Perfide Albion

Makale

“Perfide Albion” kıta Avrupa’sının 13. Yüzyıldan bu yana benimsediği bir deyim. Genellikle İngilizlerin, diplomasideki ikiyüzlülüğünü, uluslararası ilişkilerde benimsedikleri elçabukluğunu,...

“Perfide Albion“ kıta Avrupa’sının 13. Yüzyıldan bu yana benimsediği bir deyim. Genellikle İngilizlerin, diplomasideki ikiyüzlülüğünü, uluslararası ilişkilerde benimsedikleri elçabukluğunu, nalıncı keseri gibi her işi, her menfaati kendileri için nasıl yonttuğunu, hilelerini ve tabiri caizse insanı sırttan bıçakladıklarını ifade etmek için kullanılıyor.


“Ahde Vefa“sı Olmayan bir Millet İmajı

Deyim hiç iyi bir çağrışıma sahip değil. Tarih boyunca Birleşik Krallık hanedanlarının ve İngiliz hükumetlerinin, nasıl kendi menfaatlerini kollamak saiki ile ittifaklara veya müttefiklerine ihanet ettiklerini hatırlatıyor ve onlarla yapılacak anlaşmalar konusunda, iyi niyetle yola çıkan ülkeleri uyarma amacı taşıyor.


Önyargı Sadece Türklere Karşı Değil

Sırtında yüzlerce yıllık bir tarihin yükünü, toplumsal hafızasında ise tatlı ve hoş anılardan çok acı ve kanlı mücadeleleri hatırlayan Avrupa’nın ön yargıları sadece Türklere karşı değil. Keltik kökenine rağmen “Perfide Albion“ bugün hala güvenilmeyecek insanları da tanımlayan Fransızca bir deyim. Zaten belki 17. yüzyıldan bu yana bu deyimi dilinde, en fazla Fransa kullanıyor. Öyleki deyim, bu ülkenin koyu katolik geçmişinden, laik düzenine adeta dini bir esinti gibi aktarılmış.

Kendini deniz ile kıtadan ayrılmış olarak hissetmenin cesareti ile, ihtiyaç duyduğunda canı istediği kadar Avrupa’ya yaklaşan Birleşik Krallık, genellikle siyasi ve ekonomik olarak kendi çıkarlarına aykırı gördüğü her durumda, kıtadan uzaklaşmayı, başka başka limanlara yelken açmayı bir açık gözlük kabul etmiş. Tabii sinirleri törpülemiş, kılıçların kınından çıkarılmasına da neden olmuş.


Fransa’nın Acı Deneyimleri

Augustin Louis de Ximénès’in 1793 de yazdığı “L'Ère des Français (Fransız Dönemi)“ adlı şiirde ihanetin Fransa üzerinde yarattığı nefret o denli büyük ki, yazar, “Şu kalleş İngilizlere, kendi sularında saldıralım“ bile diyecek kadar ileriye gidebiliyor. Çünkü İngiltere, o dönemde kendi monarşi’sinin de başına gelmesinden korktuğu için, tarihte bir yeni devir başlatan 1789 Fransız İhtilaline karşı tüm kıta Avrupası’nı Fransa’ya karşı saldırmaya kışkırtmış. İşte bu “alçakça“ teşebbüs, “Perfide Albion“’ deyiminin, 17. yüzyıldan 19. yüzyıla aktarılmasına ve bugün bile günlük kullanımda revaçta olmasına neden olmakla kalmamış, Birinci Dünya savaşı öncesi yıllardaki Almanya- İngiltere gerginliği nedeni ile, Almanca’daki yerini de almış ve korumuş.


ABD ve Türkiye’ye Yaklaşan bir İngiltere

Hızlı veya yavaş Brexit, Birleşik Krallık’ı bir şekilde, AB den ayıracak. AB mali perspektifleri açısından hesapların kapanması aslında pek kolay olmayacak. Siyasi zıtlaşmalar ekonomik ilişkilere yansımazsa, ticari bağların kolay gevşeyeceğini sanmıyorum. Ama kendisi Brexit yanlısı olmasa bile Brexit’i kucağında bulan Theresa May, şimdi ülkesine yandaş arayışında.

Başbakan May, Kanada’ya AB ile daha pek yeni bir anlaşma imzaladığı için, bu ülkenin genç ve dinamik başbakanına gitmek gibi bir acemiliği yapmadı. Ama hemen, İngiltere’ye karşı bir bağımsızlık savaşının küllerinden doğan ABD’ye ve yine geçmişte işgale yeltenip yenildiği Türkiye’ye yelken açarak, AB ile ortaya çıkabilecek ekonomik risklerin önünü almaya çalıştığını dünya âleme gösterdi. ABD ile olan 150 milyar dolarlık, Türkiye ile olan 16 milyar dolarlık ticaret hacmini arttırma ve tercihan bunu yaparken suyun akışını kendi yönüne çevirme amacında olduğunu hep karşılıklı çıkar teması ile süsledi. Yeni “Stratejik ortaklıkları“ güçlendirip, bunu en fazla savunma sanayi dallarına yansıtmak istediğini belirtti.


Aman Perfide Albion’a Dikkat

Son söyleyeceği sözü ilk söylemekte beis görmeyen Başkan Trump, işadamı olduğu ve hep ABD’nin çıkar önceliğine dikkat çektiği için, işi ihtiyatlı bir tavır ve AB’ye başkaldırı havasında yürütme eğiliminde. Ama AB’ye, fırsat bu fırsat bir çalım atmak isteyen Türkiye, 125 milyon dolarlık anlaşmayı övünçle takdim ediyor. ABD’den sonra ziyaret edilmiş olmanın ise gururunu taşıyor. Oysa Başbakan May, umduğunu bulamazsa, Türkiye’yi “demokrasiye bağlı kalmaması“ bahanesiyle hemen silkeleyebilir. Önemli olan Brexit dönemecinde İngiltere’nin, Kıbrıs’la veya bu konu dışında Türkiye’den başka neler beklediğinin bilinmesinde. Yoksa Türkiye 20. yüzyılın başında iyi tanıştığı Perfide Albion’u, yeni bir şeymiş gibi yeniden yaşayabilir ve bir kez daha aldatılabilir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.