Küresel Düzenin Yeni Politikası

Yorum

Yeni uluslararası düzenin beraberinde getirdiği açılımlardan biri iç politika ile dış politika ayrımını ortadan kaldırmak oldu. Soğuk savaş döneminde her iki politik alan arasında keskin ayrımlar, kesin sınırlar vardı. Her ülkenin iç politikası, neredeyse dış politikasından bağımsızdı. Birbirlerini etkileme imkanları da yok denecek kadar azdı....

Yeni uluslararası düzenin beraberinde getirdiği açılımlardan biri iç politika ile dış politika ayrımını ortadan kaldırmak oldu. Soğuk savaş döneminde her iki politik alan arasında keskin ayrımlar, kesin sınırlar vardı. Her ülkenin iç politikası, neredeyse dış politikasından bağımsızdı. Birbirlerini etkileme imkanları da yok denecek kadar azdı.

Ama yeni uluslararası sistemde bu kesin sınırlar, keskin ayrımlar ortadan kalktı; Dış politika aynı zamanda her ülkenin iç politikasının ayrılmaz bir parçası haline geldi. İç politika da dış politikanın yapımında ve uygulamasında etkin bir konum elde etti.

Bir başka gerçeklik de şu oldu: Dış politikanın yapımına katılan aktörlerin sayısı arttı, yapım süreci çoğullaştı. Eskiden siyasal iktidarın dar çevresiyle sınırlı kalan dış politika yapım sürecine sivil toplum örgütleri, düşünce kuruluşları, kanaat önderleri, medya mensupları ve konusunun uzmanı kişiler de dahil oldu.

Bu gelişme dış politikayı sadece devletler arasında yapılan diplomatik kimlikten sıyırdı, toplumlararası etkileşimi ortaya çıkardı. Toplumun dış politika sürecine katılmasının yolunu açtı.

Toplumun farklı aktörleri dış politika yapımında aktif rol almaya başlayınca hem hata yapma oranı azaldı, hem de insani boyut daha fazla ön plana çıktı.

Değişen dünya düzeninin beraberinde getirdiği bu dönüşüme ayak uyduramayan, hala soğuk savaş zihniyetiyle hareket etmekte ısrar eden, toplumsal dinamiklerden yararlanmayı beceremeyen, iç politikanın artık doğrudan dış politikayı etkilediğini göremeyen ülkeler, bölgesel ve küresel güç merkezlerinin, karar mekanizmalarının dışında kalıyorlar.

Ayrıca küresel çağda büyük ülke olmak artık tek başına belirleyici olamıyor. Bu büyüklüğün yanına mutlaka ekonomik, siyasal, kültürel gücü de ilave etmek gerekiyor.

Güçlü ülke olmak, aynı zamanda güçlü demokratik bir sisteme sahip olmak anlamına da geliyor.

İnsan hakları karnesi temiz, hak ve özgürlüklere saygılı, farklılıklara tahammüllü ülkeler güçlerini artırıyorlar, uluslararası arenada saygınlık elde ediyorlar.

Halkını mutlu eden, ülkesini huzur ve istikrar içinde geliştiren, dünya barışına katkı sunan, insanlığın yararına bilimsel ve teknolojik çalışmalar yapan ülkeler, yeni düzenin istikametini belirliyor, yol haritasını çiziyor.

Belirlenen istikamette yürümek, çizilen haritayla yolunu bulmak isteyen ülkelerin fazla bir çaba harcamasına gerek yok; eski alışkanlıklarıyla şimdilik hayatta kalabilirler.

Ama yön veren, yol çizen, yolu açan ülke olmak isteyenlerin, değişimi yönetebilecek stratejik vizyona, bu dönüşümü anlamlandırabilecek donanımlı kadrolara ihtiyacı vardır.

Bunlar olmadan yola çıkmak, yol açan öncü ülke rolüne soyunmak; gerçeklerle bağdaşmayacağı gibi, yarı yolda kalmaya da yol açacaktır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2621 ) Etkinlik ( 204 )
Alanlar
Afrika 71 619
Asya 92 1021
Avrupa 20 631
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1344 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1991 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1991

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

Malezya ise Güney Asya’daki stratejik konumu, 33 milyona yakın nüfusu, dinamik ve eğitimli insan kaynağı, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, İİT, ASEAN, Bağlantısızlar Hareketi, APEC, D8 gibi uluslararası örgütler içerisindeki saygın konumu ile tüm dün...;

Kafkasya Türkiye Rusya, Türkiye İran ilişkilerinin en önemli kesişme / buluşma noktasıdır. Türkiye’nin doğuya, Türkistan coğrafyasına açılan kapıdır. Kafkasya üzerinde zaman zaman oluşan İran-Rusya ittifakı çoğu zaman Türk ve Türk dünyası için iyi sonuçlar vermemiştir. ;

Türkiye - Kazakistan ikili ticaretinde, 2019 yılında ticaret hacmi 3,994 milyar dolar, ticaret açığı ise Kazakistan lehine 2,104 milyar dolar civarı olmuştur. Türkiye’nin Kazakistan’a ihraç ettiği başlıca ürünler; prefabrik yapılar, mücevherci eşyası ve aksamı, tohum, hububat ve kurubaklagildir. Kaz...;

24 Kasım 2015’te Türk F-16’larının Türkiye’nin hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Suriye sınırına yakın bir bölgede bir Rus SU-24 savaş uçağını düşürmesi ile hızla krize sürüklenen Türkiye-Rusya ilişkileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 9 Ağustos 2016’da St. Petersburg’da Rusya devlet başkanı Putin’...;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

İsrail ve Filistin’e en son 2018 in başında gittiğimde, “İki devletli çözüm” tartışmaları her iki kesim için de sona ermiş gibiydi. Arazi bölüşümünden kaynaklanan zorluklar dışında Filistin hâlâ birbiri ile birleşemeyen iki parça. ;

Rapor’a göre; Teknolojik gelişmeler dünya çapında sağlık, ulaşım/ulaştırma, iletişim, enerji ve imalat endüstrilerini dönüşüme uğratmaktadır. Bu dönüşümler ise ekonomilerin ve toplumların örgütlenme biçimlerini değiştirmekte; çeşitli kurum, kuruluş ve düzenlemeler aracılığıyla uluslararası düzeyde d...;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.