İngiltere AB’den Ayrıldı, Şimdi Dünya Dengeleri Değişecek

Yorum

İngiltere’nin AB’den ayrılması gerçekten AB’de şok etkisi yarattı. Bütün kamuoyu yoklamaları ve anketler evet’in kazanacağını söylüyordu ama hayır çıkması gerçekten ters köşe oldu. ...

İngiltere’nin AB’den ayrılması gerçekten AB’de şok etkisi yarattı. Bütün kamuoyu yoklamaları ve anketler evet’in kazanacağını söylüyordu ama hayır çıkması gerçekten ters köşe oldu. Ancak ben İngiltere Başbakanı Cameron’un 23 Ocak 2013’de yaptığı bir konuşmada AB üyeliğini referanduma götüreceğini söylemesinin hemen ardından yazdığım bir makale de “İngiltere AB’den ayrılır ve uluslararası güç dengesi yeniden kurulur“ demiştim.

Gerçekten İngiltere’nin AB’den ayrılması soğuk savaş sonrasında yaşanan en önemli siyasi olaydır ve dünya dengeleri yeniden kurulacaktır. Zaten İngiltere AB’nin tam anlamıyla bir parçası olmamıştır.

Şöyle ki; 2. Dünya Savaşından hemen sonra kurulan ve o zaman ki adı ile AET olan AB kuruluş sürecinde İngiltere yer almadı. Aksine, AET’na alternatif olarak 1960 yılında EFTA’yı kurmuştu. Ancak AB’nin ekonomik ve siyasi başarısı üzere 1973’de kendi kurduğu EFTA’dan ayrılarak, AET’na tam üyelik müracatında bulundu.

Ancak İngiltere AB’ye karşılık EFTA’yı kurmasının bedelini Fransa’dan 2 kez tam üyeliğe hayır vetosunu yiyerek ödedi. Ancak Fransa Cumhurbaşkanı General De Gaulle’ün iktidardan ayrılmasıyla, AET’te tam üye olabildi.

Bu noktadan hareketle İngiltere zaten AB’nin bir parçası olmadı hiçbir zaman. Örneğin AB’nin Parasal Birlik (EURO Bölgesi) ile Schegen Bölgesi’ne taraf olmadı. En önemlisi de ABD’nin stratejik müttefikliğini her koşulda en önde tuttu.


İngiltere’nin Ayrılması AB’yi Çok Etkilemez Mi?

Elbette hayır. Bu ayrılığın ya da diğer bir deyişle boşanmanın İngiltere, dünya ve AB üzerinde çok ciddi etkisi olacaktır. Bu etki hem siyasi hem de ekonomik yönde olacaktır. Dünya siyasi dengeleri yeniden şekillenecek.

Avrupa Birliği, dünya genelindeki siyasi gücünü ve etkinliğini kaybedecektir. İngiltere’nin ABD müttefikliğinin AB üzerinde ciddi etkileri vardı. Gerek NATO ve gerekse AB Savunma Doktrini yeniden şekillenecektir. Avrupa Birliği bu saatten sonra kendi kabuğuna çekilecek ve genişlemeden ziyade derinleşme ve kendini yeniden konumlandırma sürecine girecektir. Ayrıca AB’deki aşırı sağcılar, birer birer referandumu dillendirmeye başladılar. Bu çok tehlikeli bir aşamadır.

İngiltere içinde de ayrılık rüzgarları esebilir. Daha şimdiden Birleşik Krallık adeta ikiye bölündü. İskoçya ve İrlanda Evet derken, İngiltere ve Galler hayır dedi. Bu süreç Irlanda ve Iskoçya’nın İngiltere’den ayrılması ve yeni bir referandumu yeniden gündeme getirebilir.


İngiltere’nin Ayrılması Prosedürü Nasıl İşleyecek? AB’nin Geleceği Bundan Sonra Nasıl Olacak?

İşin en zor ve sancılı kısmı, bu nokta zaten. Zira AB ve dünya içinde bir ilk oldu ve İngiltere AB’den ayrıldı. Öncelikle AB’nin Lizbon Stratejisi kapsamında, 50. Madde devreye sokulacak. Ayrılma müzakereleri 2yıl gibi sürer. Zaten Parasal Birlik ve Schengen tarafı olmadığı için süreç daha hızlanabilir. Tabi İngiltere bundan böyle AB kurallarına bağlı olmadan yoluna devam edecek. Ancak 1973’den bu yana müktesebatında oluşan AB kurallarını ayıklamaya başlayacak. Ayrılma sürecine ilişkin bir emsal yok. O yüzden de taraflar el yordamıyla yol alacaklar. Konu çok teknik ama İngiltere önce AB Konseyi’ne bildirim yapacak. Sonra diğer AB kurumları, Komisyon, Parlamento devreye girecek. Serbest dolaşım, vergilendirme, vize uygulama süreci gibi yüzlerce başlık müzakere edilecek.

İngiltere’nin ayrılması, AB üyesi ülkelerde domino etkisi yaratabilir. Fransa’da 2017’de seçim var. Fransız solu şayet AB’yi sorgulamaya kalkarsa o zaman gerçekten AB dağılma sürecine girebilir. Yunanistan’daki ekonomik krizin AB’ye çok ciddi siyasi ve ekonomik etkisi oldu. İspanya ve Portekiz’in hala ekonomik kriz sürecinde olması, dünya genelinde ise 2008 ekonomik buhranın travması devam ederken ve Ortadoğu’da etnik, dini ve mezhepsel savaşların yarattığı göç dalgası, AB’yi geri dönülmez bir şekilde etkileyebilir. Galiba bu süreci “Pandora’nın Kutusu Açıldı“ diye tanımlamak çok yerinde olacaktır.


İngiltere’nin AB’den Ayrılması Türkiye’yi Nasıl Etkiler? Türkiye’nin AB Üyeliği AB’ye Ne Tür Katkı Sağlar?

Şu an herkes şokta. Almanya AB’nin (AET) kurucu 6 üye ülkesi olan Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg’u acil toplantıya çağırdı. AB Konsey Başkanı Tusk, “27 ülke ile yolumuza devam edeceğiz.“ Dedi. Salı günü AB Konseyi toplanıyor.

İngiltere’de Brexit*’çıların kazanmasının ardından AB’ni gerçekten geleceğe taşıyacak politikalara ihtiyaç duymaktadır. AB son 20 yılda gerçekten dünya çapında global bir lider sıkıntısı yaşamaktadır. Derinleşmesi gerekirken, genişlemesi AB’nin en önemli açmazı olmuştur. Şimdilerde Fransız aşırı sağı Frexit demektedir. Fransa AB’nin dışında olmalıdır diyor.

İngiltere ile Türkiye arasında 16 Milyar Dolar ticaret hacmi vardır. Bu etkilenmez. Ancak siyasi olarak Türkiye İngiltere ve Türkiye AB ilişkileri yeniden şekillenecektir. Şayet AB içine kapanırsa, dünya siyasetinde etkinliğini kaybeder. Zira İngiltere ABD ile derin stratejik ilişkilerini kullanırken, AB’de bu durumdan istifade edebiliyordu.

Türkiye geleceğin parlayan yıldızı. Bu nedenle de AB’nin Türkiye’nin tam üyeliğini gerçekten ciddi anlamda ele almalı ve Türkiye’yi AB’ye tam üye alma vakti gelmiştir. Ne garip bir ironidir ki “Türkiye üçüncü bin yılda AB’ye üye olur“ diyen Cameron, AB’de saf dışı kalırken, Türkiye’nin AB tam üyeliği şimdi çok daha önemli hale geldi. Bana göre AB’nin geleceğini Türkiye’nin tam üyeliği şekillendirecektir.
----------
* AB’den çıkmak isteyenlerin kullandığı slogandır. Br: Britanya kısalması - Exit: Çıkış demek)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Temeli 1998 tarihli Afrika Açılım Eylem Planı’na dayansa da özellikle 2008’den itibaren büyükelçilik sayısında ve THY Afrika destinasyonlarındaki artışlarla birlikte ivme kazanan Türkiye-Afrika ilişkileri ekonomik, siyasi, kültürel ve askeri stratejik boyutlarıyla geniş bir zemine oturmaktadır. ;

Doğu Asya’nın kendine has tarihsel tecrübesi, iktisadi düşünce tarihi ve metodolojisi çalışan akademisyenler için ana akım (neoklasik) teorilerin sınırlarını test eden muazzam bir laboratuvardır. ;

İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir. ;

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.