Siyasetin İletişimi - Giriş

Makale

Bu kitap Siyasal İletişim Enstitüsü çatısı altında yürütülen bilimsel faali­yetlerin etkileşiminden doğdu; Enstitü'nün projeleri, araştırma raporları ve stratejik vizyon geliştirme eğitimleri böyle bir kitabın yayınlanmasının büyük bir ihtiyaca cevap vereceği gerçeğini ortaya koydu....

Bu kitap Siyasal İletişim Enstitüsü çatısı altında yürütülen bilimsel faali­yetlerin etkileşiminden doğdu; Enstitü'nün projeleri, araştırma raporları ve stratejik vizyon geliştirme eğitimleri böyle bir kitabın yayınlanmasının büyük bir ihtiyaca cevap vereceği gerçeğini ortaya koydu.

Türkiye'de siyasal iletişimin stratejik yönü ve etkisi henüz tam olarak an­laşılabilmiş değil. Siyasi partilerimiz ve siyasetçilerimiz, siyasetin iletişiminin nasıl yapılması gerektiği konusunda yeterli bilgi birikimine sahip değiller. Böyle olunca da siyaset kurumu, kendisini yenilemede, küreselleşen dünyanın gerekliliklerine ayak uydurmada, değişen iletişim ortam ve araçlarını kullana­bilme becerisinde, kamuoyu ile etkili iletişim kurabilme konusunda yetersiz kalmaktadır.

Siyasette "neyin", "nasıl" yapılması gerektiğini, "hangi araç ve teknikler" kullanıldığında başarılı ve kalıcı sonuçlar elde edilebileceğini bize söyleyebi­lecek olan merci, bilimdir. Siyasette el yordamıyla, kulaktan dolma bilgiyle, üstünkörü bir bakış açısıyla başarılı olabilmek günümüz koşullarında artık mümkün değildir. Rekabetin böylesine hızlandığı, kitle iletişim araçlarının bi­reylerin algılama ve birikimlerini geliştirdiği, ikna etmenin zorlaştığı, pek çok paradigmanın siyaseti doğrudan etkilemeye başladığı günümüz dünyasında si­yasetin, bilimden başka sığınacak bir yerinin olmadığı açıktır.

Siyasal İletişim Enstitüsü'nde değerli hocalarımızla birlikte yürüttüğü­müz çalışmalar, ülkemizdeki siyasi partilere, siyasetçilere, kısaca siyaset ku­rumuna bilimsel katkı sunmayı amaçlamaktadır. Elinizdeki bu kitap da sunu­lan bu katkıların çok önemli bir basamağını oluşturmaktadır.

"Siyasetin İletişimi" isimli kitabımızda; "siyasal pazarlama, propaganda, seçmen davranışı, seçim kampanyaları, gündem yönetimi, kamuoyu araştır­maları, imaj yönetimi, siyasal reklamcılık, siyasal iletişimde internet kullanı­mı, politik psikoloji ve siyasal iletişim stratejileri" gibi çok önemli konu baş­lıkları yer alıyor.

Çok iddialı gibi gelecek ama şu gerçeği söylemeden geçemeyeceğim: Türkiye'de siyasal iletişim konusu belki de ilk defa böylesine değişik açılar­dan, konusunun uzmanı yetkin kalemler tarafından ele alınıyor, inceleniyor, siyaset kurumuna stratejik bir yol haritası sunuluyor.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2634 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1346 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 282
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Türkiye’de yaşayan ve özellikle de 1950’li yıllarda ana vatana göç eden eski Yugoslavya muhacirlerinin uzunca yıllardır kulaktan kulağa yaydığı bir mesele Makedonya vatandaşlığı hakkına sahip olmak. ;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.