Eğitim Diplomasisi Çalıştayı | SONUÇ RAPORU

Haber

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016”...

SİVİL GLOBAL PROGRAMI | SEKTÖREL DİPLOMASİ KANALLARI
EĞİTİM DİPLOMASİSİ ÇALIŞTAYI
SONUÇ RAPORU

TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından yüksek katılım ve yüksek başarı ile gerçekleştirilen “Global Sivil Diplomasi İnşası Zirvesi SİVİL GLOBAL 2016“ kapsamındaki “Sektörel Diplomasi Kanalları“ altında 21 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da yapılan “Eğitim Diplomasisi Çalıştayı“; Zirve’nin “Potansiyelin Keşfi: Kapasite Yönetimi ve Derinleşme“ olarak belirlenen ana temasına hizmet edecek şekilde, uluslararası alanda işbirliği imkânlarının proaktif yaklaşımlarla geliştirilmesine çok yönlü faydalar ve önemli katkılar sunmak üzere oldukça verimli geçmiştir. İlgili uzmanlar, yetkililer, akademisyenler ve STK yöneticilerinin katılımı ile icra edilen Çalıştay’da öne çıkan tespit ve değerlendirmeler özetle aşağıda derlenmiştir:

1. Diplomasideki yeni yaklaşımlar sonucunda gelişen kültürel diplomasi anlayışı hayatın herhangi bir alanında etkili olan tüm vatandaşları potansiyel birer “büyükelçiye“ dönüştürmüştür. Bunun etkileri pek çok alanda, özellikle de kültürel etkileşim alanında hissedilmektedir.

2. Bir ülkenin imajına katkı sağlama konusunda en etkin mesleklerden biri, belki de en önemlisi eğitimdir. Bu durum yurtdışında yabancı dil eğitiminden, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programlarına kadar eğitimin her alanında geçerlidir.

3. Uluslararası eğitim programlarının amacı; özellikle yüksek öğrenim alanında kültürlerarası etkileşimi artırma yoluyla ülkeler arasındaki bağlantıyı ve hoşgörüyü geliştirmektir. Farklı coğrafyalarla ve farklı kültürlerle iletişimi artırmak; günümüz gençliğini küresel toplum ve ekonomiye hazırlamanın temel koşuludur. Bunun gerçekleştirilmesi ise eğitim ve öğrenim alanında uluslararası etkileşimli faaliyetler yürütülmesine bağlıdır.

4. Yeni diplomatik yaklaşımlar; bir ülkede nüfusun büyük çoğunluğunun uluslararası olaylara, kültürel etkinlik ve olgulara nasıl yaklaştığı ile doğrudan ilişkilidir, bir ülkenin dış dünyaya yansıyan imajını belirler. Bu da eğitim alanında işbirliğine gidilmesini kaçınılmaz bir zaruret hâline getirir.

5. Üniversitelerin “uluslararası geçerlilik" elde etmek için daha fazla çalışması gerekmektedir. Türkiye’deki üniversitelerin dünya akademilerine saygınlık temelinde entegrasyon sağlaması önemlidir.

6. Türkiye’de bulunan üniversitelerin kaliteleri arasında büyük bir dengesizlik bulunmaktadır. Aralarındaki bu farkın azaltılması ve adaletin sağlanması gerekmektedir.

7. Türkiye’de bilim üretimi için akademilerde özerkliğin sağlanması elzemdir. STK’lardan, çeşitli üniversitelerden, devletten destek ile mutabık kalınarak "siyasi ve akademik kaygılardan uzak“ bilim üretimi sağlanmalıdır.

8. Eğitim, “yeni sömürgecilik“ uygulamalarının da en önemli araçlarından biridir. Sömürgeci bağlantıların sürdürülmesini, yaygınlaştırılmasını ve kalıcı hâle getirilmesini sağlar. Eğitimin güçlü ülkeler lehine ilerleyen bir unsur olmasında kullanılan en temel araçlardan birisi dildir. Gelişmiş Batılı ülkelerden diğer ülkelere giden öğrenciler ev sahibi ülkenin dilini öğrenmek için en küçük bir çabada bulunmazken, Batı’ya giden öğrenciler İngilizceye ek olarak ev sahibi ülkenin dilini de öğrenmek zorunda kalmaktadırlar. Eğitim yardımları konusundaki uygulamalar da işbirliğini geliştirmek yerine emperyalist davranışların daha da güçlenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle özellikle Türkiye ölçeğindeki ülkeler eğitim diplomasisi ile ilgili politikalarını belirlerken ve uygularken, ilişkilerin dikey değil mümkün olduğunca yatay olmasına özen göstermelidir.

9. Akademik eğitimde başarı için üniversite öncesi eğitimde de kalite artırılmalıdır.

10. Türkiye’deki üniversitelerde uygulanan eğitim sistemi ve müfredatı ile öğrenci seçimini belirlemede çok büyük belirsizlikler ve sistemsizlik mevcuttur. Özellikle vakıf üniversiteleri bunun sıkıntısını yaşamaktadır.

11. Üniversitede öğrencilere bir şey verme “endişesi“ olmadığı için üniversite mezunlarından verim alınamamaktadır. Bu yüzden özellikle vakıf üniversitelerinde öğrenciler metalaştırılmaktadır. Ayrıca bu konuda üniversite tasnifi bile yapılmaktadır. Avrupa’da üniversiteler farklı tip öğrencilere hitap etmekte ve ona göre kendini dizayn etmektedir. Türkiye’de ise büyük bir belirsizlik bulunmaktadır.

12. Yeni nesil iyi tanınmalıdır. Gerek üniversitede gerekse üniversite öncesi eğitim kurumlarında artık öğretmenin rolü değişmelidir. Teknoloji ile bu kadar iç içe olan yeni nesillere uygun “öğretmen kimliği“ oluşturulmalıdır. Aynı zamanda müfredat oluşturulurken de buna önem verilmelidir.

13. Türkiye’de ilköğretim ve ortaöğretim seviyelerinde reform niteliğinde değişiklikler yapılmıştır. Ancak öncelikle öğrenci ve öğretmenlerin istekleri üzerine araştırma yapılması gerekmektedir.

14. Türkiye; eğitim sistemini dizayn ederken, öğrenciyi ve öğretmenini yetiştirirken kökleşmiş geleneğinden kopmadan yeni bir vizyon geliştirmelidir.

15. Vakıf üniversiteleri yeni bir rekabet ortamı oluşturmuştur. Bu gerçeklik inovasyon ve verimlilik temelinde yönlendirilmelidir.

16. Eğitimde geçişkenlik ve entegrasyon önemlidir. Yurtdışında yaşayan ve eğitim gören birçok Türk kökenli vatandaş bulunmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’de 3,5 milyona yakın Suriyeli için de aynı konu üzerine eğilinmelidir.

17. Sonuç olarak; eğitim sistemindeki derin problemler ve belirsizlikler giderilmelidir. Kökenlere bağlı kalarak küresel bir eğitim vizyonu oluşturulmalıdır. Türkiye’deki üniversitelerin tasnif edilmesi elzemdir. Öğrenci ve öğretmen yetiştirmede yeni ve akılcı adımlar atılmalıdır. Üniversitelere bir imaj kazandırmak gereklidir. Vakıf üniversitelerinin “ticari kurum“ beklentileri ile yönetilmesinin önüne geçilmelidir. Tüm bunların sonunda ortaya çıkacak “kurumsal kapasite“ Türkiye’nin “eğitim diplomasisi“ yoluyla bölgesel ve küresel etkinliğine bağımlılık ve derinlik kazandıracaktır.
21 Nisan 2016, İstanbul
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Hark Adası, ekonomik olarak çok büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden, İran’a ait olan bu ada üzerinde ABD, İsrail, İran ve Çin’in ulusal çıkarları çatışmaktadır. Bu olay, küresel sonuçlara sebep olmaktadır.;

Şi Cinping'in Kuzey Kore'ye ve Kim Jong-un yönetimine Çin desteğinin "sarsılmaz" olduğunu söylemesi, Pekin'in Pyongyang üzerindeki nüfuzunu yeniden tesis etmek istediğini gösteriyor.;

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

İlk bakışta, Çin donanmasından üst düzey bir heyetin Murmansk'taki Rusya Kuzey Filosu'nu ziyaret etmesi rutin bir askeri temas gibi görünebilir. Ancak bu ziyaret, Arktik'teki yavaş yavaş değişen dengeleri vurgulaması açısından önemlidir. Çünkü bölge artık sadece bilimsel araştırma ve iklim tartışmal...;

Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya gelen liderleri, Washington ve Pekin arasında kalan devletlerin tek başlarına müzakere etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. "Masada değilsek, menüdeyiz" dedi. Bu söz, o anın ruh halini yansıtıyordu. Ba...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.