ABD-İran Savaş Öncesinde Güney Azerbaycan (İran) Türkleri

Kategori Seçilmedi

Stratejik Yorum No:264

a)Güney Azerbaycan Bağımsızlık Hareketinin tarihi gelişimi

1900’lü yıllarda alevlenmeye başlayan Güney Azerbaycan Milli Harekatı neticesini Şeyh Muhammed Hıyabani’nin 1920 senesinde kurduğu ‘’Azadistan Cumhuriyeti’’ ile vermiştir.5 aylık kısa bir sürede olsa da ‘’Azadistan Cumhuriyeti’’ İranda kurulan ilk Milli Türk Devleti olma özelliğine sahip olmuştur.

Hıyabani’nin başlattığı bağımsızlık mücadelesi 1945 de Şeyh Cafer Pişevari’nin Güney Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetini kurmasıyla devam etmiştir.Bu devlet bir sene yaşamasına rağmen kısa zamanda önemli işler başarmış ve İranda kurulan ikinci Milli Türk Devleti olma özelliğine sahip olmuştur.

1979 yılına kadar saman alevi seklinde gelişen ve fırsat bulundukça İran yönetimi tarafından bastırılan Güney Azerbaycan Hareketi 1979 yılından sonra yeni bir imaja büründü ve 1980’de İran-Irak Savaşı’nın başlaması İran milliyetçiliğini körükledi. İran-Irak Savaşı (1980-88) boyunca Azerbaycan Türkleri çok aktif şekilde savaşa katıldılar. Savaş döneminde İran Devleti, İranlılık ve İslam söylemi çerçevesinde Azerbaycanlıların enerjisini İranlılık doğrultusunda seferber etmeyi başarmıştı.(1) Güney Azerbaycan’ın Milli Hareketinde bel kemiği niteliği taşıyan en önemli olay ise Dağlık Karabağ’ın Ermeniler tarafından işgal edilmesiydi.Güney Azerbaycanda Vatan, Türklük, Güneyi ile Kuzeyi birleşmiş Azerbaycan, Fars yönetimine isyan Güney Azerbaycan’ın genelinde yazarlar tarafından ele alınan konular oldu ve böylelikle halkta müthiş bir uyanış başladı.

Gelişerek devam eden Güney Azerbaycan Milli Hareketi Meclis seçimlerinde de belirleyici rol aldı.1995 meclis seçimlerinde Mahmut Ali Çöhregani milletvekilliği kazanmasına rağmen Meclise giremedi.Bu durum Güney Azerbaycan Türklerinin devletten daha fazla uzaklaşmasına neden oldu. 1997 de Hatemi’nin Cumhurbaşkanı olmasıyla reform yoluna giden İran farklı siyasal akımlara zemin sağlayan bu reformculuk hareketiyle yönetime cephe alan Güney Azerbaycan Türlerini İran yönetimine biraz daha yakınlaştırdı.

İran’daki Azerbaycan Türklerinin Reformculara duyduğu umutsuzluk kendisini 2001’de gerçekleşen Hatemi’nin İkinci Cumhurbaşkanlık seçimlerinde Güney Azerbaycan bölgesinin İran’da seçime katılımın en düşük olduğu bölge olmasıyla açıkça ortaya koymuştur. 2001’de Reformculardan, dolayısı ile İran devletinden kopma sürecine girilmiştir. Hatemi’nin ve Reformcuların ikinci dönemde başarısızlıklarının açıkça ortaya çıkması bu kopuş sürecini hızlandırmış ve derinleştirmiştir. Söz konusu durum Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nde İran devleti açısından radikal ve tehlikeli olabilecek söylemleri etkin kılmıştır. Reformcuların başarısızlığı ile beraber Güney Azerbaycan’da güçlü olan İran merkezli Demokratik Hareket ve Fars merkezli Demokrasi Hareketleri başarısız olmuştur. Bu siyasî olguların yerini Azerbaycan-Türk merkezli hareketler almaya başlamıştır.(2)

b) 21. yy Başlarında Güney Azerbaycan Bağımsızlık Harekatı

Güney Azerbaycan Bağımsızlık Harekatının başını çeken GAMOH (Güney Azerbaycan Milli Oyanış Hareketi) 1995 yılında Türklük İdealizmi çerçevesinde Mahmut Ali Çöhregani’nin başkanlığında kurulmuştur. 2002 yılından sonra yurt dışına taşmış bu harekat çeşitli ülkelerde büro açmış ve uluslararası bir boyut almıştır. Şu anda GAMOH’un harici ülkelerde, Azerbaycan’da, Türkiye’de, Avrupa’da ABD ‘de 24 temsilciliği-Bürosu- faaliyet gösteriyor. GAMOH, Birleşmiş Milletlerin çeşitli komisyonlarının, bir çok uluslararası kurumların, Avrupa Birliğinin, Avrupa Parlamentosunun, ve demokratik devletlerin tanıdığı uluslararası teşkilatlardandır.(3)

Güney Azerbaycanda 1995 yılında başlayan Milli Uyanış Harekatı zamanla milyonlarca insanı Türklük ve bağımsızlık düşüncesi çerçevesinde toplamış ve günden güne büyüyen bir teşkilat olmuştur ki 22 Mayıs 2006 da Tebriz, Urumiye, Zencan, Meraga, Erdebil, Halhal, Bicar, Koçan, Şiraz, İsfahan, Mahabad, Tahran ve hatta dinî merkez Kum’da yapılan büyük mitingde milyonlar sokağa dökülmüş bu miting İran tarihindeki en büyük mitinglerden birisi olmuştur.

Milyonlarca Güney Azerbaycan Türkünü sokağa döken mitingler 12 Mayıs 2006 Cuma günü İran’da Devletin resmi haber ajansı İRNA’ya bağlı İRAN adlı gazetenin “İran–ı Cuma“ adlı gençlik ekinde yer alan bir karikatürde Azerilerin hamamböceğine benzetilmesiyle başladı. Türkler’e hakaret içeren bu yazı ve karikatürün yayınlanması Güney Azerbaycan Türkleri için bardağı taşıran son damla olmuştu. Tepki hareketleri, çoğu üniversiteli olmak üzere gençler tarafından başlatıldı. Türk asıllı öğrenciler bir çok bildiriler yayınladılar. Bildirilerde Türklüğün İran Devleti’ne bugüne kadar olan katkıları vurgulanarak ‘Biz tarih boyunca muhafaza ettiğimiz devlet’in dönüp de Türkler’e saldırmasına müsaade etmeyiz. İçteki ve dıştaki Pan İran yanlıları ve Fars şovenleri unutmasınlar: Şah’ı kovabildiğimiz gibi, bize karşı duran diğer güçlere de cevap verebiliriz! deniliyordu.Tepkilerin yoğunlaşması üzerine söz konusu gazete, İran Türklerinden iki defa özür diledi. Ve sonunda kapatıldı. Yöneticileri tutuklandı. Ne var ki Türk grupların sözcüleri, bu hakaretin özür ile geçiştirilemeyecek kadar önem taşıdığı ve uzun yıllardır devam eden sistematik aşağılama ve baskıların bir uzantısı olduğunu belirterek başta cumhurbaşkanlığı ve kültür bakanlığı olmak üzere devlet kurumlarının da özür dilemesi gerektiğini belirttiler.

Türklerin protesto gösterilerine İran’da yaşamakta olan diğer etnik gruplardan da destek gelmeye başladı. Söz gelimi İran’daki Arap kökenlilerin oluşturduğu Arap Halkının Demokratik Cephesi örgütünün sözcüsü Refik Ebu Şerif, yayınladığı bildiride ‘Biz son olayları kınayarak Arap Ulusu’nun Türkleri desteklediğini açıklıyoruz’ dedi.(4)

Son olarak 23,06,2006 da öğle saatlerinde Tebriz’de 8 banka binası ve çok sayıda benzin istasyonu ateşe verildi. Tebriz ve Urumiye’de İRAN gazetesinin büroları yakıldı. Emniyet Kuvvetleri, halkın üzerine ateş açtı. 100 e yakın yaralı 60 civarında tutuklu ve 20 ye yakın insan öldü. (5)

Mayıs ayının son derece hareketli geçmesi İran yönetimini Güney Azerbaycan Türklerine karşı daha da dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyardı.İran yönetiminin çekindiği nokta ABD’nin başta Azerbaycan Türklerini olmak üzere İrandaki diğer etnik gurupların İran yönetimine karşı kışkırtmasıydı.Bunun için hemen birtakım önlemler alma yoluna gitti. Önce GAMOH lideri Mahmut Çöhraganlı’yı Türkiyede yakalatıp tutuklattı ve ardından Günaz TV Türksat uydusundan çıkarıldı. Azerbaycan ve Türkiye medyalarının konuya ilgi göstermemeleri de bunlardan birisi olabilir.

The Washington times gazetesi 22/07/2006 da “İranda bağımsızlık istekleri artıyor“ diye bir başlık attı.(6) Bu başlık ABD`yi çok sevindirdi Çünkü İran’da artan bağımsızlık hareketleri ABD tarafından desteklenecek İrandaki azınlıklar İran yönetimine karşı cephe alacaktı. Bu da en çok ABD’nin işine geliyordu.Çünkü ABD İrana askeri yönden bir müdahale ettiğinde karşısında içerideki azınlıklarıyla tek vücud olmuş bir İran görmek istemiyor.Tıpkı Iraktaki gibi ne kadar etnik fark varsa o kadar ülkeye sahip olmak tez ve kolay olacaktı.

Hakan Kaygusuz’un 25/05/2006 da İstanbulda Mahmut Çöhreganlı ile yaptığı röportajda ABD ile GAMOH arasında bır anlaşmanın olmadığı ama bu olmayacağı manasına gelmediğini belirterek adeta İran’a aba altında sopa göstermeye çalışıyordu.Mahmut Çöhreganlı 30 gün boyunca ABD de kaldığı zaman içerisinde 100 e yakın ABD’li bürokrat ile görüştüğünü fakat Türkiye’nin kendisini dikkate almadığından yakınıyordu.

05/06/2006 da Güney Azerbaycanda değişik kişilere ABD’nin İran’ı vurması halinde ne yapmayı düşündüklerini sordum.Aldığım cevaplar ise Güney Azerbaycan Türklerinin ABD tarafından bir maşa gibi İran yönetimine karşı kullanılmak istenmediğini ama şartların bunu zorlayabileceğini, bağımsızlık isteklerinin ABD kökenli olmadığını ve 1900’lü yıllardan beri zaten bağımsızlık mücadelelerini sürdürdüklerini söylediler.Hatta bu kişiler nisanda bağımsızlık isteklerini erteleyerek Irak-İran savaşında olduğu gibi bir bütün olarak ABD ye karşı savaşmaları gerektiğini söylediler.

ABD’nin İranı vurmasındaki amaç Güney Azerbaycan’a ya da İran’daki Kürtlere bağımsızlığını kazandırmak değil aksine İran’ın yer altı ve yerüstü kaynaklarına sahip olmaktır.Şunu unutmamak gerekir ki eğer ABD Güney Azerbaycan Türkleri’nin veya İran’da yaşayan Kürtlerin Bağımsızlık harekatını destekliyorsa bu tamamen kendi çıkarları içindir.Tıpkı Ermenistana yardım ederek Azerbaycanın güçlenmesini istemeyen İran gibi.Türkiye açısından düşünecek olursak komşumuzun ABD olmasından İran olması geleceğimiz açısından daha iyi olur.Çünkü bilindiği gibi ABD Irak’ı işgal etti İsrail Suriye’yi işgal etme planları içerisinde.Eğer ABD bir de İran’ı işgal ederse Türkiye tamamen çember içerisine alınmış bir ülke konumuna düşecek ve çemberi kuranların dediklerini de ister istemez uygulamaya koyacaktır. Aslına bakılacak olursa buradan şöyle bir sonuç ta çıkabilir.ABD’nin 30 milyon Güney Azerbaycan Türkünü destekleyerek İran’ı zayıflatma politikası ilerde Türkiyeyi de zayıflatabilir.Burada ABD tarafından Türkü Türk’e karşı kullanma politikası da uygulanabileceğini unutmamak lazımdır.Güney Azerbaycan Türkiye için stratejik bir konumdadır bunun nedeni de Türkiye’nin güney Azerbaycan’dan tüm Orta Asya’ya ve Orta Doğu’ya ulaşan bir istikamette olmasıdır.Güney Azerbaycandan Kuzey Azerbaycana, Hazara ve oradan da diğer Türk devletlerine ulaşılabilir bu da bir nevi Türk cumhuriyetleri arasında sınırların kalkması, Ermenistan’ın köşede daha da sıkışıp kalması demektir.Sizce ABD böyle bir gelişmeye müsade eder mi? Ve Güney Azerbaycan’ın bağımsızlık haraketlerini desteklerken, ilerde böyle bir gelişmenin oluşacağını hesap etmiyor olabilir mi?

Bence Güney Azerbaycan Türklerinin İran-Irak savaşında Irak’a karşı topyekun hareket ettikleri gibi ABD ye karşı da ağırlığını ortaya koyarak İranı desteklemeleri lazımdır.Çünkü ABD nin İran’ı ele geçirmesi Güney Azerbaycan’ın özgürlüğe kavuşması demek değildir aksine Güney Azerbaycan topraklarının da ABD’nin eline geçmesi demektir.Unutmamak lazımdır ki bugün İran’a karsı Güney Azerbaycan Türklerini kullanmaya çalışan ABD yarın da Güney Azerbaycan Türklerine karşı İrandaki kürtleri kullanacaktır.Eğer Türkiye konuya el atmazsa ve Güney Azerbaycan Türklerine arka çıkmazsa,Güney Azerbaycan kendisine arka çıkanların yanı ABD’nin tarafına kayacaktır.

Olaylara bu bağlamda baktığımız zaman gerçekten durum çok vahim.Bir tarafta düşmanımız Ermenistan’a milli çıkarları uğrunda yardım eden Müslüman İran,bir taraftan ‘’Azınlıklara Özgürlük’’ palavrası altında İrandaki azınlıkları kışkırtmaya çalışan ABD, Bir taraftan 100 yıla yakın bağımsızlık diye kavrulan fakat seslerini ABD den başka kimsenin duymak istemediği Güney Azerbaycan, Bir taraftan kendi yağıyla zor kavrulmaya çalışan Azerbaycan ve bir taraftan ise Iraktan sonra Suriye ve İran’ı alarak çember içine alınmaya çalışılan Türkiye…

Sonuç olarak ABD’nin İran’ı vurması halinde belki Güney Azerbaycan diye bir Türk devleti kurulacak ama ya sonrası? Bence esas sorunlar o zaman başlayacak.Türkiye Güney Azerbaycan’ın Musul yada Kerkük’e benzemesini istemiyorsa bu duruma biran önce müdahale etmelidir.

Dipnot;

(1) Arif Keskin

(2)Beyat a.g.m s88

(3)www.gamoh.org

(4)www.gamoh.org

(5) Olaylar Gazetesi Bakü 23 Mayıs 2006

(6) http://www.voanews.com/azerbaijani/2006-07-22-voa1.cfm

*Stajyer, Kafkaslar-Orta Asya-Ortadoğu Çalışma Grubu

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

Kalıcı güvenlik düzenleri ortak değerlerden değil, tarafların birbirlerini tasfiye edemeyeceklerini kabul etmelerinden doğar. 1648 Westphalia ve 1975 Helsinki’nin stratejik gerçekçilik buydu.;

Modern siyaset ve iktisat düşüncesi, kamu hukuku ile özel hukuku, devlet ile piyasayı, kamu iktidarı ile özel mülkiyeti birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış iki antagonist ya da en iyi ihtimalle dengelenmesi gereken bağımsız alanlar olarak kurgulama eğilimindedir. Ancak iktisat tarihi, bu kavramsal...;

Dünya iktisat tarihi1, 18. yüzyılın sonuna kadar tek bir devasa gücün gölgesinde şekillenmiştir: Çin. MÖ 221’de ilk imparatorluğun kurulmasından MS 1800 yılına kadar geçen süreçte Çin, sadece bir devlet değil; kendi kurallarını, kendi teknolojisini ve kendi finansal evrenini yaratan bir "medeniyet-d...;

Türk milletinin sosyo-psikolojik kodları incelendiğinde, zorlu coğrafi koşulların getirdiği pratik, hızlı karar alabilme yeteneği öne çıkmaktadır. Ancak yerleşik hayata geçiş ve geniş coğrafyalara yayılma sürecinde, toplumun kriz anlarında sığındığı pratik çözüm yolları, zamanla kurumsallaşamamış bi...;

Suriye'de son bir haftada olan biten, sıradan bir dış politika haberi değil, bir devletin yeniden doğuşuna dair bir sınav. Ağustos ayının son haftasında iki hat aynı anda ilerledi. Washington, Şam yönetimiyle ekonomik ve diplomatik ilişkileri normalleştirecek adımlar attı. Suriye Demokratik Güçleri ...;

Dünyanın en nüfuzlu girişim sermayesi Andreessen Horowitz (a16z), 28 Ağustos 2026'da ilk kez yalnızca donanıma odaklanan 1,1 milyar dolarlık Machine Age fonunu kurduğunu duyurdu. Fon çip, bellek, ağ ekipmanı, depolama, veri merkezi ve robotik alanlarına yatırım yapacak.;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...