Afganistan İçin Yeni Yaklaşımlar ve Türkiye

Yorum

AFGANİSTAN SORUNU İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Kapsamlı bir barış Afganistan’da kuşatıcı bir liderliğin oluşturulmasına bağlıdır. Sırf askeri önlemlerden oluşan bir strateji Afganistan sorununun çözümü için yeterli değildir; gittikçe yoğunlaşan bir bölgesel iş birliği ve komşu ülkelerin desteği de gereklidir. ...

AFGANİSTAN SORUNU İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Kapsamlı bir barış Afganistan’da kuşatıcı bir liderliğin oluşturulmasına bağlıdır. Sırf askeri önlemlerden oluşan bir strateji Afganistan sorununun çözümü için yeterli değildir; gittikçe yoğunlaşan bir bölgesel iş birliği ve komşu ülkelerin desteği de gereklidir. Barış, güvenlik, ekonomik kalkınma, milli uzlaşı, iyi yönetişim, hukuk devletinin tesisi, yolsuzlukların engellenmesi vb konularında merkezi hükümete sağlanan destek yoğunlaştırılmalıdır. Afganistan’da yaşayan tüm unsurlar arasında bütünleşme sağlanmalıdır. Bunun için komşu ülkeler yanında IKT gibi uluslararası kuruluşların ve Türkiye gibi bölgeyi yakından tanıyan ülkelerin katkılarına ihtiyaç büyüktür.

Komşu ülkelere daha fazla rol verilmesi
Afganistan uluslararası terörizm, aşırı dini akımlar, uyuşturucu kaçakçılığı vb Orta ve Güney Asya’ya yönelik tehditlerin merkezi konumundadır ve dolayısıyla Afganistan’da siyasi-askeri istikrarın sağlanması ve hayatın normale döndürülmesi tüm dünyayı ama öncelikle komşu ülkeleri yakından ilgilendirmektedir. Komşu ülkeler BM ve NATO gibi uluslararası örgütler tarafından ülkede yürütülen çabaların güçlendirilmesinde de önemli roller üstlenebilecek konumdadırlar.

Afganistan’da terör olaylarının çözümlenmesinde tüm komşu ülkelere büyük görevler düşmektedir. Ancak, Pakistan bu konuda doğal olarak en önemli ülke konumundadır ve yeterli imkana sahip olması ve ikna edilmesi durumunda Afganistan sorununun çözümünde büyük rol oynayabilir. Türkiye Afganistan ile olduğu kadar Pakistan ile de eşsiz bir tarihi geçmişe ve ilişkiler ağına sahiptir ve dolayısıyla Pakistan’ın problem çözme noktasında etkili olması için büyük katkı sağlayabilir.

IKT
Hiçbir halk, ülkesinin yabancılar tarafından işgal edilmesini hoş karşılamaz. Afgan halkı da ülkelerindeki yabancı işgalinden son derece rahatsızdır. Ne var ki, 10 yıllardır savaşlarla harap olmuş; eğitim, ekonomi ve iç istikrar bakımından dibe vurmuş bir ülkenin makul bir sürede normalleşebilmesi dışarıdan uzanacak bir dost eline bağlıdır.

30 yılı aşkın bir süredir Afganistan ile yakından ilgilenmekte olan IKT’nin bu ülkeyle daimi temsilci atamış olması son derece önemlidir. Afganistan’ın altı komşusundan beşinin IKT üyesi olması bu gerekliliğin altını bir kez daha çizmektedir.

Afganistan’daki yabancı güçlerin kültürel ve kimlik ile ilgili konularda yaşadıkları uyumsuzluklar çözüm yerine sorunu daha da içinden çıkılmaz bir duruma getirmektedir. IKT’nin soruna daha fazla müdahil olması bu tür sorunların engellenmesi açısından önemlidir.

Hükümet danışmanlıkları ve bürokratik kademelere atanacak yabancı uzmanların IKT tarafından belirlenmesi ve Afganistan’da görev yapan barış gücünde (ISAF) IKT üyesi ülkelerin ağırlıklarının artırılması sorunun çözümünü kolaylaştıracaktır.

Aşiret temsilcilerinden ve Ulemadan oluşan bir danışma meclisi kurulması
Mevcut durumda Afganistan’ın temel sorunu ülkeyi güç politikaları ile kontrol etmeye çalışanlarla kitleler arasındaki kimlik uyuşmazlığıdır. Normal zamanlarda bir sorun teşkil etmeyen bu tür uyuşmazlıklar çatışma ve kriz dönemlerinde hassas bir nokta haline gelebilmekte ve sorun ile uzaktan yakından ilgisi olan taraflarca istismar edilebilmektedir. Afganistan’da normalleşmenin hızla sağlanması için kitlelerle sağlıklı iletişim ve diyalog kurulması şarttır. Mevcut imkanlar çerçevesinde bakıldığında ulemanın, aşiret temsilcilerinin ve kanaat önderlerinin siyasi sürece katılmaları kaçınılmaz bir zorunluluk olarak gözükmektedir.

Ayrıca, savaşın bir an önce sona ermesini sağlamak üzere savaşan kesimler için bir genel af gündemde tutulmalı, ayrılıkçı unsurların mevcut yönetimle sühuletle bütünleşmesi sağlanmalıdır.


Türkiye
Türkiye kendi topraklarında da terörle mücadele konusunda ağır bedeller ödeyerek önemli deneyimler kazanmış bir ülkedir ve kendi terör sorununun çözümünde önemli mesafe kat etmiştir. Bu konuda iç kamuoyu kadar dışarıdaki uzantıları ve bağlantıları ile ilgili olarak da ciddi deneyimi vardır.

Afganistan ile 1920’li yıllardan itibaren yakın ilişkiler geliştiren Türkiye 6+3 ülkelerinin her iki kanadı ile tarihi, kültürel, ekonomik, siyasi, stratejik ve askeri ilişkilere sahiptir.

Türkiye’nin Afganistan’a komşu altı ülkeden Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan ile soydaşlık ve kültürel bağları mevcuttur. İran ile doğrudan komşuluk kaynaklı benzersiz tarihi ilişkiler yanında, yoğun ekonomik ve kültürel ilişkilere sahiptir. Pakistan ile kuruluşundan itibaren dostça ilişkilerini sürdürmektedir. Çin ile özellikle son dönemde gelişen ticari ve ekonomik ilişkiler yanında siyasi ilişkiler devam etmektedir.
Coğrafi ve kültürel konumu Türkiye’nin Batı ile doğu arasında dünyanın başka hiçbir ülkesinde görülmesi mümkün olmayan özgün ilişkiler geliştirebilen yegane ülke konumuna gelmesini sağlamıştır.

Türkiye son yıllarda, Atatürk’ün yurtta sulh cihanda sulh ilkesi ile uyum içerisinde başta komşuları ile sıfır problem politikası, İsrail-Filistin ve Bosna-Hersek ve Sırbistan arasında barış adına arabuluculuk girişimleri olmak üzere pek çok alanda barışı destekleyen yoğun bir diplomatik faaliyet içerisindedir.

Bu bağlamda Afganistan’da çatışan taraflar arasında da arabuluculuk yapabileceğine dair güçlü bir inanç bulunmaktadır. Hatta Türkiye’nin son yıllarda bu yönde girişimlerde bulunduğu yönünde bilgiler bulunmaktadır. Türkiye hem Doğulu, hem Batılı ülkelerle sahip olduğu tarihi, siyasi ve kültürel deneyimler nedeniyle her iki tarafın duyarlılıklarını ve taleplerini en iyi bilen yegane ülke konumundadır.

Türkiye sahip olduğu diplomasi kültürü sayesinde Afganistan’daki yerel unsurlarla Batılı ülkeler arasında arabuluculuk yapma ve onları makul bir noktada buluşturma konusunda gerekli donanıma sahip tek ülkedir. Daha fazla kan dökülmesini engellemek, bölgeye güvenlik ve istikrarı getirip sadece bölge için değil enerjinin ve ticari malların sorunsuz transferi konusunda tüm dünya için arzulanan bir atmosferin yaratılabilmesi için Türkiye vazgeçilmez bir konumda bulunmaktadır.

Türkiye hali hazırda Afganistan’da TİKA gibi resmi kurumlar ve sivil toplum örgütleri Afgan halkının dostluluğunu kazanmak için bir takım faaliyetler yürütmektedir. Bu faaliyetler Afgan halkının modernleştirme çabalarına duyduğu kuşkunun azaltılmasında önemli bir işlev görmektedir.

Afgan halkı nezdinde kabul edilebilir bir imaja sahip olan Türkiye NATO’nun bir üyesi olması ve ABD ve AB ile üst düzey ve nitelikli ilişkileri nedeniyle BM ve NATO gibi uluslararası örgütlerin Afganistan’daki faaliyetlerinin kolaylaşmasına ve barış yönünde mesafe alınmasına göz ardı edilemez katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin Afganistan’daki yapıcı faaliyetlerini sürdürmesi, sadece Afganistan bölge ülkeleri için değil, tüm ilgili taraflar, hatta tüm dünya için büyük bir ehemmiyet arz etmektedir.

Türk Askerlerinin Afganistan’da fiili operasyona katılmamış olmaları, buna karşılık Afgan/Taliban savaşçıların Türk askerini hiç hedef almamış olmaları Kamu Diplomasinin ve kimlik yakınlığının uluslararası ilişkilerde ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Türkiye Afganistan ile resmi olarak ve Afgan unsurlarla SSCB’ye karşı mücadelede geliştirmiş olduğu iyi ilişkilerin korunması için ve Afganlar nezdinde Müslüman Türk imajının zedelenmemesi elinden gelen tüm çabayı göstermiş ve bunun karşılığını almıştır. Öte yandan, Türkiye Afganistan’a komşu olan ülkelerin hemen tümünün gözünde olduğu kadar batılı dostları nezdinde de görece iyi bir imaja sahiptir. Çatışmanın taraflarınca kullanılan söylemlerin tümünü en iyi biçimde anlama, anlamlandırma ve yönlendirme kapasitesine sahiptir. Türkiye, yeterli kredi verilmesi halinde, orta noktanın bulunmasında ve bir uzlaşının sağlanmasında son derece önemli roller oynayabilir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Hark Adası, ekonomik olarak çok büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden, İran’a ait olan bu ada üzerinde ABD, İsrail, İran ve Çin’in ulusal çıkarları çatışmaktadır. Bu olay, küresel sonuçlara sebep olmaktadır.;

Dünya ekonomisi, 2020’li yılların başından itibaren son otuz yıla damgasını vuran liberal rasyonalitenin sarsıldığı, yapısal bir kırılma dönemine girmiştir. 1980-2020 yılları arasında küresel sistemi domine eden "Etkinlik" (Efficiency) paradigması, yerini ulus devletlerin varoluşsal bir refleksi ola...;

2025 yılındaki ABD-Çin ticaret savaşı bir aydan kısa sürdü; ancak ortaya koyduğu stratejik açık on yıllardır derinleşmekteydi. 2 Nisan'da, kendi deyimiyle "Kurtuluş Günü"nde ABD Başkanı Donald Trump, aralarında Çin'in de bulunduğu düzinelerce ülkeye geniş kapsamlı tarifeler uyguladı; Çin birden orta...;

Rus iktisadi düşünce tarihini incelemek, sadece bir coğrafyanın üretim ve bölüşüm ilişkilerini takip etmek değil; aynı zamanda devletin bekası, toplumun ahlaki dokusu ve bireyin mülkiyetle olan sancılı ilişkisi üzerine kurulmuş devasa bir "iktisat sanatı" (techne) laboratuvarına girmektir. ;

İktisat tarihi, uzunca bir süre iki kutuplu bir koordinasyon anlatısına sıkıştırıldı: Bir tarafta piyasanın koordinasyon gücünü yücelten ve mikro ajanların dağınık bilgisini fiyat mekanizmasıyla eşleyen Adam Smith’in "Görünmez El"i; diğer tarafta ise her şeyi yukarıdan aşağıya (top-down) tasarlayabi...;

İktisat literatüründe makro-teorik yaklaşımlar genellikle üretici güçlerin mülkiyetini, bölüşüm ilişkilerini ve sınıfsal çatışmaları ulusal ya da küresel ölçekte, yukarıdan aşağıya (top-down) kurgulama eğilimindedir. Bu durum, ekonomiyi soyut bir denge arayışı ya da kaçınılmaz bir tarihsel altüst ol...;

İklim değişikliği dünya için yeni değil. Kaynaklardan son büyük buzul çağının yaklaşık 115.000 yıl önce başladığını ve 11.700 yıl önce sona erdiğini öğreniyoruz. Bu uzun soğuma döneminin en soğuk ve buzulların en çok genişlediği dönemin yaklaşık 29.000 ile 19.000 yıl önce yaşandığı bir başka bilgi.;

Geçenlerde okuduğum ilk baskısı 2017 yılında yapılan Amerikalı antropolog James C. Scott’un ‘’Tahıla Karşı (Against the Grain: A Deep History of the Earliest States’’, Koç Üniversitesi Yayınları) adlı kitap insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan tarım devrimi ve ilk yerleşik devl...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.