Önsöz

Makale

Balkanlar bölgesini Türkiye açısından önemli kılan pek çok tarihsel, sos­yal, ekonomik ve politik neden mevcuttur. Türkiye'de yaklaşık 7 milyon ola­rak tahmin edilen Balkan kökenli bir nüfus mevcuttur. Ayrıca günümüz Bal­kan ülkelerinde yaklaşık rakamlarla 1,1 milyon Türk ve 8,2 milyon Müslüman nüfus (Balkanlı Türkler dahil) yaşamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye ile Balkan ülkelerinde yaşayan akraba topluluklar arasında sıkı ilişkiler ve canlı bağlar mevcuttur....

Balkanlar bölgesini Türkiye açısından önemli kılan pek çok tarihsel, sos­yal, ekonomik ve politik neden mevcuttur. Türkiye'de yaklaşık 7 milyon ola­rak tahmin edilen Balkan kökenli bir nüfus mevcuttur. Ayrıca günümüz Bal­kan ülkelerinde yaklaşık rakamlarla 1,1 milyon Türk ve 8,2 milyon Müslüman nüfus (Balkanlı Türkler dahil) yaşamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye ile Balkan ülkelerinde yaşayan akraba topluluklar arasında sıkı ilişkiler ve canlı bağlar mevcuttur.

Balkanlar, ekonomi-politik ilişkiler bakımından Türkiye için son derece önemli bir bölgedir. Özelikle sosyalizm sonrası dönemde Türkiye'nin bölge ülkeleri ile olan ekonomik ve politik ilişkileri hızla gelişmiştir. Fakat bu iliş­kilerin düzeyi, var olan potansiyele henüz ulaşmış değildir. Ekonomi-politik ilişkilerin ilerletilmesi ve var olan potansiyelin tam olarak gerçekleştirilebil­mesi için gerçekçi ve uygulanabilir stratejilerin geliştirilmesi gerekir.

Balkanlar, Türkiye'nin Avrupa ile olan ilişkileri açısından da büyük önem arz etmektedir. Çünkü Balkanlar bölgesi, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan yolu­dur. Dolayısıyla, Balkanlar'da barış ve istikrar ortamının var olması, hem Tür­kiye'nin güvenliği hem de Avrupa ile olan ekonomi-politik ilişkilerin aksama­ması açısından önem taşımaktadır.

1990'lı yıllar, Soğuk Savaş döneminin sona erdiği ve sosyalist rejimlerin yıkıldığı bir dönem oldu. Bu dönemde Balkan ülkeleri ve toplumları köklü de-ğişim-dönüşüm sürecine girdiler. Değişim-dönüşüm süreci beraberinde yeni sosyal, ekonomik ve politik problemleri gündeme getirdi. Tüm bu problemle­rin çözülebilmesi ve mevcut potansiyelin en iyi biçimde değerlendirilebilme­si için Balkan ülkeleri arasında işbirliği ilişkilerinin her alanda geliştirilmesi büyük önem arz ediyor.

Balkanlar'da bölgesel işbirliğinin geliştirilmesinde ise bölgedeki STK'la-ra ve düşünce kuruluşlarına büyük rol düşüyor. Çünkü demokratikleşmenin ciddi bir göstergesi olan STK'ların önemi her geçen gün artmaktadır. Toplum­sal sorumlulukları gönüllü olarak üstlenmeyi hedefleyen çeşitli STK'lar, faali­

yette bulundukları ülkelerde, toplum ve devlet arasında sosyal barışın sağlan­masına katkıda bulunmakta, ülkeler arasındaki işbirliğinin tesisinde, kültürler arası diyalog ve hoşgörünün yerleşmesinde önemli roller üstlenmektedirler. Uluslararası platformda sayıları hızla artmakta olan bu kuruluşların önemli bir çoğunluğu, faaliyet gösterdikleri alanlarda işbirliği içindedirler. Balkan coğ­rafyasında bulunan STK'ların sayısı da özellikle sosyalist rejimlerin çökmesi ve Soğuk Savaş'ın sona ermesi sonrasında hızla arttı. Bu kuruluşlar bölge ül­kelerinin kalkınmasında, demokratikleşmesinde ve barışın tesisinde oldukça önemli roller üstlenmektedirler.

Dolayısıyla Balkanlar bölgesinde STK'lar arasında bir diyalog platformu oluşturmak ve böylece bölgesel işbirliği sürecine katkı sağlamak amacıyla 3. Uluslararası Balkan Kongresi nin alt başlığı, "Balkanlar'da Bölgesel İş­birliğinde STK ve Düşünce Kuruluşlarının Rolü" olarak belirlendi. Kon­gre, Tekirdağ Valiliği, Tekirdağ Belediyesi, Namık Kemal Üniversitesi ve TA­SAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Meerkez) işbirliği tarafından 28 Nisan - 1 Mayıs 2010 tarihlerinde Tekirdağ'da Namık Kemal Üniversitesi Değirme-naltı Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi.

3. Uluslararası Balkan Kongresi'nin birinci günü açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarından sonra sırasıyla "Balkanlar'da Bölgesel İş­birliği Önündeki Problemler ve Çözüm Önerileri", "Balkanlar'da Ekono­mik İşbirliği ve STK'ların Rolü" ve "Balkanlar'da Eğitim - Bilim - Tek­noloji Alanında İşbirliği ve STK'ların Rolü" başlıklı üç oturum gerçekleş­tirildi.

Kongrenin ikinci günü ise "Balkanlar'da Kültürel İşbirliği ve STK'la­rın Rolü", "Balkanlar'da Barış Tesisinde ve Anlaşmazlık Çözümünde STK'ların Rolü", "Türkiye'nin Balkan Ülkeleri ile İlişkilerinde STK'ları-nın Rolü" ve "Serbest Tartışma ve Değerlendirme" başlıklı dört oturumdan oluştu.

Balkan ülkelerinde faaliyet gösteren önemli STK ve düşünce kuruluşları­nın temsilcileri oturumlarda tebliğler sundular ve böylece Balkanlar'da bölge­sel işbirliği konusu çeşitli boyutlarıyla ele alınıp tartışılmış oldu. Kongrenin "Serbest Tartışma ve Değerlendirme" adlı son oturumunda ise, Türkiye'nin Balkan ülkelerindeki diplomatik temsilcileri ile Balkan devletlerinin Türki­ye'deki diplomatik temsilcileri kongrede ele alınan konulara ilişkin genel de­ğerlendirmeler yaptılar.

Kongrenin üçüncü gününde "Balkan İletişim Ağı Çalıştayı" gerçekleş­tirildi. Balkan İletişim Ağı (Balkan Network), T.C. Dışişleri Bakanlığı Stra­tejik Araştırmalar Merkezi öncülüğünde 9-10 Haziran 2005 tarihlerinde Anka­

ra'da gerçekleştirilen Kurucu Konferans tarafından oluşturuldu. Balkan İleti­şim Ağı on Balkan ülkesinin (Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırva­tistan, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Karadağ, Türkiye ve Yunanistan) ön­de gelen strateji ve araştırma merkezlerinden oluşmaktadır. Bugüne kadar sı­rasıyla 2005 Ankara (Kurucu Konferans), 2006 Sofya, 2007 Bükreş ve 2008 Tekirdağ toplantıları gerçekleştirildi.

Balkan İletişim Ağı'nın beşinci toplantısı 3. Uluslararası Balkan Kongre-si'nin üçüncü gününde çalıştay formatında düzenlendi. Çalıştaya, Balkan İle­tişim Ağı üyesi olan strateji ve araştırma merkezlerinin üst düzey yetkilileri katıldılar. Balkan İletişim Ağı Çalıştayı'nda, ilgili sürecin ilerletilmesi ve ol-gunlaştırılması için nelerin yapılması gerektiği konuşuldu ve bu yönde önem­li kararlar alındı.

Kongre'nin son gününde ise tarihi ve turistik mekanlara gezi düzenlene­rek Tekirdağ'ın ve Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlanmış oldu.

Kongrede bildiriler Türkçe ve İngilizce dillerinde sunuldu. İngilizce ola­rak sunulan bildiriler Türkçe çevirileri ile birlikte yayınlandı. Türkçe sunulan bildiriler ise, İngilizceye çevrilmeden sadece Türkçe olarak kitapta yer almak­tadır. Ayrıca, kongreyi planlayan ve icra eden Kongre Organizasyon Komite­si, kitabın sonunda Türkçe ve İngilizce olarak okuyucunun bilgisine sunul­muştur.

3. Uluslararası Balkan Kongresi'nde sunulan bildirileri ve açılış konuş­malarını içeren bu kitap, kongrede ortaya çıkan bilgileri, değerlendirmeleri ve önerileri kalıcı hale getirmek ve kamuoyu ile paylaşmak amacıyla TASAM Yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantıları’nın ilki, “Stratejik Araştırma, Ağ ve Kapasite Geliştirme” ana teması ile 6 Ekim 2022 tarihinde saat 14.00’te Çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek;

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...