Özbekistan'da İslami Eğitim

Makale

Prof.Dr. Abdulkhay ABDULLAYEV Ozbekistan-Taşkent İslam Üniversitesi, Rektör Yardımcısı Sözlerime başlamadan önce böylesine onur veren bir kongreye katılım için Türkiye'den gelen davete teşekkürlerimi ve takdirimi sunmak istiyorum 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Özbekistan, siyasi, sosyal, sınai, zi­rai, bilimsel ve teknolojik pek çok alanda büyük ilerlemeler kaydetmiştir....

Selam, Allah'ın Rahmeti ve Bereketi Üzerinize olsun.

En güzel dualar ve Selam Peygamberimiz, Efendimiz Muhammed'e onun tüm âline ve ashabına ... İmdi...

Sözlerime başlamadan önce böylesine onur veren bir kongreye katılım için Türkiye'den gelen davete teşekkürlerimi ve takdirimi sunmak istiyorum 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Özbekistan, siyasi, sosyal, sınai, zi­rai, bilimsel ve teknolojik pek çok alanda büyük ilerlemeler kaydetmiştir.

Siyasi alanda, Özbekistan bağımsızlığını kazandığı günden bu güne de­mokratik gelişme yolunda ilerleme adına önemli gelişmeler kaydetmiş, bu amaca ulaşabilmek için demokratik yaşamı harekete geçirecek bir takım re­formlar geçekleştirmiştir. Öte yandan, dünya devletleri ile ilişkilerin iyileşti­rilmesi için de bir takım adımlar atılmıştır. Son yıllarda ciddi iyileşmeler kay­dedilen ekonomik alanda da, Özbekistan ekonomisini arzulanan düzeye yük­seltmek için gerekli tüm ekonomik reformları gerçekleştirmiş, ekonomik ge­lişmenin ayrılmaz bir tamamlayıcısı olan endüstriyel kalkınmaya da ayrı bir önem atfetmiş; otomobil, traktör, elektronik cihazlar vb üretiminde görüldüğü üzere endüstri dalarının çeşitlendirilmesi konusuna özel bir önem atfetmiştir. Özbek hükümeti kalkınma çabalarını endüstriyel alan ile sınırlı tutmamış ta­rım alanında da ülkenin kendi kendine yeterliliğini sağlayacak düzeye gelebil­mesi amacıyla büyük ölçekli tarım arazilerini ıslah etmiştir.

Eğitim alanına gelince, eğitimin ilerleme yolunda en temel araç olduğu­na inanan hükümetimiz eğitim reformları ve eğitimin geliştirilmesi amacıyla çok önemli adımlar atmıştır. Nitekim bu konuda cumhuriyetimizin reisi şöyle demektedir: Her hangi bir devlet ya da toplum doğal kaynaklarıyla ya da as­keri veya ekonomik güç ile değil, sadece ve sadece kültürel güç ve evlatları­nın iradesiyle güçlü olabilir.

Özbekistan, topraklarında muhteşem bir kültürün gelişip serpildiği eski bir ülkedir. Günümüzde bile bu kültürün izleri muazzam yapılarıyla dimdik ayakta durmaktadır. Bunu anlamak için bu kültürün Semerkand, Buhara, Hî-ve, Şakhrısebz, Fergana gibi şehirlerdeki izlerini görmek yeterlidir. Bu toprak­larda farklı yaşam alanlarındaki bilgilerini insanlığın hizmetine sunan pek çok bilgin yaşamıştır. Örnek vermek gerekirse, Bîrûnî, Zemahşeri, Khavârizmî (Harizmî), İmam-ı Buharî, Tirmizî, İmam-ı Nakşibendî vb bunlardan bazıları­dır.

Ülkemizde eğitim alanındaki ilerleme atmosferini geliştirmek ve yete­nekli uzmanlar yetiştirmek üzere, ulusal olduğu kadar tüm insanlık için de zengin ve canlı bir kaynak olan bu kültür temeli üzerine uygun bir ortam ha­zırlanmış bulunmaktadır. Bu noktada temel amaç olan bilim, fen, ekonomi, teknik ve modern teknoloji alanlarında kayda değer düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler Özbekistan'ın ilerlemesi için gerekli olan en önemli koşulu­dur ve bu konudaki evrensel deneyimleri ve başarıları kapsamaktadır.

Mevcut iktidar yüksek kapasiteli ve yetenekli kadrolar ve Ülkemizin ge­lişmesi ve ilerlemesi ile ilgili çeşitli alanlardaki eksikliği giderecek eleman ye­tiştirmeyi de hedeflemektedir. Sosyal, iktisadi, siyasi ve tarımsal alanda sürdü­rülmekte olan reformların en önemlileri eğitim ile ilgili olan reformlardır. Öz­bekistan'da eğitim sistemi aşağıdaki ilkeler çerçevesinde düzenlenmektedir:

Okul öncesi eğitim, yani anaokullarında verilen eğitim, ilköğretim, orta­öğretime hazırlık, ortaöğretim, nitelikli ortaöğretim, lisans derecesi ile ilgili yüksek öğrenim. Lisans deresi için alınan öğreniminin süresi dört yıldır.

Lisans öğreniminin ardından alınan mastır derecesinin süresi iki yıldır. Mastır derecesinin ardından alınan doktora eğitimi ise dört yıldır ve doktora eğitiminin ardından alınabilecek dereceler de mevcuttur.

Ülkemizdeki dini eğitime gelince, Taşkent'te bir İslam Üniversitesi ve bir de Özbekistan Müslümanları İdaresi (Diyanet İşleri Başkanlığı) nezdinde ku­rulmuş bulunan Yüksek İmam-ı Buhârî Enstitüsü bulunmaktadır. Tüm bunlar­dan önce, ortaöğretim ve lise düzeyinde düzenlenmiş bulunan on İslami med­rese vardır.

Hatırlatmamız gerekir ki, Taşkent İslam Üniversitesi Özbekistan'ın ba­ğımsızlığını kazanmasının bir sonucu olarak 1999 yılında kurulmuş ve ülke düzeyinde kendini hissettiren faaliyetler gerçekleştirmiştir. Taşkent İslam üni­versitesi Özbekistan tarihindeki ulemanın kitaplarını gün yüzüne çıkarıp bun­ları analiz ederek, bin yıllık geçmişe sahip ulusal ve dini kültürümüze hizmet yolunda yeni kapılar açmıştır.

Taşkent İslam Üniversitesi milletimize ait kutsal inançların ve İslam dini açısından son derece değerli olan kültürümüzün korunması; topraklarlımızda gelip geçen alimlerin fikirlerinin ve eserlerinin derinlikli olarak çalışılması, in­celenmesi ve çağın ruhuna uygun biçimde geliştirilmesi; bu alanlarda teorik ve bilimsel çalışma konularının hazırlanması; çağın gerekliliklerine uygun ehil ve uzman kadroların yetiştirilmesi için uygun ortam sağlanması; bunlar için gerekli yaşamsal koşulların hazırlanması ve ulusumuz bireylerinin dini bilge­lik ve nadide bilgilerle donatılması konularında çok önemli hizmetler gerçek­leştirmiştir.

Açılış sırasında üniversite için belirlenen hedefler ve görevler şunlardır:

  • Dini ilimler, İslam tarihi, İslam felsefesi, İslam'ın toplum üzerindeki et­kileri ve toplumun ilerlemesi yönündeki katkıları vb konularda lisans ve mas­tır düzeyinde kadro ve uzman yetiştirmek, mevcut bilimsel kadroyu çağdaş toplumsal yaşam ile ilgili konularda yetkinlik düzeyine eriştirmek, atalarımız­dan devraldığımız büyük dini ve bilimsel kültürü canlandırmak, bu kültürün derinlikli bir biçimde ele alınıp incelenmesini sağlamak ve bu çalışmaların so­nuçlarından yararlanmak.
  • İslam dininin ülkemizdeki, bölgemizdeki ve dünyadaki önemini ve ro­lünü tanımlamak, İslam dininin evrensel kültür içerisindeki yerini incelemek, İslam dininin gelişmeye ve ilerlemeye sevk eden ilkelerini teorik ve bilimsel olarak analiz etmek.
  • Bilimsel ve eğitimsel programlar, zorunlu eğitim aşamasında kullanıl­mak üzere ders kitapları, dinler, özellikle de İslam dini ve felsefesi üzerine in­celemeleri konu edinen kaynaklar hazırlamak ve yayınlamak. Diğer ülkelerde­ki eğitim merkezleri ile yardımlaşma tesis etmek ve dışardan yetenekli öğre­tim üyelerinin ülkeye gelmelerini sağlamak.

• Vatanı için fedakârca ve samimi olarak çalışan, yetkin, toplum ve ai­le karşısındaki sorumluluklarının bilincinde, insanlık kültür birikimine, dini değerlere ve ulusal geleneklere saygılı, vatanın geleceği için çalışan ve dini hoşgörü ruhuna sahip bir nesil yetiştirmek.

Üniversitemizde üç fakülte bulunmaktadır: İslam Tarihi ve Felsefesi Fa­kültesi, İslam Hukuku, Doğal Bilimler ve İktisat Fakültesi, Uzman ve İmam­lar için Kapasite Geliştirme Fakültesi.

İslam Tarihi ve Felsefesi Fakültesi beş bölümden oluşmaktadır:

  1. Dini İncelemeler Bölümü
  2. Doğu Dilleri Bölümü
  3. Demokratik Toplum İnşası Bölümü
  4. Felsefe Bölümü
  5. İslami İncelemeler Bölümü

İslam Tarihi ve Felsefesi Fakültesinde şu an 157 kız ve erkek öğrenci öğrenimim görmektedir.

İslam Hukuku, Doğal Bilimler ve İktisat Fakültesi altı bölümden oluş­maktadır:

  1. İslam Hukuku Bölümü
  2. Uluslararası İktisadi İlişkiler Bölümü
  3. Muhasebe, Bilgisayar ve Teknolojik Bilgiler Bölümü
  4. Doğal Malzemeler Bölümü
  5. Batı Dilleri Bölümü
  6. Spor Bölümü

Bu fakültede 386 kız ve erkek öğrenci öğrenim görmektedir.

Üniversitemizde mastır bölümü de bulunmaktadır. Mastır bölümü 2003 yılında açılmıştır. Bölümün amacı yetenekli öğrencilerden dini ve modern bi­lim alanlarında uzman kadrolar yetiştirmektir.

Yine üniversitemizde eski alimleri ve onların eserleri, tefsir ve hadis alan­larında yazılmış bulunan nadide eserler ile ortaya konan mirası derleyip ince­lemek üzere kurulmuş bir İslami Araştırmalar Merkezi bulunmaktadır. Şu an için bu merkezde bilimsel araştırma kriter ve ilkelerine uygun ayrıntılı araştır­malar yürütülmektedir. Çalışmalarda yer alan kişiler uluslararası yarışmalara katılmakta, bilimsel ve uluslararası ödüller kazanmaktadırlar.

Hatırlatmamız gerekir ki, üniversitemizde çeşitli etkinlikler, toplantılar ve konferanslar düzenlenmekte, bilim adamları ve araştırmacılar bilimsel ça­lışmaları ile bu etkinliklere katılmakta ve yönetim kademelerinin bilimsel ve dini bilgilerle donmasını sağlamaktadırlar. Bu etkinliklerde Kuran-ı Kerim tef­sirlerinin, hadisi şeriflerin önemi ve her türlü terörizm, aşırılrkçılrk ve ayrılık­çılık ile mücadeledeki rolü üzerinde durulmaktadır. Tüm bunlara ilaveten, İs­lami araştırmalar, dil araştırmaları, özellikle de Arap dili araştırmaları yapıl­maktadır.

İmam-ı Buhari Enstitüsü ise camilerde hizmet etmek üzere imam ve ha­tip yetiştirmektedir. Bu enstitüdeki öğrenim süresi dört yıldır. Enstitü mezun­ları lisans derecesine sahip olmaktadırlar. Bu enstitüyü başarıyla bitiren öğren­ciler İslam Üniversitesi'nde mastır bölümüne katılabilmektedirler. Enstitü iki fakülteden oluşmaktadır. Usulü'd-Dîn Fakültesi ve İslam Tarihi İslam Huku­ku Fakültesi. Ayrıca enstitüde kız öğrencilerin eğitim ve öğretimi için de bir bölüm bulunmaktadır. Bu bölümden mezun olanlar İslami Kız Okulları'nda dersler vermektedirler.

Enstitü şu an İslam Tarihi, Kuran-ı Kerim, İslam Hukuku, Tefsir ve Ha­dis gibi dini derslere ek olarak Özbekistan tarihi, felsefe, dinler tarihi, siyaset bilimi, yabancı diller, muhasebecilik, çevrebilim, eğitim bilimleri gibi sosyal ve iktisadi bilimler üzerinde de durmaktadır.

Sonuç olarak söylemek isterim ki, bilim ve eğitim alanındaki bu faaliyet­ler ile, sayın devlet başkanımız İslam Kerimov'un Özbekistan'da eğitim ve öğretim alanlarına sağladığı büyük destek sayesinde, kayda değer başarı elde edilmiştir. Sayın devlet başkanımız eğitimin geliştirilmesi ve gelişmiş ülkeler düzeyine ulaştırılması ve bu gelişmişlik düzeyinin Özbekistan'ın kültürel, sos­yal, siyasi ve iktisadi her alanına yansıtılması gerektiğini her fırsatta ortaya koymaktadır. Nitekim günümüzde üniversitemizden mezun olup Özbekis­tan'ın her köşesinde üst düzey makamlarda hizmet eden gençleri görmekteyiz.

Onlar bunu yapıyorlar, çünkü ilim yolunda atalarının izinden gidiyorlar ve dünyada hiç kimsenin inkâr edemeyeceği büyük başarılar gerçekleştiriyor­lar.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2608 ) Etkinlik ( 195 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 87 1012
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1990 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1990

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası” hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2021 Faaliyet Raporu’nu güncelleyerek yayımladı.;

Fransa’da yaşayan ve Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü sahibi olan meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf, 07 Mayıs 2021 Cuma saat 21.00’de Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Kulübü ve King’s College Turkish Society tarafından gerçekleştirilen çevrim-içi söyleşinin konuğu oldu.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.