Stratejik Rapor No: ?, Aralık 2005
Sunuş
Irak'ın yeniden yapılandırılması sürecinde 15 Ekim 2005 tarihinde gerçekleştirilen anayasa referandumunun ardından, kabul edilen anayasa metninin Irak'ın geleceğine olası etkileri konusunda tartışmalar başlamıştır. Konu ile ilgili farklı değerlendirmeler yapılırken, bazı yorumcular anayasanın ülkeye istikrar getireceğini ve Irak'ın birliğini güçlendireceğini savunmaktadır. Saddam Hüseyin döneminde baskıcı politikalarla bir arada tutulan farklı etnik ve dinsel kimliklere sahip grupların, gelecekte bölünmeye neden olacak bir irade göstermeleri halinde, kabul edilen anayasanın (içerdiği bazı hükümler nedeniyle) bu süreci kolaylaştıracağını düşünenler ise farklı bir bakış açısını oluşturmaktadır.
Şu da bir gerçektir ki, Irak'ın geleceği ile ilgili tahminleri sadece anayasa metnine bağlı kalarak yorumlamak, basitleştirici bir yaklaşım olmaktadır. Cenap Çakmak tarafından kaleme alınan bu çalışmanın amacı, Irak'ın kendi iç dinamiklerinden yola çıkarak, farklı etnik ve dinsel kökenli grupların tutumlarını incelemek ve Irak'ın birliği ya da parçalanmasında, kabul edilen anayasa metninin tek faktör olmayacağını açıklamaktır. Çalışmanın ilk bölümünde, 15 Ekim'de yapılan referandum ile ilgili genel bilgiler ve anayasa ile ilgili farklı değerlendirmelere yer verilirken, izleyen bölümlerde Irak'ın bölünüp bölünmeyeceği tartışmaları ve Irak'ı oluşturan grupların davranışları çeşitli boyutlarıyla analiz edilmektedir. Anayasanın bazı maddeleri ve sınırları anayasa ile belirlenen kurumların görev ve yetkilerinin yorumlanmasıyla çeşitli sonuçlara varılan daha sonraki bölümlerde ise; düşünülenin aksine anayasanın, Irak'ın parçalanmasını kolaylaştıracak hükümler içermediği ortaya konmaktadır.