Rusya ile Barışmak için Ne Lazım?

Yorum

Sanki bir devir kapandı. Bir yenisi başlıyor. “Komşularla sıfır sorun” diye diye tüm yakın ve uzak komşularla yolları ayırıp, aradaki köprüleri atıp, kendimizi o ...

Sanki bir devir kapandı. Bir yenisi başlıyor. “Komşularla sıfır sorun“ diye diye tüm yakın ve uzak komşularla yolları ayırıp, aradaki köprüleri atıp, kendimizi o “değerli yanlızlık“ın“ derin ve karanlık mahzenine hapsetmiştik. Şimdi zorunlu barış dönemi için o mahzenin kapısını aralayıp, etrafı kollama zamanı.


Gerekli ve Yeterli Koşulları Tartmak

Her komşu ile ilgili bir yeni yaklaşım, her açılan delik, çatlayan duvar ve akan çatı için yeni bir onarım planı gerekiyor. Bu güne kadar kırılan kiremitleri değiştirmek için alınacak önlemler de cabası. Özellikle 2010 yılından bu yana tarümar edilen ilişkilerin yeniden başlatılması kolay olmayacak.

Öncelikle gerekli olan geleneksel çizgiye ihtiyatlı bir geri dönüş. Ancak “yurtta sulh, cihanda sulh“ a yeniden direksiyon çevirirken, “yurtta artık sulh biraz zor, ama biz şimdi yine cihana bakalım“ temel düşünce olmamalı.

Yeterli koşular için karşılıklı çıkarları kollamak, bunların baskısını hissedince önlem alındığını değil, ortak çıkarların önemine vurgu vurmak önemli. Birinin ilk adımı atması gerekiyordu ve gerekiyor. Bunun Türkiye tarafından atılması da zorunlu. Ama bunu yaparken verilecek yeni tavizleri enine boyuna düşünmek gerek.


Tavizin En Fazlası Rusya’ya

Mısır, İran, Irak ne bekler? Kuzey Irak Yarı Otonom Kürt Bölgesi ile ilgili, İran’ı da cezbedecek ne gibi teklifler olabilir? ABD ile soğuyan ilişkiler, bu ülke yeni bir döneme hazırlanırken nasıl yeniden normalleşir? AB ve özellikle Almanya Türkiye’ye hangi koşullarda güvenir? soruları önemli.

Ama asıl Rusya ile ilişkileri yeniden rayına oturtmak için Türkiye ne verir? Daha fazla ne kadar verir? Bunları vermeye ne zaman ve hangi maliyetleri sineye çekerek başlar? sorularını acilen cevaplamak gerekli. Bana kalırsa, atılan ilk adıma olumlu cevap veren Rusya, her şeyden önce Türkiye’den, düşüreşlen uçağı nedeni ile, Türkiye’nin İsrail’den talep ettiği koşulları talep edecektir. Özür ve tazminat.


Dahası da Cabası

Rusya ile gerilen ilişkilerden, Türkiye büyük bir ihracat pazarı ve turist kaybetti. Rusya’nın finans ve mütahitlik sektörlerindeki payını zora soktu. Rusya’da çalışan Türk işçilerinin yoluna dikenli teller gerdi. Bir de Rusya’nın Türkiye’deki ve Türkiye ile birlikte yapmayı tasarladığı projeleri inkıtaa uğrattı veya yön değiştirtdi. Bu gelişmelerden Rusya’nın da kaybı büyük. Ama işi boyuta göre düşünecek olursak Türkiye’nin kaybı daha büyük. Hele gelecek kış doğal gaz ile kaygular galebe çalarsa nükleer santral yapımının duraksamasına sevinip, bunun 22 milyar dolarlık yatırım değerine sırt çeviren çevre dostu lobiler, şimdiden üşüyecek olan ayaklarının derdine düşebilir.


Ah bir Sakalım Olsaydı!

Yazdıklarım kaale alınır mıydı bilmiyorum. Ama dedim ya ben dış ilişkiler açısından yeni bir dönem başladığı varsayımı ile aklıma gelen ve içime doğan şeyleri bir kez daha yazmak istiyorum.

Pazarlık gücü Türkiye’den yana değil artık. Bir kere Rusya Güneyde de sınır komşumuz. Sonra Akdeniz’de Türkiye’nin atacağı çıkar odaklı her işbirliğine, bu çıkar doğal gaz ile ilgili ise karşı. Tabii bu Türkiye’nin İsrail, Kıbrıs ve Mısır ile ilgili hamlelerine de kısıtlama getiriyor.

Rusya Yunanistan’ı parmağında oynatmak için çeşitli hamleler yaparak Trans Adriatik hattını da geciktirmeye çalışıyor. Ama Yunanistan’a yatıım, proje, ticaret ve turist vaad ediyor.

Ermenistan politikasını Azerbaycan’ı kendisine daha yaklaştıracak şekilde yeniden gözdn geçiriyor. Bütün bunlar Rusya’nın uzatılan elini sıkarken, düşürülen uçakla ilgili koşullar dışında Türkiye’den daha fazla şeyler talep edeceğinin işareti.


Kırmızı Çizgisi Suriye İse

Demek ki önce Rusya Türkiye’den özellikle Suriye politikasını bir kere daha düşünmesini, Rusya’nın Suriye’deki varlığını kayırsız şartsız kabul etmesini ve Orta Doğu’da kurduğu ittifakları yeniden değerlendirmesini isteyecek. Bunun dışındaki taleplerini ise Karadeniz, Kırım ve Ukrayna üzerinden açıklayacağını tahmin etmek hatalı olmaz. Biz şimdiden hazırlıklı olalım da.Yoksa sıcak bir dostluk eli uzatmak çok zor değil.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Sınır Ticareti, ülkelerin kara ve kıyı sınırlarında bulunan yerleşim yerlerindeki ekonomik faaliyetleri canlandırmak ve ulusal sınırların ötesindeki komşularla ilişkileri güçlendirmek için teşvik edilen bir ticarettir. Bu yolla, çoğu kez görece mahrumiyet yaşayan bölgelerde gelir, istihdam ve refah ...;

Türkiye, denizlerin paylaşım mücadelesi kapsamında “kazan kazan” stratejisini benimsemektedir. Denizden komşusu kıyıdaş devletlerin Türkiye ile anlaşmaları durumunda ne kadar deniz yetki alanı kazanacaklarını göstermek üzerine bir strateji benimseyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendisi ile anlaşmam...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı ;

BM Genel Sekreter’i Antonio Guterres’in “Dünyanın buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardı” ifadesi ile 22 Temmuz’da imzalanan, ilk etapta 120 gün boyunca uygulanacak, sonra yenilenecek olan Tahıl Koridoru Anlaşması’nı, her ne kadar, Rusya’nın Odesa saldırısı izlediyse de, dünya tahıl borsalar...;

Hubel’i çağrıştıran Nobel geleneğinin ilhamıyla hareket eden İsveç menşeli Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) Mayıs 2022 tarihli ve “Barış Ortamı [İnşası]: Yeni bir Risk Döneminde Güvenlik” başlığını taşıyan raporunda, dünyanın birbiriyle çakışan iki önemli sorundan kaynaklanan bir “...;

Çoğumuz çocukluğumuzdan bu yana duyduğumuz kabotaj kelimesinin yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti için ne anlama geldiğinin pek farkında değilizdir. Kabotaj, yüzyıllardır Osmanlıyı sömüren kapitülasyonların, yani ülkenin sömürülmesi için yabancılara izin verilen bir hakkın adıdır. Bu imtiyaz ile yaban...;

Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit (KG) projesinin; Çin’in uzun vadeli “siyasi” hedefleri olduğu anlaşılan yatırım stratejisinin konjonktürel değişikliklerle birlikte giderek zemin kazanmasına karşı ve esas itibarıyla Batı Avrupa ve ABD’den oluşan G7 grubunun küresel vizyonuna temellenen “united” (bir...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.