Türkiye’nin Kuzey Irak’a Askeri Müdahale Hakkı Üzerine Bir Değerlendir

Haber

Diğer bir ifade ile 3’üncü maddede sayılan kuvvet kullanma örneklerinin BM Şartı’nın 51’inci maddesi anlamında silahlı bir saldırı niteliğindedir. Bir devletin meşru savunma hakkını kullanabilmesi için silahlı saldırının gerçekleşmesi 51’inci maddeye göre zorunludur....

Diğer bir ifade ile 3’üncü maddede sayılan kuvvet kullanma örneklerinin BM Şartı’nın 51’inci maddesi anlamında silahlı bir saldırı niteliğindedir. Bir devletin meşru savunma hakkını kullanabilmesi için silahlı saldırının gerçekleşmesi 51’inci maddeye göre zorunludur.

2. Irak, ABD’nin fiili işgali ve kontrolü altında bulunmaktadır. BM Şartı, “Önleyici Meşru Savunmayı” düzenlememiştir. Irak’ta yapılan seçimler sonucu Meclis oluşmuş, Başbakan ve Cumhurbaşkanı atanmıştır. Geçici Anayasa gereğince; Meclis, 15 AĞUSTOS 2005’e kadar bir anayasa taslağı hazırlayacak ve bunu 15 EKİM 2005 tarihine kadar halkoylamasına sunacaktır. Anayasa onaylanırsa 15 ARALIK 2005’de seçim yapılacak ve tümü ile anayasal bir hükümet 31 ARALIK 2005’de göreve başlayacaktır. Anayasa reddedilirse, 15 Aralık 2005’de yeni meclis seçimleri yapılacak ve aynı süreç bir yıl daha işletilecektir. Geçici anayasa gereği, Irak’ı oluşturan 18 eyaletten üçü veto ederse, anayasa kabul edilmemiş sayılacaktır

3. NATO’nun 28 – 29 Haziran 2004 İstanbul Zirvesi’nde İstanbul İşbirliği Girişimi (İİG) benimsenmiş ve bu kapsamda Irak’ta istikrarın yerleşmesine ilişkin olarak; NATO’nun Irak güvenlik güçlerinin eğitimini üstlenmek yönünde karar alınmıştır. Bir dönüm noktası oluşturabilecek nitelikteki bu karar, Irak yönetiminin geçici Irak hükümetine resmen devrinden hemen sonra (İstanbul Zirvesi’nin birinci günü sabahı) alınmış ve uygulanmasına geçilmiştir. Tüm NATO üyesi ülkeler, Irak’ta hakim olan istikrarsızlığın doğurabileceği tehlikelerin ve yeni Irak hükümetine güvenlik konusunu kendi kontrolüne alabilmesi için yardım edilmesinin öneminin bilincinde oldukları Zirvede vurgulanmıştır. NATO Genel Sekreteri Scheffer, İstanbul Zirvesi’nde “Irak güvenlik güçlerine ve güvenlik yapılarının gelişmesine yardımcı olarak Irak’ı artık yabancı güvenlik güçlerinin varlığına gerek duymayacağı günlere getireceğiz. Bu hepimizin paylaştığı bir hedeftir.” şeklinde görüş açıklamıştır.

Irak güvenlik güçlerinin eğitimini üstlenme kararı geçici Irak hükümetinden gelen resmi yardım talebi ve BM Güvenlik Konseyi kararından (BMGKK) sonra alınmıştır. Üye devletlerin yanı sıra bölgesel uluslararası örgütlerden bu yardıma katkıda bulunmalarını isteyen 1546 sayılı BMGKK 8 Haziran 2004 tarihinde oy birliği ile onaylanmıştır. Bundan iki hafta sonra o tarihte Irak Başbakanı olarak tayin edilen Ayad Allavi NATO Genel Sekreterine, Sonbahara kadar; “Irak hükümetinin yeni doğmakta olan güvenlik kurumlarının terörizm tehdidini ortadan kaldırabilmesi ve yabancı güçlerin varlığına olan zorunluluğu azaltabilmek için önemli alanlarda eğitim, teçhizat ve diğer teknik yardım konusunda uluslararası toplum ve özellikle NATO’nun yardımına acilen ihtiyaç olduğunu” belirtmiştir. Daha sonra Dışişleri Bakanı Hoshyar Zebari, 13 Temmuz 2004’de NATO Karargahı’na yaptığı ziyareti sırasında bu isteği yinelemiştir.

Napoli’deki Müşterek Kuvvetler Komutanlığı’ndan öncü bir NATO grubu İstanbul Zirvesi’nden sonra Irak’a hareket etmiştir. Kuzey Atlantik Konseyi, bu grubun 30 Temmuz 2004’de sunduğu rapora dayanarak Irak’ta bir NATO Eğitim Uygulama Misyonu başlatmaya karar vermiştir. İki NATO Yüksek Komutanlığı’ndan (Müttefik Operasyonlar Komutanlığı, Mons, Belçika ve Müttefik Dönüşüm Komutanlığı, Norfolk, Virginia) gelen 50 subay ve astsubayın bulunduğu Misyonunun komutanlığını ilk başlarda Hollanda’dan Tümgeneral Carel Hilderink yürütmüştür. 7 Ağustos 2004’de bir öncü tim ve bir hafta sonra da temel tim misyona katılmıştır. Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral James L. Jones Misyon kurulduktan birkaç gün sonra Irak’a ilk ziyaretini yapmış ve NATO Genel Sekreteri’ne önerilerini bildirmiştir.

NATO Eğitim Uygulama Misyonu’nun (daha sonra adı Irak’taki NATO Eğitim Misyonu olarak değiştirilmiştir) ilk görevi; Irak geçici hükümeti ve çok uluslu güç ile iletişimi tesis etmek ve Irak içinde ve dışında eğitim vermekte kullanılacak en uygun yöntemleri belirlemektir. Misyon’un ilk zamanlarındaki çalışmaları daha ziyade Irak yetkilileri ile birlikte güvenlik yapılarını (özellikle Savunma Bakanlığı ve Askeri Karargahlar) güçlendirmek ve NATO’nun vereceği eğitim, tavsiyeler ve işbirliği için ayrıntılı öneriler getiren bir plan hazırlamak üzerinde odaklanmıştır. Ağustos ayı geldiğinde Misyon artık Askeri Karargahlardaki personeline danışmanlık yapmaya başlamıştır.

15 Eylül 2004’de Orgeneral Jones, Misyon’un raporunu Kuzey Atlantik Konseyi’ne sundu Konsey bir Bağdat içinde Bağdat dışında Irak Eğitim, Öğretim ve Doktrin Merkezi kurulmasına karar vermiştir. Bu merkez, işlevsel pozisyonlarda bulunan Irak güvenlik kuvvetlerinin üst rütbeli subaylarına liderlik eğitimi verecek ve ülke çapında çeşitli etnik grupların da katıldığı güvenlik kurumlarının kurulmasına yardımcı olacaktır.

Kuzey Atlantik Konseyi, bu misyon çerçevesinde NATO’nun Irak güvenlik güçlerinin eğitimindeki rolünü belirleyen bir operasyon kavramını onaylamıştır. Halen başlamış olan birinci aşama, ülke içindeki komuta ve kontrol yapılarının kurulmasını ve Irak güvenlik güçlerine verilen eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesini içermektedir. İkinci aşama ise, Eğitim, Öğretim ve Doktrin Merkezi’nin kurulmasında Irak Güvenlik Güçlerine yardımcı olmak ve bunun sonucunda orta ve uzun vadede üst kademe yönetimin geliştirilmesi için liderlik eğitimi vermek üzerinde odaklanacaktır.

Çokuluslu Kuvvet ve NATO Eğitim Misyonu arasında yakın bir koordinasyon kurulması son derece önemlidir. Bölgede güvenliği sağlayan esas güç çokuluslu kuvvettir ve NATO personeline koruma sağlayacak olan da yine bu kuvvettir. Ayrıca, çokuluslu kuvvet Irak çokuluslu Güvenlik Geçici Komutanlığı vasıtasıyla Irak güvenlik güçlerini eğitmeye başlamıştır. Bu iki misyon arasındaki işbirliğinin en iyi şekilde yürütülebilmesi için Korgeneral David H. Petraeus her iki misyon komutanlığına atanmıştır. Yine de, Irak’taki NATO Eğitim Misyonu, çalışmalarını Kuzey Atlantik Konseyi kontrolü altında yürütmektedir. NATO’nun eğitmekte olduğu Iraklılar ülkedeki geçici hükümete karşı sorumludur.

4. 4 Nisan 1949’da imzalanan Kuzey Atlantik İttifakı Antlaşması’nın giriş bölümünde; “İmzacı devletlerin BM’nin amaçlarına ve ilkelerine bağlı oldukları, dünyada barış istedikleri, demokrasiye, kişi özgürlüğüne ve hukukun üstünlüğüne dayanan bağımsızlıklarını , ortak varlıklarını ve uygarlıklarını korumaya kararlı oldukları, Kuzey Atlantik bölgesinde sağlam bir düzen ve gönencin gelişmesine çalıştıkları, ortak savunmaları ve barış ve güvenliğin korunması için birlikte çaba göstermek istedikleri” belirtilmektedir.

5. ABD, Irak’ı meşru olmayan ve meşruiyete dayanmayan bir şekilde işgal etmiş ve halen kontrol atında tutmaya devam etmektedir. 3’üncü maddede belirtildiği üzere NATO; İstanbul İşbirliği Girişimi ile Irak’ta üst düzey asker ve güvenlik güçlerinin eğitimini üstlenmiştir. Bu şekilde ABD’nin Irak’ta bu amaçla NATO’nun düzleminden yararlandığı ve NATO düzlemini kullanabildiği görülmektedir.

6. Kuzey Atlantik İttifakı Antlaşması’nın 5’inci maddesi; “Taraflardan birine yöneltilmiş bir saldırı hepsine yöneltilmiş sayılacak , bu durumda BM Şartı’nın 51’inci maddesinde öngörülen bireysel ya da ortak savunma hakkı kullanılarak, Taraflar güvenliği yeniden kurma amacıyla, silahlı güç kullanmayı da kapsamak üzere, gerekli görecekleri harekete, tek başına ya da öbür Taraflarla geçeceklerdir” hükmüne yer vermektedir.

7. Türkiye, BM 1974 Silahlı Saldırının Tanımı Kararı’nın 3 / f ve 3 / g maddeleri gereğince; Irak’ın Kuzeyinden Türkiye’ye “Silahlı saldırı oluşturan yoğunlukta terörist grupların girmesi” karşısında doğal olarak meşru savunma hakkına sahiptir. Türkiye, Irak’ın Kuzeyine yönelik bu hakkını Saddam döneminde bu yönetime ve BM’nin Kontrolünün olduğu dönemde BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi’ne bilgi vermek sureti ile kullanmıştır. Bilindiği üzere Irak’ın tamamının kontrolü ABD Yönetimindedir. Kural olarak Türkiye, 1974 BM Genel Kurulu’nun Saldırının Tanımı Kararı’nın 3 / f ve 3 / g maddeleri gereğince; BM Şartı’nın 51’inci maddesine dayanarak meşru savunma hakkını kullanabilir. Ancak, NATO üyesi ABD’nin Irak’ta genel kontrolü devam ettirmesi, bu ülkede kendi çıkarlarına yönelik operasyonlara öncelik vermesi, Türkiye’ye yönelik tehditlerin kendisi için öncelik oluşturmaması, Türkiye’nin önem ve öncelikleri ile ABD’nin önem ve önceliklerinin uyum göstermemesi, Irak’ın Kuzeyindeki PKK teröristlerinin Türkiye’ye yönelik saldırı eylemlerini engelleyememesi, bu bölgede kontrolü sağlayamaması ve en önemlisi bu bölgede Türkiye’nin yapabileceği operasyonlara destek verebileceğine ilişkin bir “İrade Beyanında Bulunmaması” Türkiye’nin tek taraflı kuvvet kullanma eyleminde bulunmasını zorlaştırmaktadır. ABD ve Türkiye NATO müttefiki iki ülkedir. Bugün fiilen “Stratejik Ortaklık” istenilen düzeyde yürütülememektedir. İki ülkenin ilişkileri esas olarak NATO düzleminde ve NATO hukukuna uygun olarak gerçekleşmektedir. NATO İttifakı içinde yürütülen bu ilişkilerde “Kolektif Savunma” “Kolektif Güvenlik” ilke ve yaklaşımları önem taşımaktadır.

8. Türkiye, Irak’ın Kuzeyinden terörist gruplar tarafından kendisine yönelik tehditleri doğal olarak etkisiz hale getirmek zorundadır. İhlal edilen haklarını korumak için meşru savunma hakkını kullanabilir. BM’nin 51’inci maddesinin işlevi de budur. Kuzey Atlantik İttifakı Antlaşması’nın 5’inci maddesi de BM Şartı’nın 51’inci maddesine dayanmakta ve hakkın 51’inci maddeye uygun bir biçimde kullanılmasını öngörmektedir. Türkiye, bir İttifak üyesi olarak ABD’yi kendisinin bölgede tek taraflı kuvvet kullanma yönünde bir “İrade Beyanın Bulunması” yönünde girişimlerini sürdürmelidir. Bu konuda kararlı olduğunu, silahlı saldırılar karşısında ulusal güvenliğini korumak için meşru savunma hakkının olduğunu, bu yönde ABD Yönetimi destek vermese bile tek taraflı kuvvet kullanma hakkını yürürlüğe sokacağını, bunun İttifak ilişkilerine gölge düşürmeyeceğini, İttifak üyesi olmanın ve İttifak içinde bulunmanın temel amacının da “ulusal Güvenliğine karşı silahlı saldırı durumunda, tek başına ya da birlikte meşru savunma hakkının kullanılması olduğunu ısrarla vurgulaması gerekmektedir.

9. Irak’ı kontrol eden ABD Yönetiminin, Türkiye’nin “ulusal Güvenliğine “yönelik tehditler karşısında Sorumlu Bir Devlet anlayışı içinde olması gerekmektedir. İttifakın iki üyesinin İttifak üyesi sorumluluğu içinde olması İttifakın oluşumuna dayanmaktadır. ABD’nin İttifakın 21’inci yüzyılda dünya barışına sağlayabileceği katkıyı göz ardı etmemesi gerekmektedir. Türkiye; “ulusal Güvenliğini” tehdit eden terörist saldırılar karşısında bütün girişimlere rağmen mantıklı bir sürede ABD Yönetiminin bir irade beyanında bulunmaması karşısında; NATO Bakanlar Konseyi’nin Olağanüstü toplanmasını talep etmelidir. Konseyde konuyu müzakereye açmalıdır. Eş zamanlı olarak BM Güvenlik Konseyi’ni de bilgilendirmelidir. NATO Bakanlar Konseyi’nden bir sonuç alınamadığı takdirde sorunu olağanüstü toplantıya davet edilecek BM Güvenlik Konseyi’nin gündemine taşımalıdır.

10. Bütün girişimler sonucunda; ABD’nin; Türkiye’nin “tek taraflı” ve “birlikte” “kuvvet kullanma” hakkının uygulanmasına yönelik bir “irade beyanı” ortaya koyamaması halinde Türkiye; “ulusal Güvenliğine karşı sürdürülen silahlı saldırıları etkisiz hale getirmek” için “Silahlı güç kullanmayı da kapsamak üzere gerekli gördüğü harekete tek başına geçmelidir”.

* Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve İİBF Uluslar arası İlişkiler Bölüm Başkanı

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2554 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 992
Avrupa 13 613
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1277 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1912 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1912

Son Eklenenler