486 ncı Yıl Dönümünde Preveze Deniz Zaferi

Makale

27 Eylül 1538’de Haçlı donanmasına karşı kazanılan Preveze Deniz Savaşı’nın gerek icrası gerekse sonuçları çok tartışılmıştır. Basit taktik ve teknik nedenlerden,...

27 Eylül 1538’de Haçlı donanmasına karşı kazanılan Preveze Deniz Savaşı’nın gerek icrası gerekse sonuçları çok tartışılmıştır. Basit taktik ve teknik nedenlerden, stratejik ve operatif yönetime kadar her konuda değerlendirmeler yapılmıştır. Osmanlı gemilerinin genellikle küreklerle donatılmış olması ve bu sayede rüzgâr kesildiği zaman da hareket yeteneğine sahip olması bir üstünlük ve avantaj olarak değerlendirilmiştir. Bu gemilerin tek kusuru, küreklerinden dolayı bordalarına top konulamaması idi. Toplar sadece baş tarafta bulunuyor, bundan dolayı sayıca da sınırlı kalıyordu. Bazı deniz tarihçileri ve analistler, savaşın hemen başında rüzgârın tamamen durması nedeniyle, büyük ölçüde yelkenli gemilerden oluşan Haçlı Donanmasının manevra kabiliyetini kaybetmesini, yenilginin asıl nedeni olarak göstermektedirler. Mevcut kuvvet mukayesesine göre, ateş gücü Osmanlı’dan daha yüksek olan Haçlı Donanmasının, rüzgârsızlık nedeniyle bunu tam olarak kullanamamasının yenilgiye tesir ettiği muhakkaktır. Ancak, yenilgiyi tamamen buna bağlamak, Türk Donanmasını hafife almak demektir.

Savaşın kaderini, Türk topçusunun yüksek ateş hızı ve isabet yüzdesi belirlemiştir. Teknoloji ile personelin bütünleşmesi Osmanlı’ya zaferi getirmiştir. Burada Fransız tarihçi J.Graviere’nin gündeme getirdiği Osmanlı gemilerindeki neccar olarak adlandırılan marangozların savaş esnasındaki inanılmaz başarıları ve fedakârlıklarını da söylemeden geçemeyiz. Şöyle ki: Üzerinde bin delik açılmış çok sayıda Osmanlı kadırgası, doğramacıların faaliyeti sayesinde su üstünde durabiliyorlardı. Halatlardan oluşturulmuş iskemleler üzerinde uzun bordalardan sarkıtılmış, hiç bir koruma sağlamadan tehlikeye atılan bu cesur işçiler, suyun geçtiği delikleri kapamak amacıyla daha önceden bunun için hazırlanmış odundan tıkaçları (takoz) büyük tokmak darbeleriyle geminin gövdesindeki deliklere sokuyorlardı. Barbaros’un stratejisi, açık deniz savaşlarında bir çığır açtı Preveze Savaşı’ndan tam 50 yıl sonra 1588’deki İngiltere-İspanya Deniz Savaşı’nda Sir Francis Drake ve 1805 yılında, yani Preveze’den 250 yıl sonra, Trafalgar’da Amiral Nelson aynı stratejiyi kullandılar. J Graviere, Preveze Zaferini şöyle değerlendirmektedir: Preveze Savaşı, az kan dökülmesine rağmen büyük deniz savaşları arasında yer almayı hak eden bir savaştır. Burada günümüze de uygulanabilecek birden fazla ders yok mudur? Benim buradan çıkarmak istediğim ilk ders, Deniz Stratejisinde fazla incelikli olmakla bir şey kazanılamayacağıdır. Sözde bilgisiyle şaşkına dönmüş ve doğru yolu kaybetmiş Doria’nın lehine söyleyebileceğimiz tek şey, harekete geçmemesinin neler doğuracağını anlamamış olmasıdır. Kuşkusuzca yalnızca bir zafer olanağını kaçırmış olduğunu düşünmüştür; oysa o günden itibaren İnebahtı Savaşı’na (1571) kadar geçecek 33 yıl boyunca Türklerin sürekli bir yükseliş sağlayacağını fark etmemiştir. Amalfi Savaşı’nda gördüğümüz gibi, Preveze’de de devletlerin kaderinde donanmanın oynayabileceği önemli rolü gördük.


Preveze Savaşı’nın Siyasi ve Askeri Sonuçları

Preveze’nin askeri sonuçları ilk bakışta fazla büyük görünmüyordu, ama siyasi ve psikolojik sonuçları müthişti. Sadece birleşik bir Hristiyan donanması Osmanlıların tasarrufunda olan kaynaklarla boy ölçüşebilirdi. Ve 1538’de Türklere karşı koordineli (birleşik değil) bir deniz seferi açmanın işe yaramayacağı en açık bir şekilde kanıtlanmıştı. Hristiyan dünyasının bu savaşta aldığı en önemli ders, Osmanlıya karşı Komuta Birliği sağlanmış bir deniz gücünün başarılı olabileceğinin anlaşılmasıydı. Nitekim İnebahtı’da Papa tarafından organize edilmiş böyle bir gücü oluşturmayı başaracaklardı. Preveze, tüm Akdeniz’i Osmanlı hâkimiyetine açmıştı. Venediklilerin Preveze’den yanlarına kar kalan tek şey, yüzer kale olarak adlandırılan büyük kalyonlarının gösterdiği performanstı. Onları, değerini göstermek ve gereğinde kullanmak üzere bir tedbir unsuru olarak sakladılar.

Türkleri kuzey Afrika’nın büyük bir bölümünün efendisi yapmış Barbaros, bu zaferle Orta ve Batı Akdeniz’de de egemenliğini kurmuş ve şimdi de, bir Avrupa donanmasını yenilgiye uğratarak, Süleyman’ın Yunanistan ve Levant’taki (doğu Akdeniz) konumunu güvenceye almıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nun doruk yıllarının 1538 ile 1566’da Süleyman’ın ölümü arasında geçen yıllar olduğu söylenebilirse, bu itibarın büyük bir bölümü Barbaros Hayreddin Paşa’ya verilmelidir. Bu savaşta Haçlılar, gemilerinin yarısını kaybetmişlerdir. Türk zayiatı ise bir kaç gemiden ibaret olmuştur. Preveze galibiyeti ile Hristiyanların “ Kutsal Bağlaşması“ daha önce Türklere karşı kurulmuş birçok birlik gibi parçalandı. Venedik, barış imzaladı, Kıbrıs ve Girit’le birlikte daha birçok ada kendisinde kaldı. Buna karşılık Karadeniz’de ticaret gemilerini dolaştırma iznini yitirdi. 27 Eylül’deki Preveze Deniz Zaferi’nden sonra, Kanuni, kahraman denizcinin hizmetlerine mükâfat olarak Hassa-i Hümayundan alınmak üzere Barbaros’un tahsisatına 100 bin akça ekledi. 1538’deki Preveze Deniz Savaşı Akdeniz’deki Osmanlı deniz üstünlüğünü perçinlenmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Geçenlerde okuduğum ilk baskısı 2017 yılında yapılan Amerikalı antropolog James C. Scott’un ‘’Tahıla Karşı (Against the Grain: A Deep History of the Earliest States’’, Koç Üniversitesi Yayınları) adlı kitap insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan tarım devrimi ve ilk yerleşik devl...;

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Londra’da 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen C4ISR Global Konferansına katılan ilk Türk olarak, özellikle ülkemizle ilgili önemli olabilecek bakış açılarını, bilgileri not aldım, diğer yandan hazırlamakta olduğum yeni kitabım (Akıllı Savaş) için farklı öngörüler sağlamaya çalıştım. Konfe...;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya gelen liderleri, Washington ve Pekin arasında kalan devletlerin tek başlarına müzakere etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. "Masada değilsek, menüdeyiz" dedi. Bu söz, o anın ruh halini yansıtıyordu. Ba...;

18 mayıs 2026'da Oakland (California) federal mahkemesinde dokuz kişilik jüri, Elon Musk'ın OpenAI, Sam Altman, Greg Brockman ve Microsoft aleyhine açtığı davayı oybirliğiyle reddetti. Musk, kâr amacı gütmeyen kuruluş olarak 2015'te kurulan OpenAI'ın kişisel zenginleşme amacıyla kâr amaçlı bir yapıy...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.