Ahmedinejad ve İran - Türkiye İlişkilerinin Geleceği

Makale

ABD’nin bölgede büyük Ortadoğu projesi çerçevesinde gerçekleştirmek istediği plan çerçevesinde, bir taraftan kendi güvenliğini sağlama amacı, diğer taraftan da bu ülkeleri demokratikleştirme iddiaları, İran-Türkiye ilişkilerini farklı boyutlara taşımayabilir. Bu nedenle Türkiye’nin bölgede İran üzerinde nasıl bir politika izlemesi gerektiği de tartışma konusudur....

ABD’nin bölgede büyük Ortadoğu projesi çerçevesinde gerçekleştirmek istediği plan çerçevesinde, bir taraftan kendi güvenliğini sağlama amacı, diğer taraftan da bu ülkeleri demokratikleştirme iddiaları, İran-Türkiye ilişkilerini farklı boyutlara taşımayabilir. Bu nedenle Türkiye’nin bölgede İran üzerinde nasıl bir politika izlemesi gerektiği de tartışma konusudur. İran -Türkiye arasındaki ekonomik işbirliğinden ziyade, siyasi ilişkiler -özellikle PKK ve Irak meselesi- gelecekte iki ülke ilişkilerinin niteliği üzerinde belirleyici olacaktır. Bu nedenle bu değişimler karşısında yeni cumhurbaşkanının tutumu ve dış politikası Türkiye tarafından dikkatle izlenmelidir.

Gerçi İran İslam Cumhuriyetinin dış politikasında yeni cumhurbaşkanı döneminde köklü değişimlerin olacağından söz etmek pek doğru olmayabilir. Ancak Türkiye açısından baktığımızda, İran’ın bu yeni döneme geçişinden sonra iki ülke arasında ekonomik ve siyasi ilişkiler dengeli bir şekilde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir.

Ekonomik İlişkiler

Türkiye’nin ekonomik açıdan işbirliğine gitmesi ve İran içerisinde yatırım sahasını arttırma konusunda yeni hükümet ile pazarlık yapması pek de olumlu sonuçlar vermeyebilir. Çünkü İmam Humeyni Havaalanı’nın inşasının Türk firması TAV tarafından yapılmasına karşı çıkan kesim Devrim Muhafızlarıydı. Ahmedinejad’ın Devrim Muhafız kökenli olmasını ve bu kesimin desteği ile seçimi kazandığı yönündeki iddiaları göz önünde bulundurduğumuz zaman, bu sahada olumlu gelişmelerden söz etmek doğru sonuçlar doğurmayabilir. Yine bu çerçevede İran Meclisi’nin İran GSM operatörlerinin TURKCELL tarafından işletilmesine onay vermemesi, Türkiye’nin İran içerisinde bundan sonra ekonomik alanda geniş çaplı yatırımlar yapmasının pek mümkün olmayacağını göstermektedir. Bu dönemde Ahmedinijad hükümeti ve meclis ilişkileri uyumlu bir şekilde sürdürülmesi Türkiye’nin burada ekonomik alanda yatırım yapmasını daha da zorlaştıracaktır. Şu anda hem meclis hem cumhurbaşkanlığı sağ kesimin elinde bulunmaktadır.

İran-Türkiye arasındaki çözümsüzlüğünü koruyan diğer önemli ekonomik sorun, İran’dan ithal edilecek doğalgaz problemidir. İran-Türkiye doğalgaz antlaşması 1996’da dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın İran ziyareti sırasında imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre Türkiye, İran’dan 22 yıl boyunca 20 milyar Dolar değerinde 190 milyar varil doğalgaz alacaktır. Bu anlaşmanın imzalanması ABD tarafından tepki ile karşılansa da, iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirilmektedir. Zaman içinde bu antlaşma iki ülke ilişkisinde beklenen etkiyi bırakmamış, üstelik doğalgazın niteliği, fiyatı ve bazı teknik konular gibi sorunlar antlaşmanın daha karmaşık hale gelmesine neden olmuştur. Başbakan Erdoğan’ın 27-30 Temmuz 2004 tarihli İran ziyareti sırasında bu sorunların çözülmesi beklenirken, istenen sonuç alınamamıştır. Türkiye, İran doğalgazının fiyatının düşürülmesini istemektedir. İran ise fiyat düşürülmesi karşılığında, doğalgazın Avrupa’ya Türkiye üzerinden taşınabilmesi olanağı istemektedir. Türkiye üzerinden Avrupa’ya İran doğalgazının taşınması, İran açısından büyük önem arz etmektedir. Ahmedinijad seçim propagandalarında halkın ekonomik durumunun iyileştireceği sözünü verdiği için İran ve Türkiye arasındaki bu anlaşmanın Ahmedinijad döneminde gerçekleşme olasılığı vardır. Çünkü yeni hükümet eğer halkın ekonomik durumunun iyileştirmesini istiyorsa doğal gaz ve petrolüne yeni pazarlar bulmak zorundadır ve Türkiye bunun için iyi bir pazardır.

ABD ve AB Endeksinde Türkiye - İran ilişkileri

Ahmedinejad’ın İran Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte İran’ın bölgedeki konumu az da olsa değişecektir. Ahmedinejad özellikle Basra körfezi ülkeleriyle ilişkilerini daha da sıkılaştırmaya çalışacaktır. Ahmedinijad’ın dış politikada sert ve radikal bir tavır ile yola çıkmasında dış güçlerin tutumu belirleyici olacaktır. Özellikle ABD ve AB’nin nükleer programlar konusundaki baskıları Ahmedinejad hükümetinin dış politikada radikal söylemlere yönelmesine yol açabilir. Bu da Türkiye açısından dikkat ile izlenmesi gereken bir konudur. Aslında siyaset ve güvenlik bakımında Türkiye İran ilişkilerini etkileyen aktörler arasında ABD ve AB önemli bir yere sahiptir. Eğer İran AB ile nükleer program konusunda anlaşma sağlayabilirse - ki bu da günümüzün koşullarıyla pek doğru gözükmüyor o zaman Türkiye ile de hem siyasi hem de güvenlik açısından ilişkileri iyi durumda olacaktır. Bunu tam tersi bir gelişme yaşanıp Türkiye ile ABD arasında soğuk rüzgârlar esmeye başlarsa, İran kendisini yine Türkiye’ye yakın göstermeye çalışacaktır. Ancak İran AB ile anlaşamazsa ve ABD’nin karşısında gövde gösterisi yapmaya kalkışırsa o zaman Türkiye ile ilişkileri Hatemi döneminden daha değişik bir şekilde, yani olumsuz olarak gelişebilir.

Ahmedinijad cumhurbaşkanlığı döneminde eğer İran, nükleer çalışmaları hakkında AB’yi ikna edemezse, dosyasının Güvenlik Konseyine gitmesi tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu da uluslararası arenada Tahran hükümetini yalnızlaşması ve ekonomik ambargoların başlaması demektir. Bu nedenle İran bir taraftan nükleer çalışmalarını devam ettirmek istemekte, diğer taraftan da AB ülkeleri ile uzlaşma yollarını aramaktadır. Bu süreç de İran-Türkiye ilişkilerini etkilemiş olacaktır. İran Türkiye ile ilişkilerinin iyi bir şekilde tutmak zorundadır. Bir taraftan Türkiye İran için Avrupa’ya açılan bir kapıdır. Diğer taraftan da İran Nükleer program çalışmalarına devam ettiği sürece AB yolunda olan bir ülke ile ilişkilerinin üst seviyede olmasını isteyecektir.

PKK Sorunu

PKK sorunu senelerdir İran ve Türkiye arasında soğuk rüzgârların esmesine neden olmaktadır. PKK’nın İran kolu Pejak’ın İran Kürtleri içerisinde huzursuzluğa neden olması İran’ın PKK’ya karşı görüşlerini değiştirmiştir. Tahran rejimi kısa bir süre önce ülke içerisinde faaliyet gösteren Pejak mevzilerini bombalamıştır. Ahmedinijad döneminde İran ve Türkiye PKK sorununun çözümü konusunda büyük adımlar atabilirler. Ahmedinijad, İslam ve İslam Devrimi’nin değerlerine sadık bir şekilde bağlı bir insandır. Ahmedinijad ve onun kuşağının karakterinde Müslümanlık ruhunun İranlılık ruhuna göre daha ağır bastığını görebiliyoruz. Ancak Hatemi ve reformistlerde İranlılık önem taşımaktadır. Hatemi İranlıların birlik ruhunun Fars dilinde saklı olduğunu iddia etmektedir. Ancak Ahmedinejad ve radikal sağ milliyetçilik üzerinde durmayarak İran’ın birlik ruhunun İslam dininden kaynaklandığını söylemektedirler. Dolayısıyla Müslüman bir komşu ülkeye zarar verecek eylemlerin önlenmesi Ahmedinijad’ın ideolojik değerlerine daha yakındır. Bu nedenle muhafazakârların cumhurbaşkanlığı döneminde, İran ve Türkiye’nin PKK sorununu çözmesi olası gözükmektedir. Ancak İran ve ABD ilişkileri çatışma sürecine girerse ve İran ABD yi Türkiye topraklarından bir tehdit olarak görürse Tahran rejimi PKK’yı bir koz olarak elinde tutabilir.

Sonuç

Ahmedinijad’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla birlikte İran dış politikasında köklü değişimlere gidileceğinden ve yeni hükümetin ideolojik yaklaşımıyla yeni ilişkilerin gelişeceğinden bahsedilmeye başlandı. Ancak, İran yeni cumhurbaşkanı dış politika açısından önemli sorunlar ile karşı karşıya bulunmaktadır. Uranyum zenginleştirme programı, İsrail’in tanınması, Lübnan Hizbullah’ını, Hamas’ı ve İslami Cihat’ı desteklemesi, terörizme karşı mücadelesi ve insan hakları konuları İran yeni cumhurbaşkanının dış politikada karşılaşacağı sorunlardandırlar.

Ahmedinijad İran içerisinde yeni bir düzen ve siyasi birlik yaratmak için reformculara bazı kısıtlamamalar getirebilir. Ancak Ahmedinijad’ın bu politikayı dış ilişkilerinde de yansıtması İran çıkarları açısından doğru olmaz. Bu nedenle Ahmedinijad ilk önce kendisini ve hükümetini barış yanlısı olarak dünyada tanıtmaya çalışacak. Bunun için bazı ideolojik değerlerinden özveride bulunabilir. Oysaki İran içerisinde ideolojik değerlerinden ödün vermeden devleti yönetebilir. Daha sonra ise İran’ın durumunu uluslar arsı ilişkilerde gerginliğe sokmadan ABD ve AB ile orta yolu bulma arayışları içerisinde olma ihtimalleri vardır.

Türkiye bugüne kadar Ahmedinijad’ın cumhurbaşkanlığına oturmasını iki ülke arasındaki ilişkiler açısından bir tehlike olarak görmemiştir. Dışişleri Bakanlığı bu seçimleri dikkatle izlediği ve Abdullah Gül de İran seçimlerini demokratik bir seçim olduğunun açıklamasını yapmıştır. Bu yazı çerçevesinde iki ülke arasındaki ilişkileri istedikleri takdirde olumlu yönde gelişeceğinden bahsetmeye çalıştık. Ancak bu iki ülke arasındaki ilişki de diğer güçlerin de etkili olacağını göz ardı etmemek gerekiyor. Türkiye-İsrail, Türkiye-ABD ilişkileri İran Türkiye ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebilir.

Türkiye’nin bu konuda hassas davranması gerekmektedir. Öncelikle, Ahmedinijad ve onun kuşağının iyi bilinmesi gerekiyor. Çünkü bu kuşak en az dört sene Türkiye’nin komşusu olan İran’da hükümeti yönetecektir. Ayrıca bu kuşak cumhurbaşkanlığı koltuğunu bıraksa da İran içerisindeki çalışmalarına etkin bir şekilde devam edecektir. Bu kesim halk içerisinde geniş bir tabana sahip olmasa da kendi çapında düzenli bir şekilde örgütlenmişlerdir. Bu nedenle yeni yönetici elitin iyi bilinmesi ve tanınması gelecek Türkiye’nin dış politikası açısından önemlidir.

* Stajyer, Kafkaslar - Orta Asya - Orta Doğu Çalışma Grubu. dturan@tasam.org

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2536 ) Etkinlik ( 172 )
Alanlar
Afrika 65 604
Asya 75 981
Avrupa 13 609
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 278
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1320 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 580
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1276 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 505
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1895 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1895

Son Eklenenler