Suriye’nin Vekâletçi Etkileri

Yorum

Küçük çocuk televizyonda izlediği bombalama olayını anlayamadı. Hele de bir kanalda olayın faillerini barış ve savaş karşıtlığı ile müdafaa edenleri görünce...

Küçük çocuk televizyonda izlediği bombalama olayını anlayamadı. Hele de bir kanalda olayın faillerini barış ve savaş karşıtlığı ile müdafaa edenleri görünce şaşkınlığı iyice arttı. Çünkü güzel ülkesinde polis amcalar ve asker abiler şehit oluyordu, peki, ama neden? Babalarının ardından ağlayan küçük çocuklar görüyordu, yine anlam veremeden. “Suriye“ diye bir yerden bahsediyordu büyükler ve “bombalar oradan geliyormuş“ diyorlardı. Ve barış sevici diğer bir grup büyük de “asker ve polisin“ katliam yaptığını anlatıyordu hararetle. Ve Küçük Çocuk, iyice bunaldığı bir gün Kızılay’da patlayan bombanın sesini duydu.
Yahu bu ülkede neler oluyordu yine?
*
Arap Baharı ile başlayan süreçte Suriye’de başlayan yangının Türkiye’ye sıçrayan alevlerini izlemeye devam ediyoruz. Sivrisinekler sınır tanımadan geziniyor topraklarımızda. Bataklıkta ise bin türlü yılan ve çıyan kol geziyor. Ve Suriye’de ortaya çıkan IŞİD ve PYD gibi unsurların terörize ettiği bölge terörist yetişmesi ve silah temini açısından tıpkı Irak’ın Kuzey’inde olduğu gibi jeopolitik bir risk oluşturmaya devam ediyor. İstikrarsızlaşan, kaosla çöken sistem buradan ülkemize ateş ve kan ithaline devam ediyor.

Beşşar Esed’in kendisini rahata erdirmek için uyguladığı en büyük taktik bizimle arasına sosyolojik duvarlar örmekti. IŞİD ve YPG bu manada Şam’a giden yolda birer stratejik duvar gibi peyderpey ortaya çıkarıldılar. Bunun ötesinde stratejinin diğer ayağı ise şiddetin sınırlarımız içine itilerek Türkiye’ye malum dış politikası nedeniyle bedel ödetmekti. Bu, bölgenin bir bataklığa dönmesinin ilk aşamasını teşkil ediyordu. Bu aslında oradaki etnik vekâletçilerin de ilk palazlanma devresiydi.

Bu bedel ödetilirken Türkiye’nin Rusya, İran ve hatta ABD ile yaşadığı gerginlikler de oradaki yapının oluşmasında ve güçlenmesinde etkili oluyordu. Sahada müttefik veya muarız görünen tüm güçler IŞİD terörünü bahane ederek orada YPG terörünü güçlendirdiler. Bütün bu süreçteki itirazlarımızda namlunun bize doğru dönmesine yol açtı. İsrail’in bu gelişmelerin neresinde durduğu ise cevap bekleyen diğer bir soru. Dış Politikamızın vaki açılımları bölgedeki fay hatları ve kırılganlık ihtimali olan tüm hamlelerin ülkemize yönelmesinde saik olarak bir bahane zemini teşkil ediyor görüntüsü var.

Kobani denilen Aynu’l-Arab’ta yaşanan süreci okumada gösterdiğimiz körlük ne yazık ki oraya Irak’tan geçen peşmerge destekli bir güç akımı ile orada bir Kuvva-i Milliye hareketi izlenimi oluşturdu. Sonuçta IŞİD’i bertaraf eden kahraman güçler bölgede bir etnik boşaltma ve yayılma stratejisine başladılar. Bu bölgenin bataklıklaşma sürecinin ikinci aşamasını oluşturdu. Bu noktada etnik vekâletçiler artık bölge hâkimiyetini müttefiklerimiz ve muarızlarımız desteğinde güçlendirerek devam ettiler. Şu an da Kobani’den bize selam yolluyorlar.
Bu gelişmelerin öncelikli saiklerinden biri şüphesiz Suriye’nin Kuzey’inde yaşananlara konulan tepkidir. Burada oluşan de facto süreç tepkilerimize karşı çirkin yüzünü göstermeye devam ediyor. Bu cümleden YPG ve IŞİD temalı terör faaliyetleri sırayla Ankara ve İstanbul’da yüzünü göstermeye devam ediyor.

Rusya ile yaşanan uçak olayı da Rusya’nın beklediğini gördüğümüz fırsatı eline verdi. Türkmenlere karşı olan acımasız saldırılar ve PYD’ye sağlanan açık destekle Putin Suriye’deki stratejik hamlelerini gerçekleştirmeye çalıştı ve çalışıyor. İstediği üsleri alan ve Suriye’nin geleceğindeki yerini sağlamlaştırdığını düşünen Rusya kuzeyde PYD ile sağladığı hamleler ile de meselenin gizli gündemlerinden birinin gerçekleşmesine de katkısını sağladı. Bu cümleden bölgedeki bazı düzenlemeler konusunda Türkiye’nin tavırlarına bu iç bombalar yoluyla düzen verilmeye çalışılıyor sorusu da akıllarda caridir.

Bu arada Türkiye’nin içeride yürüttüğü güvenlik operasyonlarına bir cevap olarak terör kendisini masumların üstüne boşaltmaya devam ediyor. Bu süreçte yaşanan iç terör hem Suriye’den dikkatlerimizi biraz içeri döndürüyor, hem Suriye’nin kaderinin belirlendiği günlerde bizi kendi iç işleriyle baş başa kalma durumunda bırakıyor, hem de terör şehitlerimize dair tepkimiz biraz daha sönükleşiyor. Burada akla acaba burada Türkiye’ye bu bombalarla bölgede bazı yeni düzenlemeler veya yapılması istenenler dayatılmak mı isteniyor sorusa geliyor. Yani anlaşılan bir taşla birkaç kuş vurulmaya devam ediliyor.

Bugün iki temel sonuç karşımızda: Türkiye’de patlayan bombalar ve Suriye’nin kuzeyinde var edilen federatif görüntü. Değişik zamanlarda yaşanan terör olayları ya etnik bir hedefi ya askeri bir hedefi ya da masum hedefleri gündemine alıyor; lakin arkasından çıkan yer Suriye ve azmettiriciler ise bölge ve küre bazındaki tüm tartışmalı olduğumuz çevrelerin vekâletçisi PKK/PYD ve IŞİD. Hülasa tüm olaylar gerek Türkiye’nin içinde vaki operasyonlar gerekse de bölgede gerçekleşen hadiselere karşı duruşumuzla alakalıdır. Bölgede etki alanını genişleterek hedeflerine varmak isteyen tüm güçler kırılganlıklar üzerinden kaosa oynamaktalar. Korku ile sindirilmek istenen Türk toplumu da bir nefret ideolojisinin hedefi haline getirilmek istenmektedir. PYD ve IŞİD benzeri vekâletçilere gördürülen bir operasyon, bir hibrit savaş devam ediyor.

Arap Baharının son kaynayan kazanı sınırlarımızda mülteciler, terör, istikrarsızlık ile kendisini hissettirmeye devam ediyor. Buna karşı sosyolojik, askeri ve stratejik tedbirleri elden geçirip, gerekiyorsa yenilerini ekleyip bu bataklığın kuruması için gerekenler için çaba sarf etmeye devam gerekiyor.

Küçük çocuk terörün adını öğreniyordu, korkuyu hissediyordu ve yüreğinde birilerine karşı katılaşan adını koyamadığı bir şeyleri fark ediyordu. Sahi neydi bu?
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

Güvenlik, toplumun, onu oluşturan bireylerin, onların kişilik hakları ve insanlık onurlarının ve kamusal ve kişisel malların her türlü tehlike ve kazalardan korunması anlamına gelmektedir. Çağlar değiştikçe, insanoğlu, kendi güvenliğini tesis etmenin ve bu durumu istikrarlı şekilde sürdürebilmenin y...;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantıları’nın ilki, “Stratejik Araştırma, Ağ ve Kapasite Geliştirme” ana teması ile 6 Ekim 2022 tarihinde saat 14.00’te Çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek;

İnsan davranışlarını yöneten en önemli içgüdü hayatta kalmak ise insanın en büyük ihtiyacı güven duymak, yaşamını güvenli koşullarda sürdürmektir. Mekân neresi olursa olsun koşullar; hak ve adaletin, tutarlılığın ve düzenin sağlanması durumunda güvenli hâle gelir. Çağ hangisi olursa olsun güvenli bi...;

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.