“Müslüman Topluluklar Birliği” Toplantısı Ve İstanbul Deklarasyonu

Kategori Seçilmedi

Stratejik Yorum No: 241

İstanbul Deklarasyonu

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin tertip ettiği “Müslüman Topluluklar Birliği“ toplantısı sonrasında “İstanbul Deklarasyonu 2006“ adı verilen bir sonuç bildirgesi yayınlandı. “İstanbul Deklarasyonu“ tek kelimeyle özetlemek istenirse herhalde şunu söylemek gerekir: “Artık konuşma değil, iş yapma zamanıdır…“

İstanbul Deklarasyonu’nda konuşmaya değil, iş yapmaya vurgu yapılması anlamlıdır. Çünkü toplantılarda sunulan bildirilerde de belirtildiği gibi, şimdiye kadar hep konuşuldu, tartışıldı, deklarasyon yayınlandı ama sorunların çözümü konusunda ciddi bir mesafe alınamadı. Bu nedenle “Müslüman Topluluklar Birliği“ toplantısı sonrasında dünya kamuoyuna açıklanan deklarasyonda İslam ülkelerinin karşılaştığı ekonomik, siyasal ve toplumsal sorunların çözümünde daha aktif olunmasının istenmesi önem taşımaktadır.

Çünkü bugün İslam dünyası gerçekten önemli sorunlarla karşı karşıyadır. İslam dünyasına yönelik küresel bir kuşatmadan söz etmek mümkündür ve 11 Eylül olaylarından sonra bu kuşatmanın giderek daha da derinleştiği açıktır.

İstanbul Deklarasyonu’nda İslam dünyasının içinde bulunduğu durumun analizi şöyle yapılmaktadır: “İslam ülkeleri; İslam alemini ve bütün dünyayı sömürgeleştirmeyi hedefleyen ırkçı-tekelci emperyalizme karşı ülkelerini, doğal kaynaklarını ve kültürlerini koruyacak bir siyasi irade oluşturmak zorundadırlar. Fas’tan Endonezya’ya kadar İslam dünyası dünyanın merkezindedir. Sahip olduğu ekonomik, demografik, stratejik önemi dolayısı ile zengin kuzey, fakir güney arasındaki müstakbel gerilimleri azaltacak küresel barış ve huzuru temin edecek konuma sahiptir. Bugün İslam aleminin bir bölümü emperyalist güçler tarafından işgal altındadır. Her gün yüzlerce masum insan öldürülmekte, evleri ve yurtları tahrip edilmektedir. İslam medeniyetinin diriltici ve yüceltici dinamiklerini bilmeyenler, yenilmişlik psikolojisi ile adeta İslam aleminin sömürgeleştirilmesine yardımcı olmaktadır…“

İstanbul Deklarasyonu’nda İslam ülkelerinin karşılaştığı sorunların çözümü için “ortak bir siyasi irade“ oluşturulmasından söz edilmesi de dikkat çekicidir. Çünkü bugün pek çok sorunun çözümsüzlüğe mahkum edilmesinin altında siyasi irade eksikliği yatmaktadır. “Müslüman Topluluklar Birliği“ toplantısından çıkan en vurucu sonuçlardan biri, İslam dünyasındaki siyasi irade eksikliği teşhisinin yapılmasıdır.

İstanbul Deklarasyonu’nda yer alan bir diğer önemli konu Ortadoğu’da süregiden savaş ortamı… İstanbul Deklarasyonu’nda tüm dünyaya barış çağrısında bulunulması dikkat çekti: “Bugün yeryüzünde barışın sağlanması Ortadoğu da barışın teminine bağlıdır. Bunun ilk şartı da Filistin devletinin tam bağımsızlığına kavuşması ve esas sınırlarına yeniden sahip olmasıdır. Ancak Mescid-i Aksa’nın özgür olmadığı Bağımsız Filistin’den bahsedilemez…“

“Müslüman Topluluklar Birliği“, öncelikle İslam dünyasındaki sonra da dünya genelindeki sorunların çözümü için kurumsallaşmanın zorunlu olduğunun altını çiziyor. İslam ülkeleri arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için “siyaset enstitüleri“ kurulmasını zorunlu görüyor. Ayrıca sağlıklı işbirliği için enformasyon altyapısının oluşturulması, teknolojik gelişmelerden en üst düzeyde yararlanılması isteniyor.

İstanbul Deklarasyonu, Türkiye’ye farklı bir perspektif ve küresel bir vizyon kazandıran D-8 teşkilatının fonksiyonel hale getirilmesini de talep ediyor. Barışı, adaleti, eşitliği, adil paylaşımı, insan hakları ve demokrasiyi esas alan D-8 teşkilatının bu ilkelerinin hayata geçirilmesinin adil bir dünyanın kurulabilmesine önemli katkılarının olacağı ifade ediliyor.

“Müslüman Topluluklar Birliği“nin üç gün süren toplantıları sırasında yapılan komisyon çalışmalarında ve sonuç deklarasyonunda sürekli olarak mevcut dünya düzeninin adaletsiz yapısına ve sömürüye dikkat çekilerek, bu yanlış yapının mutlaka değişmesi gerektiği vurgulandı.

İstanbul Deklarasyonu’na yansıyan fikirlere bakıldığında “Müslüman Topluluklar Birliği“; başta İslam Alemi olmak üzere dünya üzerindeki tüm adaletsiz, eşitsiz ve haksız yapılanmalara son verilmesini, sömürünün ortadan kalkmasını, savaş yerine barışın tesis edilmesini ve tüm insanlığın saadete kavuşmasını arzu etmektedir. İstanbul’da açıklanan bu manifestonun tüm dünya genelinde yankı bulması hepimizin ortak dileğidir.

Türkiye’nin Değeri

“Müslüman Topluluklar Birliği“ toplantısı ile Türkiye, hem İslam dünyası hem de tüm dünya için ne kadar kilit bir ülke olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Dünyanın maruz kaldığı sömürü düzeninin ortadan kalkması, insan onurunu yaraşır, adaletli bir düzeninin kurulması çağrısı tüm dünyaya Türkiye’den yapılmıştır.

İşte Türkiye böylesine önemli bir ülkedir; ülkemizin dünya siyasetinde stratejik bir değeri vardır. Türkiye, küresel bir güç olma potansiyeli barındırmaktadır.

Organizasyonu gerçekleştiren kuruluş, İstanbul’daki bu önemli toplantıyla tüm dünyaya ülkemizin gücünü, potansiyelini göstermiş; adaletli bir dünyanın kurulmasına öncülük edebileceğini ortaya koymuştur. Kanaatimce herkesin ülkemizin bu gücünü görmesi ve ona göre tavır alması gereklidir.

* TASAM Siyaset Bilimi ve Sosyokültürel Çalışma Grubu, Proje Yöneticisi

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

Temmuz 2026 başı itibarıyla küresel AI sektörü, sermaye yatırımı düzeyinde birbirini besleyen iki cephede aynı anda büyümektedir. Bir yanda ABD'nin dört büyük hyperscaler'ı (Google, Microsoft, Amazon, Meta) tarihte görülmemiş ölçekte yatırım harcaması gerçekleştirirken, diğer yanda Çin merkezli A...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...