"Işık Doğudan Gelir/" İran, bu antik söylemde ifade edilen ve bugünkü medeniyetin şekillenmesinde önemli bir rol oynamış olan Doğu'nun bir parçasıdır. Bugünkü İran algılaması, İran'ın görkemli ve şanlı geçmişinden uzaktır. Günümüzde İran, dünya medeniyetine yapmış olduğu katkıdan çok, problemler, güvensizlik ve istikrarsızlık ile ilişkilendiriliyor. 17 Haziran 2005'de yapılan son başkanlık seçimleri bu karanlık tablonun gelişiminin bir göstergesi olmuştur. Halkın bundan önceki yöneticilerle ilgili olarak düş kırıklığına uğramış olması ve geleceğin yöneticilerine karşı duyulan güvensizlik seçimler süresince heyecansız ve ilgisiz bir atmosfer yarattı. Seçimlerin ikinci turunda Tahran eski valisi Mahmud Ahmedinecad İran'ın yeni başkam seçildi. Ahme- dinecad, ciddi iç problemleri olan ve uluslararası toplumla - özellikle ABD ile - gerginlikler yaşayan bir ülkenin başkam oldu. Bölgesel önem ve ülkenin küresel düzeydeki problematik algılanışı, İran seçimlerini ve yeni başkanı uluslararası toplumun gündemine yerleştirdi.
Bu makale, muhafazakâr devlet yapısı rejimin devamını ve status quo'nun korunmasını her şeyden çok öncelikli kılan İran'ın iç ve dış politikalarında değişimin sınırlarını analiz ediyor. Son yapılan seçim, yeni cumhurbaşkanı ve onun değişen tavrı analiz edilmesi gereken önemli gelişmelerdir. Bu analiz, siyasal iktidar yapısının, başkanın bu yapı içindeki pozisyonunun, İran'ın iç siyasetindeki ve dış dünyaya yönelik siyasal davramşlarındaki sürekliliklerin ve değişimlerin bir değerlendirmesi yoluyla yapılmalıdır. Şu sorular bu makaledeki tartışmalara şekil verecektir: Seçimin gözde ve popüler adayı olan Raf- sancani neden başarısız oldu? Ahmedinecad'ı başkanlığa taşıyan nedenler nelerdir? Seçim sonuçlarının İran için anlamı nedir? Yeni başkanın iktidarı altında iç ve dış politikalar nasıl şekillenecek? Ahmedinecad İran'ı izolasyona sürükleyecek midir? Siyasal çizgilerinin pratik anlamları açısından Hatemi ile Ahmedinecad arasındaki farklar nelerdir?