Sayın Başkan, Sayın Bakanlar, Değerli Büyükelçiler, Akademisyenler, Bayanlar, Baylar, Değerli İzleyiciler;
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde faaliyet gösteren Afrika Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen İkinci Uluslararası Türk-Afrika Kongresi'nin, geçen yıl yapılan Birinci Kongre gibi, çok yararlı bir girişim olduğuna inanıyorum. Afrika'ya olan ilgiyi ortaya koymaya yönelik bu çabaların, uzun yıllar ihmal ettiğimiz Afrika kıtası ile olan ilişkilerimizi geliştirmek, Türkiye'yi bu kıtada tanıtmak ve herşeyden önce bu kıtayı gereği gibi tanımak için son derece önemli olduğunu değerlendiriyorum.
Bugün 53 ülkenin yer aldığı, 1 milyar nüfuslu bu büyük kıta ile olan ilişkilerimiz birkaç yıldan beri etkinlik kazanmış bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 1998 yılında Afrika'ya açılma yönündeki çabalarımız bir süre sonra kendi haline bırakılmış, bu ilişkiler, bu iktidarla ivme kazanmış, 2005 yılı Afrika yılı ilan edilmiş, ancak Türk Dış Politikasının öncelikleri ve ilgi alanlarının çeşitliliği, Afrika ile olan ilişkilerimizi istenilen seviyeye henüz çıkaramamıştır. Türk-Afrika ilişkilerini irdelemek, Türkiye'de Afrika'yı tanıyan, Afrika'daki gelişmeleri yakından takip eden entellektüel bir zümrenin oluşmasını sağlamak için ilk elden Afrika'ya yönelik bilgiler üretebilmemiz amacıyla, Türk Üniversitelerinde bir "Afrika İncelemeler Merkezi" kurulmasının, TASAM'ın Afrika Enstitüsü'ne ilave bir güç katacağına inanıyorum. Afrika'yı bilmek ve tanımak için kendi insanlarımız, kendi uzmanlarımız olmalıdır. Bu kıtanın mahalli dillerini de bilen, Afrika'da yaşamış, Afrika kültürüne aşina, Afrika'yı anlayan insanlar yetiştirmemiz gerekiyor. Bu insanların, bize sunacakları bilgiler sayesinde hem ülkemizde Afrika'ya yönelik ilginin artması gerçekleşecek, hem de Afrika'yı iyi tanımamız, çıkarlarımızı bu kıtada daha iyi bir şekilde savunmamız mümkün olacaktır.