İş Diplomasisi Çalıştayı | SONUÇ RAPORU

Haber

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016”...

SİVİL GLOBAL PROGRAMI | SEKTÖREL DİPLOMASİ KANALLARI
İŞ DİPLOMASİSİ ÇALIŞTAYI
SONUÇ RAPORU

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016“ kapsamındaki “Sektörel Diplomasi Kanalları“ altında 21 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da yapılan “İş Diplomasisi Çalıştayı“; Zirve’nin “Potansiyelin Keşfi: Kapasite Yönetimi ve Derinleşme“ olarak belirlenen ana temasına hizmet edecek şekilde, uluslararası alanda işbirliği imkânlarının proaktif yaklaşımlarla geliştirilmesine çok yönlü faydalar ve önemli katkılar sunmak üzere oldukça verimli geçmiştir. İlgili uzmanlar, yetkililer, akademisyenler ve STK yöneticilerinin katılımı ile icra edilen Çalıştay’da öne çıkan tespit ve değerlendirmeler özetle aşağıda derlenmiştir:

1- Devlet kurumları ve devletler arasındaki ilişkiler artık resmî (first track) diplomasi olarak anılmaktadır. Ancak gayriresmî (second track) diplomasi dendiğinde ise iş adamlarının varlığı görülmektedir.

2- Sivil toplum kuruluşlarının diplomasideki etkisi günümüzde çok büyüktür. İş sektörüne etkisi ve ülkenin dış dünyadaki imajı gibi birçok konuda etkileri söz konusudur.

3- İş diplomasisi bir tür “ilişki yönetimi“ sanatıdır. Bir tarafın hedeflerini karşı tarafın hedefleri ile uyumlu hâle getirmeye odaklanır. İş adamlarının iş hedeflerini gerçekleştirmelerini sağlayan ticari ve mesleki ilişkiyi inşa etme sanatıdır. İş diplomasisi, bir ülkede iş yapan çok uluslu firmaların geçici çıkarları ile ev sahibi ülkenin daimi çıkarları arasında uyum arayışıdır.

4- İş diplomasisinden bahsedilebilmesi için ilk önce “küreselleşme“ söz konusu olmalıdır. Bir Türk şirketinin küreselleşebilmesi için, öncelikle uluslararası hukuk şirketi ve uluslararası muhasebe şirketine ihtiyacı vardır. Ancak Türkiye’de bu iki tip şirket henüz kurulmamıştır. Aynı zamanda, eğer böyle şirketler kurulacaksa bunun devlet fonuyla yapılması gerekmektedir. Millî çıkarları göz önünde bulundurabilmek adına bu tarz şirketler devlet desteğiyle kurulmalıdır.

5- Diplomasi denildiğinde eskiden akıllara sadece devletler gelmekteydi. Halbuki günümüzde yurtdışına çıkan bir birey bile diplomasinin bir aktörüdür. Geleneksel diplomaside ya da “yeni diplomasi“ diye adlandırılan kamu diplomasisinde inisiyatif hükümet organlarında iken, iş diplomasisinde inisiyatif çok uluslu firmalardadır. Dünyaya Türkiye’yi tanıtacak şahısların, kurumların, markaların var olması gerekir. Ancak Türkiye markalaşmaya hâlâ yeterince vakıf olamamıştır.

6- Çalışma, çevre ve istihdam koşullarının düzeltilmesi ile ilgili olarak son yıllarda ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren hükümet-dışı organizasyonların sayı ve etkinlik bakımdan yükselişe geçmesi de sadece muhatap ülkelerin halklarının değil, genel olarak küresel kamuoyunun da göz önünde bulundurulmasını gerektirmektedir.

7- Uluslararası alanda iş yapmak, uluslararası iş dünyasının bütün karmaşıklığı ile başa çıkmak anlamına gelmektedir. Büyük, orta ve küçük ölçekli küresel firmalar, hızla değişen siyasi ve ekonomik iş koşullarına uyum sağlamak zorundadırlar. Bu durum iş dünyasının, ev sahibi hükümetler ve hükümet-dışı organizasyonlar ile etkileşime girmesini gerektirmektedir.

8- Sivil toplum kavramını devlet-dışı olarak anlamalıyız. Günümüzde etkin olan devlet-dışı ögelerin de siyasi iktidarın etkisinden bağımsız kılınması lazımdır. Demokratik bir görünüm ve zamanın diplomasi algısını yakalayabilmemiz için bu konu önem arz etmektedir.

9- Kurumsal iş yapısının zayıf ama hükümetlerin ekonomiye ve iş dünyasına müdahale imkânlarının fazla olduğu ülkelerde iş diplomasisine duyulan ihtiyaç daha da artmaktadır. Sürdürülebilir ekonomi inşası ve yoksulluğu azaltma çabaları, hükümetler ve uluslararası iş çevreleri arasında daha yakın işbirliğini zorunlu kılmaktadır.

10- Ne var ki, pek çok firma uluslararası alanda iş diplomasisine duyulan ihtiyacın farkında değildir. Bazı firmalar bu açığı emekli büyükelçiler istihdam ederek kapatmaya çalışmakta, iş yaptıkları ülkelerin hükümetleri ile olan problemlerini bu şekilde çözmeye çalışmaktadırlar. Oysa kamu diplomasisinin önem kazandığı günümüzde meseleleri sadece siyasi kanallardan halletme imkânı gittikçe azalmaktadır.

11- Lobicilik faaliyetleri de iş diplomasisinin önemli bir parçası olarak görülmektedir. Gizli bankacılık gibi lobicilik de pek çok ülkede yasal ve saygın bir iş oyunu olarak görülmektedir. Çok uluslu firmalar özellikle hükümet ve bürokrasi nezdinde problem çözümü için lobicilik faaliyetlerini önemsemek ve bu faaliyetleri iş yaptıkları ülkenin hukuki yapısına ve siyasi kültürüne uygun biçimde yürütmek zorundadır.

12- İhracatçı sayısının artmasında, firmaların büyümesi için devletçe sağlanan fonlar tek başına yeterli değildir. Çünkü ihracat meselesi Türkiye’nin yurtdışında markalaşması ile ilgili bir konudur. İhracatı yüksek olan bir ülke aynı zamanda uluslararası diplomaside de güç kazanmaktadır.

13- Resmî ve gayriresmî makamların, Türkiye’yi yurtdışında tanıtmak ve varlığını yurtdışında hissettirmek için gerekli çalışmalarla işadamları arasında bir ağ kurulmasına yardım etmesi gereklidir.

14- Özetle, “iş diplomasisi“ kavramı; devlet-dışı aktörlerin uluslararası ilişkilerde etkisinin yoğun bir şekilde arttığı günümüz dünyasında önemli bir kavram hâline gelmiştir. Türkiye bu konuya eğilmeli, devlet desteği sağlanarak iş adamlarına hem maddi destekte bulunulmalı hem de bir ağ oluşturulmalıdır.

15- İhracatla büyüme ve sermaye biriktirme alternatifi dışında opsiyonu bulunmayan Türkiye’nin iş diplomasisi kavramını ve kurumsallaşmasını yeniden yorumlaması ve ekip oyunu kurgusu ile aktörleri stratejik envanterin hazine unsurları hâline getirmesi elzemdir.
21 Nisan 2016, İstanbul
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

İktisat tarihinin ve sosyal bilimlerin gelişim sürecinde "ahlaki ekonomi" (moral economy) ve "etik iktisat" kavramları, tek tip ve monolitik bir tanıma hiçbir zaman sahip olmamıştır. Aksine bu kavramlar, kökenleri, epistemolojik yöntemleri ve hedefleri bakımından belirgin şekilde farklılaşan iki ana...;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

Modern siyaset ve iktisat düşüncesi, kamu hukuku ile özel hukuku, devlet ile piyasayı, kamu iktidarı ile özel mülkiyeti birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış iki antagonist ya da en iyi ihtimalle dengelenmesi gereken bağımsız alanlar olarak kurgulama eğilimindedir. Ancak iktisat tarihi, bu kavramsal...;

İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikk...;

Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği’nde (Türk Boğazları Yönetmeliği) Türk Boğazlarından “uğraksız geçiş” ve “uğraklı geçiş” olmak üzere iki tür geçiş rejimi düzenlenmiştir. Bunlardan uğraksız geçiş, Türk Boğazlarından herhangi bir liman ve iskeleye uğramaksızın yapılan geçişi ifade eder (...;

İktisadi düşünce tarihi, yalnızca yeni teorilerin eskilerin yerini aldığı bir süreç değil; aynı zamanda iktisat bilimi ile doğa bilimleri, matematiksel araçlar ve bilişimsel teknolojiler arasındaki ilişkinin sürekli yeniden tanımlandığı bir epistemolojik evrim sürecidir.;

Türk milletinin sosyo-psikolojik kodları incelendiğinde, zorlu coğrafi koşulların getirdiği pratik, hızlı karar alabilme yeteneği öne çıkmaktadır. Ancak yerleşik hayata geçiş ve geniş coğrafyalara yayılma sürecinde, toplumun kriz anlarında sığındığı pratik çözüm yolları, zamanla kurumsallaşamamış bi...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...