Musul ve Kazem Al Saher

Makale

Musul hala DAİŞ’ten tamamen temizlenemedi. 5000 savaşçıya karşı 60 ülkenin destekli huruç harekatı var. Irak ordusu ve Peşmerge savunması bunun dışında bir savunma gücü. Ülkenin asıl sahibi....

Musul hala DAİŞ’ten tamamen temizlenemedi. 5000 savaşçıya karşı 60 ülkenin destekli huruç harekatı var. Irak ordusu ve Peşmerge savunması bunun dışında bir savunma gücü. Ülkenin asıl sahibi. Türkiye’nin “istenmeyen bir taraf“ olarak sembolik varlığını sürdürdüğü Musul’da 120 civarında yerleşim yerinin DAİŞ’in elinden geri alındığı duyuruluyor. Ama Musul’lular hala yarından, yarınlarından emin değil.


“Millet Olma“ Duygusunu Yitirmenin Ağır Bedeli

Musul, Musul’dan başka her şeye benziyor artık. Sürekli ateş altında ve diken üstünde yaşamak Musul’lu için kaderin acı oyunu veya en önemlisi “millet olma“ duygusunu yitirmenin kaçınılmaz sonucu. Bir sonuç daha var. Artık Musul eski renkli insan dokusunu kaybetmiş durumda. Yezidi, Ermeni, Türkmen, Kürt, Arap, Asuri ve Şabbaki’lerin ahenk içinde denemese bile bir arada yüzyıllarla yaşadıkları vilayet, gün olur koalisyon güçleri çekilirse, tek renkli bir yer olmaya namzet. Ama sevgili Nezir Kırdar’ın deyimi ile olan oldu bir kere. “Irak’lı(Eraki) kimliği kalmadı“. Asıl sorun bu. İnsanları birbirine bağlayan kimlik yok olunca, fırtına önünde savrulan yapraklara döndüler.


“Harab Mabed“

Nureddin Mahmut Zengi’nin 1172 de yaptırdığı büyük Musul camiinden veya Cami-i Nuri’den söz ediyorum. DAİŞ cihadının, ibadetin önüne geçtiği tarih olan 2014 yılından bu yana, minaresi yıkık, boynu bükük, Bağdadi’nin halifeliğini ilan etmeyi seçtiği yer olarak ise mahcup.

Aklıma hemen Rıza Tevfik’in Harab Mabed başlıklı şiiri geliyor: “İslamın bahtiyar bir zamanında; Ab-ı hayat vamış şadırvanında; Şimdi harab olmuş sayebanında; Dem çeken kuşların ömrü azalmış“. DAİŞ’in nasıl bir din anlayışı var ki, sadece bir ibadethaneyi değil, Musul Camii ile bir kültür mirasını yok etmeyi hedef almış.


Ve Musul’un Davudi Sesinden bir Çağrı, bir Yakarış

Sarah Brightman eğer, Hertfordshire bülbülü ise, Kazem Al Saher Musul’un avazesi gök kubeye yükselen davudi sesi. Bu iki eşsiz sesi izlerken insan “şu medeniyetler çatışması da neyin nesi, ancak medeniyetlerin ebedi uyumundan söz edilebilir“ diyesi geliyor. Eğer Samuel Huntington bu ikilinin “The War is Over“ şarkısını yorumlayışını izleseydi, kitabında neleri değiştirirdi? diye soruyorum kendi kendime.

Derme çatma bir minare görünümlü kuleden birlikte söylüyor ikili şarkının bir bölümünü klip’te. Arap atlıları tozu dumana katıyor fonda.Ve Brightman ile Al Saher birlikte, hayal-gerçek bir tesbitte bulunuyorlar:
“Düşen yaralı yıldızlar(ışık) birbir, rüyalarında hala bir açık kapı arıyor;
Sabah çiğdemiyle birlikte, adeta savaş bitmişcesine zafer dolu bir görüntü beliriyor.
Ve bana eve dönüyormuşum gibi geliyor“.


Sanatçı Duyarlılığı ve “Selam Allah“

Özellikle resime ve müziğe, genellikle sanata yaşamını adamış gerçek sanatçılar, sıradan insanların görmediğini görüp, onların duymadığı, duyamadığı sesleri duyar gibi gelir hep bana. Belki de gerçekten öyledir. Çünkü sanatçı duyarlılığı bambaşka.

İşte Musul’un güzel çocuğu, gür sesi Kazem Al Saher, adeta harabeye dönen vatanının özlemini gidermek istercesine Allah’ı selamlıyor, “Selam Allah“ diye “Savaş bitti“ adlı şarkıda:
“Duyguların dili karanlıkta yankılanıyor; Umut ufukta; Düşen yaralı yıldızlar sebebiyle hiç olmazsa rüyalarda bir açık kapı aramalı“; Bana savaş bitti, eve dönüyormuşum gibi geliyor“ diye solo yapıyor Kazem Al Saher.

İkili bir başka deyişle, medeniyetleri buluşturarak, barışa bir şans daha verilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Biri Herdfordshire, diğeri Musul bülbülü iki güzel insan.
Şarkıyı dinlemenizi, klip’i de izlemenizi öneririm. İyi bir dilek ve kutsanmış bir dua gibi.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Tarihte pek çok ulusun geçmişine bakıldığında, kültürel üst kimliklerin bugünün dar siyasi haritaları üzerinden değerlendirildiği görülür. Bu yüzeysel bakış açısı nedeniyle, dışarıdan bakan bir göz için "Türk" kavramı yalnızca "Türkiye Cumhuriyeti" sınırlarına, "Türkiye" ise ne yazık ki Orta Doğu ek...;

Uluslararası formatta düzenlenecek Türkiye Coğrafi İstihbarat Sempozyumu (2026) oturumlarında konuşmacı olmak için gerekli belgenin busra.buyuk@tasam.org (TASAM) veya geointsymp@esenyurt.edu.tr (İstanbul Esenyurt Üniversitesi) adresine aşağıda tarif edildiği şekilde oluşturularak MS Word dosyası fo...;

Çok şey gibi İstanbul’un o güzelim çay bahçeleri de gün gün eksilmekte. Halbuki Onlar şehir hayatının vazgeçilmez unsurları idiler. Gün içinde küçük bir kaçamak ya da uzun yaz günlerinde iş çıkışı bir nefeslenme için ne güzel bir imkan. ;

Pakistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler “İki Millet, Tek Ruh” olarak tanımlanmıştır. Her iki ülkenin de dilsel, kültürel ve medeniyetsel yakınlıkları olduğu yadsınamaz bir gerçektir ancak hızla gelişen bölgesel jeopolitik, sembolik söylemlerden daha fazlasını gerektirmektedir. ;

Bu çalışma, BM/UNESCO raporları eşliğinde Balkanlar'daki tahribatın savaşların bahane edilerek sistematik şekilde yıkılmış yapılardaki tarihi ve mimari yapılara verilen zararları ve bu süreçte TİKA çalışmalarını ve bu yapıların koruma ve ihyasını ele almaktadır;

İnsanlık tarihi boyunca savaşın ve stratejinin temel birimi "toprak" olmuştur. Westphalia düzeninden bu yana egemenlik; sınırların korunması, kaynakların fiziksel işgali ve orduların cephe hattındaki yıpratıcı mücadelesiyle ölçülmüştür. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken, özellikle 2025-20...;

Balkanlar iktisat tarihi ve doktrinler tarihi literatüründe sıklıkla homojen, "gecikmiş" veya çevre (periferi) bir coğrafya olarak ele alınma eğilimindedir. Oysa Doğu Avrupa ve Balkan iktisadi düşünce gelenekleri derinlemesine incelendiğinde, alanın sınırlarını çizen devasa kurumsal ve zihinsel fay ...;

“Türkiye Markası; Yerelden Kürese 21. Yüzyıl İçin Stratejik Yol Haritası” isimli kitap, TASAM Yayınları tarafından yayımlandı. Prof. Dr. Abdullah Özkan, Dr. Öğretim Üyesi Erol Dönek, Dr. Mehmet Sali editörlüğünde hazırlanan kitapta konunun uzmanı 18 bilim insanının 17 makalesi yer alıyor.;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.