İsyan ve Kargaşanın Kucağında bir Komşu: Suriye

Yorum

Sykes ve Picot adlı iki kafadar diplomatın 1916 yılında yaptığı tasarımla yaratılan Suriye, 1. Dünya savaşı sonunda girdiği Fransız Manda’sından 1946 yılında kurtulmuş, o tarihten itibaren de yıllarca bir çalkantıdan diğerine sürüklenip durmuştur. ...

Sykes ve Picot adlı iki kafadar diplomatın 1916 yılında yaptığı tasarımla yaratılan Suriye, 1. Dünya savaşı sonunda girdiği Fransız Manda’sından 1946 yılında kurtulmuş, o tarihten itibaren de yıllarca bir çalkantıdan diğerine sürüklenip durmuştur. Başlangıçta kaydedilen hızlı kalkınmaya rağmen, ülke içinde ve sınır komşuları ile yaşanan huzursuzluk ve mükerrer sıcak çatışmalar, Suriye’nin demokratik bir yönetim geleneği oluşturmasına engel olmuştur. Suriye kıt kaynaklarını daha çok savaş finansmanına harcamıştır. 1950 li yılların sonuna doğru ortaya çıkan Suriye-SSCB yakınlaşması ile Baas yönetimine başladıysa da, etkilerini bugün bile gördüğümüz bir tür Arap Sosyalizm’ i olan Baas, Suriye’yi ne “öldürüp yeniden diriltmiş, ne de yüzünü güldürmüştür. Baba Esat’ın yapısal reformlarına rağmen, ülke kalkınma yarışında geri kalmış, komşuları ile uzun yıllar dostluk ve işbirliği yerine hep uzlaşmazlıklar yaşamıştır. Suriye’yi dünya hala, en çok Mısır ile denediği başarısız Birleşik Arap Cumhuriyeti; çeşitli cephelerde, İsrail ile yaptığı savaşlar; Irak işgali sırasında, ABD ile düştüğü siyasi gerginlik sonucunda İran gibi şer ekseni olarak ilan edilmesi ve nihayet 2005 yılına kadar sürdürdüğü Lübnan işgali ile hatırlar.

Bir Hatalar Manzumesi

Bir zamanlar özel girişim ruhunun oldukça güçlü olduğu bir ülke olan Suriye, 1970 li ve 80 li yıllarda izlenen tüm “infitah“ (dışa açılma-liberalleşme) politikalarına rağmen kamu sektörü ağırlıklı bir ülke özelliğini bugüne kadar korumuştur. Gerek baba, gerekse görevi 2000 yılında devralan oğul Esat, Suriye halkına ekonomik ve sosyal yeniden yapılanmayı, kamu eli yapacaklarını taahhüt etmişlerdir. Ama bunu hiçbir zaman hakkıyla yerine getiremediler.

Suriye, halen orta gelir düzeyli bir ülke. Ekonomisi tarım ve petrol ağırlıklı. Ancak, iyi çalışmayan verimsiz kamu sektörü, üretimi azalan petrol, kuraklık nedeni ile özellikle 2008 den bu yana verimi düşen tarım, artan dış ticaret açıkları, yaygın yolsuzluklar, güçsüz piyasalar ülkenin temel açmazları... Uzun yıllar süren dış ekonomik yaptırımlar da Suriye ekonomisinin belini bükmüştür. Suriye’nin toplam nüfusu 22 milyon. Ancak bunun %30 u 35 yaş, %40 ise 15 yaş altında. Tarımdan kopan işgücü ve yeterince hızlı gelişmeyen tarım dışı iş imkânları nedeni ile işsizlik, işsizlikle birlikte gelen geçim zorlukları, Suriye’de, toplumsal huzursuzlukları artık patlama noktasına getirmiş durumda.

Son yıllarda Beş’ar Esat yönetimi bazı reform atılımları yapmış olsa bile bu önlemler halkın genel ihtiyaçlarına derman olamadı. Evet, Şam Borsası 2009 da açıldı. Ama bunun fakirleşen, işsiz halka bir faydası yok. Hatta gübre ve akaryakıt fiyatlarının yükselmesi halkı daha da kızdırdı. Esat, özel sektörü güçlendirici başka atılımlar da yaptı. İkisi İslami olan 13 yeni özel banka açıldı. Döviz transferleri kolaylaştırıldı. Ancak bu kime yaradı? Bir avuç ayrıcalıklı insana… Suriye’li, artık kısa dönemli sorunların uzun dönemde çözümlenebileceği umudunu yitirdi. Yüksek işsizlik, yüksek enflasyon, kıtlıklar gibi alışılmış sorunlara, bir de tarım topraklarındaki bozulma, su kirliliği gibi çevresel sorunlar ekledi. Açıkçası, Göz Doktoru Esat, göz doldurmasına doldurdu. Ama gönülleri fethedemedi. Baskıcı rejim insanları iyice bunalttı. İşin en önemli tarafı, insanların sorunları algılayış biçimi değişti. Aslında oldukça renkli bir etnik, kültürel ve dini mozaik’e sahip olan ülkede, ezici Sünni çoğunluğun, Nusayri bir azınlık tarafından yönetiliyor olması, sıkıntılar içinde kıvranan Suriye’yi, Orta Doğu’yu sarsan siyasi anafora sokuverdi.

Şimdi Suriye’deki patlamaları, uzun bir zamandan beri verilen ama yerine getirilmeyen sözlerin yarattığı birikimli tepkiler olarak değerlendirilmek gerek. Toplumsal başkaldırı fırtınası Magrip’den Maşrık’a hızla ilerleyip, Şam’a, Der’a’ya, Humus, hatta liman şehirleri Banyas ve Lazikiye’ye ulaştı. Bakalım bu toplumsal baskıya Beş’ar Esat ne kadar dayanacak?

TürkiyeSuriye İlişkilerinde Nerden? Nereye

Biz Suriye’yi belki en fazla, 1939'da Fransa ile yapılan bir anlaşma ile vatan parçası haline gelen Hatay üzerinde, uzun yıllar iddia ettiği hak ile hatırlarız. Soğuk savaş yılları boyunca süren Hatay duyarlılığı yanı sıra, Suriye’nin sınırlarını Konya ovasına kadar genişlettiği, mutasavver “Bereketli Hilal“ haritaları Türkiye’yi hep rahatsız ederdi. Bu ülkenin totaliter yönetimleri,1990 lı yılların sonuna kadar, aşamadıkları yapısal sorunları örtbas etmek ve hoşnutsuz halkı oyalamak için, Kuzeyden “az akan nehir suyu“, “suyu tutan baraj“ veya elektrik üretimi sırasında “aşırı salınan su“ iddialarını kullanır ve her platformda Türkiye’ye çatarlardı. Sürtüşmeler iyi ilişkileri engeldi. O yıllarda Suriye’nin Türkiye’ye yaptığı en önemli ihracat terör ve siyasi istikrarsızlık olmuştur. Beka’a vadisinden mayınları aşarak az terörist gelmedi ülkemize... Gergin ilişkilerden Suriye de kaybetti, bize de 1990 lı yılları kaybettirdi.

2000 yılında iktidara gelen Beş’ar Esat ile birlikte Suriye ile ilişkilerimiz özellikle 2004 den itibaren normalleşmeye başladı. Sorunlu komşu Suriye, nihayet Türkiye ile olan ilişkilerini, işbirliğinin olumlu rüzgârına bırakmaya başladı. Türkiye-Suriye ticareti hacmi, hala sadece 2,3 milyar dolar. Ama artık alt yapı, su, elektrifikasyon, karayolu, demiryolu ve iletişim gibi alanlarda işbirliği yapıyoruz. En önemlisi, dost ilişkiler sayesinde, Suriye’nin PKK terörüne desteği görünürde sıfırlandı. Öyle ki, sınırdaki mayınları bile temizleme kararı aldık ve 2 ülke arasında vize zorunluluğu kalktı. Böylece, Türkiye’nin en uzun sınırı çizilirken dikenli tellerle bölünmüş olan aileler, bayramları birlikte kutlamaya başladı. Nereden? Nereye geldik. Karşılıklı üst düzey ziyaret teatileri ve samimi yaklaşımların bu gelişmelerde elbette önemli payı var. Ama galiba Suriye’nin baskıcı rejimi de artık her komşu ile sürtüşmenin, halkını oyalamaya yetmediği bir noktaya geldi. Türkiye, bir yere varamayan “Orta Doğu barış süreci“ nde üstlenmeye gönüllü olduğu arabuluculuk rolü ile de Suriye’nin güvenini kazanmayı başardı. Ama şimdi tam dostluğun tadını çıkaracakken, şu hale bakınız! Suriye isyan ve kargaşanın ülkesi oldu çıktı.

İcraat, Temkin ve İtidal

Beş’ar Esat halkına hala daha fazla reform sözü veriyor. Ama bence geç kalındı. Siyasi reformlar belki tansiyonu biraz düşürür demek ham hayal olur. Yine de ne yapılacaksa ülkenin geleceği için yapılmalı. Esat’ı kurtarmak için değil. Önce gerekli yasal düzenlemelerden başlanmalı ve seçime gidileceği açıklanmalı. Bir de Suriye’ye acele sermaye girişi lazım ki, mali sorunları aşsınlar. Bunu da körfez ülkelerinin yapması iyi olur. Bence barış sürecinde mali sorumluluğa talip olan Katar’a iş düşüyor. Sorunlu komşuya, sorumlu dostlar gerek. Türkiye ise kurumsallaşmış dış politika anlayışı ile bence yakın komşusunun sorunlarını mesafeli olarak izlemeli. Kötü günde de, Türkiye’nin Suriye yatırımları ve ortak projeler devam etmeli. Ama o kadar. Bu, şu anda bu, en akil politika seçeneği olacaktır.

*Hizb-ül Baas (Vel baas’ü baad el mevt- Öldükten sonra dirilme)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Güney Kore'nin 2026 yılında Rusya'nın Kuzey Deniz Rotası (NSR) üzerinden ilk konteyner deneme seferini gerçekleştirme hazırlıkları, Arktik'in geleceği hakkındaki tartışmalarda yeni bir aşamaya işaret ediyor. Seul hükümeti, yaklaşık 3.000 TEU kapasiteli bir konteyner gemisini Busan'dan Rotterdam'a Ar...;

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Londra’da 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen C4ISR Global Konferansına katılan ilk Türk olarak, özellikle ülkemizle ilgili önemli olabilecek bakış açılarını, bilgileri not aldım, diğer yandan hazırlamakta olduğum yeni kitabım (Akıllı Savaş) için farklı öngörüler sağlamaya çalıştım. Konfe...;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

İktisat ve siyaset tarihinin en büyüleyici paradokslarından biri, modern serbest piyasa ideolojisinin ve liberalizmin entelektüel beşiği olan Büyük Britanya’da, 1945 yılının temmuz ayında yaşanmıştır. II. Dünya Savaşı’nı kazanan koalisyon hükümetinin muzaffer lideri Winston Churchill, Avrupa’da sila...;

Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitap, savaşı yalnızca “Esad rejimi ile muhalefet ...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.