Uluslararası Karadeniz-Kafkas Kongresi İstanbul Deklarasyonu (TASLAK)

Haber

Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi, “Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar” ana teması ile TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından 21-22 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da SİVİL GLOBAL 2016 Zirvesi kapsamında başarıyla icra edilmiş, yapıcı ve samimi bir ortam içinde son derece verimli gerçekleştirilmiştir....

Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi, “Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar“ ana teması ile TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından 21-22 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da SİVİL GLOBAL 2016 Zirvesi kapsamında başarıyla icra edilmiş, yapıcı ve samimi bir ortam içinde son derece verimli gerçekleştirilmiştir.

Kongre’ye; Türkiye’den, Karadeniz ve Kafkas ülkerlerinden, farklı bölge ve ülkelerden resmî, sivil ve özel her disiplinden temsilciler, sivil toplum kuruluşları, bazı uluslararası kuruluşlar ile iş dünyası temsilcileri, diplomatik misyon temsilcileri, akademisyenler, uzmanlar, düşünce kuruluşları, ulusal ve uluslararası medyadan temsilciler katılmışlardır.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Büyükelçi Traian CHEBELEU da örgütü temsilen Kongre’ye iştirak etmişlerdir.

Bölge ekonomisi ve enerji açılımı ile, özellikle Ağustos 2008 ve Şubat 2014 krizleri sonrasında ortaya çıkan siyasal ve toplumsal gelişmeler bağlamında, “Bölge güvenliğinin“ geleceğine ilişkin öneriler sunmak, konuya ilişkin bir tartışma ortamı ve kamuoyu oluşturulması yoluyla söz konusu ihtiyacın giderilmesine önemli katkılar sağlamak amacıyla düzenlenen Kongre’de; “Küresel Güvenlik, Karadeniz-Kafkas Jeopolitiği ve Ekonomik Açılımlar“, “Bölgeyi Etkileyen Uluslararası Entegrasyonlar: Bilanço ve Perspektifler“, “Karadeniz-Kafkas Ülkelerinin İç Siyasetlerindeki Dönüşümler ve Karadeniz Güvenliği“, “Göç Sorunu ve Doğu Avrupa’nın Sosyal Güvenliği“, “Türkiye’nin Karadeniz-Kafkas Vizyonu ve Perspektifler“, “Karadeniz Havzasının Hidro-jeopolitiği ve Türkiye“ başlıklı oturumlar gerçekleştirilmiştir.

Bu oturumlarda Karadeniz ve Kafkas ülkeleri arasındaki sorunların birbirleriyle ilgili konular olduğu tespit edilerek, Türkiye başta olmak üzere uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hakların hukuki zeminde korunmaya devam edilmesinin “Bölgesel İstikrar“ için gerekli olduğu bir kez daha vurgulanmıştır.

Taraflar arasındaki enerji - sınır sorunlarında tüm tarafların kendi iç dinamiklerini yapıcı olarak harekete geçirmeleri hâlinde “mutlak barış“, “mutlak işbirliği“ sonucuna varılabileceği teyit edilmiştir. “Diyalog yoluyla her türlü sorunun üstesinden gelineceği“ tarihsel gerçeği ile bölgesel sorunlara yine “bölgesel taraflar“ ve “bölgesel güçler“ tarafından optimal çözüm bulunabileceği ağırlıklı görüşü oluşturmuştur. Kongre’de öne çıkan tespit, öneri ve değerlendirmeler aşağıda ifade edilmiştir:

1. Küresel aktörler arasında “sürdürülebilir bir enerji güvenliğine katılım yaklaşımı“ üzerinde fikir birliğine varmak, dünyanın barışı için ilke olmalıdır.

2. Bölge’nin güvenlik konusundaki meydan okumaları için Karadeniz’e kıyısı bulunan devletler ile ikili ve çok taraflı işbirliği yapılmalıdır.

3. Türkiye ve Ukrayna için kriz; ekonomi, turizm ve ticaret açısından Rusya'ya bağımlılık düzeyini göstermiştir. Yeni ticaret ortakları ve enerji kaynakları bulma noktasında önemli mesafe kat etmeye yol açmıştır.

4. 21. yüzyıl güvenlik sistemi için yeni mekanizmanın, Avrupa’daki askerîleştirme şartları altında oluşturuluması gerekmektedir.

5. Rusya’nın Avrupa boru hattı sistemi, birçok ülkeyi etkilemektedir. Bu durum ülkelerin Rusya’ya bağımlılığını artırmaktadır. Bu ülkelerin Rusya’ya bağımlılığının azalması Rusya’nın etki kapasitesinin de azalmasına yol açacaktır.

6. AB üç temel stratejik meydan okumayla baş etmek zorundadır. Bunlar; AB içerisinde güvenlik işbirliği nasıl organize edilmelidir? Dış aktörlerle enerji işbirliği nasıl organize edilmelidir? Dış oyuncularla enerji ilişkileri nasıl düzenlenmelidir ve potansiyel olarak kim AB'ye enerji tedarikçisi olacaktır?

7. Türkiye, 1980'lerden beri hızlı bir şekilde talep edilen endüstriyel büyümeyi yaşamaktadır. Son on yılda elektrik ve doğalgaz talepleri açısından Çin'den sonra ikinci ülke Türkiye olmuştur. Türkiye için temel hedef enerji güvenliğini gerçekleştirmektir.



8. Türkiye'de yerli enerji üretimi toplam talebin % 35'ini oluşturmaktadır. Türkiye, Rusya üzerinden doğal gaz ve petrol ithalatına bağımlı bir enerji politikası izlemektedir. Enerji güvenliğini gerçekleştirilmek için Türkiye'nin 5 ana hedefi şunlardır; “kaynak ülkelerini ve enerji ulaştırma yolunu farklılaştırmak“, “yenilenmelerin paylaşımını artırmak“, “enerji üretimine nükleer enerjiyi dâhil etmek“, “verimli çalışmanın adımını atmak“ ve “Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak“.

9. ABD, en büyük endişesinin “Körfez'deki petrol bağımlılığının azalması“ olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla Hazar Bölgesi’nde bu yöndeki gelişme, petrolün çeşitlenmesine ve küresel güvenliğin teşvik edilmesine vesile olacaktır. ABD için küresel sistemdeki güvenlik varlığının temel aracı, enerji yollarını kontrol etmek ve politikasını bu çerçevede yürütmektir.

10. ABD, enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynamalıdır. Küresel arenada doğal gaz arzını artırmalı ve “Trans-Anadolu Boru Hattı Projesi“ ve “Trans-Adriyatik Boru Hattı Projesi“ gibi enerji projeleri ile ilgilenmelidir.

11. Enerji projesinde önemli bir rol oynamak için ABD, Türkiye ile işbirliği sağlanması hususunda bazı adımları atmalıdır. Çünkü Türkiye, ABD’nin Kafkasya'daki politikası için çok önemli bir faktördür. Türkiye, NATO üyesi bir ülkedir, Orta Doğu'da yakın bir müttefiktir ve Azerbaycan ile yakın ilişki içindedir. Dış politika alanında Bölge’deki her ülkenin menfaati dikkate alınmalıdır.

12. ABD, ekonomik çıkarlar çerçevesinde Washington'un desteklediği büyük projenin güvenliğini sağlamalıdır ve ABD, Kafkas çatışmalarının son bulması için aktif politika izlemeyi sürdürmelidir.

13. Rusya, Doğu Akdeniz’deki nüfuz alanını genişletmektedir. Üstlendiği vizyonun yanında Rusya, komşularının görüşlerine de önem vermelidir.

14. Karadeniz ve Kafkasların; fiziksel sürekliliği ve Orta Asya’daki Hazar havzasının ötesine geçen geniş hinterlandı göz ardı edilmemelidir. Orta Asya hakkında şu sorular dikkate alınmalıdır; Çin, Asya'da kabul edilmiş bir dış politika izlemekte midiri? Güney Çin denizi ve Doğu Çin Denizi’ndeki sorun nasıl aşılacaktır? Bu durum, Asya ile Avrupa arasındaki bağlantıyı nasıl etkileyecektir?
22 Nisan 2016, İstanbul
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2583 ) Etkinlik ( 176 )
Alanlar
Afrika 66 613
Asya 78 1004
Avrupa 13 620
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 282
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1333 ) Etkinlik ( 45 )
Alanlar
Balkanlar 22 279
Orta Doğu 19 588
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1981 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1981

Son Eklenenler

Tüm dünyayı etkisine alan salgının da katkısıyla belirsizliklerin artışı oranında öngörülebilirliğin de azaldığı günümüzde, coğrafyamız başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan krizler ile uyuşmazlıklar küresel barış ve istikrarı tehdit ederken, çok taraflılık ve evrensel değerler de erozyon...;

Donald Trump seçimleri eski başkan yardımcısı Joe Biden'e kaybetti, ancak liberaller son derece küçük bir fark ile galip oldu. Bu Amerika'nın son yıllarda ne hâle geldiğinin bir özetidir; kararsız ve tatminsiz.;

9 Şubat 2021 Salı gecesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Türkiye’nin uzay programı açıklandı ve kamuoyunda oldukça yankı buldu. Programın olumlu ve olumsuz olarak yorumlanacak çok yanı var. Bu değerlendirme dokümanında yapıcı eleştirel düşünce ile Ülkemizin bu yolculuğuna ve kapsayıcı istişaresine...;

TASAM ve paydaşlarınca geliştirilen çok programlı BRAINS² TÜRKİYE inisiyatifinin Sentetik Gerçeklik Teknolojisi adlı uygulama programı “Derin-Sahte (Deepfake) Ürün ve Savunma Ekosistemi İnşası“ teması ile başlıyor.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 27-29 Mayıs 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Uzun süredir yazmak istediğim ama bunun için daha fazla zaman gerektiğini bilerek ertelediğim bir konuya sadece girizgâh yapacağım. “Sağlık Diplomasisi“ yaklaşık on yıldır üzerine okuduğum, gündemimde tuttuğum ve bu başlıkta çalışanları, ürettiklerini ve gerçekleşen çıktıları takip ettiğim bir alan.;

* BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında sektör, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu tem...;

Döneme ve konjönktüre göre gerek doğrudan gerek dolaylı olarak siyasete ve topluma biçim veren fakat en az aynı ölçüde siyaset ve toplum tarafından biçimlendirilen “medya“; başta iletişim ve ulaşım olmak üzere, eğitimden sağlığa, gıdadan giyime, bankacılıktan reklamcılık ve yayıncılığa ;

"Türkiye - Rusya İlişkileri" Konferansı

  • 22 Haz 2005 - 22 Haz 2005
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - Çin Forumu

  • 15 Eki 2018 - 20 Eki 2018
  • Pekin - Çin

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

4. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul İktisat Kongresi

  • 27 May 2021 - 29 May 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.