Uluslararası Balkan Kongresi Açılış Konuşması

Konuşma

Sayın Bakanım, Sayın Valim, Sayın Milletvekilim, yurt dışından ve için­den gelen değerli misafirler, değerli katılımcılar, sayın basın mensupları "Bal­kan Milletleri Arası Etkileşim" konulu "Uluslararası Balkan Kongresi"ne...

Sayın Bakanım, Sayın Valim, Sayın Milletvekilim, yurt dışından ve için­den gelen değerli misafirler, değerli katılımcılar, sayın basın mensupları "Bal­kan Milletleri Arası Etkileşim" konulu "Uluslararası Balkan Kongresi"ne

hoş geldiniz, şerefler getirdiniz.

Bu kongrenin, Balkan devletleri arasında var olan samimi ilişkilerin ge­liştirilmesine katkı sağlamasını diliyorum. Ayrıca böyle bir kongrenin Tekir­dağ ilinde yapılıyor olmasından duyduğum memnuniyeti sizlere paylaşmak is­tiyorum. Ve tabiî ki, bu kongrenin düzenlenmesinde emeğe geçen herkese te­şekkür ediyorum.

Tekirdağ, daha genel olarak Trakya, böyle bir kongreye ilk defa ev sahip­liği yapıyor. Bu kongrenin düşüncesi ilk defa Sayın Valimiz tarafından ifade edildiğinde bunu severek kabul ettik ve TRAKYAKENT (Doğu-Batı Beledi­yeler Birliği) olarak bu kongrenin içinde yer alacağımızı ifade ettik.

Kısaca sizlere TRAKYAKENT ile ilgili bilgi vermek istiyorum. TRAK-YAKENT, 13 Ekim 2000 tarihinde Trakya'da var olan 20 belediyenin bir ara­ya gelerek Bankalar Kurulu'na sunduğu öneri Bakanlar Kurulu kararıyla ka­bul edildi ve ilgili karar 28 Kasım 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlan­dı. Böylece TRAKYAKENT resmen kurulmuş oldu.

Bu birliğin kuruluşu aslında 1999 Marmara Depremine dayanır. Bu dep­rem sırasında Marmara Ereğlisi Belediyesi ile Yunanistan'daki bazı belediye­ler arasında ilişkiler srkılaştı ve Yunanistan belediyeleri deprem bölgesine yar­dımlarda bulundu. Böylece bu birliğin temelleri atılmış oldu.

Yunanistan'da var olan TRAKYAPOLİS (Batı Trakya Belediyeler Birli­ği) ile TRAKYAKENT arasında 17 Mart 2001 tarihinde sınır ötesi işbirliği protokolü imzaladı. Ayrıca Bulgaristan'da var olan RAMTRAKYA Belediye­ler Birliği ile de 8 Ekim 2001 tarihinde benzer bir protokol imzalandı. Daha sonra 10 Aralık 2005 tarihinde TRAKYAPOLİS, RAMTRAKYA ve TRAK­YAKENT arasında üçlü işbirliği protokolü imzalandı. Bu üçlü protokol ile tu­rizm, kültür, tarım, ekonomi ve diğer sosyal konularda işbirliği ilişkileri geliş­tirilmeye başlandı.

TRAKYAKENT Belediyeler Birliği'nin şu anda 74 üyesi var ve biz bu birliğin başkanlığını yürütüyoruz. Bulgaristan ve Yunanistan'daki belediyeler ile birlikte hareket ederek Balkan ülkeleri ile çok sayıda temaslar kurduk ve bazı Avrupa Birliği projeleri gerçekleştirdik.

"Irkçılık ve Gençlerde Yabancı Korkusunu Ortadan Kaldırma Projesi" ile Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye'deki gençler Romanya'da bir araya geldiler. "Gençlerin Yerel Yönetimlere Katkısı" konulu projede Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya gençleri Türkiye'de bir araya geldi. "Farklı Kültürlerden Gençlerin Kaynaşması" konulu proje ise, Türkiye, Yuna­nistan, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'dan gençlerin Türkiye'de bir araya gelmesiyle hayat geçirildi. Bizim için çok önemli olduğunu düşündüğü­müz "Türk-Yunan Sivil Diyalogu Projesi" çerçevesinde ise Yunanistan'da Türk Geceleri, Trakya'da ise Yunan Geceleri düzenledik. Yunanistan'ın Batı Trakya bölgesinde yer alan camilerin ve ülkemizde Doğu Trakya'da yer alan kiliselerin broşür ve CD'ler şeklinde tanıtımlarını yaptık. Böylece, bu proje­ler ve çalışmalar çerçevesinde Balkan halklarının ve özellikle de gençlerin bir araya getirilmesi yoluyla, bu kongrenin de konusu olan Balkan Milletleri Ara­sı Etkileşime katkı sağlanmış oldu.

Zaman zaman İçişleri Bakanlığımız da bize bazı görevler verdi. 29-30 Kasım 2004 tarihinde Filibe'de Avrupa Birliği Konseyi tarafından "Sınır Öte­si İşbirliği Toplantısı" düzenlendi. İçişleri Bakanlığımız birliğimizin bu top­lantıya katılmasını sağladı ve biz de bu toplantıya katılarak görüş ve düşünce­lerimizi ifade etme olanağını bulduk. 20-30 Eylül 2005 tarihlerinde, Filibe Toplantısının bir devamı olarak, Sofya Toplantısı düzenlendi. TRAKYA-KENT, bu toplantıya da davet edildi ve çalışmalar katıldı. Ayrıca TRAKYA­KENT olarak Yunanistan, Bulgaristan, Kosova, Makedonya'ya ziyaretler dü­zenlendi. Buralarda halklarla ve yöneticilerle bir araya gelindi. Yapılan görüş­meler son derece olumlu geçti.

Hepimizin bildiği gibi Balkan ülkelerinde geçmişte büyük sıkıntılar ya­şandı. Umut ediyoruz ki bu sıkıntılı günler geçmişte kalmıştır. Yerel yönetici­ler olarak bu konuda bizlere büyük görev ve sorumluluklar düştüğünü biliyo­ruz. Türkiye şu anda Avrupa Birliği'ne tam üye olma sürecini yaşıyor. Bazı Balkan ülkeleri ise Avrupa Birliği'ne girmiş bulunuyor. Diğerleri ise Avrupa Birliği'ne üyelik çalışmalarını sürdürüyorlar. Avrupa Birliği sürecinin Balkan­lara barış, refah ve istikrar getireceğini umuyoruz.

Bu coğrafyada geçmişte yaşanılmış olan büyük sıkıntıların yaralarının sa­rılması için çok büyük gayretler sarf edildiğini ve çalışmalar yapıldığını görü­yoruz. Hem Türkiye hem yerel yöneticiler olarak bu çalışmaların içinde yer alıyoruz. Herkes gibi bizim de amacımız barış ve huzur ortamını inşa etmek, geliştirmek ve muhafaza etmektir. Çünkü biliyoruz ki, barış ve huzurun olma­dığı bir ortamda yapılacak diğer tüm çalışmalar anlamsız olacaktır. Ayrıca Bal­kanlar konumu itibariyle Avrupa'nın stratejik bir bölgesidir. Balkan devletle­rinin bu stratejik pozisyonu kendi lehlerine çevirmeleri gerektiğini düşünüyo­rum. Ve bu anlamda, Uluslararası Balkan Kongresi'nin hem bölge insanına hem de tüm insanlığa olumlu katkılar sağlayacağını umuyorum.

Başta Sayın Bakanımız olmak üzere bu kongreye iştirak eden herkese, Sayın Valimize kongrenin organizasyonun üstlenen TASAM'a, TASAM Baş­kanına ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, hepinizi say­gılarımla selamlıyorum.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Dünya ekonomisi, 2020’li yılların başından itibaren son otuz yıla damgasını vuran liberal rasyonalitenin sarsıldığı, yapısal bir kırılma dönemine girmiştir. 1980-2020 yılları arasında küresel sistemi domine eden "Etkinlik" (Efficiency) paradigması, yerini ulus devletlerin varoluşsal bir refleksi ola...;

2025 yılındaki ABD-Çin ticaret savaşı bir aydan kısa sürdü; ancak ortaya koyduğu stratejik açık on yıllardır derinleşmekteydi. 2 Nisan'da, kendi deyimiyle "Kurtuluş Günü"nde ABD Başkanı Donald Trump, aralarında Çin'in de bulunduğu düzinelerce ülkeye geniş kapsamlı tarifeler uyguladı; Çin birden orta...;

Rus iktisadi düşünce tarihini incelemek, sadece bir coğrafyanın üretim ve bölüşüm ilişkilerini takip etmek değil; aynı zamanda devletin bekası, toplumun ahlaki dokusu ve bireyin mülkiyetle olan sancılı ilişkisi üzerine kurulmuş devasa bir "iktisat sanatı" (techne) laboratuvarına girmektir. ;

İktisat tarihi, uzunca bir süre iki kutuplu bir koordinasyon anlatısına sıkıştırıldı: Bir tarafta piyasanın koordinasyon gücünü yücelten ve mikro ajanların dağınık bilgisini fiyat mekanizmasıyla eşleyen Adam Smith’in "Görünmez El"i; diğer tarafta ise her şeyi yukarıdan aşağıya (top-down) tasarlayabi...;

İktisat literatüründe makro-teorik yaklaşımlar genellikle üretici güçlerin mülkiyetini, bölüşüm ilişkilerini ve sınıfsal çatışmaları ulusal ya da küresel ölçekte, yukarıdan aşağıya (top-down) kurgulama eğilimindedir. Bu durum, ekonomiyi soyut bir denge arayışı ya da kaçınılmaz bir tarihsel altüst ol...;

Geçenlerde okuduğum ilk baskısı 2017 yılında yapılan Amerikalı antropolog James C. Scott’un ‘’Tahıla Karşı (Against the Grain: A Deep History of the Earliest States’’, Koç Üniversitesi Yayınları) adlı kitap insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan tarım devrimi ve ilk yerleşik devl...;

Güney Kore'nin 2026 yılında Rusya'nın Kuzey Deniz Rotası (NSR) üzerinden ilk konteyner deneme seferini gerçekleştirme hazırlıkları, Arktik'in geleceği hakkındaki tartışmalarda yeni bir aşamaya işaret ediyor. Seul hükümeti, yaklaşık 3.000 TEU kapasiteli bir konteyner gemisini Busan'dan Rotterdam'a Ar...;

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.