Şehir Diplomasisi Çalıştayı | SONUÇ RAPORU

Haber

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016” kapsamındaki ...

SİVİL GLOBAL PROGRAMI | SEKTÖREL DİPLOMASİ KANALLARI
ŞEHİR DİPLOMASİSİ ÇALIŞTAYI
SONUÇ RAPORU

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016“ kapsamındaki “Sektörel Diplomasi Kanalları“ altında 22 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da yapılan “Şehir Diplomasisi Çalıştayı“; Zirve’nin “Potansiyelin Keşfi: Kapasite Yönetimi ve Derinleşme“ olarak belirlenen ana temasına hizmet edecek şekilde, uluslararası alanda işbirliği imkânlarının proaktif yaklaşımlarla geliştirilmesine çok yönlü faydalar ve önemli katkılar sunmak üzere oldukça verimli geçmiştir. İlgili uzmanlar, yetkililer, akademisyenler ve STK yöneticilerinin katılımı ile icra edilen Çalıştay’da öne çıkan tespit ve değerlendirmeler özetle aşağıda derlenmiştir:

1- Şehir diplomasisi, oldukça yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmakta, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekteki ilişkilerine katkı sunabilecek bir alan olduğu düşünülmektedir. Genelde “şehir“ dendiğinde akla yerel yönetimler veya belediyeler gelmektedir. “Şehir diplomasisi“ denince de herkesin aklına yerel yönetimler gelmektedir. Bu nedenle yerel yönetimler dışında şehirde başka aktörlerin de olduğu dile getirilmelidir.

2- Şehirlerde yerel yönetimler, devletin halk ile en yakın ve en fazla etkileşim içinde olduğu kurumlardır. Pek çok temel hizmet yerel yönetimler vasıtasıyla sağlanmakta ve dünyada yerel yönetimlerin rolü her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle yerel yönetimlerin toplumun problemlerine ve mahallî meselelere karşı daha duyarlı olmaları beklenmektedir. Günümüzde küreselleşme ile birlikte, her alanda yaşanan değişim ve gelişim, kamu yönetimine de yansımakta; yönetim anlayışları değişmekte; bu değişim ve gelişmeler uluslararası ilişkileri de etkilemektedir.

3- Yerel yönetimler siyasi açıdan ve demokrasinin gelişimi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca katılımın ve temsilin artması ile yerel yönetimler aracılığıyla halkın kararların alınmasında rol oynaması, sorunların çözümüne daha büyük katkı sağlayacaktır.

4- Şehir diplomasisi yaklaşımında temel hak ve özgürlükleri garanti edilmiş bireylerden oluşan müreffeh bir toplum hayatı ancak demokrasi ile mümkün olabilmektedir. Bu anlayış; yönetimde en geniş anlamda temsil ve katılımı, etkin bir sivil toplumu, hukukun üstünlüğünü, yerinden yönetimi, şeffaflığı, hesap verebilirliği, vatandaş memnuniyetini esas alan, etkin ve verimli yöntemlerle hizmet sunumunu öngörmektedir. Toplum ve devlet bakımından ise, önemli yapısal sorunların temelinde demokrasi eksikliği yatmaktadır.

5- Yerel yönetimlerin, vatandaşın yerel nitelikteki ihtiyaçlarına zamanında, etkin ve verimli kaynak kullanımıyla cevap verebilecek düzeye getirilmesi gerekir. Yerel yatırımlarla birlikte hizmetlerin de yöre halkının karar süreçlerine katılımı sağlanarak, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun şekilde ve vatandaşın kolayca ulaşabileceği ortamlarda gerçekleştirilmesi gerekir. Bu kapsamda mahallî idarelerdeki personel standartlarının tespit edilmesi, bu kadroların eğitilmesi, mahallî idarelerin hizmet ve vizyonlarının geliştirilmesi için araştırmalar yapılması, bu idarelere ait verilerin toplanması ve yayımlanması gerekir.

6- Yerel yönetimlerin alanını düzenleyen temel kanunlar yenilenirken özellikle; sivil katılıma imkân verilmeli, şeffaf idari uygulamalar zorunlu hâle getirilmeli, idarenin hesap verebilir şekilde tanzimi sağlanmalı, yerel idarelerin demokratik yapısı güçlendirilmeli ve vatandaş odaklı bir yönetim yapılanması ortaya konmalıdır.

7- Artık ülkemizde de, dünyada da şehir nüfusu kırsal nüfusa oranla yüksektir ve yükselmeye devam etmektedir. Şehirler ve şehir yaşantısı birçok açıdan öneme sahiptir. Şehirlerin planlanması, yaşayanların hayatını kaliteli kılmak adına ve şehirleri yaşanabilir hâle getirmek adına büyük önem taşımaktadır. Ayrıca kalkınmayı göz önünde bulundurarak öngörüler doğrultusunda planlamalar gerçekleştirilmelidir.

8- Türkiye’de “şehir planlaması“ dediğimizde, planlama yetkisi olan 12 farklı kurumun olduğu görülmekte, Belediyeler bile planlamada geri planda kalmaktadır. İstanbul’da Tanzimat ile başlayan planlama süreci her zaman merkezin emriyle gerçekleşmiş ve bu projelerin de birçoğu ısmarlama planlar olmuştur.

9- Küreselleşmeyle birlikte gelişen şehirler arasında da rekabet doğmuştur. Şehrin markalaşması hem ekonomi hem yaşam kalitesi için önemli bir olgudur.

10- Stratejik planlamaya önem verilmelidir. Şehir planlamaları yapılırken bunun alt ve üst planlamalardaki yeri belirlenmelidir. Örneğin İstanbul’un planlaması yapılırken Marmara Bölgesi’nin planlaması da hesaba katılmalı ve böylece stratejik planlamaya gidilmelidir.

11- Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekteki ilişkilerini ve faaliyetlerini geliştirmesi ve işbirliklerini derinleştirip genişletebilmesi için zihinsel eşik; “sektörel ve stratejik derinleşmedir“. Şehir diplomasisi bu alanda ortaya çıkan sektörel ihtiyacı karşılamada önemli bir misyon üstlenmektedir. Şehirlileşmenin büyük bir ivme kazandığı günümüzde dünyanın geleceği şehirlerin geleceğine bağlıdır.

12- 4. Sanayi Devrimi’nin hızlandığı günümüzde akıllı ve kompakt şehir planlamaları yapılmalıdır. İnternetin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve büyük bir veritabanı oluşturulmalıdır. Şehrin sunduğu imkanları kaliteli hâle getirme adına “akıllı şehir, akıllı yaşam“ sloganı önemsenmelidir.

13- “Şehir planlaması“ kavramının içinde; sanayi, finans, turizm, çevre, eğitim, ulaşım, eğlence vb. birçok alan bulunmaktadır. Bu nedenle genel bir vizyon ve öngörü yetkinliği ile planlamalar gerçekleştirilmelidir. Özellikle İstanbul gibi büyükşehirler ülke ekonomisinde ve kendi imajı dolayısıyla ülkenin imajına katkı sağlamada büyük role sahiptir.

14- Uluslararası alanda şehirlerin birbirleriyle rekabet hâlinde oldukları unutulmamalıdır. İstanbul gibi bir şehir ancak 2010’lu yıllarda önde gelen şehirlerin arasına katılabilmiştir. Ancak görülmektedir ki ön plana çıkan şehirlerin yerel yönetimlerinin şehir üzerinde inisiyatifleri çok yüksektir.

15- Merkezî yönetimlerin kapasiteleriyle ilgili kaygılar ve tüm yönetim düzeylerinde görülen eksiklikler, yerinden yönetimin öneminin ve yerel yönetimlerin etkinliğini artırma konularının her geçen gün daha fazla vurgulanmasına neden olmaktadır. Kamu kaynaklarına bakıldığında; kamusal yetkileri en güçlü şekilde kullanan kuruluşlar, her zaman için daha fazla ön plana çıkmaktadır. Bu yüzden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, İstanbul Valisi’nden daha çok ön plana çıktığı söylenebilir.

16- İnsanlık artık büyük oranda şehirlerde yaşamaktadır ve şehirler, birçok alanda büyük rol sahibidir. Diplomasiden ekonomiye şehirlerin birçok alandaki etkisi açıkça görülmektedir. Bu nedenle şehirlerin yerel yönetimlerine inisiyatif verilmesi ve şehir planlamalarının doğru vizyonla gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

17- Şehir diplomasisi, kültürel ve ekonomik genişlemenin temel enstrümanıdır. Bu enstrümanın başarısı ise belirlenecek konsept ve rehabilite edilecek envantere bağlıdır. Merkezî planlamalarla ekonomik ve stratejik bağımlılıklar inşası sınırlı olacak, şehirlerin alacağı inisiyatifin gücü politikaların geleceğini belirleyecektir.
22 Nisan 2016, İstanbul
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2608 ) Etkinlik ( 195 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 87 1012
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1990 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1990

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası” hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2021 Faaliyet Raporu’nu güncelleyerek yayımladı.;

Fransa’da yaşayan ve Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü sahibi olan meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf, 07 Mayıs 2021 Cuma saat 21.00’de Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Kulübü ve King’s College Turkish Society tarafından gerçekleştirilen çevrim-içi söyleşinin konuğu oldu.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.