Trump İçin İyi Olan ABD İçin de İyi mi ve Yapabileceklerinin Sınırı Ne?

Makale

İşte size en klasik ve basit “özel çıkar ve kamu çıkarı” çatışması sorusu! Yani özel birey olarak Trump ve özel şirketleri için iyi olan her şey, ABD için iyi olamaz....

İşte size en klasik ve basit “özel çıkar ve kamu çıkarı“çatışması sorusu! Yani özel birey olarak Trump ve özel şirketleri için iyi olan her şey, ABD için iyi olamaz. Şimdi ABD nin seçilmiş başkanı, bunu henüz anlamadıysa, kendisine anlatılacaktır. O artık Amerika’nın ali menfaatlerini gözetmekle yükümlü. Bu, umur-u devletin en önemli koşuludur. Hele bir işadamı başkan olursa. Artık kendi çıkarı rafa kalkmak zorunda. O halde...


Allaha Ismarladık “Özel“ Trump

Donald Trump bundan sonra Trump iş imparatorluğunun varisi ve sahibi değil, tüm ABD ve ABD menfaatlerinin temsilcisi ve koruyucusu Trump olmak zorundadır. Aksi düşünülemez. Eğer Trump buna aykırı davranır, örneğin yakın ve yandaşlarına ihale verme girişiminde bulunur, şirketlerine özel ayrıcalık talep eder, genel olarak ve özellikle sınırlar ötesinde Amerika’nın ali menfaatleri ile çatışan iş girişimlerine geçit verirse, işte o zaman o dev ülkede “denge-denetim mekanizması“ nasıl çalışacak görürüz. Donald Trump artık tüm Amerika’nın başkanıdır. Ayırmadan kayırmadan işin gereğini yerine getirmek zorundadır. Bu sabah yorum yapan bir demokrat parti mensubu, “kabul edelim ki kaybettik. Trump artık meşru başkanımızdır. Bu nedenle kartopu gibi büyüyen sokak eylemlerini kabul etmiyorum. Şimdi Trump’a itiraz etmenin anlamı yoktur. Yan basmayı sürdürür, ayırımcı, bölücü davranır, ektiği nefret tohum ve fidanlarını sulamaya devam ederse, bir de iktidarını kendi çıkarına yontarsa buna tepki gösterelim“dedi.


Vaadleri ve Bunların Yapılabilirliği

Seçim meydanlarında verilen sözlerin çoğu ya unutulur veya çoğu zaman yerine getirilemez. Bir kere 4 yıl bile köklü değişikliler için az gelir. Bürokrasi, özellikle ABD de ülkenin bel kemiğidir ve öyle hemen değiştirilemez. Ama en önemlisi yapılan reformlar, mutlaka birilerine zarar vereceği için 2018 den itibaren başlayacak yni seçimleri riske etme tehlikesi taşıyacaktır. Yine de Trump’ın planladıklarına bir bakalım ve yapılabilirliğini tartalım.

1. Trump gelecek 10 yılda 3 trilyon doları bulacak vergi indirimleri planlıyor. Ayrıntısını göreceğiz. Ama önce kendi de vergi ödeyecek ki indirimden söz etsin. Oranlarla ve dilimlerle oynayacak. Ülkeye vergi geliri kaybettirecek ve bütçe açıklarını büyütecek. IRS yani ABD gelir idaresi, güçlü bir bürokrasi, bakalım bu işin içinden nasıl çıkacak?

2. Yüzde 35 olan kurumlar vergisini yüzde 15’e indirmeyi öneren Trump veraset vergisinin tamamen kaldırılması ve çocuk bakımı için verilen vergi kredilerinin vergilendirilmesini istiyor. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaparsa ABD daha mı müreffeh olacak?

3. Buna mukabil Çin ve Meksika’ya bu ülkelerden yapılan ithalat üzerinden yüzde 35 ve yüzde 45 gümrük vergisi uygulayacakmış. Haydi NAFTA’yı tek taraflı ilga etti diyelim WTO nun(DTÖ) kurallarını mı çiğneyecek ABD? Vaktiyle kendi dikte ettiği kurallarla donanmış “serbest ticaret“ düzenini bir kalemde nasıl çizecek? Haydi çizdi diyelim dış ticarette ve dış ilişkilerde mütekabiliyet-i misil diye bir şey vardır(reciprocity). Ya ABD nin ticaret ortakları da ABD ye karşı bunu yaparsa ne olacak?

4. Regülasyonları azaltacakmış. Ya korumacı veya selektif korumacı olacak bir ülke veya liberal, daha doğusu selektif liberal. Her ikisi de çok iyi regülasyon gerektirir.

5. Haydi FED Başkanı Janet Yellen’in görevden alarak bir geleneği daha yıksın da görelim onu. Acaba 12 FED şubesinin başkan ve kurulları keyfi atama ve görevden almaları içlerine sinderecek kadar sığ bir vizyona mı sahipler? Bu kurulları oluşturan özel bankalar ne tepki verecek?

6. ABD ekonomisi son 4 yılda tam olmasa bile büyük ölçüde ile krizden çıktı. İstihdam oranları olumlu, ama fiyat artışları hala istenen oranda değil. ABD de deflasyon riski hala var. Düşen petrol fiyatları da yaraya tuz basıyor. Ani faiz yükseltmeleri ile durgunluğu tetikleme riskini nasıl alır ve bu vebali nasıl sırtında taşıyabilir?

7. Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) görüşmelerini durduracak. Avrupa Birliği ile müzakere edilen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nı da sonlandıracak. İşte bu bence yapılabilir. Zaten TPP nin ucu bucağı yok. İçinde Çin olmadan bir TPP, 12 havarili bir yürüyüşe geçebilemez. Atlantik ise Brexit ile zaten havada. Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nı (NAFTA) Meksika’’ya karşı haydi rafa kaldırsın. Ama bu anlaşmayı Kanada ile yeniden müzakere etmek zorunda kalacağını bilmeli. Ayrıca unutulmasın bu anlaşma 1994 yılından beri yürürlükte. İran ile yapılan Nükleer anlaşmaya dokunmasın lütfen derim. Dokunmayacaktır da. Ayrıca hepsinden öte..


Umur-u Devlet Vekar, İhtiyat, Temkin ve Mümarese İster

Siyaset mümkün olanın sanatı. Ama bu sanatı icra edecek olan seçilmiş bir başkanın kendi kişisel çıkarlarından ari bir kimlik benimsemesi herşeyden önemli. Las Vegas’ta kumarhane veya inşaat şantiyesi değil, Ocak 2017 den itibaren bir dünya devi ülkeyi yönetecek Trump. Umur-u devlet başka, onun sorumlulukları da. O çok kınadığı Meksika(ve kendisi gibi) gibi 3 kere iflas masasına giden bir ABD, dünya için de iyi olmayacaktır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2650 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1041
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2006 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2006

Değişen bankacılık parametrelerini sağlıklı yönetme, finans çalışmalarının küresel gelişmelerin gerektirdiği boyutlara taşınmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında finans temalı ağların inşasına katkı sunmak üzere kurulan Finans Bankacılık ve Kalkınma Enstitüsü’nün internet sitesi yenilendi.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile TASAM BGC tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlâk Kodu” ana temasıyla 09-10 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek;

Dünyanın en uzun (ülke çapında yaygın olmayan) iç savaşına sahne olan kapalı kutu Myanmar dünyada olduğu gibi ülkemizde de genellikle pek fazla bilinmeyen bir ülke. ;

İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki, yasa dışı yerleşim, yıkım, zorla yerinden etme, müsadere, tahliye politikalarında bir değişiklik yok. 1967’den beri devam eden bu durum, hiç kuşkusuz sistematik bir devlet politikası ve bu politikaları uygularken kendi hukuk sistemini de sonuna kadar kullanm...;

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...