Kırgızistan Seçimleri: “Demokrasi Adası”nda Demokrasi

Makale

1996 yılında anayasada başkanlık sistemin yerleştirilmesi ve güçler dengesinin devlet başkanı lehine bozulması yönünde değişiklikler yapılmasıyla Kırgızistan’da siyasal yapı demokratik unsurları içeren otoriter bir yöne doğru kaymaya başlamış, Akayev’in daha sonraki uygulamaları bu yönelimi pekiştirmiş ve O’nun demokratik kişiliğini zedelemiştir. ...

1996 yılında anayasada başkanlık sistemin yerleştirilmesi ve güçler dengesinin devlet başkanı lehine bozulması yönünde değişiklikler yapılmasıyla Kırgızistan’da siyasal yapı demokratik unsurları içeren otoriter bir yöne doğru kaymaya başlamış, Akayev’in daha sonraki uygulamaları bu yönelimi pekiştirmiş ve O’nun demokratik kişiliğini zedelemiştir. Bu bağlamda anayasayı ihlal ederek 2000 yılındaki seçimlerde üçüncü kez aday olması ve çeşitli bahanelerle bazı rakiplerinin seçimlere katılmasını engellemesi, devlet bürokrasisinde kuzeyleri kayıran uygulamalarıyla ülkedeki kuzey-güney ayrımını tetiklemesi, ekonomik ve siyasal alanda kendi yandaşlarını kayıran uygulamalara girişmesi ve son olarak 27 Şubat ve 13 Mart 2005 tarihlerinde iki tur halinde gerçekleşen parlamento seçimlerine hile karıştırdığına ilişkin iddiaların ortaya çıkması, halkın Akayev’e olan güveninin sarsılmasına ve desteğinin azalmasına neden olmuş ve bu durum gerçekleşen halk darbesiyle Akayev’in yönetimden düşmesiyle sonuçlanmıştır. Kırgızistan’da Askar Akayev’in devrilmesinden sonra gelişen siyasal süreçte devlet başkanlığı seçimlerinin önce 26 Haziran’da yapılması kararlaştırılmış, seçimler daha sonra ülkede sükunetin yeterince hakim kılınamaması nedeniyle 10 Temmuz’a ertelenmiştir. 10 Temmuz seçimleri, Askar Akayev’in anti-demokratik uygulamalarına karşı gerçekleştirilen halk darbesinin bir sonucu olduğu için, “‘demokrasi adası’ olarak nitelendirilen Kırgızistan’da demokrasiye geçiş aşaması” olarak değerlendirilebilir.

10 Temmuz 2005’te yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde altı aday yarışmıştır. Adaylar hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse, eski bir muhalif olan Jypar Jeksheev, SSCB’nin son dönemlerinde komünizm ile mücadele amacıyla örgütlenen Aşar hareketinin kurucularından biri olmuş, 1990 yılında ise “Kırgızistan Demokratik Hareketi”nin kurulmasında önemli rol oynamış, bu hareketi 1993 yılında siyasal partiye dönüştürerek 2000 yılında da genel başkanı olmuştur. 1995 seçimleriyle parlamentoya girmeye hak kazanan Jeksheev, 2000 yılındaki parlamento seçimlerinde Feliks Kulov ile ittifak yapmıştır. Jypar Jeksheev 10 Temmuz seçimleri öncesinde yürüttüğü propaganda sürecinde, Aksar Akyev yönetimini eleştirmiş ve halkın daha iyi bir yaşam arzuladığını belirtmiş, kendisinin bu isteği gerçekleştirmek amacıyla aday olduğunu ve seçilmesi durumunda halka daha iyi bir yaşam sağlamak için gerekli reformları gerçekleştireceğini, halkın çıkarlarını koruyacağını ve “halkın devleti” olan bir devlet yapısı oluşturacağını ifade etmiştir.(1)

Eski başbakanlardan olan ve seçimlerin favorisi olarak gösterilen Kurmanbek Salievich Bakiyev, “Halkın Gücü İçin” isimli muhalefet hareketinin lideridir. Seçimlerde Bakiyev’in karşısındaki en büyük rakip olarak gösterilen Feliks Kulov da daha sonra adaylıktan vazgeçerek bu bloğa katılmıştır. Kurmanbek Bakiyev Sovyet döneminde Komünist Parti’de üst düzey görevlerde bulunmuş, bağımsızlık sonrasında ise yerel düzeyde bazı idari görevlerde bulunmuş, 1992-1994 yılları arasında Celalabad bölgesinden milletvekili seçilerek parlamentoya girmiş, 1994-2000 yılları arasında bazı üst düzey idari görevlerde bulunmuş, 2000-2002 yılları arasında iki yıl süreyle başbakanlık yapmış, Akayev’in devrilmesinden sonra 25 Mart 2005’ten itibaren de devlet başkanlığı görevini yürütmüştür. Daha önce başbakanlık yapmış olması ve seçimlere devlet başkanı olarak girmesi nedeniyle diğer adaylara göre kendisini halka daha fazla anlatma imkanı bulan Kurmanbek Bakiyev, seçim çalışmalarında iç politikaya ilişkin yoksulluk ve devlet bürokrasisindeki yozlaşma üzerinde yoğunlaşmış, ayrıca Kırgızistan’ı uyuşturucudan arındırılmış bir ülke haline getirme sözü vermiştir. Dış politikaya ilişkin ise, Rusya ile iyi ilişkiler geliştirileceğini ve bir çifte vatandaşlık anlaşması imzalanacağını belirtmiş, ayrıca Rusya’ya ülkenin kuzeyindeki Kant askeri üssünün yanında güneydeki Oş bölgesinde de bir üs verilmesi görüşünü savunmuştur. Bakiyev, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi bölgesel kurumların önemini vurgulamış, ABD ile ilişkiler konusunda ise radikal bir söylem geliştirmekten kaçınmıştır.(2)

Kırgızistan’da Kasım 2002’den beri ombudsmanlık görevini yürüten Tursunbai Bakir Uulu, 1989 yılında ülkedeki ilk muhalefet hareketinin oluşmasına katkıda bulunmuş, 1992 yılında “Erkin Kırgızistan İlerici Demokrat Partisi”ni kurmuş, 1995 ve 2000 yıllarındaki seçimlerde milletvekili seçilerek iki kez parlamentoya girmeyi başarmıştır. Seçim propagandası sırasında Askar Akayev’in yönetim şeklini eleştiren söylemleriyle dikkat çeken Bakir Uulu, söylemlerinde güvenlik güçlerinin aşırıya kaçan uygulamalarını ve devlet bürokrasisindeki yozlaşmayı hedef almıştır. Tursunbai Bakir Uulu, ülkedeki faaliyetleri yasaklanmış olan ve bölge genelinde ciddi bir tehdit olarak görülen Hizb-u Tahrir’in faaliyete geçmesine tekrar müsaade edilmesi gerektiğini savunmuş, yasaklanmış olmasının örgütün gizemini artırdığını ve eğer özgürce faaliyette bulunmasına izin verilirse halkın örgütün cazip hiçbir yanı olmadığını göreceğini ve böylece Hizb-u Tahrir’in oluşturduğu tehdidin ortadan kalkacağını belirterek ilginç bir çıkış yapmıştır.(3)

Genellikle sivil toplum kuruluşları bünyesindeki faaliyetleri ile dikkat çeken ve Kırgızistan’daki ticari olmayan sivil toplum kuruluşlarını tek bir çatı altında toplayan derneğin başkanlığını yapan Toktaim Umetaliyeva, ayrıca UNICEF ulusal koordinatörlüğü görevini de yürütmüştür. Kırgızistan’da devlet başkanlığı için yarışan ilk kadın aday olan Umetaliyeva, ülkede Askar Akayev’in politikalarını en yüksek sesle eleştiren kişilerden biridir. Seçim çalışmalarında kadınların sorunları ve toplum içindeki konumlarının iyileştirilmesi üzerinde duran Toktaim Umetaliyeva, bir kadın olması nedeniyle seçimleri kazanmasının ülkesinin dünya genelindeki imajını olumlu etkileyeceğini ve Kırgızistan’ın muhafazakar bir çizgiye kaydığı yönündeki endişeleri hafifleteceğini vurgulamıştır. Umetaliyeva ayrıca, seçimlerden galip çıkması durumunda Kırgızcanın kullanımını destekleyeceğini ve herkese satın alabilecekleri koşullarda konutlar sağlayacağını dile getirmiştir.(4)

Ticari hayattan gelen ve birçok ticari kuruluşta görev yapan Akbaraly Ysyrayylovich Aitikeev, “Kırgızistan Endüstriyel İşçilerin, Çiftçilerin ve Düşük Gelirli Ailelerin Çıkarlarını Koruma Partisi”nin başkanıdır. Engin bir ticari tecrübeye sahip olan fakat bir siyaset adamı olarak hiçbir tecrübesi bulunmayan Aitikeev, eski devlet başkanı Askar Akayev’in savunucularından biridir. Seçim propagandası sırasında devlet başkanının en önemli görevinin ülkesinin ekonomisini geliştirmek ve her Kırgızistan vatandaşına iş sağlamak olduğunun üzerinde duran Aitikeev, seçilmesi durumunda halkın bütünlüğünü sağlayacağını belirtmiştir. Aitikeev ayrıca, seçim propagandası sırasında bazı uçuk söylemleri ile dikkat çekmiş ve bu nedenle eleştirilmiştir.(5)

Sonuncu aday olarak bahsedeceğimiz Keneshbek Duishebaev, 2001 yılından beri İçişleri Bakan Yardımcılığı görevini yürütmekteydi. Aksar Akayev yanlısı olarak bilinen ve 23 Mart 2005’te İçişleri Bakanı olan Duishebaev, Akayev’in yönetimden düşmesi nedeniyle bir gün sonra bu görevinden olmuştur. 19 Mayıs 2005’te “Adalet Partisi”ni kuran Duishebaev, daha sonra partinin devlet başkanı adayı olmuştur. Seçim propagandası sırasında devlet başkanının kişiliği ve saygınlığıyla halkı tarafından sevilmesi gerektiğini belirten Duishebaev, bir devlet başkanının görevinin halkına iyi bir yaşam sağlamak olduğunu belirtmiş, ayrıca ülkede yaşanan son karışıklıkların halkın bütünlükten yoksun olduğunu gösterdiğini ve bu durumun halen varlığını koruduğunu, bu nedenle Kırgızistan’ın kamusal düzeni yeniden tesis edecek bir lidere ihtiyaç duyduğunu ve kendisinin buna talip olduğunu ifade etmiş, “halka barışçıl ve iyi bir yaşam sağlamak, ülkede istikrarı, hukuku ve düzeni tesis etmek” sloganlarıyla hareket etmiştir.(6)

Seçimlerde yarışan bu altı aday arasından halen devlet başkanlığı görevini yürüten Kurmanbek Bakiyev oyların %90’ını alarak galip çıkmış, Bakiyev’in en yakın takipçisi ise %3.8’lik bir oy oranıyla Tursunbai Bakir Uulu olmuştur. AGİT’in de içinde bulunduğu uluslararası gözlemciler seçim merkezlerinde bazı ufak tefek şiddet olaylarının yaşandığını bildirmiş,(7) fakat seçim sonuçlarının yasallığı konusunda karar mercii konumunda olan Kırgızistan Merkezi Seçim Komisyonu kanunlara göre seçimlerin geçerli sayılabilmesi için halkın en az %50 oranında katılım göstermesi gerektiğini ve %53 oranında katılımla gerçekleşen seçimlerin geçerli olduğunu açıklamış, seçim merkezlerinde yaşanan bazı olayların seçimlerin iptalini gerektirecek boyutta olmadığını belirtmiş,(8) Kırgızistan Anayasa Mahkemesi de bu kararı teyit etmiştir.(9)

Devlet başkanlığı için yarışan altı adayın seçim çalışmaları sırasındaki söylemlerine bakıldığında aralarında çok fazla bir farklılık olmadığı görülmektedir. O halde akla Bakiyev’in bu kadar büyük bir oy oranıyla galip gelmesinin arkasındaki nedenlerin ne olduğu sorusu gelmektedir. Kurmanbek Bakiyev’in bu kadar büyük ilgi görmesine yol açan nedenlere bakıldığında, eski bir başbakan olması nedeniyle bir devlet tecrübesine sahip olmasının, Akayev karşıtı protestoların yükseldiği ülkenin güney bölgelerinde etkili bir isim olmasının ve 24 Mart 2005 tarihinde Akayev’e karşı başlayan halk ayaklanmasının öncülüğünü yapması nedeniyle halk nezdinde edindiği karizmanın etkili olduğu görülmektedir. Ayrıca Bakiyev’in en büyük rakibi olarak gösterilen Feliks Kulov’un adaylıktan çekilmesi ve Bakiyev’i desteklemesi, Bakiyev’in de seçimleri kazanması durumunda Kulov’u başbakan olarak atayacağını ifade etmesi oldukça etkili olmuş ve Kulov’un sahip olduğu destek Bakiyev’e yönelmiştir. Nitekim Kırgızistan’ın kuzey bölgelerindeki en önemli siyasi isimlerden biri olan Feliks Kulov, Akayev tarafından hakkında ortaya atılan iddialarla hapse atılarak 2000 yılındaki devlet başkanlığı seçimlerine girmesinin engellenmesi nedeniyle halk karşısında karizmatik bir lider haline gelmiş, bu karizmanın Bakiyev’in seçimleri kazanmasında büyük etkisi olmuştur. Ayrıca her iki liderin de bir devlet tecrübesine sahip olması ve Bakiyev’in bir ekonomist olması, bu liderlerin halkı içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtaracak ve ülkede istikrarı sağlayacak birer kurtarıcı olarak görülmesine neden olmuştur.(10) Böylece iki karizmatik liderin oluşturduğu Kuzey (bir kuzeyli olan Feliks Kulov)-Güney (bir güneyli olan Kurmanbek Bakiyev) ittifakı seçimlerden galip çıkmayı başarmıştır. Askar Akayev karşıtı Kurmanbek Bakiyev’in seçimleri kazanması, halkın eski rejime olan güvensizliğini teyit etmesi olarak yorumlanabilir. Seçimlerden galip çıkan Kurmanbek Bakiyev, 12 Temmuz’da Feliks Kulov’u Başbakan olarak atadığını açıklamıştır.(11) Ancak Askar Akayev’e muhalif olmak dışında çok fazla ortak noktalarının bulunmaması ve farklı siyasi görüşlere sahip olmaları nedeniyle, Bakiyev-Kulov ikilisinin uyumlu bir yönetim sergileyip sergileyemeyeceği herkesin merak ettiği bir soru haline gelmiştir.(12)

Kırgızistan’ın yeni Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev’in karşısındaki en önemli sorun, ülkede siyasal istikrarın sağlanmasıdır. Akayev’in devrilmesiyle başlayan süreç ülkeyi bir kargaşa ortamına götürmüş, nitekim 26 Haziran’da yapılması planlanan seçimler bu nedenle 10 Temmuz’a ertelenmiş, bu ortamda siyasal istikrarın ve ulusal bütünlüğün sağlanması en önemli iç politika meselesi haline gelmiştir. Halkın Bakiyev’i bu kadar büyük bir oy oranıyla başa getirmesi, O’nu Feliks Kulov ile birlikte ülkeyi bu geçiş sürecinden çıkaracak ve kargaşa ortamına son verecek bir lider olarak görmesinden kaynaklanmaktadır. Kırgızistan’da kuzeyliler ve güneyliler şeklindeki bir bölgesel bölünmenin varlığı ise ulusal bütünlüğü tehdit eden ve bu kargaşa ortamına olumsuz yönde katkıda bulunan en önemli sorundur. Ülkenin kuzeyi ve güneyi arasında yüksek dağlar nedeniyle oluşan coğrafi bölünmüşlük günlük yaşama da yansımış ve kuzey zenginliği ve yönetim kademesindeki üstünlüğü, güney ise yoksulluğu ve yalıtılmışlığı temsil eder hale gelmiştir. Kumanbek Bakiyev bir güneyli, Bakiyev’in en büyük rakibi olarak gösterilen Feliks Kulov ise bir kuzeylidir. Herkesin korktuğu şey, bu iki isim arasındaki başkanlık yarışının iyice kızışması ve ülkenin bölünmüşlüğünü daha da artırmasıydı. Fakat Kulov’un yarıştan çekilmesi ve seçimlerden sonra Bakiyev tarafından başbakan olarak atanması, kuzeyliler ile güneyliler arasındaki uyumu yansıtması bakımından ve iki kesim arasındaki bütünlüğün sağlanması açısından oldukça olumlu bir gelişmedir. Nitekim halkın böyle bir uyumu ve bütünlüğü arzuladığı, Bakiyev’in oyların %90’ını almasıyla açıkça görülmüştür.

Kurmanbek Bakiyev ayrıca, Askar Akayev döneminden miras kalan birçok sorunla mücadele etmek zorundadır. İç sorunlar bağlamında bakıldığında, yoksulluk ve devlet bürokrasisindeki yozlaşma en önemli konular olarak göze çarpmaktadır. Nitekim seçimlerden sonra gerçekleştirdiği ilk basın toplantısında Bakiyev, yeni hükümetin halkın yaşam standartlarında gelecek iki-üç yıl içinde gözle görülür bir gelişme yaşanması için çalışacağını, bu bağlamda ekonomik alandaki birinci önceliklerinin ulusal üretim kapasitesinin geliştirilmesi olduğunu belirtmiştir. Bakiyev, bir diğer önemli sorun olan devlet bürokrasisindeki yozlaşma ile mücadele konusunda daha geçici hükümet döneminde harekete geçildiğini ve çalışmalara yeni hükümet döneminde de aynı hızla devam edilerek eski sistemin yeniden inşası için gerekli önlemlerin alınacağını ifade etmiştir.(13)

Dış politikaya ilişkin ise, Kurmanbek Bakiyev’in karşısında iki önemli sorun vardır. Bunlardan birincisi ve kısa vadede çözülmesi gerekeni, Özbekistan’ın Andican şehrinde yaşanan olaylar nedeniyle Kırgızistan’a akın eden Özbek mültecilerin durumu konusudur. Hem Özbekistan hükümeti hem de BM, Bakiyev üzerinde Özbek mültecilerin ülkesinde kalmasına müsaade etmesi yönünde baskı uygulamaktadır. Fakat zamanla Bakiyev’in tutumunu yumuşattığı ve üzerindeki baskıları hafifletmeye çalıştığı göze çarpmaktadır. Nitekim yaptığı bir açıklamada Bakiyev, Celalabad bölgesindeki Özbek vatandaşların durumu konusunun gerek Özbekistan ile gerekse de diğer ülkeler ve kurumlar ile ilişkileri üzerinde olumsuz etkide bulunmayacağını ve bu sorunun en kısa zamanda uluslararası hukuka uygun bir şekilde çözüme kavuşturulacağını ifade etmiş, bu açıklamalarıyla özellikle Özbekistan yönetimini yatıştırmaya çalışmıştır.(14)

Diğer önemli sorun ise, ülkedeki Amerikan üssünün durumu konusudur. Bakiyev, ŞİÖ içindeki partnerlerinden (özellikle Moskova ve Pekin’den) Amerikan yönetiminden Kırgızistan’daki üsten çekilmesini talep etmesi yönünde baskılar almaktadır. Nitekim 5 Temmuz 2005’te Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen ŞİÖ zirvesinin sonunda yapılan ortak açıklamada, Washington’un “ŞİÖ toprakları”ndaki askeri üslerinden ne zaman çekileceğine ilişkin bir tarih belirlemesi gerektiği ifade edilmişti.(15) Büyük ölçüde Rusya ve Çin’in bu zirve sırasındaki girişimleri nedeniyle olsa gerek, Bakiyev de devlet başkanı seçilmesinden sonra yaptığı ilk basın toplantısında Afganistan’da devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapıldığını, istikrarının önemli ölçüde sağlandığını, bu nedenle Manas Uluslararası Havalimanı’ndaki Amerikan askeri varlığının gerekli olup olmadığının tartışmaya açılmasının zamanının geldiğini ifade etmiştir.(16) Aslında Kurmanbek Bakiyev zor bir durumla karşı karşıyadır. Büyük ölçüde ülkesinin Çin’e komşu olan coğrafi pozisyonu nedeniyle ABD’nin ilgi alanında bulunmakta, bu nedenle ülkesindeki askeri üsse Washington tarafından büyük önem verilmektedir. Fakat bir yandan da coğrafi yakınlığı ve daha birçok faktör nedeniyle Rusya ve Çin’in doğrudan baskısı altında bulunmakta ve bu iki aktörün taleplerini dikkate almak zorunda kalmaktadır. Bakiyev, üzerindeki baskıları hafifletebilmek için bir yandan ŞİÖ bünyesinde Rusya ve Çin’i birbirine karşı denge unsuru olarak kullanmayı amaçlarken, diğer yandan da ŞİÖ ile ABD’yi birbirine karşı koz olarak kullanarak dengelemeye çalışmakta ve bu şekilde jeopolitik pozisyonunun ortaya çıkardığı imkanları ve dezavantajları bir denge mekanizması içinde kendi çıkarları çerçevesinde kullanmak istemektedir. Fakat Bakiyev bu denge politikasıyla aynı zamanda büyük bir riski de üzerine almaktadır. Askar Akayev’in aynı denge politikasının kurbanı olduğu(17) göz önüne alındığında, bu durumun Kurmanbek Bakiyev iktidarının geleceği üzerinde yaratabileceği riskler daha iyi anlaşılacaktır.

* Stajyer, TASAM Kafkaslar - Orta Asya - Ortadoğu Çalışma Grubu

Dipnotlar:

  1. “Jeksheev, Jypar”, http://www.rferl.org/specials/kyrgyzelections/bios/Jeksheev.asp, (12 Temmuz 2005).
  2. “Kurmanbek Salievich Bakiyev”, http://www.rferl.org/specials/kyrgyzelections/bios/bakiev.asp, (12 Temmuz 2005).
  3. “Tursunbai Bakir Uulu”, http://www.rferl.org/specials/kyrgyzelections/bios/Bakir.asp, (12 Temmuz 2005).
  4. “Toktaim Umetaliyeva”, http://www.rferl.org/specials/kyrgyzelections//bios/Umetalieva.asp, (12 Temmuz 2005).
  5. “Akbaraly Ysyrayylovich Aitikeev”, http://www.rferl.org/specials/kyrgyzelections/bios/Aitikeev.asp, (12 Temmuz 2005).
  6. “Keneshbek Duishebaev”, http://www.rferl.org/specials/kyrgyzelections/bios/Duishebaev.asp, (12 Temmuz 2005).
  7. Gulnoza Saidazimova, “Kyrgyzstan: Bakiev Wins Election by Landslide”, http://www.rferl.org/featuresarticle/2005/07/568b9a6e-388d-49e7-8424-5894b61ea3dc.html, (11 July 2005).
  8. Gulnoza Saidazimova, Election Comission: Kyrgyz Vote Valid, http://www.eurasianet.org/departments/civilsociety/articles/pp071005.shtml, (10 July 2005).
  9. “Kyrgyz Constitutional Court Rules Elections Valid”, http://www.rferl.org/featuresarticle/2005/7/B4E28FE2-3579-443B-8237-CA5F604393E4.html, (16 July 2005).
  10. Fred Weir, “After Months of Volatility, Kyrgyz Voters Hope for Calm”, The Christian Science Monitor, July 8, 2005, http://www.csmonitor.com/2005/0708/p04s01-wosc.html; Gulnoza Saidazimova, “Kyrgyzstan: Bakiev Out Front in Presidential Race”, http://www.rferl.org/featuresarticle/2005/07/323b0ddd-273b-44c2-8b0a-dbdf0e6ad17e.html, (6 July 2005).
  11. “Kyrgyz President-Elect Appoints Acting First Deputy PM”, http://www.rferl.org/featuresarticle/2005/07/482ad439-2da4-4b03-af10-eb44b718d9a5.html, (12 July 2005).
  12. Gulnoza Saidazimova, “Kyrgyzstan: Will Bakiev-Kulov Alliance Last?”, http://www.rferl.org/featuresarticle/2005/07/a4fc264a-138b-48ea-b40d-e429ba77ba72.html, (13 July 2005).
  13. Gulnoza Saidazimova, “Kyrgyzstan: What will be New Government’s Domestic, Foreign Policies?”, http://www.rferl.org/featuresarticle/2005/07/ca28cb36-daf6-44a3-ba2f-7935e7e0f5ad.html, (12 July 2005).
  14. Ian MacWilliam, “Challenges Facing New Kyrgyz Leader”, http://news.bbc.co.uk/2/hi/asia-pacific/4674571.stm, (12 July 2005).
  15. Saidazimova, “Kyrgyzstan: What will be…”, a.g.m.
  16. “Kyrgyz President Questions Presence of U.S. Base”, http://www.rferl.org/featuresarticle/2005/07/160461b7-bb64-4031-ba65-171a5362b36a.html, (11 July 2005).
  17. Hem Rusya’ya hem de ABD’ye ülkesinde askeri üs veren Askar Akayev, bu şekilde bir yandan bu iki aktörü birbirine karşı denge unsuru olarak kullanmayı amaçlamış, bir yandan da Moskova ve Washington’dan aldığı destekle ülke içindeki konumunu sağlamlaştırmaya ve anti-demokratik yönetim şeklini devam ettirmeye çalışmıştır. Fakat Akayev’in bu ikircikli politikası hem Rusya hem de ABD’nin desteğini yitirmesine sebep olduğu gibi, aynı zamanda ülke içindeki konumunun zayıflamasına ve halkın desteğini kaybetmesine neden olmuştur.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2552 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 990
Avrupa 13 613
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1276 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 505
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1905 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1905

Son Eklenenler