Dünya gündemine geldiği 2002 yılından beri gündemdeki yerini koruyan İran'ın nükleer programı ile ilgili sorunda UAEK'nın rolü genelde medyada yer almamıştır. Her ne kadar basında özellikle Kurum Genel direktörü Mu- hammed El-Baredey sıklıkla boy göstermişse de bir bütün olarak Kurum gereken ilgiyi görmemiştir. İran ile ilgili krizde doğal olarak daha çok ABD ve AB Troykası -Almanya, Fransa ve İngiltere- öne çıkmış, sorunun daha güncel kısmında ise bunlara Çin ve Rusya da katılmıştır. Ancak başından beri kuruluş amacı ve yetkili olduğu alanlar nedeni ile kriz ile doğrudan ilgilenen UAEK gereken ilgiyi görmemiştir. Yapısı ve sahip olduğu yetkiler itibarı ile görece olarak zayıf bir örgüt olan UAEK'na yönelik bu ilgisizlik bir ölçüde normal karşılanabilir. Ancak bu Kurumun kriz sürecinde nasıl bir rol oynadığının görmezden gelinebileceği anlamına gelmemektedir. Bu çalışmada İran'ın nükleer programı ile krizin dünya gündemine oturduğu 2002 yılından itibaren Kurum ile İran arasındaki ilişkiler kronolojik olarak incelenmiştir.
UAEK'nin İran'ın nükleer şüpheli nükleer programı ile ilgili süregiden güncel krize bir aktör olarak doğrudan ve etkili bir şekilde dahil olmaya başlaması 2002 yılına rastlamaktadır. Ağustos 2002'de Kurumun yaptığı bir araştırma İran'ın nükleer programı ile ilgili önemli sorunlarının olduğunu ortaya koymuştur. UAEK, uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak, İran'da ilan edilmemiş uranyum zenginleştirme programını keşfettiğinden beri İran ile ilgili bu sorunun küresel bir krize dönüşmemesi için önemli çaba göstermiştir. Buna karşılık, Nükleer Silahsızlanma Anlaşması'na (Nuclear Non-Proliferati- on Treaty-NPT) atıfta bulunan İran hükümeti, bu anlaşmaya göre barışçıl amaçlar için kullanılmak üzere nükleer teknolojiye sahip olmaya hakkı olduğu tezini sürekli işlemeye özen göstermiştir. Ancak İran birçok kere UAEK ile işbirliğine girmeyi reddetmiş ve dolayısıyla da nükleer teknolojiye barışçıl amaçlar için sahip olacağı iddiasının Kurum tarafından şüpheye yer bırakmayacak şekilde teyit edilmesini önlemiştir. UAEK Genel Direktörü Muhammed El-Bradey'in 12 Ocak 2006'da Newsweek dergisine verdiği mülakatta söylediği şu sözler İran'ın işbirliği konusunda nasıl oyalayıcı bir tavır içerisinde olduğunu ve bu nedenle de Kurumun ne kadar davranmışsa da İran'ın tam şeffaflık konusunda verdiği güvenceye dikkat çekmiş ve İran'ın nükleer programı ile ilgili olarak daha işbirlikçi bir tutum benimseyeceği ümidini dile getirmiştir. Kurul ayrıca İran'ın NPT'ye Ek Protokolü imzalamaya hazır olduğu şeklindeki taahhüdünden duyduğu memnuniyeti de ifade etmiştir. Son olarak da Kurul Genel Direktörden, gerektiğinde konu ile ilgili rapor hazırlamasını da talep etmiştir.6