Yunanistan için Yapılan At Pazarlığı

Makale

AB yetkilileri sonunda Yunanistan ile ilgili hayati bir karar aldı. Uzun yakarış direniş ve müzakerelerin ardından dünyanın belli başlı bankaları hesabına alınan bu karar, mali tarihin bu karamsar dönemecinde fevkalade önemli. Şimdi Yunanistan borçlarının %50 si görmezden gelinecek ki, AB nin 30 yıllık üyesi kalanını ödemekte zorlanmasın....

AB yetkilileri sonunda Yunanistan ile ilgili hayati bir karar aldı. Uzun yakarış direniş ve müzakerelerin ardından dünyanın belli başlı bankaları hesabına alınan bu karar, mali tarihin bu karamsar dönemecinde fevkalade önemli. Şimdi Yunanistan borçlarının %50 si görmezden gelinecek ki, AB nin 30 yıllık üyesi kalanını ödemekte zorlanmasın.

“Köpeği Öldürene Sürükletmek“

Bankalar esas itibarı ile borçların %40 ını affetmeye zaten hazırdı. Ama Yunanistan tepe taklak giderken, yarattığı heyelan tehdidi, başta IMF olmak üzere, Almanya ve Fransa’yı fena halde ürkütmekteydi. Pamuk eller cebe girse bile hem yetmedi, hem de sanırım biraz da fütursuzca borç veren bankalara her kes bir ders vermek istedi. IMF nin borçların %75 inin, AB liderlerinin ise %60 ının silinmesi teklifi ile iş tam bir at pazarlığına döndü. Ama nihayet ölümü teklif etmekten çekinmedikleri bankaları sıtmaya razı ettiler. %50 uzlaşması işte böyle hayata geçti.

Borç silmenin veya sildirmenin ahlaki tehlikesi(moral hazard) büyük. Ya her ülke yeterince çıngar çıkarır, hem suçlu-hem güçlü bir şekilde ortalığı yakar yıkar ve faturayı başkalarına kesmeye başlarsa ne olur? Ama şimdi fatura kısmen kendilerine çıkan hesapsız kitapsız bankalar, bundan böyle daha dikkatli olurlarsa Yunanistan gibi örnekler bir daha olmaz diye düşünmüş olmalılar. Tabii bankaların tedbirsizlikleri ve özensizlikleri de ahlaki tehlikenin bir başka boyutudur. Onlar da nasılsa çökeriz ve bizi devletler kurtarır mantığı ile hareket etme alışkanlığından vazgeçmeliler. Kararı, Uluslararası Finans Enstitüsü, ilgili bankalar adına çarnaçar kabul etti. Kabulün pazarlıklar sonunda gönüllü olduğu ifade ediliyor. Ama belki Bankalara yönelik bir tehdit ve/veya ödül vaadi de vardır işin içinde. Onu bilemeyiz.

Büyük Kediler ve bir Fare

AB nin dev ülkeleri bunca zaman Yunanistan ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynadı. Syntagma meydanında kırılmadık cam, yakılmadık bidon ve coplanmadık insan kalmadı. Ama Yorgo Papandreu üslubunu ve sakin duruşunu hiç kaybetmedi. Evet, Yunan halkını kemer sıkmaya, itidal üzere kalmaya yaptığı çağrılar, çok ikna edici gibi gözükmedi. Ama AB ortaklarına veya bankalara karşı saldırgan bir tavır takınmadı. Sanırım denklerini ikna gücü bu bakımdan iyiydi. Bu nedenle, işte o kediler, kıskıvrak yakalanan fareyi yutmadı, tam tersine ağzına gerekli olan peyniri bulup verdi.

Tabii Eurozone, kendi hesabına yeni bir mükellefiyet de üstlendi. Bugüne kadar salma ile Yunanistan’a doğrudan gönderdikleri Euro’cuklara ilaveten, bir de Eurozone’nun geri kalan üyelerini, muhtemel bir yangından korumak üzere, Avrupa Mali İstikrar Kolaylığı( European Financial Stability Facility) aracılığı ile 1 milyar Euro’luk bir “Yangın Duvarı“(Fire Wall) oluşturmaya karar verdiler. Bu fon, hem muhtemel kayıpların %20-30 unun sigortası, hem de bir tür “özel amaçlı yatırım aracı“ olarak kullanılacak. Henüz nasıl kullanılacağı belli olmamakla birlikte, Eurozone’u dağıtmadan yola devam etmenin mümkün olması için dâhiyane yöntemler bulacaklarına eminim. İş ki Yunanistan verimkâr olsun ve başka ülkeler, gelinen noktadan ders alsınlar.

Agora’ya Davet

Şimdi artık Yunanistan pazarı her türlü yapıcı teklife açık. Dahası var bizzat kendileri birilerine fon talebi ile gidiyor. Başvurulan ülkelerden biri Çin, diğeri ise Katar. Körfez ülkelerinin Yunanistan’ın kurtarılması için gereken mali olanakları sağlaması imkânı hususuna Haziran 2011 de TASAM sayfasında yayınlanan “Yunanistan için Önce Toplumsal Uzlaşma Gerek“ başlıklı yazımda yer vermiştim. Şimdi Katar’a Yunanistan’ın yaptığı başvuruyu bu bakımdan makul buluyorum. Yine o yazımda “El- Rum“ suresine atfen, Arap’ların Yunanlılara duydukları sempatiden dolayı yardımı esirgemeyebileceklerini ifade ettiğim için şimdi Yunanistan’ın Arap yatırımı beklentisinin boşuna çıkmayacağını düşünüyorum.

Biz ne yapabiliriz?

Türkiye, hele Van depremi gibi büyük bir felaketin yaralarını sarmak durumunda olan bir ülke olarak, Yunanistan’a şu ana kadar sağladığı ticaret kolaylıklarının ötesinde bir imkân sağlamayabilir. Daha doğrusu Türkiye ne imkânı varsa, şimdilik bir süre kendi ekonomik istikrarının sürmesi için kullanmalı, fon çıkışlarını değil, fon girişlerini teşvik etmeli.

Ama beklenmedik bir şey yapabilir. Yunanistan’a Güney Ege’de veya Akdeniz’de Kıbrıs adasının Batısında birlikte doğal gaz arama teklifinde bulunabilir. “Piri Reis“ nasılsa oralarda dolaşıp duruyor. Belki onlar da bir Hristo Reis yollayabilirler. Türkiye ortak proje tekliflerindeki öncülüğü ile Yunan ekonomisine ivme umudu verebilir. Bu Yunanistan için hem bir ekonomik katma değer perspektifi, hem de Kıbrıs’ın girişimlerine karşı bir Türk-Yunan dostluk kalkanı olabilir. Türkiye’nin yapacağı her işbirliği önerisi, Atina’da olumlu yankı yapacaktır. Unutmayalım orada hala Papandreu yönetimde. Bunu iyi değerlendirelim.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Geçenlerde okuduğum ilk baskısı 2017 yılında yapılan Amerikalı antropolog James C. Scott’un ‘’Tahıla Karşı (Against the Grain: A Deep History of the Earliest States’’, Koç Üniversitesi Yayınları) adlı kitap insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan tarım devrimi ve ilk yerleşik devl...;

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya gelen liderleri, Washington ve Pekin arasında kalan devletlerin tek başlarına müzakere etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. "Masada değilsek, menüdeyiz" dedi. Bu söz, o anın ruh halini yansıtıyordu. Ba...;

Hürmüz Boğazı üzerinde sessizlik çöktüğünde ve Washington ile Tahran Nisan 2026’da kırılgan bir ateşkese vardığında, Hindistan zaman kaybetmedi. Hindistan Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik ortaklığı gözden geçirmek üzere Abu Dabi’deydi. İran’a tıbbi yardım sevkiyatları gönder...;

Eğer NATO dağılırsa, ilk kaybedilecek şey bir bina, bir logo ya da Brüksel’deki karargâh olmayacaktır. İlk kaybedilecek şey otomatiklik hissi olacaktır. Bugün NATO’nun en büyük gücü yalnızca tanklar, uçaklar veya füzeler değildir; asıl gücü, bir saldırı durumunda karşı tarafın şu soruya net cevap ve...;

Bugün böyle bir yasanın gündeme gelmesi geç kalmış ama stratejik açıdan son derece önemli bir adımdır. Çünkü artık mesele yalnızca deniz hukuku değildir. Mavi Vatan kavramı 2006 yılının haziran ayında ortaya çıktığında Türkiye’nin deniz jeopolitiği tarihinin en kritik gerileme ve kuşatma dönemler...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.