İsyancılara Teslim Edilen Ülke

Makale

Son defa yayınlandığı bildirilen kararnameye göre, Türkiye bir yandan, Albay Kaddafi ve ailesi efradı ile, Libyalı tüzel kişilerin Türkiyedeki mal varlıklarının dondurulmasını kararlaştırmış, diğer taraftan da, keza Libya lideri ve ailesiyle, bazı komutanların Türkiyeye girişlerini yasaklamış bulunuyor. Türkiyenin bu kararları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi öngörüleri çerçevesinde aldığı ifade ediliyor....

Son defa yayınlandığı bildirilen kararnameye göre, Türkiye bir yandan, Albay Kaddafi ve ailesi efradı ile, Libyalı tüzel kişilerin Türkiyedeki mal varlıklarının dondurulmasını kararlaştırmış, diğer taraftan da, keza Libya lideri ve ailesiyle, bazı komutanların Türkiyeye girişlerini yasaklamış bulunuyor. Türkiyenin bu kararları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi öngörüleri çerçevesinde aldığı ifade ediliyor.

Daha önceleri de Trablus’taki Büyükelçiliği kapatan ve bu defa Büyükelçiyi de Merkez’e alan, ayrıca Dışişleri Bakanının isyancıların karargahı olan Bingazi’yi ziyaret edeceği bildirilen Türkiye, böylece Libya ile bağlarını tamamen koparmış olmaktadır.

Hayatta da böyledir; kolay kazanılanın gözden çıkarılması, ayni şekilde kolay olabiliyor. Libya bunun örneğidir.

Tarihte memaliki Osmaniyeye dahil olup da, sonradan Osmanlı yönetimine rahmet okuyan ülke yok denecek kadar azdır. Libya hariç. Libya halkı, araya giren birçok idare ve rejimden sonra bile, hala Türklerin Kuzey Afrika’ya İslamiyeti korumak ve kollamak için, davet üzre geldiklerini ve yönetimde bulundukları, asırlarla ifade edilen süre zarfında, hem İslamiyete hizmet ettiklerini, bu yolda bugün bile kullanılan göz kamaştırıcı eserler bıraktıklarını, hem de yerel halkın kültürüne ve yaşamına herhangi bir şekilde müdaheleyi düşünmediklerini, takdir ve minnetle anmaktadırlar. O kadar ki, Libya halkı, bugün tarihlerinin, kendi tarifleriyle, emperyalist etkilerden arındırılmış olarak, yeniden yazılmasında tek ve gerçekçi Türk referanslarına başvurulmasını kabul etmiş ve fiilen işe koyulmuşlardır. Bu husustaki direktifin doğrudan Albay Kaddafi’den sadır olduğuna, o ülkede görevli olduğum 70 li yılların sonu ve 80 li yılların ortalarında, birçok kere şahsen şahit olmuştum.

Albay Kaddafi açısından Türkiye ile ilişkiler daima büyük bir prestij meselesi olmuştur. Bununla beraber, adı geçen şahsın zaman zaman bizi rahatsız eden fiil, söz ve davranışlarını da yok sayamayız. Temsilci olarak bizim görevimiz, bunların etkilerini ortadan kaldırmak veya en azından asgari hadde tutmak olarak algılanmış, buna karşın, karşılıklı çıkarlara hizmet alanlarının olabildiğince genişletilmesine çalışılmıştır. Netekim bu yolda geçmişte olsun, şimdilerde olsun, çok büyük mesafeler alınmıştır.

Şimdi denilebilir ki, Bingazi’deki muhalifler de, yönetimi devraldıklarında, ayni halkın bir parçası olmak itibariyle, Türkiye’ye yine müzahir olmaktan geri kalmayacaklar. Bundan emin olabilsek bile, bize has üstün meziyetlerden biri olan ‘ vefa’yı nereye saklayacağız?

Bilinen hesaplarla hareket etikleri ayan beyan açık olan Batı Libya’da, görünürde Birleşmiş Milletler aracılığı ile, yeni bir düzen kurmak peşinde. Bu düzeni ayakta tutmak adına, Batı şayet gerektiğinde arka planda kuvvet kullanmayı öngörmeyecekse, yeterli hazırlığı olmayan isyancıların, önlerine konacak, kendilerine adeta tepside sunulacak mekanizmayı ( settings ) nasıl işleteceklerini kestirebiliyor muyuz ? Bu bağlamda, yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik ülkenin hemen her yöresinde fiili duruma hakim kabilelerin birbirine düşüp, yıllar sürecek bir iç harbi derinleştirmeyeceklerini kim garanti edebilir ? Yani, yeni yönetimi, her şeyi göze alarak, kendimize bağlayalım derken, ortada kalabilir, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olabiliriz.(asula@ttmail.com)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2621 ) Etkinlik ( 204 )
Alanlar
Afrika 71 619
Asya 92 1021
Avrupa 20 631
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1344 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1991 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1991

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

Malezya ise Güney Asya’daki stratejik konumu, 33 milyona yakın nüfusu, dinamik ve eğitimli insan kaynağı, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, İİT, ASEAN, Bağlantısızlar Hareketi, APEC, D8 gibi uluslararası örgütler içerisindeki saygın konumu ile tüm dün...;

Türkiye - Kazakistan ikili ticaretinde, 2019 yılında ticaret hacmi 3,994 milyar dolar, ticaret açığı ise Kazakistan lehine 2,104 milyar dolar civarı olmuştur. Türkiye’nin Kazakistan’a ihraç ettiği başlıca ürünler; prefabrik yapılar, mücevherci eşyası ve aksamı, tohum, hububat ve kurubaklagildir. Kaz...;

24 Kasım 2015’te Türk F-16’larının Türkiye’nin hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Suriye sınırına yakın bir bölgede bir Rus SU-24 savaş uçağını düşürmesi ile hızla krize sürüklenen Türkiye-Rusya ilişkileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 9 Ağustos 2016’da St. Petersburg’da Rusya devlet başkanı Putin’...;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

İsrail ve Filistin’e en son 2018 in başında gittiğimde, “İki devletli çözüm” tartışmaları her iki kesim için de sona ermiş gibiydi. Arazi bölüşümünden kaynaklanan zorluklar dışında Filistin hâlâ birbiri ile birleşemeyen iki parça. ;

Gerek yurt içi gerekse de yurt dışı kaynaklı siyasal ve ideolojik tehditlere karşı komünist rejimi korumakla mükellef Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) kültürünü devralan Rusya Federasyonu, rejime muhalif fikirler yayan birey ve kuruluşlara karşı adeta savaş açmış durumdadır.;

Katar’daki Türk yatırımları esas olarak müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerinde gerçekleşmektedir. Büyük inşaat şirketlerinin de aralarında olduğu Türkiyeli şirketlerin bugüne kadar üstlenmiş olduğu projelerin tutarının 10 milyar doları aştığı tahmin edilmektedir.;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...