Kıdemli Vatandaşlar

Makale

Yaşlanma, doğumla başlayan ve bir daha hiç durmayan süreçtir. Bir teoriye göre yaşlanmaya; hücrelerin oksijen ve besinleri enerjiye çevirmesi sırasında ortaya çıkan serbest radikallerin moleküllere yapışarak hücrelerin normal faaliyetlerini engellemesi yol açmaktadır....

Yaşlanma, doğumla başlayan ve bir daha hiç durmayan süreçtir. Bir teoriye göre yaşlanmaya; hücrelerin oksijen ve besinleri enerjiye çevirmesi sırasında ortaya çıkan serbest radikallerin moleküllere yapışarak hücrelerin normal faaliyetlerini engellemesi yol açmaktadır. Bilim adamları, serbest radikalleri etkisiz hale getiren genleri vücuda enjekte ederek yaşlanmanın etkilerini minimize edebileceklerini iddia etmektedirler. Laboratuar koşullarında çeşitli hayvanlar üzerinde denenen bu yöntem sayesinde birçok hayvanın ömrü iki katına çıkarılmıştır.

65 Yaşını aşan insan sayısının genel nüfusa oranı %10’ u geçiyorsa o toplum “Yaşlı Toplum“ sayılıyor. OECD ülkelerinin bir kısmında bu oran %15’e,ülkemizde %8 e kadar yükselmiştir. 2030 yılında Avrupa nüfusunun ¼’ünü yaşlıların oluşturacağı öngörülmektedir. Türkiye’de bugün itibariyle 6 milyonun üstünde yaşlı insan bulunmaktadır. İnsan ömrünü arttırmak için yapılan araştırma ve çalışmalar ise hız kesmeden devam etmektedir.

İngmar BERGMAN, “Yaşlanmak bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar ama görüş açınız genişler“ demiştir. Dede Korkut Destanında nineler “ak pürçekli“, dedeler “aksakallı“ olarak betimlenmiştir. Feodal toplum düzeninde büyük aileler vardı ve ihtiyarlar saygınlık timsaliydiler.

Avrupa kıtası XI. yy’a kadar bıktırıcı savaşlar ve salgın hastalıklar nedeniyle “Karanlık Ortaçağ“ dönemini yaşarken, Ortadoğu ve Uzakdoğu’da uygarlığın her alanda zirve yaptığı toplum yapılarını görürüz. XI.yy’dan sonra salgın hastalıkların sona ermesiyle Avrupa’nın nüfusu hızla artmaya başladı. İki asır süren Haçlı seferleri, “Kutsal Kudüs’ü kafirlerden kurtarmak“ bahanesiyle, kilise-derebeyleri iş birliği ile planlanmış, atıl nüfusu doğuya kaydırma hareketidir. Avrupalılar Haçlı seferleri sırasında Bizans’ı talan ettiler, Doğu’nun medeniyeti ve refahı ile tanıştılar. Zengin kaynakları ülkelerine taşırken ticareti öğrendiler. Pek çok yerde koloniler kurdular. Böylece yeni bir Burjuva sınıfı doğdu. Coğrafi keşiflerle gelişen Kapitalizm sanayileşmeyi getirdi. Köylerden büyük şehirlerin varoşlarına göç eden insanlar giderek şehirleşti ve çekirdek aile yapısına dönüştü.

İhtiyar denince, sosyal hayata uyum sağlayamayan, adeta yaşamdan elini ayağını çekmiş insanlar akla gelir oldu. Oysaki ihtiyar kelimesi Arapça “reşit ve yetişkin olan“ anlamındadır. İhtiyar kelimesinin yerini alan “yaşlı“ kelimesi ise, yaşlanmak fiilinden türetilmiş itici bir sıfattır. Yaşlılık, kişinin fiziksel ve mental çöküntüye uğradığı belli dönemlerde amca, teyze, dede, nine gibi sıfatlarla karşılaşıldığında yadırganan tuhaf bir duygudur.

65 yaş üstü insanlar arasında yaşlılık algısı üzerine pek çok araştırma yapılmıştır. Her 100 kişiden ancak 15 i yaşlılık iyi bir şeydir derken, 85 kişi bunun tam tersi görüş belirtmektedir. Oysa toplumda 60 yaşında olup yatağından çıkmayan insanların yanı sıra, 90 yaşında dinç ve aktif yaşlı delikanlılara da rastlarız. Yaygın olarak yanlış bir şekilde kullanılan kelime veya deyimlerin zamanla doğrusunun yerini almasına “Galat-ı meşhur“ denir. Osmanlıcası ile söylersek,“Galat-ı meşhur lügat-ı fasihden evladır.“ Bu anlam-algı paradoksundan kurtulmak için yaşlılarımıza “kıdemli vatandaş“ denmesi daha uygun olur diye düşünüyorum. Benzer şekilde, bir uzvunu tamamen ya da kısmen kaybetmiş insanlara da “engelli“ yerine “öncelikli vatandaş“ denmelidir.

Toplumdan topluma değişmekle beraber, salgın hastalıklar ve savaş nedeniyle ortalama yaşam süresi Antik Roma’da 30, XIX. yy’da 40 iken, bugün 80 yaşa dayanmış; Japonya, Fransa ve Yunanistan’da bu sınır da aşılmıştır. Genetik olarak kadınların ortalama yaşam süresi, erkeklere nazaran birkaç yıl daha fazladır. Kategorik olarak 65-75 yaş arası “yaşlılık“, 75-85 yaş arası “ileri yaşlılık“, 85 yaş üstü ise “çok ileri yaşlılık“ dönemleridir. Yasalarımıza göre de 65 yaş emeklilik yaşı olarak saptanmıştır. Ömrü olan herkes bir gün bu yaşa gelecektir. Önemli olan yaşamdan emekli olmamaktır. Bu dönemde kısmen de olsa gençlikte yapılan hataları telafi dönemidir.

Kırsal kesimlerde daha fazla, şehirlerde nispeten az olmakla beraber, yaşlılar halen geleneksel saygın konumlarını korumaktadırlar. Yaşlılara sofrada, toplu taşıma araçlarında öncelik verilmesi, dini bayramlarda ve özel günlerde özellikle ziyaret edilmeleri normatif güzel adetlerimiz arasındadır. Yaşlıların deneyimlerinden topluma daha fazla katma değer sağlamak için yapılması gerekenler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın öncülüğünde düzenlenecek olası bir “Yaşlılar Şurası“nda kapsamlı olarak irdelenmelidir.

Son dönemde uygulanan politikaların, yaşlılara bir takım ilave sosyal haklar kazandırdığı yadsınamaz. Ancak toplumun önemli bir bölümünü teşkil eden yaşlı nüfus, ne yazık ki normatif yapılanmaya sahip değildir. Bu yüzden ülkemizde sosyal yardımlar hak temelli değil, ihtiyaç temelli yapıla gelmektedir… Anayasamızın 61. Maddesinde, “Yaşlılar devletçe korunur. Yaşlılara devlet yardımı, sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir“ hükmü yer almıştır.

Ülkemizdeki vatandaşlık bilincinin de küçüklere sevgi, büyüklere saygı ilkesine dayalı özgün değerlerimizi ve çağın sağladığı imkanları yansıtacak ve dünyaya örnek olacak şekilde kökleşmesini ümit ve temenni ediyorum.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2633 ) Etkinlik ( 211 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1345 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 281
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

Son günlerde Türk Dış Politikasının en sıcak konularından birisi Amerikan ve NATO güçlerinin ayrılmasından sonra Kabil Havaalanının güvenliği konusunda ortaya konulan tekliftir. ;

Afganistan Kralı Amanullah Han, 1892 yılında Paghman’da Habibullah Han’ın üçüncü oğlu olarak dünyaya gelmiştir. 1913 yılında 21 yaşında iken Mahmut Beğ Tarzi’nin Osmanlı’nın Suriye Vilayeti’nde ikamet eden (Şamlı) eşi Esma Rasmiye Hanım’dan olan kızı Süreyya Hanım ile evlenmiştir. ;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.