“Sevgili Vladimir” mi? Başkan Putin mi?

Makale

Rusya ile ikili ilişkilerin düzeltilmesi için gerekli adımlar atıldı. Bu aradaki “soğuk savaş”ın hemen bitmesi anlamına gelmiyor. Özür mektubunu müteakiben...

Rusya ile ikili ilişkilerin düzeltilmesi için gerekli adımlar atıldı. Bu aradaki “soğuk savaş“ın hemen bitmesi anlamına gelmiyor. Özür mektubunu müteakiben programlanan Moskova ziyareti önemliydi. Ama yola çıkmadan toplantının “sevgili Vladimir“ ile yapılacağı açıklanırken, kısa ziyaret dönüşünde, “başkan Putin ile yapılan görüşmelerin olumlu geçtiği“ ni öğrendik. Bence ilk isim samimiyetine geçmek için henüz erken. Hem de çok ama çok erken. Neden mi? İşte size düşüncelerim.


Tevili bir hayli zor Gerçekler

Uçağın düşürüldüğü günü bugün gibi hatırlıyorum. En yetkili ağızlardan, topuklar yere vurula vurula, angajman kurallarına ve egemen topraklara yapılan sınır ihlaline atıflar yapıldı ve emrin kim tarafından verildiği açıklandı. Rusya konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine bile aktardı. “Şimdi biz yapmadık, yapmışlar“ yollu bir tevil, şecaat arzetmek gibi olur. Rus’lar dik tavırlı adamlardır. Bu tarz yaklaşımları küçümserler. Tevil ile vakit harcamak, arayı ısıtmayı hızlandırmaz. Rus Federal Güvenlik Bürosu(FSB) eminim bugüne kadar boş oturmadı. Her ayrıntıyı kayda geçirdi. Dolayısı ile bununla uğraşmayalım derim. Sadece elimizi zayıflatırız.


Amaca Odaklanmak Önemli Ama bir Gerçeği daha Hatırlayalım

1990 lı yılların ikinci yarısından itibaren özenle geliştirilen ve sabırla dokunan ikili ilişkiler önemli bir inkıtaya uğramıştı. Bundan her iki ülke de zarar gördü. Ama Türkiye’nin görece olarak daha fazla zarar gördüğünü biz kabul etmesek bile Rusya ve Putin biliyor. Dolayısı ile bundan sonra ilişkilerin ısınma seyri Rusya’nın istediği hız, tarz ve kapsamda olacaktır. Bunu da böyle kabul edelim. “Türk Akımı“ bir daha “Türk Akımı“ olur mu? Yoksa artık adını “Greko-Türk Akımı“ mı koyar Putin bilmiyorum. Ama Akkuyu ile ilgili gelişmeler hızlanabilir. Çünkü orada Rusya’nın başına bir tahkim sarığı dolanabilir ki o da bunu istemez.


Eyyam-ı Bahur’a Aldanmayın. Kara Kışın Bastıracağı Günler Sayılı

Ticaret işin en kolayı. Rusya’ya hızla domates, salatalık, meyve ve kuru sebze sevkiyatı başlar. Müjdeler olsun bu iç piyasada fiyatları sonbaharla birlikte körükler. Bilelim de niye diye sual etmeyelim. Nedeni Rusya pazarına yeniden açılma olacaktır. Turistler gelmeye başlar mı? Mevsimin sonuna yaklaşırken, Rus’lar da yeniden çalışmaya başlayacak. Eğlence zamanı mı bilemem. Turizm’ciler şimdi daha çok 2017 nin peşinde. Tabii Laleli ve Aksaray canlanacaktır. Ne hızla olacağı yine Rusya’ya bağlı. İlk olumlu sinyallerden birini, doğal gaz sevkiyatındaki kesintisizlikten ve fiyatlamadan bekleyebiliriz. Türkiye’nin Rusya manevrası, bunu da güvence altına almak için. Kabul edelim. Şakası yok işin. Kış yaklaşıyor.


Şimdi Yeni Stratejik Hatalardan Kaçınma Zamanı

Türkiye’nin Suriye politikası ile gerilen Rusya ilişkileri hala namluların, orta menzilli füzelerin ucunda ve Rus tanklarının güzergâhı üzerinde. Bu şimdi Karadeniz’den değil, en uzun sınır boylarından gelen bir tehlike olmaya ve Rusya ile Suriye’de oluşan kara sınırımız devam ediyor. İŞİD, PYD, El Nusra vesaire başka ayrıntı. Artık her gün Türkiye hala bu gerçekle yaşamak zorunda.


“Her İpte Cambaz“ Olmak Tehlikeli

Bir yazımda Osman Bölükbaşı’nın sıkça dile getirdiği bir halk deyişine atıf yapmış ve “zengini hayırsız evlat, memuru süslü avrat, siyasetçiyi de kuru inat batırır“ özdeyişini, Suriye politikasına uyarlamaya çalışmıştım. Şimdi Türkiye’nin Suriye inadından ne kadar taviz vereceği önemli artık.

Hem Suriye muhalefetini, hem çıkarları hiç ama hiç Rusya ile bağdaşmayan Katar ve Suudi Arabistan’ı, Rusya ile aynı kefeye koymak bundan sonra kolay olmayacaktır. Rusya Türkiye’ye bakarken hep yekpare bir Türk dışişleri ve başbakanlık bürokrasisi gördü. Ama buna rağmen Suriye ile ilişkileri de FETÖ ekibi bozmuş olabilir. Bunu şimdi düzeltmek için Türkiye’nin ne adım atacağı ve bunu ne hızda atacağı önemli. Rusya Türkiye ile yeniden geliştireceği ilişkileri bu konuya sıkı sıkıya bağlamaya devam edecektir.


Bir de Tabii “Dimyat’a Pirinc’e Giderken Evdeki Bulgur“ Hikayesi Vardır

Rusya bu arada, Kırım üzerinden yeni bir Ukrayna krizi başlatmak üzere. Baltık denizi kısık ateşte fokurdamaya berdevam. Hani o Karadeniz tatbikatını birlikte yapığımız Ukrayna var ya! Şimdi bugünlerde Batı’ya Rusya’yı şikayet ediyor. Onun için şu sıralar, “ Shanghai Örgütü“ tasavvurları ile NATO ve Batı’ya kafa atmak olmamalı. Bence bu yeni bir stratejik hata olur. Bununla ne NATO dan yeni taviz koparabiliriz, ne de Rusya’ya daha fazla taviz vermekten kendimizi koruyabiliriz.


“Samimi Gurur Sahte Tevazu’dan Evladır“

Bu nedenle gelin “sevgili Vladimir“, Başkan Putin olarak kalmaya devam etsin. Zaten ev sahibi olarak Rusya ziyaret sırasında mesafeyi koyuverdi. “10 sizden, 10 bizden“ bence sınırlı sorumlu bir ilişki başlatma taktiği olarak tebarüz etti. En az bir kol boyu mesafe iyidir. Çok muhabbet ise yine tez ayrılık getirebilir. “Turbun sıkı“ ihracatta iyi olabilir. Seyreği ise ilişkilerin daha akılcı olması için lazım.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

Gürcistan, yumuşak kıvrımlı ulu dağların ve bu dağlar arasındaki vadilerde gürül gürül akan nehirlerin ülkesi. İnsanın diline Kafkasların İsviçre’si demek geliyor. Ama hiçbir zaman İsviçre kadar huzurlu olmadığını hatırlayınca vaz geçmekten başka çare kalmıyor. Onlarca dil veya lehçenin onlarca fark...;

Editör: Dalia Ghanem - Türkiye'nin dünyanın çeşitli bölgelerindeki ayak izi genişlemiştir. Bu durum, sadece ekonomik anlamda değil, ülkenin eğitim girişimleri veya Afrika, Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Batı Balkanlar'daki izleyiciler arasında Türk televizyon dizilerinin popülaritesi gibi yumuşak gücü...;

Ulusal Yetki Alanları Dışında Kalan Denizlerdeki Biyoçeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımına dair Sözleşme kısaca BBNJ Anlaşması[1] denizlerin korunması için alan temelli yönetim araçlarını, çevresel etki değerlendirmesini ve stratejik etki değerlendirmesini içeren düzenlemelerle birlik...;

Ulusal ve uluslararası alanda ülkelerin güveliği sadece siyasi ve askeri meseleler ile ilgili olmamıştır. Özellikle soğuk savaş sonrasında oluşan yeni dünya düzeninde küreselleşmenin yükselişiyle beraber, ekonomik konuların önemi daha artmıştır. ;

İsrail'in devletinin kurulduğu 1948 yılından günümüze uzanan Siyonist ideolojinin militarist bir devlete dönüşmesi, orta doğu coğrafyasında katliama varan insan hakları ihlallerinin sona ermeyeceğinin göstergesidir. İsrail devletinin 7 aydır süren bombardımanlarının Gazze'de yarattığı yıkım ve sonuc...;

Ekonomik güvenlik bireylerin, toplulukların ve ülkelerin ekonomik istikrar ve refahını koruma yeteneğini ifade etmektedir. Bu kavram makroekonomik faktörler, istihdam güvenliği, gelir güvenliği, finansal istikrar ve ticaret dengesi gibi boyutları içermektedir. Ekonomik güvenlik, aynı zamanda ekonomi...;

Son yıllarda küresel siyasette güç dengelerinde ki önemli değişimlerin Körfez siyasetine yansımakta ve bölgesel güvenlik haritasını yeniden şekillendirmekte olduğu görülmektedir. Bu dinamizm çerçevesinde gerçekleşen önemli gelişmeler uzun vadede değişim için bir potansiyel oluşturmakla birlikte deği...;

Asya kıtası yükselen küresel güçlere ev sahipliği yaparak 21. yüzyılda dünyanın ekonomi ve ağırlık merkezi hâline gelmiştir. Türkiye'nin, kadim bağlara sahip olduğu bu kıta ile daha güçlü bağlar kurmak üzere 2019 yılında ilan ettiği Yeniden Asya (Asia Anew) girişimi, yenilikçi olmayı da gerektiren g...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 2

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Nis 2024 - 11 May 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.