Yeni Bir İç Savaşın Eşiğindeki Afrika Ülkesi: Fildişi Sahili

Yorum

Geçtiğimiz Kasım ayının sonunda gerçekleştirilen seçimlerdeki yenilgiyi kabullenmek istemeyen Laurent Gbagbo’nun uygulamakta olduğu şiddete dayalı politikalar sonucu çok sayıda masum sivil yaşamını yitirirken, yüz binlerce insan yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kalmıştır....

Geçtiğimiz Kasım ayının sonunda gerçekleştirilen seçimlerdeki yenilgiyi kabullenmek istemeyen Laurent Gbagbo’nun uygulamakta olduğu şiddete dayalı politikalar sonucu çok sayıda masum sivil yaşamını yitirirken, yüz binlerce insan yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kalmıştır.

Gün geçtikçe artan göç hareketlerinin yanı sıra BM İnsan Hakları Yüksek Komisyonu’nun ki başta olmak üzere hazırlanan çeşitli raporlarda ise bölgede işkence ve cinsel şiddetin yaygınlaştığı, insanların yargısız infaz edildikleri hatta diri diri yakıldıkları bildirilmektedir.[1]

Afrika’nın batısındaki istikrarsızlık, komşu ülkelerden özellikle Liberya ve Gine’yi de ciddi ölçüde tehdit etmekte ve söz konusu ülkelere yönelik büyük çaplı göç hareketleri, az gelişmiş iki ülkedeki koşulları daha da ağırlaştırmaktadır.

Uluslararası Kriz Grubu Başkanı Louise Arbour, Fildişi Sahili’ndeki duruma ilişkin BM Güvenlik Konseyi’ne yazdığı mektupta ülkedeki güvenliğin ve yaşam koşullarının her geçen gün kötüye gittiğini, iç savaşın yeniden canlandığını; bu durum karşısında çatışmaların durdurulması, etnik temizliğin ve kitlesel vahşetin önlenmesi gerektiğini kaydetmiştir.[2]

BM Güvenlik Konseyi’nin ülkedeki çatışmaların sonlandırılmasına ilişkin bu yıl içinde almış olduğu iki karara rağmen ülkedeki katliamın giderek arttığı görülmektedir. Fildişi Sahili’nde BM’nin Barışı Koruma Gücü (UNOCI), dokuz yıldır görev yaparken, ülkedeki koşullardan bihaber dokuz binin üzerinde personel de bu misyonda yer almaktadır.[3]

Günümüzde BM Güvenlik Konseyi’nin tüm ilgisi, büyük oranda Libya üzerinde yoğunlaşmışken, Fildişi Sahili’nde yaşamlarını yitirenlerin ve güç koşullar altında hayatta kalma mücadelesi verenlerin de masum siviller oldukları unutulmamalıdır.

Gbagbo rejimi, başında da ifade edildiği üzere bugün bir bakıma tüm Batı Afrika bölgesindeki barışı, güvenliği ve istikrarı ciddi bir biçimde tehdit etmektedir. Dolayısıyla Batı Afrika Devletleri Ekonomik İşbirliği Örgütü (ECOWAS), Çatışma Önleme Çeçevesi Programı ve imkânları ölçüsünde çaba sarf ederken[4], Devlet ve Hükümet Başkanları Komisyonu’nun 24 Mart’ta kabul edilen sonuç deklarasyonunda BM Güvenlik Konseyi’nden de çatışmaların durdurulması talebinde bulunmuştur.

Öte yandan Cape Verde Dışişleri eski Bakanı Jose Brito, 26 Mart’ta Afrika Birliği’nin Fildişi Sahili Yüksek Temsilcisi olarak atanmıştır.[5] Ayrıca ECOWAS, Afrika Birliği ve BM Güvenlik Konseyi seçimlerin galibi olarak ilan edilen Alassane Outtara’yı yeni Devlet Başkanı olarak tanımışlardır.

Afrika Birliği’nin ve ECOWAS’ın önceki arabuluculuk girişimleri, beklenen amaca ulaşamamıştır. Buna karşın, yine Afrika Birliği tarafından oluşturulan Yüksek Temsilciler Komitesi’nin 2000 yılından bu yana Devlet Başkanlığı görevini sürdüren Gbagbo’ya çatışmaları sonlandırarak iktidarı devretmesi durumunda finansal ve güvenlik konularında bir takım garantiler verilebileceği konusunda görüş alış verişinde bulunduğu görülmektedir.

Sorunun yakın zamanda çözüme kavuşturularak ülkedeki güvenliğin tesis edilmesi ve Fildişi Sahili’nin Liberya başta olmak üzere üye ülkelerle ilişkilerinin bozulmaması, son dönemde başarılı ekonomik politikaları ile takdir toplayan ECOWAS’ın itibarı açısından da büyük önem arz etmektedir ki söz konusu Topluluğun, soruna ilişkin izlemekte olduğu aktif diplomasiyi de bu çerçevede tanımlamak mümkündür.



[1] http://www.amnesty.org/en/for-media/press-releases/c%C3%B4te-d%E2%80%99ivoire-sexual-violence-and-other-human-rights-abuses-must-stop-2011-

[3] Bölgede halen 8000 askerin yanı sıra 1345 polis bulunmaktadır.

[4] Söz konusu programa ilişkin detaylar için bkz. Souleymane Zeba, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Afrika’daki Bölgesel Örgütler, “Kurumsallaşma ve İşbirliği“ Ufuk Tepebaş (Ed.), TASAM Yayınları, 2009, s. 41- 45

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2633 ) Etkinlik ( 211 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1345 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 281
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politi...;

Son günlerde Türk Dış Politikasının en sıcak konularından birisi Amerikan ve NATO güçlerinin ayrılmasından sonra Kabil Havaalanının güvenliği konusunda ortaya konulan tekliftir. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...