Hot - Zot Ekonomisi

Makale

Yunanistan ile AB arasındaki sürecin sergilediği tablo bugüne kadar tanık olduğumuz hiçbir ilişkiye benzemiyor....

Yunanistan ile AB arasındaki sürecin sergilediği tablo bugüne kadar tanık olduğumuz hiçbir ilişkiye benzemiyor. AB 130 milyar Euro değerindeki 2. kurtarma operasyonu için isteklerinden geri adım atmıyor. Sabahlara kadar süren görüşmelerden elbette Yunanlı hükümet yetkililerinden çok, o kadar geç saatlere varıncaya dek oturmaya alışık olmayan IMF ve AB temsilcileri zarar görüyor. Ama Yunanlıların ne kazandığı belli değil. Belki sadece artık sadece günü kurtarıyorlar. Başta Almanya olmak üzere Troika’nın güzide temsilcileri sabırlarının sonuna geldiklerini ifade ediyorlar. Ama bu sabırla kim selamete erecek o da belli değil. Telaffuz edilen son tarih 15 Şubat. Bu süre içerisinde Yunanistan bir program sunacak ve bu program Euro alanı, ECB ve IMF tarafından onaylanacak.

Vaktiyle Ne Yaptılar?

Yunanistan AB için eski bir üye. Ama 1981 yılı gibi zor ve yine krizli bir yılda o zaman ki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğuna girdiğinde, bu sanki üyelikten çok, bir “olduğun gibi gel“ partisine katılmak gibi olmuştu. Anlaşmalar ve ek protokolleri, verilen sürelere tabi sektörel uyum programları, Yunanistan’a irtifa kaydettirdi.

1999 yılına gelindiğinde ise, artık AB haline gelmiş Avrupa Entegrasyonu, aynı zamanda bir Para Birliği olarak, o tarihte koşulları biraz zorlayarak, Drahmi’den Euro’ya geçiş için Yunanistan’a 1 yıl süre verdi. Sermaye kontrollerinin(Finansal entegrasyon) ivedilikle kaldırılmasını özellikle şart koştu. Yunanistan da zaten 1998 den itibaren Avrupa Döviz Kuru Mekanizmasına(ERM) hızla katılabilmek için tüm zorluklara rağmen gerekli reformları yapmıştı.

Tabii o zaman da toplumsal huzursuzluk riski vardı. Ama 1990 lı yılların sonundaki beklentilerle ve yepyeni bir birliğin, bir para birliğinin dışında kalmamak heyecanı ile kısmi ve tam özelleştirmeleri de yaptılar, zarar eden kamu kurumlarını da kapadılar. Tabii bu intibaklar için AB den hep geçiş dönemi yardımları aldılar. 2 yıl içinde kamu açıklarını %2.1 e ve enflasyonu %2.5 a indirdiler.

Bunları o dönemde ulusal ekonomi Bakanı Papantoniou hep sendika liderleri ile uzlaşarak veya onları zorlayarak becerdi. Ama o zaman ellerinde olan ve şimdi olmayan tek şey olarak ERM e katılabilmek için Drahmi’yi %14,5 oranında devalüe ederek rekabet gücü kazandılar. Bütün bu çabalar onları zaten bir (ayrıcalıklı)üye olarak, Para Birliğine taşıdı. Zikirsiz, müzakeresiz Eurozone üyesi oldular. Buna karşılık başlarına neler gelebileceği konusunda en ufak bir fikirleri bile yoktu.

Fikirsiz Zikir den Bilgisiz Fikire

Ne tezekkür, ne müzakere, Yunanistan Para Birliğine girince, epey para almaya devam etti. Zenginleşti ve rahatladı. Artık hem kendi öz halkı için yaşanması hoş, hem Arnavut, Sırp, hatta Türk gibi bölge halkları veya Hintli, Pakistanlı veya Tayland’lı kaçak göçmenler için umut ülkesi olmuştu. Ama bu arada ve aynı zamanda, Para Birliğine girmek dolayısı ile belli başlı sektörlerinde hızlı rekabet kayıplarına uğradı. Tarım ve sanayi sektörleri küme düştü. Özellikle gemi sanayi derin yaralar aldı. Gemicilik hariç, hizmet sektörleri performans kaybına pek uğramadı. Ama AB ye taahhüt ettikleri sermaye kontrollerinin kaldırılması, Yunanistan’a munzam yük getirdi. Giden sermaye, geleni aştı.

Şimdi belki bir ulusal para devalüasyonu yapamadıkları için dardalar. Ama şimdi bir de bilgi azlığı var. Uzlaşırlarsa yolun sonunda ışık olduğunu da bilmezden geliyorlar. Uyum yok ve halk her şeye hala istemezük diye itiraz ediyor. Evet, aradan geçen 12 yıl zarfında neredeyse bir kuşak değişti. Ama 1990 lı yılların sonunda Papantoniou’ya verilen destek şimdi biraz Venizelos’a verilse veya Papadimos halkı ve sendikaları ikna edebilse, çok değil bir hafta içinde biraz rahatlayacaklar. Bu artık bilgisizlik mi? Güvensizlik mi? Yoksa aşırı güven mi belli değil.

Kendi Ayağına Kurşun Sıkan Kovboy

Yunanistan’ın rekabet gücü en yüksek sektörü turizm. Mevsim bahara dönüyor. Baharın sonu ise yaz. Ama Yunanistan Grevleri turistleri Yunan limanlarından ve hava alanlarından uzak tutuyor. Pire limanına ne bir gemi yanaşıyor, ne bir tane limandan ayrılabiliyor. Müzeler çalışmıyor, adalar kaput. Bu ne demek? Ya yastık altı dolu, dopdolu, kirli çıkı bir halktan söz ediyoruz, ya bir sinir krizinden. Çünkü taksiciler bu grev işini geçen seneden beri yaptığına göre, bir yerden hazır yiyor demektir. İşin garip tarafı, seçime hazırlanan parti liderleri de halkı istikrar önlemlerini kabul etmemeye çağırıyor. Oysa bu yıl yapılacak 600 milyon Euro’luk bütçe kesintisine hükümetin bir yerden başlaması gerekiyor. O yer de en başta ücretlerde ve ikramiyelerde saklı. Kovboy kurşunu kendi ayağına veya kurulu düzen demokrasisine sıkıyor. Bunu da bilmiyor veya demokrasi gibi de bir kaygısı yok.

Kim Verecek Keçiye Ot?

Şimdi Yunan halkı ve parti liderleri, teknokratlar hükümetine ve AB ye direniyor ya! AB de onlara karşı direnişte. Sarkozy ve Merkel dün Yunanistan için bir bloke hesap oluşturulmasını ve borç ödemelerinin buraya yapılmasını önerdiler. Bu galiba bütçe komiserine alternatif bir öneri. Ama eğer her iki taraf ta Yunanistan’ın Euro alanından çıkmasının söz konusu olmadığını düşünüyorlarsa, bu durumda gün be gün yapılan ertelemelerin ve verilen yeni sürelerin değil, paraların konuşmaya başlaması lazım. Olimpos dağının tepesinde keçiler ot beklerken, halkın ücret indirimlerine, AB, ECB ve IMF nin de o sözü edilen 130 milyar Euro’yu vermeye razı olması gerek. Yoksa bundan da dağdaki keçi değil en fazla Yunanistan demokrasisi zarar görecek.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Yirmi birinci yüzyıl, güvenlik kavramının yalnızca askerî kapasite, sınır bütünlüğü ya da fiziksel tehditler üzerinden tanımlanamayacağını açık biçimde ortaya koymuştur. Küreselleşme, dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm süreçleri, güvenliği çok katmanlı ve disiplinler arası bir olgu hâline getirmişti...;

Modern ekonomi, sanayi devriminden bu yana en köklü dönüşümünü" platformlaşma (platformization) süreciyle yaşamaktadır. Geleneksel üretim modellerinde değer, bir firmanın kontrolündeki doğrusal bir zincirde yaratılırken; platformlar bu hiyerarşiyi yıkarak değeri, bağımsız aktörlerin (arz ve talep) e...;

Uluslararası sistem, 1648 Westphalia Barışı’ndan bu yana devletin egemenliği, toprak bütünlüğü ve müdahale yasağı üzerine kurulu bir mimariyle şekillenmiştir. Ancak bu mimari, statik bir yapı olmaktan ziyade; üretim biçimlerinin, teknolojik kabiliyetlerin ve sermaye hareketlerinin değişimiyle evrile...;

Tarih, geçmişin tozlu sayfalarında bırakılacak donuk bir hatıra defteri değil; bugünün hibrit savaşlarında devletlerin hayatta kalmasını sağlayan en dinamik jeopolitik enstrümandır. Bir toplumun geleceğini inşa edebilmesi, geçmişini romantize etmesiyle değil, o geçmişi bugünün şartlarıyla rasyonel b...;

Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanl...;

Türkiye’nin ekonomi tarihi, krizler ve bu krizlerden çıkış reçeteleriyle dolu bir kroniktir. Ancak 2001 krizi, sadece bir likidite daralması veya döviz şoku olmanın ötesinde; Cumhuriyet tarihinin en köklü "sistemik çöküşü" olarak kayıtlara geçmiştir. ;

İnsanlık tarihi boyunca savaşın ve stratejinin temel birimi "toprak" olmuştur. Westphalia düzeninden bu yana egemenlik; sınırların korunması, kaynakların fiziksel işgali ve orduların cephe hattındaki yıpratıcı mücadelesiyle ölçülmüştür. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken, özellikle 2025-20...;

Yüzyılın başında devletlerarası çatışmalar giderek cepheden cepheye değil, koridordan koridora aktarılmaktadır. Ekonomi, enerji, savunma ve diplomasi artık haritalarda sınırlarla değil, bağlantı hatlarıyla tarif edilmektedir (Fırat, 2021; Kirişci, 2022). Zengezur Koridoru da tam bu bağlamda, yalnızc...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.