Türk-Rus İlişkilerinin Niteliksel Değişimi Güvenlik Konularını da Kapsayabilir

Röportaj

Türk-Rus İlişkilerinin Niteliksel Değişimi Güvenlik Konularını da Kapsayabilir...

Türkiye Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ankara’nın Moskova ile olan ilişkilerini niteliksel olarak yeni bir seviyeye taşımak istediğini açıkladı. Uzmanlar, Türkiye’nin Batı vektöründe yaşadığı hayal kırıklıklarından sonra bu tür açıklamaların pekala ciddi değişikliklerin sinyali olabileceğini düşünüyor.

Türkiye’nin dış politikasında son dönemde yaşanan değişim ne kadar derin ve kalıcı nitelikte? Türkiye özellikle hangi alanlarda Rusya ile ilişkilerini yeni seviyeye taşımak istiyor?

Konuyla ilgili Sputnik Radyosu’na konuşan Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy şunları söyledi.

​Şimdi tabi ilişkilerin ne yönde olacağını karşılıklı bağımlılıklar belirler. Türkiye ve Rusya’nın karşılıklı bağımlılığı derinleştirecek yeni radikal paradigmalarla yola çıkması gerekir diye düşünüyorum. Bu sadece Batı ile olan ilişkilerdeki zikzaklarla, iniş çıkışlarla açıklanabilir bir ilişki değil, çünkü yaşadığımız dönem itibariyle Türkiye’nin ne olacağı Rusya’nın ne olacağını belirleyecektir. Türkiye ve Rusya’nın ne olacağı da Dünyanın ne olacağını belirleyecektir. Bu kadar kritik ve önemli iki ülkeden bahsediyoruz. Dolayısıyla ‘Batı ile ilişkilerinde sorun var, bu yüzden bize yöneldi’ gibi bir yaklaşımın yine çok kısa vadede tıkanacağını düşünüyorum. Karşılıklı bağımlılığı geliştirerek, mevcut krizlerden de ders alarak ve kötü günde dostluğu göstererek ki, Rusya onu büyük ölçüde yapıyor şu anda, bu ilişkileri derinleştirmek gerekiyor.
Amur Gadjiev: Peki Ankara, dış siyasetinde bu köklü değişiklikler yapmak için gerçekten güçlü bir siyasi iradeye sahip mi?
Türkiye’de son 14 yıldır aynı partiye mensup hükümetler iktidarda. Fakat zaman zaman bazı gelgitler oldu. Bu da biraz duygusallıktan kaynaklandı. Karşılıklı bağımlılık için hem içeride hem dışarıda takip edilmesi gereken formülün ‘orantılı risk, karşılıklı bağımlılık’ olması gerekiyor. Bu konuda eğer bir kararlılık varsa ki, hükümetimizden böyle bir kararlılık görüntüsü alıyoruz, Ankara’nın bu siyasi iradeye sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Sayın Şimşek’in sözünü ettiği ve Türkiye-Rusya ilişkilerinde yaşanmasını istediği yeni niteliksel değişimin kapsamı Sizce ne olabilir?
Ben bunu uçak krizi öncesi var olan ilişkilerin kaldığı yerden daha da güçlenerek devam etmesi olarak algılıyorum. Fakat uçak krizi benzeri kazaların yaşanmaması için ya da iki ülkenin rekabet ettiği alanlarda yeni çatışmaların çıkmaması için bu ilişkileri tekrar yeni bir radikal paradigmaya oturtmak gerekir diye düşünüyorum. Belki bu konuda çok kısa birkaç paragraflık bir politik kağıdına da ihtiyaç var. Dolayısıyla ben, sayın Şimşek’in açıklamalarından; kendisi ekonomiden sorumlu olduğu için özellikle ekonomik ilişkilerin uçak krizi öncesinden çok daha güçlü olacağı yönünde bir irade olduğunu anlıyorum.
Peki bu paradigma değişikliği ya da niteliksel değişim güvenlik ya da askeri ve siyasi işbirliği gibi konuları kapsayabilecek mi?

Kapsayabileceğini düşünüyorum. Özellikle Şanghay İşbirliği Örgütü bünyesinde Türkiye’nin durumu diyalog ortağı bir ülke. Bu, çok moral verici ama içeriği olmayan bir statü. Dolayısıyla Türkiye’nin belki ilk önce gözlemci üye olarak seviyesinin bir kademe yükseltilmesinin birçok şeyin önünü açabileceğini düşünüyorum. Yani çok taraflı çatılar altında işbirliği başlatılırsa ikili işbirliklerinin daha kolay olacağını değerlendiriyorum.

( TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Röportajı | 28.07.2016 | Sputnik Radyosu | Amur Gadjiev )
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2650 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1041
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2004 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2004

Dünyanın en uzun (ülke çapında yaygın olmayan) iç savaşına sahne olan kapalı kutu Myanmar dünyada olduğu gibi ülkemizde de genellikle pek fazla bilinmeyen bir ülke. ;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl yedincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04-05 Kasım 2021 tarihinde DoubleTree by Hilton İstanb...;

İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki, yasa dışı yerleşim, yıkım, zorla yerinden etme, müsadere, tahliye politikalarında bir değişiklik yok. 1967’den beri devam eden bu durum, hiç kuşkusuz sistematik bir devlet politikası ve bu politikaları uygularken kendi hukuk sistemini de sonuna kadar kullanm...;

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...