Libya’yı ve Libya Halkını Tanımak

Yorum

Son defa Doha’da (Katar ) yapılan ve çok geniş katılımlı ‘ Libya Temas Grubu ‘ toplantısından ne çıktığını merak edenler ‘Başkanlık Bildirisini ‘ okumalılar....

Son defa Doha’da (Katar ) yapılan ve çok geniş katılımlı ‘ Libya Temas Grubu ‘ toplantısından ne çıktığını merak edenler ‘Başkanlık Bildirisini ‘ okumalılar.

Bildiri öylesine dikkatle kaleme alınmış ki, sanki bölgede çözüme kavuşturulması arzu edilen Libya etrafında önemli bir sorun var ve iştirakçi bir kısım NATO üyesi ülkelerle, bölge ülkeleri ve Afrika Birliği, Arap Ligi, Birleşmiş Milletler ve İslam Konferansı Örgütü gibi kuruluşlarla fikir alış verişinde bulunulmuş ve sonuçta, belli başlı bazı konular üzerinde Tarafların çalışmalarını sürdürmeleri teyid edilmiş ve bu meyanda, Birleşmiş Milletlerin Kahire’de, keza görüş alış verişi amaçlı, Arap Ligi ile ilave bir toplantı yapması da ayrıca olumlu karşılanmıştır.

Temas Grubu Doha toplantısında Amerika, İngiltere ve Fransa kaynaklı bir takım tesbitler de filhakika yapılmıştır; Buna göre, Libya’da Albay Kaddafi, halkı nezdindeki güvenirliğini kaybetmiş olmak hasebiyle iktidarı bırakmalıdır. Bingazi’de kurulmuş olan Geçici Milli Konsey ise, Libya halkının beklentilerine cevap vermekte olduğundan, bu sıfatla meşru muhatap olarak kabul edilmelidir gibi.

Toplantıda herhangi bir aksiyon kararı alınmasından açıkça geri durulmuş ve bu husus daha çok , Doha sonrası yapılan Berlin NATO Dışişleri Bakanları toplantısına bırakılmıştır.

Doha’da buna karşın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin önceki 1970 ve 1973 sayılı kararlarının eksiksiz olarak uygulanması ve bu bağlamda Kaddafi güçlerinin sivillere yönelik saldırıları durdurmasiyle birlikte, girilmiş olan yerleşim merkezlerinden de kuvvetlerin çekilmesi istemiştir. Bununla beraber, Doha’da 1970 ve 1973 sayılı kararların şimdiye kadarki uygulamasının bir değerlendirmesi, beklendiği halde, yapılmamıştır.

Doha’da Taraflar sorunun çözümünde birincil sorumluluğun doğrudan Libya halkına ait olduğu gerçeğini sonunda tekrarlamak zorunda kalmış ve bu yolda Birleşmiş Miletlerin başlatacağı ayrıntılı çalışmaları destekleyeceklerini teyid etmişlerdir. Bu bağlamda Taraflar, Bingazi’deki muhaliflerin kısa vadeli mali ihtiyaçlarının karşılanması için bir Geçici Mali Mekanizma’nın oluşturulmasını ve Geçici Milli Konseyle işbirliği yapılmasını da keza tavsiye niteliğinde karara bağlamışlardır.

Doha’da Taraflar bunca gelişmelerden sonra, bölgede kalıcı barış için artık siyasi nitelikli bir çözümün elzem olduğunu ve bu çerçevede Libya’nın egemenlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduklarını ilk defa açıklamışlardır.

Bu sonuncu gelişme filhakika NATO Genel Sekreteri Rasmussen’in de bir kaç gün önceden ifade ettiği NATO görüşlerine de uygun düşüyor; Genel Sekreter de Libya’da askeriden çok, siyasi çözüme odaklanılması gerektiğini ve bunun yegane çıkar yol olduğunu vurguluyordu.

Doha sonrası Berlin’de yapılan NATO Dışişleri Bakanları toplantısında da İttifakın Libya etrafında bütüncül bir politika oluşturamadığı iyice su yüzüne çıkmıştır. Askeri yetkililer ilave silah ihtiyacı üzerinde dururken, siyasi temsilciler, Albay Kaddafi’nin iktidardan uzaklaştırılması sorumluluğunun doğrudan Libya halkına ait olduğunu , Amerika operasyondan fiilien çekilmiş olmakla beraber, Güvenlik Konseyi kararlarının yine de uygulanmasına çaba gösterileceğini tekrar etmekle yetinmiş, İngiltere ve Fransa’nın, daha ileri düzeyde cezalandırıcı ( punitive) önlemler alınması önerilerine pek sıcak yaklaşmamışlardır. Hatta İtalya Dışişleri Bakanı, NATO’nun muhatap almak istediği Bingazi’deki mukabil kuvvetlerin kötü teçhiz edildiklerini ve keza kötü biçimde organize olduklarını söylemek ihtiyacını hissetmiştir.

Görüldüğü gibi, Fransa herkesten önce Trablus’u bombalamakla, İttifakın kendisini takip edeceğini zannetmişti. Öyle olmadı, İngiltere dışında diğerleri, belli ölçülerde giderek mesafeli hareket etmeye başladılar. Tıpkı vaktiyle, 1990 lı yılların başlarında Bosna’da olduğu gibi, hemen her ülke milli çıkar ve prestij mülahazalarını öne çıkararak, bir nev’i, işin kendiliğinden hal yoluna girmesini tercih eden bir ruh haleti içine girmiş oldu. Amaç, Amerikayı tekrar operasyonun içine fiilen sokmak mı, yoksa Libyalılara mesaj verip, halk arasında söylendiği gibi, ‘ kendi göbeğinizi artık kendiniz kesin ‘ mi demek istiyorlar ? Bunu da zaman gösterecek.

Bütün bu gelişmelerden karlı çıkan bir taraf varsa, o da herhalde, 42 yıldan bu yana ülkesini ve halkını çok iyi tanıdığını her defasında kanıtlayan Albay Kaddafi’nin kendisi olacaktır.(asula@ttmail.com)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2567 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 606
Asya 76 1000
Avrupa 13 616
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 281
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1326 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 276
Orta Doğu 18 584
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1940 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1940

Son Eklenenler