Altın Standardından Kalan

Makale

Öne sürülen her savın, ortaya konulan her düşüncenin üzerine mal bulmuş Maaribi gibi atlıyor izlenimi vermek istemem. Ama zor zamanlarda ve özellikle dünya para sisteminin, güven, ...

Öne sürülen her savın, ortaya konulan her düşüncenin üzerine mal bulmuş Maaribi gibi atlıyor izlenimi vermek istemem. Ama zor zamanlarda ve özellikle dünya para sisteminin, güven, uyum ve likidite sorunları ile pençeleştiği 1960 lı yılların ikinci yarısında, altın’ın temel ödeme aracı olarak işlev yaptığı dönemlere dönülmesi tartışmaları hep yapılmıştır. Bu bakımdan söylenenler ve öneriler bize yeni gibi gözükse bile, dünya için yeni değil. Bu nedenle bu konuya biraz eğilmek istiyorum.


İktisat Tarihinin bir Başka Yapı Taşı: Altın Standardı

Altın standard’ı bünyesinde 3 temel uygulama barındırmaktadır: Bunlardan bir tanesi fiilen altın sikkelerin tedavül ettiği bir düzen; diğeri altının fiilen tedavül etmediği bununla birlikte, para otoritelerinin sabit bir fiyat üzerinden talep edildiği takdirde altın sattığı bir uygulama ve nihayet bir çoğumuzun 1970 li yılların başına kadar aşina olduğu altın-döviz standard’ıdır. Altın - döviz standardında hükumetler, ulusal para birimlerini, sabit bir değer üzerinden, para birimi altına sabitlenmiş bir dövize bağlarlar. Daha doğrusu bağlarlardı. Bu defacto bir altın standardı uygulamasıydı ve bu şekilde, 1970 li yıllara kadar, dünyada, Dolar alanı, Sterling Pound alanı, Frank alanı gibi para alanları olup, ülkeler ve özellikle kuvvetli anahtar para birimlerine sahip ülkelere sömürge bağları ile bağlı olan ülkeler, bu alanlardan birine kapılanırdı. 1971 yılında Bretton Wood sisteminin çökmesi ile, ABD tek taraflı olarak, altını demonetize etti ve kendi para birimini altından kopararak serbest dalgalanmaya bıraktı. Altın sistemi de kendiliğinden denemese bile, bir darbe ile ilga oldu. Hemen her ülke altın standardından uzaklaştı. Ancak hemen hepsi, kasalarında tuttukları rezervlerin arasında altın saklamayı hiç ihmal etmedi.


Bretton Woods Hitama Ererken “Ayağını Yorganına göre Uzatma“ Hevesi

1960 lı yıllarda kıta Avrupa’sının yeni bir para sistem arayışı içindeki ülkelerinde ve özellikle Fransa’da döviz standardı yerine tam altın standardına dönüşü öneren ciddi raporlar hazırlandı. Bu raporların yazarları, hep altın standard’ının ekonomik istikrar getireceğini, aşırı değerlenen dolara karşı kendilerini ancak bu şekilde koruyabileceklerini, mali açıkları yok etmek için altın standard’ının sisteme adeta bir “ayağını yorganına göre uzatma“ disiplini getireceğini savunmuşlardır. Buna daha o tarihlerde karşı çıkanların ise 3 ana argümanı vardı.


“Yağmurdan Kaçarken Doluya Tutulmak“ da Mümkün

Bir kere dünyada altın üretiminin daha o tarihte bile, genişleyen ve daha da genişleyecek olan dünya ticaret hacmini finanse etmeye yeterli olmadığı önemli bir görüştü. Ayrıca, altın üreticisi olmayan ülkeler, sınırlı sayıdaki Rusya, Güney Afrika ve hatta ABD gibi altın üreticilerinin yeniden benimsenmesi istenen standard nedeni aşırı rantlar eld edebileceğini iddia ediyor, dünyanın altın kasası olan Fort Knox ABD de olduğu için özellikle bu ülkenin, bu standard üzerinden dünyaya tahakküm edeceğinden endişe ediyorlardı. Zaten görüş ABD de de kabul görmedi. Tartışmalar sadece eski sistemin çöküşünü hızlandırdı. O tarihlerde Avrupa Ekonomik Topluluğu olan az sayıda üyeli grup 1970 lerde, bugün nerede ise 20 yıllık bir geçmişi ile Euro’ya dönüşen kendi para sistemini kurdu.


Osmanlı’nın Son Demleri ve Altın Standardı

İmparatorluğun altın ve gümüş sikkeleri darphanede basılıyordu da, tedavüldeki altının değeri fakirleşen düzen nedeni ile giderek düşüyordu. En makbul sarı liranın Reşat olduğu bilinir. Aman sahtelerinden hala kaçının. Gerçek Reşat, Sultan Reşat’ın, cülusu(tahta çıkışı) sırasında basılmış ve bakır muhtevası en az olan altın olarak bilinir.

Şimdi ben bu yazıyı Sultan Reşat cülusa erdiği zaman dünyaya gözlerini açan ve Merkez Bankası tarafından 1940 larda, İngiltere’ye “altın uzmanı“ olmak üzere gönderilen ve 2014 yılında kaybettiğim babamın aziz ruhuna ithaf ederken, ondan çok ama çok altın hikayesi dinlediğimi itiraf edeyim. Bunlardan en önemlisi, 1958 devaluasyonundan sonra İngiltere’ye Türk hükumetinin, ödeyemediği borçlarına karşı rehin gönderdiği altınlarla ilgilidir. Bir de rehinden kurtarılan altınların, 1961 de geri getirilişini anlatırdı. Bununla da övünürdü. Türkiye borcunu ödemiş ve altınını geri almıştı.


Altına Hücum Ettirmek Yerine

Size 2016 itibarı ile bir kaç ülkenin toplam rezervleri içindeki altın payını ve ellerindeki altın miktarını vereyim:
Ülke Ton olarak altın rezervi Toplam Forex içinde % si
ABD 8,133.5 76
Almanya 3,377.9 70
Çin 1,838.5 2
Rusya 1,542.7 16
IMF 2,814.0 Belirtilmemiş
Türkiye 442.1 16
Güney Afrika 125.3 11
Bknz: Latest Gold World Official Gold Reserves

Arada yüksek altın rezervi olan ülkeleri yazmadım. Ama görüyorsunuz yine hem üretilen, hem tutulan altın açısından mevcut olan ve potensiyel olarak gözüken dünya altın rezervleri durumunu. Şimdi, biz yeni çevre felaketleri ile altın mı arayacağız?, Borçları ödeyemezsek 1958 de olduğu gibi rehin mi göndereceğiz? Altın kaçakçılığına mı meydan vereceğiz? Sonunda dönülmez noktada, altına dönmeye kalkmak yerine, halka dolar spekülasyonu yapmamayı öğütlesek, belirsizliklerin ekonomiye gölge düşürmemesini temin etsek, bu altına hücum ettirmekten daha iyi olmaz mı?
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2708 ) Etkinlik ( 222 )
Alanlar
Afrika 77 639
Asya 98 1077
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1379 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 606
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 184
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2046 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2046

Ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel güçlerin oluşturduğu bir Dünya Düzeni vardır. Bu düzen ufak değişimler gösterse de kolay kolay değişmez. Büyük güçler siyasi, ekonomik güçlerini koruyabilmek ve hatta geliştirmek amacıyla zaman zaman bazı girişimlerde bulunurlar. ;

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge. ;

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası“ hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2023 Faaliyet Raporu’nu yayımladı.;

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bugüne ABD’nin büyük stratejisinin ne olması gerektiği konusunda yoğun bir tartışma yaşanmaktadır. Özellikle 11 Eylül olayları, Irak Savaşı ve 2008 küresel finansal krizinin etkileriyle ABD dış politikasının tarihsel motiflerinden biri olan izolasyonist eğilimin yeni b...;

Afrika kıtası sahip olduğu zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla yüzyıllardır başta Batılı devletler olmak üzere küresel aktörlerin ilgisini çekmektedir. Ancak Soğuk Savaş’tan itibaren siyasi nedenlerle de Afrika’nın, küresel aktörlerin dış politika ajandalarında büyük bir öneme sahip olduğunu söy...;

Avrupa’da aşırı sağın içinde bulunduğumuz son 40 yılda bir yükseliş yaşadığını söylemek mümkündür. Aşırı sağın bu yükselişinde hem iç hem dış pek çok dinamik bulunmaktadır. Bu dinamiklerin anlaşılması için öncelikle aşırı sağın anlamlandırılması ve son yıllarda aşırı sağın yükselişine neden olan siy...;

Komşu kıyılara sahip devletlerin Deniz Yetki Alanı (DYA) yan sınırının belirlenmesi her zaman sorunlu olmuştur. Genelde sınırın denizle birleştiği noktayı merkeze alan bir açı genişliği başlangıçta olmasa bile ilerleyen zaman içinde denizde veya karada meydana gelen topografik değişiklikler nedeniyl...;

Büyük güçlerin siber uzay ve siber güvenlik stratejileri 21. yüzyılın başlarında somut olarak şekillenmeye başlamıştır. Ancak bu stratejilerin temeli ABD ve SSCB'nin Soğuk Savaş dönemi boyunca tecrübe ettikleri uzay ve silahlanma yarışının bir sonucu olarak atılmıştır.;

6. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.