associated Press Demeci

Röportaj

Çin Devlet Başkan Yardımcısı’nın ziyareti Türkiye için hangi önemdedir? Neden?...

Çin Devlet Başkan Yardımcısı’nın ziyareti Türkiye için hangi önemdedir? Neden?

Gelecek yıl Çin Devlet Başkanı olmaya en güçlü aday olan bu şahsiyetin, Çin’in ilerideki ortaklarını belirleme amacıyla yapmakta olduğu önem sırasına göre gözlem ziyaretlerinin arasına Türkiye’yi almış olması bizatihi çok önemlidir. Çünkü daha önce Çin liderlerinin ziyaret takvimlerinde Türkiye’nin yeri marjinal idi, bu açıdan Çin’in Türkiye’ye önem verdiği veya Türkiye’nin farkına vardığı anlamı çıkarılabilir.

Çin’in sizin bakımınızdan hangi özellikleri Türkiye’yi ilgilendirebilir?

Çin ve Türkiye şu anda dünyada ekonomik kalkınma hızında en önde gelen iki ülkedir. Çin ekonomisi hem Türkiye için muazzam ufuklar vaad eden bir pazar, hem de Türkiye için bir yabancı sermaye kaynağı olarak büyük potansiyel arzetmektedir.

Çin’in düşük teknoloji ve ucuz iş gücüne bağlı ürünlerinin Türkiye’yi işgal etmesinden korkmuyor musunuz?

Hayır, Çünkü yüksek teknoloji düşük teknolojiyi kovar. Yüksek teknoloji ise Çin’den de gelse, başka yerden de gelse kabüldür. Kaldı ki, Türk tüketicisi artık çok yüksek bir teknoloji farkındalığına ve kalite arayışına erişmiştir. Dolayısıyla, kötü malı almayacağı için, Çin bu tür malları Türk pazarında satamaz. Ben kişisel olarak Çin’de çok kaliteli bazı ürünler de üretildiğini biliyorum, burada bir sorun olmaz. Türk ürünlerinin ise, Çin’in dev pazarına kolaylıkla hitap edebileceğini ve ürün yetiştiremeyeceğini düşünüyorum.

Peki Ticaret dengesi bakımından bir endişeniz yokmu?

Ben ekonomist değilim, kolayca cevap verebileceğim bir konu değil. Ama şunu söyleyebilirim: Türkiye’nin ticaret açıkları daha ziyade dışa enerji bağımlılığına dayanıyor. Biz Çin’den enerji almıyoruz. Bu durumda, şu anda dengede olmasa bile Çin ile ticaretimizin belli bir dengeye getirilmesinin mümkün olacağını düşünüyorum.

Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile ne gibi bağlantılara girildi?

Ayrıntılarını bilmiyorum ama toplamı 10 milyar dolara varan bağlantılardan söz ediliyor.

Çin ile Türkiye’nın dünya görüşleri ve genel dış politika çizgileri birbirine uyuyor mu?

Henüz uymuyor, ama uyan yönleri de var ve olacağına inanıyorum. Örneğin, Birleşmiş Milletler oylamalarında görüldüğü gibi, mesela Suriye konusunda farklı yönlerde oy kullanıyoruz. Ama birleştiğimiz bir nokta var: Üçüncü ülkelerin Suriye’ye askeri müdahalede bulunmasına iki ülke de karşı. Başka ortak ve ayrışan noktalar da tabiatıyla bulunabilir. Ama bu, işbirliği yapmamak için gerekçe teşkil etmez.

Peki Çin ile karşı karşıya geldiğiniz sorunlarınız yok mu?

Maalesef var: Sincan Sorunu. Bu Çinlilerin hassas noktasını oluşturuyor. Resmi devlet politikamız olarak “Uygur Türklerinin iki ülke arasında bir dostluk köprüsü oluşturmasını öngördüğümüz“ şeklinde söylemlere sahibiz. Ancak, Bu çok kolay bir iş değil. Türkiye’de Uygur göçmenlerinden oluşan, sayıca çok olmasa bile yüksek ses çıkaran bir grup var. Bunlar bir bakıma bir Uygur Lobisi olarak Türkiye’deki Çin karşıtlığında öne çıkıyorlar. Çin temsilciliklerine yönelik gösteriler düzenliyorlar. Bu da Çinlileri çok rahatsız ediyor. Ama örneğin Çinliler kendi ülkelerini ziyaret eden Türk heyetlerinin bu bölgeye gitmesine engel çıkarmıyorlar.

Çin ile Türkiye arasındaki farklar ve ayrışmalar dışında ne gibi benzerlikler görüyorsunuz?

Maalesef olumsuz bir benzerliğimiz demokratik standartların eksikliğidir. Çin bunu bilinçli olarak bir siyasi ve stratejik tercih konusu yapmıştır, yani bir yandan pazar ekonomisine geçip ekonomik standartlarını ve refah düzeyini yükseltirken, öte yandan şu ana kadar demokratik açılımlarını hep ertelemiştir. Sabırları ile şöhret yapan Çinlilerin bu konuda da zamana oynadıklarına ve sürpriz şekilde demokrasiyi benimseyeceklerine inanıyorum. Bu konuda önümüzdeki yıldan itibaren oluşacak yeni Çin liderliğinin önemli açılımlar yapacağına inanıyorum. Ayrıca refah düzeyinin artmasına paralel olarak Çin’deki insan kalitesinin de yükselmekte olduğu görülüyor. Şöyle bir hesap yaparsanız, 1,5 milyar nüfusu olan Çin’in bu sayının onda birinin üstün vasıflı insanlardan oluştuğu kabul edilse 150 milyon Çinlilin çok yüksek vasfa sahip olduğu ortaya çıkar. Bu kadar büyük vasıflı bir nüfusun neredeyse Amerika’nın, Rusya’nın tüm nüfuslarına eşit olduğu bizler için düşündürücü bir gerçek olarak ortaya çıkar.

Bu ilişkilerin samimiyetinden Amerikalı ve diğer batılı müttefik ve ortaklarınızın rahatsızlık duyacağını düşünüyor musunuz?

Olmaması gerekir, zira Türkiye’nin Çin ile ilişkilerini geliştirmesinin kimseye zararı olamaz. Aksine bu iki dünya arasında, esasen Asya ile Avrupa arasında bir köprü rolü olan Türkiye’nin bu konuda da pozitif bir katkısı olacağını hesaplamak gerekir.

...

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2857 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1155
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 307
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Almanya Başbakanı Merz, Münih Güvenlik Konferansında konuştu. "Dünya düzeninin yeniden şekillendiği bu dönemde tereddüt en büyük lükstür ve biz böyle bir lükse sahip değiliz." Merz'in konuşmasından öne çıkan hususlara yakından bakalım.;

Birleşik Krallık Özel Kuvvetleri (UKSF), İngiliz dış politikasının keskinliğini sağlamaktadır. Bu, statüleri ve örgütlenmelerinde de yansıtılmaktadır; UKSF, diğer silahlı kuvvetlerin karargahlarından ayrı olarak, Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı (MoD) bünyesinde bir Direktörlük oluşturur ve doğrud...;

Hindistan'ın ileri teknoloji alanındaki dört farklı hedefini kavramak, ülkeyle tedarik ve kalkınma konularında işbirliği yapmak isteyen yabancı hükümetler ve işletmeler için olmazsa olmaz bir ilk adımdır. ;

Dünyanın genel durumu 19. Yüzyıla benzemeye başladı. Kendini dünya işlerinden soyutlayıp, Amerika kıtasına odaklanmak (Monroe Doktrini) isteyen ABD, kendi çıkarları olduğunda Samsun’a, Çin ve Japonya kıyılarına kadar donanması ile gelip büyük pastadan (silahlı gemi diplomasisi ile) pay peşinde koş...;

2026’nın Şubat ayındayız ve 2022’den bu yana artık Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş başlayalı 4 yıl oldu. Avrupa’nın savaş gölgesinde geçirdiği bir dönemin sona ermek üzere olduğunu yazmak isterdim, lakin ortada kırılgan ve cılız müzakere süreci söz konusu. Henüz kamuoyuna açıklanmış hiçbir barış ...;

Trump, Hindistan’la ipleri önce iyice gerdi. Sonra bir şekilde şimdilik iş tatlıya bağlandı. Son zamanlarda ABD nin yaptığı bu sözde ikili anlaşmaların çoğu yazılı olmadığı için, ayrıntılarından çok azı anlaşılabilir durumda. Daha doğrusu hiçbirini yeterince anlamak mümkün değil. Diğerlerinde olduğu...;

Asya-Pasifik bölgesi, son on yılda su ve sanitasyon alanında kayda değer ilerleme kaydetti. Yüz milyonlarca insan artık temiz ve güvenilir suya ve sanitasyona erişebiliyor; bu da bölge genelinde kamu sağlığını, verimliliği ve insan onurunu iyileştiriyor.;

Yönetici Özeti Japonya, azalan doğum oranı ve yaşlanan nüfus nedeniyle ciddi işgücü ve beceri eksiklikleriyle karşı karşıya olup, bu nedenle her bir çalışanın verimliliğini ve çalışma ortamını iyileştirerek ekonomik büyüme ve sürdürülebilir ücret artışları sağlamayı hedeflemektedir. Yapay zekâ tek...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...