KTBK ve GKK Asker Sayısını Artırmalı

Makale

Anastasiadis’in başkanı olduğu İşlevsiz Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Savunma bakanlığı oturmuş ve Kıbrıslı Rumların tehdit altında olduğuna kanaat getirerek Rum Milli Muhafız Ordusu’na uzman asker niteliğinde 3 bin kişilik yeni istihdam yapması yönünde bir karar almış....

Anastasiadis’in başkanı olduğu İşlevsiz Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Savunma bakanlığı oturmuş ve Kıbrıslı Rumların tehdit altında olduğuna kanaat getirerek Rum Milli Muhafız Ordusu’na uzman asker niteliğinde 3 bin kişilik yeni istihdam yapması yönünde bir karar almış.

Adada kapsamlı bir çözüme ulaşmak amacıyla müzakereler yoğunlaştırılmış şekilde devam ederken bir taraftan Dış işleri bakanı Kasulidis ABD’ye gidiyor ve asimetrik tehditten, yani Kıbrıslı Türklerin saldırısından dem vurup Profesyonel Rum Ordusu kurmak için hem ağız yokluyor, hem de izin istiyor. Diğer taraftan da Rum Savunma bakanlığı Rum Milli Muhafız Ordusunu güçlendirmek için 3 bin kişilik yeni bir istihdam yapmak istiyor.

Müzakereler devam ederken ve de ortak bir devlet kurmak çabaları sarf edilirken Rumlar kime karşı profesyonel bir ordu kurmak istiyor ve 3 bin kişi daha orduya almak istiyor pek anlamış değilim.

Rumlara veya da Kıbrıs adasına, son 3 yıldır her konuda ortak müşterek çalışma yaptıkları Mısır mı, İsrail mi, Lübnan mı yoksa Suriye mi saldıracak da böylesi bir silahlanmaya gidiyorlar. Zaten şu anda 20 bine yakın paralı asker var Rum Milli Muhafız Ordusunda. Hepsi de Yunanistan’dan gelme. Şimdi bu 3 bin paralı asker daha mı ilave edilecek? Anastasiadis yönetiminin aldığı bu karar, liderlerin 2016 yılı içinde bir çözüme ulaşılabileceği yönündeki açıklamaları ile hiçbir şekilde bağdaşmıyor. Nedense Anastasiadis kendini adanın tartışılmaz lideri ve sahibi sanıyor ve ben ne istersem yaparım havasını taşıyor.

Müzakereler çerçevesinde, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamının sağlandığı, adadaki iki halkın siyasi ve egemen eşitliğine dayalı kurulması öngörülen yeni bir ortaklık yönetiminin ordusunun dahi olmayacağının müzakere edildiği bir ortamda, yürürlüğe konan 3 bin kişilik istihdam kararı, Rumların çözüme olan inançsızlığını ortaya koymakta. Belli ki çözüm konusunda hiçte samimi değil Rum adadaşlarımız. Aslında burada yapılması gereken kuru kuruya protesto olmamalıdır. Rumların yıllardır yaptığımız protestoları “siz de kimsiniz“ diyerek dikkate almadıkları ve burunlarının dikine gittikleri her olayda ortaya çıkmış durumdadır. Bu karara karşı müştereken bir açıklama yaparak, Rum Milli Muhafız Ordusuna (RMMO) 3 Bin kişilik personel alınırsa, karşılık olarak KTBK’ye ve GKK’ya Türkiye’den ve KKTC’den ayrı ayrı 3’er bin asker daha takviye personel alınacağını açıklamak olmalıdır.

Rumlar ve de Anastasiadis Yönetiminin de artık, bizim onayımız olmadan ve görüşümüzü almadan bazı kararları alamayacaklarını anlamaları gerekmektedir.

Kıbrıs Müzakereleri bir sonuca ulaştırılmak isteniyorsa, Rumlara karşı göze göz, dişe diş uygulamalar yapmamız gerekmektedir. Rumların anlayacağı tek dil budur. Geç bile kaldık bu konuda.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2653 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 623
Asya 98 1042
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1354 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 286
Orta Doğu 22 597
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 177
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2016 ) Etkinlik ( 79 )
Alanlar
Türkiye 79 2016

Ülkelerin, ülke olabilme kavramlarında üç tane önemli tanımlama yapılmaktadır. Bunlar, Kara, Deniz ve Hava ülkesi tanımı ve olabilme niteliklerini oluşturmaktadır. Denizlere kıyısı olan denizci ülkeler için karadaki menfaatlerinin hukuki niteliğinin sınırları, ülkenin kara sınırları içerisindedir.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı 2020’de sunulan tebliğler “Kovid-19 Sonrası Geleceğin Güvenlik Kurumları ve Stratejik Dönüşüm” adıyla e-kitap olarak yayımlandı.;

Küresel denge ve denetleme için II. Dünya Savaşı sonrası oluşturulan uluslararası kurumlar ve güvenlik anlayışı zaman ilerledikçe çağımızın güvenlik ihtiyaçlarına cevap veremez hâle gelmektedir. 1980’lerde başlayan son küreselleşme dalgasının derinleşmesi, küresel düzeyde daha önce benzeri görülmemi...;

İnsanlık tarihinde kökeni yazılı döneminde öncesine dayanan diplomasi, toplumlar ve devletler arasında ortaya çıkabilecek sorunların çözümü ve ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı 04-05 Kasım 2021 tarihlerinde geniş bir katılımla icra edilmiştir. 7’ncisi yapılan konferansın medya sponsorluğunu “Global Savunma Dergisi” üstlenmiştir.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile TASAM BGC tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlâk Kodu” ana temasıyla 09-10 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirildi;

16 Devlet ve Hükûmet Başkanı ile 26'sı Dışişleri Bakanı olmak üzere 102 Afrikalı Bakan’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Türkiye – Afrika Ortaklık Zirvesi, 2014 Zirvesi’nin ardından ilişkilerin gözden geçirilmesine fırsat sağlamış ve çok sayıda ikili görüşmeye imkân tanımıştır.;

Öz: Bu çalışmada 2002’den günümüze AK Parti dönemi Türk dış politikasının analizi bütüncül bir teori inşası çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu amaçla; Uluslararası İlişkiler disiplininde hâkim üç temel teori olan İdealizm/Liberalizm, Realizm ve Sosyal İnşacılık teorileri öne çıkan kavram ve ilkeleri...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.