AB yine bir Çam Devirebilir

Yorum

Geçen hafta Cuma günü Türkiye’nin asık yüzünü AB’den gelen bir haber epeyce güldürdü. Sonunda, Türk iş adamı ve işçilerinin AB ekonomisine yaptığı katkıyı hatırlayan “akil AB yetkilileri”, Temmuz ayından itibaren, Türk vatandaşlarına uygulanan vize süreçlerinin basitleştirileceğini ve vize talep eden Türk vatandaşlarından daha az sayıda belge isteneceğini açıkladılar....

Geçen hafta Cuma günü Türkiye’nin asık yüzünü AB’den gelen bir haber epeyce güldürdü. Sonunda, Türk iş adamı ve işçilerinin AB ekonomisine yaptığı katkıyı hatırlayan “akil AB yetkilileri“, Temmuz ayından itibaren, Türk vatandaşlarına uygulanan vize süreçlerinin basitleştirileceğini ve vize talep eden Türk vatandaşlarından daha az sayıda belge isteneceğini açıkladılar.

Haber, uzun süredir haksız bir muamele ile karşı karşıya kaldığını en yüksek makamların ağzından dile getiren Türkiye’nin, amacına ulaşmada bir adım daha ileriye gittiğini de duyurmayı ihmal etmedi. Kulaklara müzik gibi geldi duyulanlar. Seçim öncesinde, eminim “işte hükümetin bir hizmeti ve bir başarısı daha..“ diye düşünenler de çok olmuştur.

Haber Bizde başka, AB de Başka

Ancak ne hikmetse, haber Türkiye’de yaptığı yankıyı, AB’de yapmadı. Çünkü AB bu arada, serbest vize rejimine (vizesiz) tabi ülkelere güvenlik nedeni ile geçici askıya alma uygulamasına geçeceğini açıkladı.Brüksel’in bu konu ile ilgili iki önemli gerekçesi var: Bunlardan bir tanesi, serbest vize rejimine tabi ülkelerin bunu istismar konusu yapıyor olmaları, diğeri ise Arap baharı dolayısı ile iltica başvurularında beklenmedik artış.

Oysa AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu TemsilcisiStefan Füle, daha geçen hafta Türk iş adamlarının yoğun olarak katıldığı bir toplantıda yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye karşı Temmuz ayından itibaren yeni uygulamaya geçiyoruz. Artık Türk vatandaşlarına vize uygulaması basitleştirilecek. Yeni uygulamaya göre AB ülkelerinin konsoloslukları tek tip ve daha az sayıda evrakla vize verecek. Vize işlemleri en geç 15 günde tamamlanacak“derken arkadan gelecek kararları bilmiyor muydu? HattaFüle, daha da coşarak, işi basitleştirecek bu uygulamanın, vizelerin tamamen kaldırılması sürecindeki ‘ilk adım’ olduğunu söyleyip epey de alkış toplamıştı. Biz ne de olsa AB bürokratlarının yelkenlerini şişirmeyi çok iyi biliyoruz. Ama el hak! Onlar da bizim duymayı isteyeceğimiz şeyleri söylemeyi çok iyi biliyorlar veya öğrendiler.

Ne var ki, Füle altıntop gibi bir müjde verip, Türklerini aklını başından alırken, AB’nin iç işlerinden sorumlu komiseri Cecilia Malmstrom, çok geçmeden vize uygulamalarında etkin denetime geçileceğini, böylece beklenmedik gelişmelere daha çabuk tepki verme güdüsü geliştirdiklerini ifade etti. Şimdi bir adım daha ileriye giderek bunun ne anlama geldiğine bakalım.
Temel İçgüdü

Planlanan şey şu: Bir vize kolaylığı sağlansa bile (buna vizesiz seyahat dahil) eğer üye ülkeler, altı ay içinde yasal olmayan başka ülke halklarının girişlerinde %50 den fazla artış olduğunu ispat ederlerse, vizesiz seyahat statüsü askıya alınacak. Elbette buna kolay vize de dahil. Her ne kadar, Malmstrom bu karar ile herhangi bir ülkenin hedef alınmadığını söylese bile AB ülkelerine binlerce iltica talebi sorunu olan Makedonya ve Sırbistan’ı telaffuz ediverdi. Arap Baharının etkisini azaltmak için ayrıca AB komşuluk politikasının Akdeniz ülkelerine sağladığı imkânlar da yeniden gözden geçiriliyor. Tunus, Mısır ve Libya bu ülkelere örnek.. Buna karşılık AB İsrail’e serbest vize rejimi uyguluyor. Elbette, temel içgüdü öncelikle AB piyasalarını kaçak işçiden ve AB toplumsal yaşantısını o işçilerin göçmen ailelerinden korumak. Yüzde 9.9 ortalama işsizlik ve ekonomik krizin pençesindeki üye ülkeleri ile AB’nin önce kendini koruması makul karşılanabilir. Sanırım işte bu koruma güdüsü, ne söz verilirse verilsin Türkiye’ye karşı da uygulanacak bir güvenlik kalkanının meşru habercisidir.

Şimdi ne olacak?

Bilmiyorum. Ama vize için konsolosluklara gidecek olan insanlar tek tip form doldurabilirler. 15 gün içinde gerekçeli cevap da alabilirler. Ama cevap “üzgünüz güvenlik nedeni ile size vize veremiyoruz. Zaten serbest vize bile askıya alındı “ olursa hiç hayal kırıklığına uğramasınlar. İşte koskoca bir gerekçe size... Hem de ardında yine AB’nin bir başka kocaman etik sorunu örneği ile birlikte: “Ahd-ü peyman edip sözünden dönmek“.. Kabullenilmesi zor biliyorum. Ama gerçek.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Hürmüz Boğazı üzerinde sessizlik çöktüğünde ve Washington ile Tahran Nisan 2026’da kırılgan bir ateşkese vardığında, Hindistan zaman kaybetmedi. Hindistan Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik ortaklığı gözden geçirmek üzere Abu Dabi’deydi. İran’a tıbbi yardım sevkiyatları gönder...;

Eğer NATO dağılırsa, ilk kaybedilecek şey bir bina, bir logo ya da Brüksel’deki karargâh olmayacaktır. İlk kaybedilecek şey otomatiklik hissi olacaktır. Bugün NATO’nun en büyük gücü yalnızca tanklar, uçaklar veya füzeler değildir; asıl gücü, bir saldırı durumunda karşı tarafın şu soruya net cevap ve...;

Xi Jinping’in Donald Trump ile yaptığı son görüşmede yeniden gündeme taşıdığı “Thucydides Trap” kavramı, son yıllarda ABD-Çin rekabetini açıklamak için en sık başvurulan teorik çerçevelerden biri haline gelmiştir. Özellikle Graham Allison’ın çalışmalarıyla popülerleşen bu yaklaşım, yükselen bir gücü...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul'da gerçekleştirilen 11. İstanbul Güvenlik Konferansı'nın (27 - 28 Kasım 2025) seçilmiş tebliğleri "Savunma, Güvenlik ve İstihbarat Devrimi | Doktrin, Yönetişim, Endüstri, Yeni Model ve Kurumlar...;

Bugün böyle bir yasanın gündeme gelmesi geç kalmış ama stratejik açıdan son derece önemli bir adımdır. Çünkü artık mesele yalnızca deniz hukuku değildir. Mavi Vatan kavramı 2006 yılının haziran ayında ortaya çıktığında Türkiye’nin deniz jeopolitiği tarihinin en kritik gerileme ve kuşatma dönemler...;

SIPRI yeni rakamları açıkladı. İlan edilmemiş savaşlar çağındayız ve SIPRI'nin 2025 verisi tam da bu halin bilançosu gibi. Küresel askeri harcama 2 trilyon 887 milyar dolar. Üst üste on birinci yıllık artış. Dünya hasılasının yüzde 2,5'i artık silahlanmaya gidiyor. Son on yılda, yani ...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.