Suriye’deki Türkmen Umranına Bakmak

Haber

Suriye’de var olmak iddiası tarihi bir vizyonla gerçekleştiğinde meşru bir zemini sağlayabilir. Zira tarihin aktüel mirasçısı olmak mevcut hareketlerin ...

Suriye’de var olmak iddiası tarihi bir vizyonla gerçekleştiğinde meşru bir zemini sağlayabilir. Zira tarihin aktüel mirasçısı olmak mevcut hareketlerin esasını teşkil eder. Selçuklularla Suriye’de başlayan İslam medeniyeti çerçevesinde gelişen Türk umranı, kültürümüzün buraya girişi, siyasi teşekkülerle ortaya çıkan manzara bizi bugün aktüel gerçeklerle birlikte ve bir o kadar burayla alakadar kılıyor. Bugün el-Bab’da ilerlediğimiz günlerde geçmişte Haçlılar, Moğollar ve Ermenilerle bölgede yaşanan mücadelenin muhteva değiştirerek sürdüğünü görmek için tarihe bir göz gezdirmek yetecektir. Hamasetin değil düşüncenin peşindekiler için bilgi esastır. Suriye Türkmenleri yakın zamana kadar alakamızı çekmediğinden bilgimizde sınırlıdır. Bu küçük yazı ile Suriye’deki Türkmen varlığının Memluk devri şekillenmesine göz gezdirmek, Sultan Baybars özelinde bölgedeki hareketleri anlamaya çalışmak gelecek perspektifleri için faydalı olabilecek değerdedir. Bugün bizim için hala aktüel değer taşıyan durumların mazideki izini sürmek olan kadar olacaklara dair vizyon geliştirmekte faydalı olacaktır.

Selçuklularla başlayan tarihi sürecin ve geleneğin en önemli halkalarından birisini teşkil ederler. 1250' den 1517' deki yıkılışına kadar Hicaz, Mısır, Suriye, el-Cezire ve Anadolu bölgesinde en büyük güçlerden biri olarak bu coğrafyanın şekillenişinde ciddi pay sahibi olmuştur. 13. asırdan 16. asrın başına kadar bölgede başat bir güç olan bu devletin en önemli hususlarından biri buradaki Türk karakterinin oluşumundaki payıdır. Memluklerin bölgede önemli bir kuvvet oldukları devirde Osmanlılar diğer bir önemli devlet olarak dikkat çekmekteydiler ve 16. yüzyılın başında tüm bölgeye hakim olarak buradaki Türkmen varlığının sürdürücüsü oldular. Bu çalışmada temas edilememekle birlikte Dulkadiroğullan, Ramazanoğullan, Karakoyunlular ve Akkoyunlular gibi siyasi teşekküller de bölgede Türkmen varlığının devamında diğer önemli unsurlar olacaklardır.

1243'te Moğollarla yaptığı Kösedağ Savaş'ını kaybetmesi sonrası ağır Moğol baskısı altında kalmıştı. Bu baskı sonucu özellikle Kayseri ve Sivas'ta yaşayan Türkmenler, Memluk Sultanı Baybars zamanında Suriye bölgesine yerleşmişlerdir. Sultan Baybars Haçlılar, Moğollar ve Ermenilere karşı mücadelesinden Türkmen unsurlardan yararlanarak iç ve dış sorunların çözümünü hedeflemişti. Memlük Devleti Baybars'ın akıllı siyaseti ile Suriye sınırlarında Türkmenler'den oluşan bir tampon bölge oluşturdu. Bahsedilen bölgeye yerleştirilmiş olan Türkmenler zaman içerisinde çoğunlukla; Ayıntab, Halep, Antakya ve Trablus yörelerinde mekan tutmuşlar idi.

Memluk tarihçisi el-'Ayni eserinde Oğuzların 22 boyunun adını ve damgalarını vermiştir. el-'Ayni: "Oğuzlar'dan Türkmenler çıkar. Bunlar yirmi iki boydur. Her boyun hayvanlarında ve kapkacaklarında bulunan ve birbirlerinden ayrılmasını sağlayan bir damgası (alameti) vardır." diyerek başlar. Ardından 22 Oğuz boyunun isimlerini damgalarını kayıt eder. el- Ayni'nin Oğuzlar'a(Türkmenler'e) dair verdiği bilgiler cümlesinden olarak Bilad eş-Şam ve'-1-Ermen'de yerleşik taifelerin bulunduğu ve bunların iki ana bölüğe ayrıldığı, bunlardan birine Bozok diğerine ise Üçok denildiğini kaydetmesi dikkat çekicidir.

Memluk Devleti içindeki Türkmenler Halil b. Şahin ez-Zahiri'ye göre; Gazze 'den Diyarbakır 'a kadar olan sahada mukim idiler. Bu Türkmen gruplarından İbn Kutlubey, İbn Köpek, İbn Sakalsız, İbn Dulkadır (Dulkadıroğulları), İbn Ramazan (Ramazanoğulları), el- Özerfyye, el-Bazatiyye/Doğancı-Oğulları, el-Beyaziyye (Bayatlar), Bozcalular, Beğdili, el-Maraşlular, el-Erakiyye, Üçoklu/et-Türkman el- Üçokfyye; bu taifeler içinde Beni Özer ve Beni Bernas gibi taifeler vardı, Bozoklu/el-Ümera el-Bozokiyye/et-Türkmen el-Bozokiyye, el-İnaliyye, el-Harbendeliyye, el-Kanculiyye?(Kanglı?), el-Baziyye/ İbn Sahib el-Baz, ez-Zekeriyye, İbn Karaca, Avşariyye olarak zikredilmektedir.

Memluk müellifi el-Kalkaşandi Bilad eş-Şarkiyye'de (takriben Güney ve Doğu Anadolu Bölgesi) bulunan birliklerin çoğunluğunu Türkmenlerin oluşturduğunu yazmaktadır. Herhangi bir sefer olduğu zaman kendilerine sefere hazırlık emri yazılır ve kabileler ayrı ayrı isimleri zikredilerek durum tebliğ edilirdi. Bunlar içinde Murad Hoca, Ahi Bozdoğan, Zeyn el-Melik Tozdoğan, Bozok taifesinden Ali b. İnal et-Türkmani, Yakub b. Ali Şiir bulunuyordu. El-Kalkaşandi, 'Bilad eş-Şam'da isimleri zikredilerek, sefere çağırılan Türkmenler vardı' demektedir. el-Bozokiyye, İbn İnal, Evlad Ramazan elEmiriyye, el-Özeriyye (Haleb Türkmenleri), ed-Döğeriyye (Salim ed-Döğeri'nin topluluğu), el-Harbendeliyye, Ağaçeriyye, el-Varsak (Tarsus Türkmenleri), el-Kınıkiyye, el-Babenderiyye (en-Nakibiyye), el-Bekirliyye, el-Bayatiyye bu cümledendi.

Ermeni tarihçi Vahram, Sultan Baybars'ın 1275 Kilikya seferinden bahsederken, " ...... ve çok eski zamanlardan beri çobanlıkla iştigal eden aşiretler olup kış mevsimini geçirmek üzere sürülerini bu tarajlara sürmüş olan Türkmenleri de etrafına topladı. Memleketi ve geçitleri çok iyi bilmekte olan bu aşiret/er, sultanla birleştiler." el-'Ayni, Halil b. Şahin ve Vahram'ın aktardıkları bölgedeki Türkmen varlığı hakkında son derece önemli bilgilerdir. Türkmenler bu devrede (15. yüzyıl) 180.000 atlı çıkarabilecek bir güce ulaşmışlardı. Bilad eş-Şam ve Haleb'te bulunduğu ifade edilen ve Türkmen kabileleriyle ilgilenen ve onlara komutanlık yapan kişiler vardı.

Selçuklularla başlayan süreçte Memlukler devrinde esas şekillenmesini bulan Suriye Türkmen varlığı Osmanlı devrinde varlığını günümüzde Halep başta olmak üzere süredüre gelmiştir. Milli hafızamızı tazelemek güncele doğru bakmak için değerli olacaktır. Tarih övünmek değil düşünmek içindir.[1]

[1] Makaledeki bilgilerin referansları için bkz. http://www.isam.org.tr/documents/_dosyalar/_pdfler/osmanli_arastirmalari_dergisi/osmanl%C4%B1_sy33/2009_c33_CETINA.pdf
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2846 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 664
TASAM Asya 100 1151
TASAM Avrupa 23 661
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 303
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Bab'ül Mendeb Boğazı, dünyanın en stratejik ve en hassas deniz geçitlerinden. Kuzeydoğuda Arap Yarımadası (Suudi Arabistan) ile güneybatıda Afrika Boynuzu arasında yer alan boğaz, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne ve Hint Okyanusu'na bağlamakta.;

Dünya, son dört yılda, önceki 30 yıldan daha fazla değişti. Haber akışlarımız çatışma ve trajediyle dolu. Rusya Ukrayna'yı bombalıyor, Orta Doğu kaynıyor ve Afrika'da savaşlar şiddetleniyor. Çatışmalar artarken, demokrasiler çöküşte gibi görünüyor. Soğuk Savaş sonrası dönem sona erdi. Berlin Duvarı'...;

2020’lerin ortasına yaklaşırken dünya siyaseti, ardı ardına yaşanan sarsıcı krizler ve dönüşümlerle yeniden şekillenmektedir. Covid-19 pandemisinin küresel sistemde yarattığı travma, aynı dönemde patlak veren Rusya’nın Ukrayna’yı işgal harekâtı ve Orta Doğu’da Israil-Hamas ile Israil-Hizbullah çatış...;

ABD ve Çin arasında cereyan eden “yapısal rekabet“ taktiksel bir sükunet dönemine girdi. Güney Kore’nin Busan şehrinde gerçekleşen liderler zirvesi nafile bir detente (yumuşama) çabası gibi görünürken Trump’un masaya oturmak zorunda kalması Çin’in konjonktürel çerçevede önemli bir başarısı olarak ok...;

Doğu Türkistan (Uygur ülkesi) 1949'da Çin tarafından bir kez daha işgal edildi. Geçen zamanda Çin’in Avrasya’ya yönelik emperyal planlarının çıkış bölgesi olarak önemi gittikçe arttı. Çin, Doğu Türkistan’ı kaybettiği takdirde hem Pekin’in Türkistan ve Kafkasya’dan enerji aktarma yönündeki stratejik ...;

11. İstanbul Güvenlik Konferansı’na son bir hafta kaldı. Küresel bir “okul“ ve uluslararası “pazar“ imkanları sunan Konferans’ta katılımcılara sertifika ve konferans kitabı verilecek. Yurt içi ve dışından çok sayıda duayen ve uzman ismin yer alacağı, güvenlik temalı 5 eş-etkinlikle birlikte gerçekle...;

Avrupa Birliği’nin SAFE (Strategic Technologies for Europe Platform)¹ girişimi, Avrupa’nın savunma sanayi altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir mali çerçeve sunmaktadır. Ancak SAFE’e katılım, özellikle Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) siyasallaştırma girişimleri düşünüldü...;

Türkiye'nin son yıllarda jeo-ekonomik vizyonunu güçlendiren en önemli girişimlerden biri, Irak üzerinden Türkiye'ye ve oradan Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesidir. Bu proje, aynı zamanda Orta Koridor'la tamamlayıcıdır. Ancak bu proje yalnızca Basra Körfezi ile Türkiye arasında bir “kuru kanal...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...