Sivil Global Zirvesi | Uluslararası Akdeniz Kongresi | Açılış Konuşması

Açılış Konuşması

TASAM tarafında Sivil Global Diplomasi Zirvesi çerçevesinde ilk defa düzenlenen Uluslararası Akdeniz Kongresi'ni fevkalade zamanlı ve yerinde bulduğumu ifade etmek isterim....

TASAM tarafında Sivil Global Diplomasi Zirvesi çerçevesinde ilk defa düzenlenen Uluslararası Akdeniz Kongresi'ni fevkalade zamanlı ve yerinde bulduğumu ifade etmek isterim.

Kongre'nin, Akdeniz bölgesindeki bütünleşme çabaları ışığında bugüne kadar sağlanan gelişmelerin bir analizinin yapılmasına imkan vermesini temenni ediyorum.

Bildiğiniz üzere, Akdeniz'de işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla 1995 yılında Barselona Süreci olarak da bilinen Avrupa-Akdeniz Ortaklığı (EUROMED) hayata geçirilmiştir.

Bu oluşumun temeli üzerine, 13 Temmuz 2008 tarihinde Paris’te düzenlenen Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’yle, siyasi diyalog ve ekonomiden sosyal ve kültürel alanlara uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayan bir işbirliği platformu olarak Akdeniz için Birlik (AiB) kurulmuştur.

AiB, EUROMED hedefleri ile müktesebatını teyit ederek, demokrasi, insan hakları ve temel özgürlüklere saygı ve Avrupa-Akdeniz bölgesinde kültürler arası diyalogun desteklenmesi ilkeleri çerçevesinde, bölgede barış, istikrar, güvenlik ve ortak ekonomik refah alanı tesis edilmesini teşvik etmeyi ve bölgesel bütünleşme ve uyum potansiyelini geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Bu kongre ile, birbirini tamamlayan bu iki süreçte kaydedilen gelişmelerin irdelenmesinin yerinde olacağını düşünüyorum.

Hiç şüphesiz ki, sözkonusu girişimler sonucunda Akdeniz bölgesindeki sosyo-ekonomik kalkınma alanında birçok başarı kazanılmıştır. Bununla beraber, ne yazık ki edinilen kazanımların yeterli düzeyde olduğunu söylemek mümkün değildir.

Nitekim, Kongre süresince ayrıca incelenecek olmakla birlikte, göze çarpan bazı hususları ve sayısal verileri sırf misal olmaları kabilinden burada dikkatinize getirmek istiyorum.

Gençlerin işgücüne katılımı:

· Akdeniz bölgesindeki %28’lik genç işsizliği oranı dünyadaki en yüksek oranlardan biridir.

· Yer yıl 2,8 milyon genç iş dünyasına girmektedir.

· Bölge genelinde, ülke nüfuslarının yaklaşık %20’si ulusal fakirlik sınırının altında yaşamakta, bazı ülkelerde kentsel fakirlik oranı %35’I geçmektedir.


Kadının güçlendirilmesi:

· Akdeniz bölgesi dünyadaki en yüksek kadın işsizliği oranlarına sahiptir.

· Akdeniz bölgesindeki kadınların sadece % 25’i iş gücü piyasındadır. Diğer bölgelerde bu oran %50’den fazladır.

· Akdeniz bölgesinde kadınlara erkeklere kıyasla %10 ila % 40 arasındaki oranlarla daha az kazanmaktadır.

Sürdürülebilir kalkınma, çevre, kentsel kalkınma:

· Her yıl Akdeniz’e 650 milyon ton atık su bırakılmaktadır. Akdeniz’in suları ancak her 80-90 yılda bir yenilenmektedir.

· 2030 yılında Akdeniz bölgesindeki nüfusun %80’i mevcut toprağın %10’unda yaşayacaktır.

· Karbondioksit salınımının ikiye katlanması beklenmektedir.Akdeniz bölgesi, konut ve kentsel hizmetlere olan ihtiyacın kuvvetli bir şekilde arttığı hızlı bir kentsel büyüme döneminde geçmektedir. Önümüzdeki 20 yıl içinde bölgedeki kentsel altyapı yatırımları için 60 milyar Avro’luk fona ihtiyaç duyulacaktır.

Ticaret:

· Akdeniz bölgesi, ticaret akışının düşük seviyede sürmesine neden olan zayıf bir ulaştırma altyapısına sahiptir. Bölgedeki ticaretin %90’ı AB ülkeleri arasında, %9’u AB ile güney ve Doğu Akdeniz ülkeleri arasında, sadece %1’i Güney ve Doğu Akdeniz ülkeleri arasında cereyan etmektedir.

· Güney ve Doğu Akdeniz ülkeleri limanları ile Akdeniz’deki AB limanları arasındaki deniz taşımacılığı toplam kargo trafiğinin %7’sine tekabul ederken, bu oran Güney ve Doğu Akdeniz limanları arasında sadece %1’dir.

AiB çalışmalarına ilaveten, özellikle Arap Baharıyla Arap halklarının demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin temin edilmesi konusunda gösterdikleri istek ve iradeye rağmen, son dönemde artış gösteren göç dalgalarının da ortaya koyduğu gibi Akdeniz’in güneyinde bulunan halkların sosyo-ekonomik gelişmeden memnun olmadığı ve daha fazlasının başarılmasına ihtiyaç duyulduğu aşikardır.

Bu itibarla, TASAM’ın düzenlemiş olduğu Akdeniz Kongresi'ni isabetli bir girişim olarak görüyorum.

Dileğim, bu Kongre'de yapılacak konuşma ve tartışmalar ışığında ortaya çıkabilecek fikirlerin Akdeniz halklarının refah ve mutluluğuna önemli katkılar getirebilmesidir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2608 ) Etkinlik ( 195 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 87 1012
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1990 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1990

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası” hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2021 Faaliyet Raporu’nu güncelleyerek yayımladı.;

Fransa’da yaşayan ve Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü sahibi olan meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf, 07 Mayıs 2021 Cuma saat 21.00’de Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Kulübü ve King’s College Turkish Society tarafından gerçekleştirilen çevrim-içi söyleşinin konuğu oldu.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...