Bölgesel Bir Deneyim: TÇV'nin Orta Asya ve Karadeniz Projesi

Makale

Türkiye Çevre Vakfı (TÇV), kar amacı gütmeyen, özel ve bağımsız bir si­vil toplum kuruluşudur. TÇV, 1 Şubat 1978 tarihinde kurulmuş olup bir Müte­velli Heyeti tarafından yönetilmektedir. TÇV, son 30 yıl içerisinde pek çok uluslararası, yabancı ve Türk kuruluş­la proje bazlı ortak çalışmalar yürütmüştür....

  1. TÇV'NİN YAPISI

Türkiye Çevre Vakfı (TÇV), kar amacı gütmeyen, özel ve bağımsız bir si­vil toplum kuruluşudur. TÇV, 1 Şubat 1978 tarihinde kurulmuş olup bir Müte­velli Heyeti tarafından yönetilmektedir.

TÇV, son 30 yıl içerisinde pek çok uluslararası, yabancı ve Türk kuruluş­la proje bazlı ortak çalışmalar yürütmüştür.

TÇV'nin çalışma öncelikleri; çevre mevzuatı ve politikası, sürdürülebilir gelişim, biyolojik çeşitlilik ve yenilenebilir enerjidir. Ancak, TÇV'nin son 30 yıllık çalışma hayatına bakıldığında çevre ile ilgili neredeyse her alanda yo­ğunlaşmış olduğunu görürüz.

TÇV'nin diğer ülkelerle gerçekleştirdiği benzersiz ve 14 yıl boyunca de­vam eden çalışması "Orta Asya ve Karadeniz Çevre Projesi"dir. Söz konu­su özel ve amacında büyük başarılar elde etmiş projeye yönelik daha fazla bil­giye aşağıda yer verilmektedir.

  1. ORTA ASYA VE KARADENİZ PROJESİ 1. İlk Adımlar

1990'lı yılların başlarında, Asya'daki siyasi gelişmeleri takiben, pek çok bağımsız devlet kurulmuştur. Bu ülkeler, bir önceki rejimler altında hatırı sa­yılır derecede teknik ve kültürel açıdan arka plana sahip olmalarına rağmen yeterli uluslararası ilişki ve deneyim elde edememişlerdir. Geçmişte ve günü­müzde oldukça önemli olan çevre konusu, bu devletlerin gündeminde yer al­mış olmasına rağmen, uluslararası yardım ve işbirliği olmadan konunun geliştirilemeyeceği anlaşılmıştır. Üstelik sivil girişim, iyi bilinen bir konu olama­mıştır.

Bu gereklilikleri dikkate alan ve Orta Asya ülkeleri ile Türkiye arasında dostane ilişkiler geliştirilmesi gereğine inanan TÇV, 1992 yılında bölge ile ilgi­li çevresel bir STK projesi geliştirmek için hazırlık çalışmalarını başlatmıştır.

Ankara'da gerçekleştirilen kimi görüşmeler ve değerlendirmeler sonra­sında, TÇV proje hazırlıklarına Karadeniz ülkelerini de dahil etmeye karar vermiştir. Türkiye'nin de bir Karadeniz ülkesi olması gerçeği ele alınarak, Or­ta Asya ve Karadeniz ülkeleri ile birlikte çalışmanın çok gerçekçi bir yaklaşım olduğu gerçeğinde karar kılınmıştır.

Ankara'da gerçekleştirilen bu hazırlık çalışmasının ardından TÇV, proje için fon bulmak amacıyla Japonya'daki Nippon Vakfı'yla (eski adıyla Sasaka-wa Vakfı) görüşmüştür.

Nippon Vakfı, projeye mali destek sağlamayı kabul etmiş, böylece ilk Or­ta Asya ve Karadeniz Konferansı 20-23 Ekim 1993 tarihleri arasında İstan­bul'da düzenlenmiştir. Konferansın amacı, fikir alışverişi imkanı sunma ve söz konusu ülkelerin (o dönemde sayıları oldukça az olan) çevresel grupları/lider­leri arasında ilişki kurma imkanının sağlanması olarak belirlenmiştir. Bu kon­ferans, büyük ilgi görmüş ve ilk konferansa katılan bütün katılımcılar, bu giri­şimin sürdürülmesini şiddetle önermişlerdir.

  1. Devam Eden Gelişmeler

Bu ilk ve ümit vaat eden konferansın ardından TÇV, söz konusu projeyi 2005 yılına kadar (14 yıl) devam ettirmiştir. Proje uygulaması süresince İstan­bul'da yıllık konferanslar düzenlenmiş, Orta Asya ve Karadeniz'in Varna, Al-maata, Sofya, Bişkek, Bükreş, Bakü, Semerkant, Kişinev, Köstence, Tiflis, Taşkent and Kokand gibi çeşitli şehirlerinde daha küçük çaplı çalıştaylar/se-minerler organize edilmiştir.

Bu toplantıların yanı sıra TÇV, pek çok ülkede çevresel STK'ların kurul­masına yönelik olarak ufak çaplı bağışlarda bulunmuştur. Proje bütçesi limit­leri dahilinde, TÇV söz konusu STK'ların küçük çaplı projelerini desteklemek amacıyla teknik yardım ve finansal destek temin etmiştir.

1994 yılındaki ikinci yıllık konferans esnasında TÇV, yasal çerçevesi da­hilinde "AVRASYA Çevre STK'ları Bilgi Merkezi" oluşturulması kararı alın­mıştır. Söz konusu Merkezle ilgili bilgilere aşağıda yer verilmiştir.

  1. Avrasya Çevre STK'ları Bilgi Merkezi (Ağı)

Merkezin amacı, çevresel bilginin toplanması ve iletilmesi olarak belir­lenmiştir. Amaca yönelik hizmet, bir ülkeden alınan belirli bir bilginin veya

TÇV'nin Orta Asya ve Karadeniz Projesi 153

çevresel gelişimle ilgili elde edilen herhangi bir bilginin başka bir ülkeye ak­tarılması şeklinde gerçekleştiriliyordu. Diğer bir deyişle Merkez, Orta Asya ve Karadeniz ülkelerinde faaliyet gösteren STK'lar arasında bilgi akışının sağ­lanması için bir iletişim ağı görevi görüyordu.

Bilgi toplama ve yayma işlevinin yanı sıra Merkezin amaçları arasında sorunlara çözüm üretme, yani bilgi oluşturma görevi de yer almaktaydı.

Merkezin bütün yönetimsel ve sekretarya işleri, Türkiye Çevre Vakfı (TÇV) örgüt yapısı bünyesinde gerçekleştiriliyordu. TÇV'nin kütüphane gö­revlileri, Belgeleme Bölümü'nde profesyonel bir çalışma gerçekleştirmiş ve Türkiye Çevre Vakfı Kütüphanesi'nde yeni bir bölüm tahsis etmiş, kitaplarda yer alan verilerin hepsinin burada, bilgisayara yüklenmesini sağlamıştır. Bu şekilde Avrasya Çevre Kütüphanesi oluşumu başlatılmıştır. Hava, su, toprak, atık ve enerji gibi çevresel konularda diğer ülkelerden edinilen bilgiler siste­matik olarak bilgisayara yüklenmektedir. Ayrıca bu çerçevede gazeteler, der­giler, posterler ve video filmleri de toplanmaktadır.

  1. SONUÇ

Proje, büyük bir başarı elde etmiştir. Proje süresince elde edilen dostane ilişkilerin yanı sıra STK temsilcileri arasında yakın temas ve işbirliği imkanı oluşturulmuş, bu vesileyle bahsi geçen ülkelerde STK faaliyetleri ivme kazan­mıştır. Günümüzde bu STK'ların neredeyse tümü oldukça aktif çalışmaktadır­lar ve çevre konusu, bu ülkelerde gerçek ve önem teşkil eden bir konuya dö­nüştürülmüştür.

  1. ÖNERİ

TÇV, bahsi geçen tüm bu faaliyetlerin iyi bir model olduğunu ve Afrika ülkeleri için de uygulanabilecek olduğunu düşünmektedir. Böylesi bir girişi­min başlatılması için TÇV taraflarla işbirliği içine girmeye hazırdır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2608 ) Etkinlik ( 195 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 87 1012
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Fransa’da yaşayan ve Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü sahibi olan meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf, 07 Mayıs 2021 Cuma saat 21.00’de Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Kulübü ve King’s College Turkish Society tarafından gerçekleştirilen çevrim-içi söyleşinin konuğu oldu.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

Çin’le geliştirmekte olduğu yakın ilişki, Batının yaptırımlarla köşeye kıstırdığı İran için şimdi önemli bir fırsat. Xi Jinping’in 2016 yılında İran’a önerdiği stratejik anlaşma geçen ayın son günlerinde imzalandığında, kapsamı hakkında tahminden öte bir şey bilinmiyordu. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.